Altında yükseliş sürecek mi? Uzman isimden dikkat çeken analiz
Haber7 sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
GİRİŞ 12.01.2026 13:47 GÜNCELLEME 12.01.2026 13:47
İlk Yorum Yapan Sen Ol
Facebook'ta Paylaş X'te Paylaş
Altın fiyatlarında kısa vadede Fed politikaları, enflasyon ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olacağını ifade eden Öz, küresel deflasyonist baskıların hatta yeni bir krizin, bir süre altın fiyatlarının düşmesine neden olabileceğini söyledi.
Altın piyasasında tarihi zirveler, kalıcı yükselişin mi yoksa geçici dalgalanmanın mı habercisi? Uzmanlar, küresel gelişmelerin seyrine dikkat çekiyor.
Ekonomist Erkan Öz, AA'da yayımlanan analizinde şu ifadelere yer verdi:
2025, altın piyasası için müthiş bir yıl oldu. Spot altın fiyatı, yıl içinde 4 bin 531 dolarlık tarihi zirvelere ulaşarak yıllık yüzde 74'lük rekor yükseliş gösterdi.
Altın fiyatlarının 2025'teki yükselişinin başlıca nedenleri, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimleri, doların zayıflaması, enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler oldu. Ayrıca, merkez bankalarının çeşitlendirme stratejileri ve yatırımcıların güvenli liman arayışı da bu yükselişte etkiliydi ancak altın fiyatlarının yükselmesinin arkasında yatan ana nedenin Donald Trump'ın 2. kez iktidara gelmesi olduğunu söyleyebiliriz. Trump, ABD'nin küresel sistemdeki rolünü değiştiriyor. Artık ABD, dünyanın jandarması olmaktan vazgeçiyor. Trump, buna paralel olarak doların sürekli sınırsız biçimde basılan ve tüm dünyaya yayılan para birimi olması politikasında da değişim sinyalleri veriyor.
2025'TE KİMLER ALTINA YATIRIM YAPTI?
Medyada 2025'te en çok altın alımı yapan aktörlerin arasında çoğunlukla merkez bankaları konuşuldu ancak aslında fiyatın rekor kırdığı bu yılda merkez bankalarının alımları düştü. 2025'te merkez bankaları, yıl boyunca net yaklaşık 900 ton altın satın aldı. (Q1-Q3 toplamı yaklaşık 634 ton; yıl sonu tahminiyle) Bu, 2024'teki rekor, 1.045 tonluk alıma göre daha düşük bir tempoydu. Burada Polonya, Çin, Türkiye ve Kazakistan gibi ülkeler önemli rol oynadı. Bu alımlar, de-dolarizasyon ve rezerv güvenliği stratejilerinin devamı niteliğindeydi. 2024'te alımlar, bin tonu aşarak üçüncü yıl üst üste rekor kırmıştı, 2025'te yapısal talep sürdü ancak alım hızı yavaşladı.
Asıl fiyatı yükselten ekstra talebin ise borsa yatırım fonlarının (ETF) yani özellikle ABD'li kurumsal yatırımcılar tarafında geldiğini görüyoruz. Global altın ETF'leri yıl içinde rekor girişler gördü: Tam yıl tahmini olarak ilk yarıda yaklaşık 397 ton, Q3'te 222 ton olmak üzere yıl genelinde 800 tonu aşan inflow kaydedildi. Bu, özellikle Batı yatırımcılarının (Kuzey Amerika ve Avrupa) güçlü katılımıyla gerçekleşti ve ralliyi hızlandırdı. 2023'te ETF'lerden 244 ton çıkış olmuş, 2024'te ise ETF'ler nette neredeyse sıfır talep oluşturmuştu. 2025'te ise Trump'ın göreve gelmesi ile özellikle kurumsal ABD'li yatırımcıların alım aracı olan altın ETF'lerinde talep patlaması yaşandı.
Bireysel yatırımcılar da aktifti. Külçe ve madeni para (coin) şeklinde talep, her çeyrek 300 tonun üzerinde kaldı: 2025'te toplam bireysel yatırım talebi Q1 325 ton, Q2 307 ton, Q3 316 ton olmak üzere yıl genelinde tahmini olarak bin 200 ton civarında gerçekleşti. Özellikle Asya'dan (Çin ve Hindistan) altına güçlü talep vardı ancak bireysel yatırım talebi de aslında normaldi. 2024'te bu bireysel yatırımlar, 2023'e benzer şekilde bin 186 ton seviyesinde sabit kalmıştı, 2025'te ise hafif artışla daha güçlü seyretti. Bu alımlar, merkez bankaları ve ETF'lerle birleşince fiyatları yukarı çekti.
ALTIN FİYATLARI, ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE NASIL SEYREDEBİLİR?
Trump'ın iktidara gelişi ve özellikle kurumsal yatırımcılara ABD'nin altın varlıklarını önemseyeceği sinyalini vermiş olmasının fiyat artışlarındaki temel neden olduğunu söyleyebiliriz. Benzer bir sinyal türev, COMEX piyasasında ABD merkezli bankaların gümüşte aralık ayında tarihte ilk kez nette "long"a yani fiyatların artacağı yönünde pozisyona dönmesinde de etkili olmuşa benziyor.
Altın fiyatlarındaki yükseliş, küresel ekonomideki risklere de işaret ediyor. ABD'nin dünya jandarmalığını bırakması, deglobalizasyon, jeopolitik boşluklar ve ticaret savaşları, bölgesel çatışmaları beraberinde getiriyor. ABD'nin doların küresel rezerv para rolünü yavaş yavaş terk edip altın, gümüş ve Bitcoin gibi üretimi sınırlı parasal varlıklara önem vereceğini göstermesi, stagflasyon ve resesyon risklerini arttırıyor.
Bu durumda altın fiyatlarında yaşanan rekorlar, geçici değil yapısal bir değişimin habercisi ancak kısa vadede ne olur bilinmez. Önümüzdeki dönemde Fed politikaları, jeopolitik gelişmeler (tarifeler, çatışmalar), enflasyon ve dolar hareketleri, altın fiyatlarında belirleyici olacak. Fed faiz indirimleri sürecinde merkez bankaları ve yatırımcı talebi devam ederse yükseliş sürebilir ancak yapısal yükseliş trendi devam ederken olası küresel deflasyonist baskılar hatta yeni bir kriz, bir süre altın fiyatlarının da düşmesine neden olabilir.
Emrullah Koçin Haber7.com - Editör
Editör Hakkında 2017'de İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına ilk olarak Genç Dergi'de başladı. Daha sonra Sadece haber.com'da internet haberciliğine başladı. 2019 yılında Haber7.com ailesine dahil olan Koçin, ''Ekonomi ve Otomobil Editörü'' olarak meslek hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
GÖNDER
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:39
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Ocak 2026 13:49 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















