Ankara24.com
close
up
Menu

Manisa daki okul saldırısı... Annesinden 600 TL alıp fişek almış: Radikal içerikler ve Nazi sembolleri!

5 ülke tamamen boşaltılıyor: Vatandaşlar için tahliye süreci başladı Sözcü Gazetesi

Serdal Adalı dan çok sert çıkış: Bunu denerseniz hakim olamayacağımız olaylar olur Sözcü Gazetesi

Melih Mahmutoğlu: Önümüzde hedeflediğimiz 3 kupa daha var

Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahil olan Bayram Özbek tutuklandı

Adana da vahşet! Uyandırdığı için darbettiği nişanlısı tarafından öldürüldü: Sadece uyandırmak istemiştim

Uluslararası Adana Lezzet Festivali ne İstanbul da renkli tanıtım

Bakan Kacır tarih verip duyurdu: İlk 10 a gireceğiz!

Yapay zeka ilk kez bir devlete saldırdı Sözcü Gazetesi

Karı koca evlerinde ölü bulundu: 11 katlı bina tahliye edildi

Balıkesirspor, taraftarıyla buluşmaya hazırlanıyor! Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Kırım’dan Kafkasya’ya, Anadolu’dan Amerika’ya: YTB Başkanı Turus Mynet’e konuştu

Buğrahan Tuncer: Tekrardan Yenilmez Armada ruhunu yaşatmaya başlayacağız

39’uncu Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın sahibi Fenerbahçe Tarfin

Türkiye maçı öncesi Fransa da Kylian Mbappe belirsizliği! İşte üç farklı senaryo... Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

THY ve Boeing arasında dev anlaşma: 150 uçak satın alma kararı

Humm Organic ve AÇEV’den 13 bin ebeveyne ulaşacak beslenme rehberi

Kurtlar Vadisi nin Abidin i yıllar sonra anlattı! 55. bölümdeki sır! Hepimiz şoke olduk

Kırgızistan Cumhurbaşkanı ndan Issık Gölü nde kuraklığa karşı acil eylem çağrısı

Mekke Savunma İttifakı nın ilk genel sekreteri belirlendi

ABD ağır darbe aldı: ‘Güvenli kaleler’ hedef oldu! İran’ın elindeki koz değişebilir… 3 kritik seçenek masada

ABD ağır darbe aldı: ‘Güvenli kaleler’ hedef oldu! İran’ın elindeki koz değişebilir… 3 kritik seçenek masada

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda yaptığı konuşmada İran’a yönelik sert mesajlarını yineledi. İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına izin vermeyeceğini söyleyen Trump, Tahran’la müzakerelerin sonuçsuz kaldığını savunarak ABD’nin İran’a yönelik askerî operasyonlarını da savundu.
ABD cephesinden gelen bu mesajlar, İran’la mücadelede şimdilik askerî baskının sürdürüleceğine işaret ederken, savaşın sahadaki sonuçları ABD açısından farklı bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü ABD’nin Orta Doğu’daki askerî üslerinin gördüğü ağır hasar, Washington’ın bölgedeki askerî varlığını ve üs stratejisini yeniden değerlendirmesine neden olmuş durumda.
GÜVENLİ KALELER AĞIR HASAR ALDI

New York Times’ta yer alan habere göre, İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırıları, Bahreyn başta olmak üzere Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün’deki ABD tesislerinde ciddi hasara yol açtı. Savaşın başlamasından yaklaşık bir ay önce Bahreyn’deki ABD üssünde denizci kışlalarının milyonlarca dolarlık yenileme çalışmaları başlamıştı.
ABD Donanması’nın bölgedeki önemli merkezlerinden biri olan tesisteki çalışmalar, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de desteklediği yatırımlar arasında yer alıyordu. Ancak 28 Şubat’ta İran tarafından düzenlenen füze ve tek yönlü saldırı dronu saldırıları, üssün kritik bölümlerini hedef aldı. Gıda, yakıt ve gemi onarım tesislerinin yanı sıra yüksek teknolojiye sahip bazı komuta merkezleri de hasar gördü. Yaşam alanlarının önemli bölümü kullanılamaz hale gelirken, yaklaşık 1500 asker ve aile üyesi bölgeden tahliye edildi.


