CAATSA yaptırımları kaldırılıyor mu? Türkiye için F 35, S 400 ve savunma sanayii hesabı Son Haberler
Ankara24.com, Sonhaberler kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
CAATSA, İngilizce adıyla Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act, yani “Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası”dır. ABD bu yasayı 2017’de yürürlüğe koydu; yasa temel olarak Rusya, İran ve Kuzey Kore ile yapılan bazı kritik savunma ve güvenlik işlemlerine yaptırım uygulanmasını öngörüyor. ABD Hazine Bakanlığı OFAC, CAATSA’nın 2017’de imzalandığını ve İran, Rusya ile Kuzey Kore’ye yönelik yeni yaptırımlar getirdiğini belirtiyor.
Türkiye’ye uygulanan yaptırımlar, CAATSA’nın özellikle 231. maddesi kapsamında devreye girdi. Gerekçe, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması ve bu işlemin Rus savunma sektörüyle “önemli işlem” olarak değerlendirilmesiydi.
TÜRKİYE’YE CAATSA YAPTIRIMLARI UYGULANIYOR MU?Evet. Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımları bugün itibarıyla hâlâ yürürlükte. Yaptırımlar doğrudan tüm Türk ekonomisini değil, esas olarak Savunma Sanayii Başkanlığı’nı (SSB) ve 2020’de listelenen bazı yöneticileri hedef alıyor.
OFAC’ın güncel yaptırım arama kaydında Presidency of Defense Industries / Savunma Sanayii Başkanlığı hâlâ Non-SDN listesinde, program kodu da CAATSA - RUSSIA olarak görünüyor. Kayıtta SSB’ye yönelik ihracat yaptırımı, ABD finans kurumlarından kredi kısıtı, uluslararası finans kurumları kredilerine karşı çıkma, Eximbank desteği yasağı ve yönetici yaptırımları yer alıyor.
TÜRKİYE’YE NEDEN CAATSA YAPTIRIMI UYGULANDI?Yaptırımların temel nedeni Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması oldu. ABD Savunma Bakanlığı, 2019’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin S-400 alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılma sürecinin başlatıldığını duyurdu ve “Türkiye hem S-400’e hem F-35’e sahip olamaz” yaklaşımını savundu.
Washington’ın güvenlik gerekçesi şuydu: S-400 sisteminin, F-35’in görünmezlik ve elektronik harp kabiliyetlerine ilişkin hassas verileri riske atabileceği iddia edildi. ABD Savunma Bakanlığı, S-400’ün F-35’lerin bulunduğu veya bakımının yapıldığı ortama yakın konuşlandırılmasının F-35 programının uzun vadeli güvenliğini tehlikeye atabileceğini açıkladı.
YAPTIRIMLAR NEYİ KAPSIYOR?Türkiye’ye uygulanan CAATSA yaptırımları beş ana başlıkta özetlenebilir:
Yaptırım başlığı Kapsamı Türkiye açısından sonucu ABD ihracat lisansı yasağı SSB’ye yönelik ABD menşeli savunma malı ve teknoloji lisanslarının verilmemesi Kritik parça, yazılım, teknoloji ve ortak proje erişiminde kısıt ABD Eximbank desteği yasağı SSB’ye ihracat için ABD kamu destekli finansman verilmemesi Savunma projelerinde finansman maliyeti artışı ABD finans kuruluşlarından kredi kısıtı SSB’ye belirli eşiği aşan kredi sağlanmasının engellenmesi Uluslararası finansman kanallarında risk algısı Uluslararası finans kurumları kredilerine karşı çıkma ABD’nin, SSB yararına kredilere karşı oy kullanması Çok taraflı finansman süreçlerinde siyasi engel Yönetici yaptırımları 2020’de listelenen bazı SSB yöneticilerine mal varlığı dondurma ve vize kısıtları Kurumsal itibar ve işlem riski
Bu başlıklar OFAC’ın 14 Aralık 2020 tarihli kayıtlarında ve güncel yaptırım arama sonucunda yer alıyor.
ŞU ANDA DURUM NE?En güncel tablo şu: CAATSA yaptırımları kaldırılmış değil, ancak Ankara ile Washington arasında kaldırılması için siyasi temaslar yoğunlaştı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda “güçlü irade” ortaya koyduğunu ve iki hükümetin gerekli adımlar üzerinde çalıştığını söyledi.
Ancak burada kritik bir ayrım var: Donald Trump’ın Ankara ziyareti sırasında yaptırımların kesin olarak kaldırıldığını gösteren resmi bir karar yok. Güncel haber akışında Reuters, Trump’ın Ankara’daki NATO zirvesi kapsamında Türkiye’ye F-35 satışına destek verebileceğini yazdı; fakat aynı haberde yasal ve Kongre kaynaklı engellerin sürdüğü, S-400 meselesinin çözülmeden F-35 yolunun tamamen açılamayacağı vurgulandı.