BAHREYN ÜSSÜNE DÖNÜŞ BELİRSİZ

Saldırıların üzerinden aylar geçmesine rağmen Bahreyn’deki tesisin tamamının yeniden kullanılabilir hale gelmediği bildirildi. ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Daryl Caudle, 31 Ağustos’ta düzenlenen bir toplantıda yerinden edilen personele hitaben yaptığı açıklamada, üsse yakın zamanda dönüş beklenmediğini söyledi. Bahreyn’deki durum, İran saldırılarının ABD’nin bölgedeki askerî altyapısında yarattığı sorunların en dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Yine New York Times’ın aktardığı değerlendirmelere göre, saldırılar sonucunda ABD askerleri hayatını kaybetti, yaklaşık 800 asker yaralandı. Bölgede görev yapan binlerce asker ve aile üyesi farklı noktalara sevk edildi. ABD Savunma Bakanlığı müfettişlerinin yayımladığı raporda ise yaklaşık 60 uçak ve başka askerî ekipmanın kaybedildiği, maddi kaybın yaklaşık 3,7 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yüzlerce binanın da saldırılardan etkilendiği kaydedildi.
ABD’NİN ÜS AĞI YENİ TEHDİTLERLE KARŞI KARŞIYA

Yaşananlar, ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan bu yana önemli bir stratejik avantaj olarak kullandığı denizaşırı askerî üs ağının günümüzde aynı ölçüde güvenli olup olmadığı tartışmasını gündeme taşıdı. ABD, dünyanın farklı bölgelerindeki üsleri; asker, silah, mühimmat ve diğer askerî malzemelerin hızlı biçimde sevk edilmesinde lojistik merkezler olarak kullanıyor.
Ancak gelişen insansız hava aracı teknolojileri ve uzun menzilli hassas füzeler, bu tesisleri daha kolay hedef haline getiriyor. Yine aynı haberde emekli ABD’li General David H. Petraeus, mevcut gelişmelerin yalnızca üslerin konumlandırılmasının değil, ABD ordusunun gelecekteki operasyon biçiminin de yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini belirtti. Rusya, Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelerin daha gelişmiş füze sistemlerine sahip olması da ABD'nin denizaşırı askerî tesislerinin savunmasına ilişkin endişeleri artırıyor.

Bu noktada değerlendirmelerde bulunan İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, savaşın ABD’nin Körfez’deki üslerine ilişkin tartışmayı başlatmadığını, mevcut tartışmayı somutlaştırdığını belirtti. Toğa, Pentagon Başmüfettişliği’nin 14 Eylül’de yayımladığı rapora dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
-- Bence savaş bu tartışmayı başlatmadı, yalnızca sonuçlandırdı. ABD’nin Körfez’deki üs mimarisi zaten uzun yıllardır sorgulanıyordu. Savaş ise bu tartışmayı teorik düzlemden çıkararak somut bir mesele haline getirdi. Pentagon Başmüfettişliği’nin 14 Eylül’de yayımladığı rapor, bu konuda ilk resmî muhasebeyi ortaya koydu. Rapora göre İran saldırıları, Kuveyt, Bahreyn, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün’deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve yapının hasar görmesine ya da yıkılmasına neden oldu.
-- Ancak asıl mesele bina ve altyapı kayıpları değil. Bana göre raporun en kritik bölümü mühimmat meselesine ilişkin. Raporda, savaşın stratejik envanter açıkları yarattığı ve mühimmat tedarikinde sanayi kaynaklı darboğazları ortaya çıkardığı belirtiliyor. Sorunun özü de burada yatıyor. Bir önleyici füzenin maliyeti, düşürdüğü İHA’nın maliyetinden kat kat yüksek. Böyle bir maliyet denkleminde savunan tarafın bunu uzun vadede sürdürebilmesi son derece güç.
BAHREYN’DEKİ HASAR OPERASYONLARI DA ETKİLEDİ

Bahreyn’deki üssün kullanılamaması, bölgedeki ABD Donanması operasyonlarında lojistik sorunlara da yol açtı. Hürmüz Boğazı çevresinde görev yapan savaş gemileri, yakıt, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için alternatif merkezlere yönelmek zorunda kaldı. Bu kapsamda, Umman Körfezi’nden uzakta Diego Garcia’daki ABD tesislerinden yararlanıldığı ve ikmal süreçlerinin uzadığı bildirildi.
ABD’nin Abraham Lincoln uçak gemisi de uzun süre denizde kaldı. Guam ve Umman’daki kısa süreli duraklamalar dışında 250 günden fazla liman ziyareti gerçekleştirmeyen geminin uzun süreli görev süresi, mürettebatın yaşadığı zorluklarla birlikte ABD kamuoyunda da gündeme geldi.

ÜSLERİN KÜÇÜLTÜLMESİ DE SEÇENEKLER ARASINDA AMA...