TRUMP’IN ANKARA MESAJI NE ANLAMA GELİYOR?Trump’ın Ankara ziyareti, CAATSA ve F-35 dosyasını yeniden en üst siyasi seviyeye taşıdı. Reuters’e göre Trump, Ankara’daki NATO zirvesi sırasında Türkiye’ye F-35 satışını destekleme yönünde bir jest yapabilir; ancak satışın önünde hem yasal hem de Kongre engelleri bulunuyor.
Bu nedenle Trump’ın siyasi desteği tek başına yaptırımların kalkması anlamına gelmez. Çünkü F-35 meselesi, sadece CAATSA yaptırımlarına değil, ayrıca 2020 ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın 1245. maddesine de bağlı. Bu madde, Türkiye’ye F-35 transferini, Türkiye’nin S-400 sistemine artık sahip olmadığının ve gelecekte benzer bir Rus sistemi almayacağının ABD Savunma ve Dışişleri bakanları tarafından Kongre’ye yazılı olarak bildirilmesine bağlıyor. Ayrıca bu bildirimden sonra 90 günlük bekleme süresi öngörülüyor.
CAATSA KALDIRILIRSA NEYİ KAPSAR?CAATSA yaptırımlarının kaldırılması halinde ilk etapta şu başlıklarda değişiklik beklenir:
SSB’nin yaptırım listesinden çıkarılması gündeme gelir. Bu, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın ABD menşeli savunma teknolojisi, parça, yazılım ve ekipman lisansları için yeniden başvuru yapabilmesinin önünü açar.
ABD ihracat lisansı yasağı kalkabilir. Bu, Türk savunma projelerinde Amerikan alt sistemleri, motor parçaları, elektronik bileşenler ve teknoloji transferi açısından kritik olabilir.
Finansman kısıtları gevşeyebilir. ABD Eximbank desteği, ABD finans kuruluşlarından kredi ve uluslararası finans kuruluşları üzerinden kredi süreçlerinde SSB üzerindeki siyasi-yasal baskı azalabilir.
Yönetici yaptırımları kaldırılabilir. 2020’de CAATSA kapsamında listelenen bazı eski SSB yöneticileri üzerindeki mal varlığı dondurma ve vize kısıtları da dosyanın parçası olabilir.
Ancak F-35 yasağı otomatik olarak kalkmaz. Bunun için S-400 dosyasının ayrıca çözülmesi, yani ABD yasasının aradığı şartların sağlanması gerekir.
KALDIRILIRSA TÜRKİYE NE KAZANIR?CAATSA’nın kaldırılması Türkiye için üç ana alanda fayda üretir: savunma sanayii, diplomasi ve teknoloji erişimi.
Savunma sanayii tarafında en büyük fayda, SSB’nin üzerindeki yaptırım etiketinin kalkması olur. Bu, doğrudan “her şey serbest kalır” anlamına gelmez; fakat Amerikan kurumları ve şirketleriyle yürütülecek lisanslı işlemlerde kapı yeniden aralanır.
F-35 dosyasında siyasi zemin güçlenir. Türkiye, 2019’da programdan çıkarılmadan önce 100 adet F-35 almayı planlıyordu ve programda üretim ortağıydı. ABD Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin F-35 programı kapsamında 900’den fazla parça ürettiğini ve programın ömrü boyunca 9 milyar dolardan fazla iş payını kaybedeceğini açıklamıştı.
KAAN gibi milli muharip uçak projeleri açısından da dolaylı fayda oluşabilir. ABD menşeli motor, alt sistem, sensör, aviyonik, yazılım veya üretim ekipmanı lisanslarında siyasi riskin azalması, projelerin takvim ve maliyet baskısını hafifletebilir. Bu faydanın büyüklüğü ise verilecek lisanslara ve Kongre tutumuna bağlı olur.
KALDIRILMAZSA NE OLUR?CAATSA yaptırımları kaldırılmazsa Türkiye’nin savunma sanayiinde ABD kaynaklı parça, teknoloji ve finansmana erişim sorunu devam eder. Bu, her projeyi durdurmaz; fakat kritik alt sistemlerde maliyetleri artırabilir, tedarik sürelerini uzatabilir ve alternatif tedarik arayışını zorunlu kılabilir.
F-35 dosyası kapalı kalır. Çünkü CAATSA’nın yanında ayrıca NDAA 2020’nin 1245. maddesi de yürürlüktedir. Bu maddeye göre Türkiye S-400 sistemine sahip olduğu sürece F-35 transferinin önünde yasal engel bulunuyor.
Diplomatik olarak ise Ankara-Washington hattında güven sorunu sürer. ABD, S-400’ü F-35 teknolojisi için risk görmeye devam ederken; Türkiye, yaptırımları NATO müttefikliğiyle bağdaşmayan siyasi bir karar olarak değerlendiriyor.
TÜRKİYE’YE NE KADAR ZARAR VERDİ?Bu konuda tek bir kesin rakam vermek doğru olmaz; çünkü zarar hem doğrudan finansal kayıp hem de kaçırılan teknoloji ve proje fırsatları şeklinde ortaya çıktı. Ancak eldeki veriler tabloyu gösteriyor.
En büyük ölçülebilir kayıp F-35 iş payı oldu. ABD Savunma Bakanlığı, Türk şirketlerinin 900’den fazla F-35 parçası ürettiğini ve Türkiye’nin programın ömrü boyunca 9 milyar dolardan fazla iş payını kaybedeceğini açıklamıştı.
İkinci kalem, Türkiye’nin F-35 için ödediği para meselesi. Reuters, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin F-35 için ödediği 1,4 milyar doları geri alacağını söylediğini aktarmıştı.
Üçüncü kalem, yaptırımların hedef aldığı savunma sözleşmeleri. Reuters, 2020’de yaptırımların 1,5 milyar ila 2,3 milyar dolar değerindeki sözleşmeleri etkileyebileceğini ve bunun o dönem ABD-Türkiye ticaretinin yaklaşık yüzde 5’ine denk geldiğini yazdı.
Toplamda bakıldığında Türkiye’nin ölçülebilir doğrudan ve dolaylı savunma sanayii kaybı milyarlarca dolar seviyesinde. Fakat bu rakam, “bugüne kadar kasadan çıkan kesin zarar” değil; kaybedilen F-35 üretim iş payı, bloke edilen uçak alımı, lisans kısıtları, geciken projeler ve artan alternatif tedarik maliyetlerinin toplam etkisidir.
KALDIRILIRSA NE KADAR FAYDA SAĞLAR?CAATSA kalkarsa Türkiye’nin otomatik olarak 9 milyar doları geri kazanacağı söylenemez. Çünkü F-35 tedarik zinciri 2019’dan sonra yeniden düzenlendi; Türk firmalarının eski iş payına aynen dönmesi siyasi, ticari ve teknik müzakerelere bağlı olur.
Buna rağmen potansiyel fayda büyüktür. İlk aşamada 1,5-2,3 milyar dolarlık yaptırım riski taşıyan savunma sözleşmeleri üzerindeki baskı azalabilir. Daha önemlisi, F-35 için ödenen 1,4 milyar doların akıbeti, yeni uçak tedariki, yedek parça, bakım, modernizasyon ve ortak üretim dosyaları yeniden pazarlık konusu olabilir.
Uzun vadeli fayda ise parasal rakamdan daha stratejiktir: Türkiye, NATO savunma ekosisteminde yeniden daha sorunsuz teknoloji erişimi sağlayabilir; KAAN, hava savunma, elektronik harp, motor ve mühimmat projelerinde ABD kaynaklı alt sistemlere erişim ihtimali güçlenebilir.
EN KRİTİK DÜĞÜM: S-400 NE OLACAK?Bütün dosyanın merkezinde S-400 sistemi var. Reuters, son görüşmelerde bir seçenek olarak S-400’lerin üçüncü bir ülkeye gönderilmesi formülünün konuşulduğunu, ancak bunun henüz anlaşmaya bağlanmadığını yazdı. Aynı haberde Rusya’nın son kullanıcı yükümlülükleri nedeniyle böyle bir formüle nasıl yaklaşacağının belirsiz olduğu da belirtildi.
Bu nedenle CAATSA’nın kaldırılması için siyasi irade olsa bile, nihai çözümün S-400’ün statüsüne, ABD Kongresi’nin tutumuna ve F-35 için yasal sertifikasyon şartlarına bağlı olduğu görülüyor.
SONUÇ: CAATSA KALKARSA BÜYÜK KAPI AÇILIR, AMA F-35 İÇİN TEK BAŞINA YETMEZCAATSA yaptırımları, Türkiye’nin S-400 alımı nedeniyle 2020’de devreye girdi ve bugün hâlâ yürürlükte. Trump yönetiminin Ankara ziyaretiyle birlikte dosya yeniden hareketlendi; Hakan Fidan’ın açıklamalarına göre iki liderde yaptırımların kaldırılması yönünde güçlü siyasi irade var. Ancak resmi karar alınmadan ve S-400 şartı çözülmeden “yaptırımlar kalktı” demek mümkün değil.
Kaldırılması halinde Türkiye’nin savunma sanayii üzerindeki yaptırım baskısı azalır, ABD lisansları ve ortak projeler için kapı açılır, F-35 pazarlığı yeniden güç kazanır. Kaldırılmazsa F-35 çıkmazı, lisans kısıtları ve savunma sanayiinde alternatif tedarik maliyeti devam eder. Türkiye’nin bugüne kadarki ölçülebilir kaybı, özellikle 9 milyar doları aşan F-35 iş payı, 1,4 milyar dolarlık F-35 ödeme dosyası ve 1,5-2,3 milyar dolarlık etki alanına sahip savunma sözleşmeleri üzerinden milyarlarca dolarlık bir tabloya işaret ediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:114
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Temmuz 2026 23:12 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