Ortaya çıkan tablo, ABD’nin denizaşırı askerî varlığının boyutunun ve bu varlığın sürdürülebilirliğinin yeniden tartışılmasına yol açtı. ABD, dünyanın pek çok ülkesinde askerî üs, liman ve havaalanını kullanıyor. Ancak bu geniş askerî ağın işletilmesi ve korunması her yıl 10 milyarlarca dolarlık maliyet oluşturuyor.
Emekli Korgeneral Ben Hodges, ABD’nin askerî tesislerini daha düşük maliyetli önleyici füze sistemleriyle güçlendirmesi gerektiğini savundu. Hodges ayrıca askerî ekipmanların yer altında korunmasını ve kritik yapıların insansız hava aracı saldırılarına karşı daha dayanıklı hale getirilmesini önerdi.
Oral Toğa ise ABD’nin bundan sonra nasıl bir üs ve kuvvet konuşlanması modeline yönelebileceğine ilişkin üç seçeneğin öne çıktığını belirtti:
-- Bazı analizlere göre Pentagon istese dahi Bahreyn, Katar ve Kuveyt’teki üslerin savunulabilir olmadığını söylüyor. Bu üsler yeniden inşa edilse bile yeniden vurulma riskleri yüksek. Başka bir ifadeyle, bu şartlarda üsleri yeniden inşa etmek aynı zamanda hedefleri de yeniden inşa etmek anlamına geliyor.
-- Peki bundan sonra ne değişebilir? Bana göre üç seçenek gerçekçi görünüyor. Birincisi, kuvvetlerin dağıtılması. Yani birkaç büyük üs yerine daha küçük ve daha düşük değerli noktalara yayılmış bir konuşlanma modeli. İkincisi, ufuk ötesi konuşlanma. Burada kalıcı kara üslerinden ziyade deniz gücü ve rotasyonlu askeri varlık öne çıkıyor. Üçüncüsü ise bölgede kalacak tesislerin daha fazla sertleştirilmesi ve korunması. Buna karşılık tam bir çekilmenin gerçekçi olduğunu da düşünmüyorum. Çünkü Hürmüz Boğazı açık tutulacaksa ABD’nin bölgedeki erişim ihtiyacı devam edecektir.
Üslerin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde siyasi boyuta da dikkat çeken Oral Toğa, alınacak kararın savaşın nasıl sona ereceğiyle yakından bağlantılı olduğunu belirtti. Toğa, bölgedeki ev sahibi ülkelerin de ABD’nin askerî varlığı açısından daha belirleyici hale geldiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Buradaki temel kısıtın askerî olmaktan çok siyasi olduğunu düşünüyorum. Ateş altında gerçekleştirilen bir çekilme, yenilgi olarak yorumlanabilir. Bu nedenle alınacak karar büyük ölçüde savaşın nasıl sona ereceğine bağlı olacak. Ayrıca artık ev sahibi ülkelerin de bu denklemde çok daha belirleyici bir söz hakkı bulunuyor. Nitekim Suudi Arabistan mayıs ayında kendi üslerinin ve hava sahasının kullanılmasına izin vermedi.”

ABD’NİN ÜSLERİNİ KÜÇÜLTMESİ İRAN’IN BÖLGESEL KONUMUNU NASIL ETKİLER?
ABD’nin askerî üslerini küçültmesi veya bölgedeki askerî varlığını daha fazla dağıtmasının İran’ın bölgesel güç dengesi ve müzakere pozisyonuna olası etkilerini de değerlendiren Oral Toğa, “Kısa vadede Tahran bunu bir zafer olarak ilan edecektir ve belirli ölçüde bunu yapmasının gerekçeleri de var. Ancak bana göre genel tablo, ilk bakışta göründüğü kadar İran lehine değil. Bu konuda üç temel itirazım var” dedi ve şöyle devam etti:
-- Birincisi, Amerikan kuvvetlerinin dağıtılması ile bölgeden çekilmesi aynı şey değil.
İran’ın mevcut askerî kaldıracı, Amerikan varlığının yoğunlaşmış olmasından kaynaklanıyor. Yani kısa menzilli füzelerin erişebildiği mesafelerde bulunan büyük ve sabit üslerden söz ediyoruz. Eğer ABD deniz ağırlıklı ve rotasyon esaslı bir yapıya geçerse, İran’ın füze kapasitesi açısından mevcut hedef seti önemli ölçüde daralacak. Dolayısıyla akıllıca planlanmış bir küçülme İran’ın hareket alanını genişletmek yerine tam tersine daraltabilir. İkinci mesele müzakere pozisyonuyla ilgili. Bugün Tahran’ın elinde iki temel koz bulunuyor: Hürmüz Boğazı ve Amerikan üslerini vurabilme kabiliyeti. Eğer bu üsler boşalırsa İran’ın elinde esas olarak tek bir koz kalacak. Bu da müzakere alanının genişlemesi değil, stratejinin tek bir karta bağlanması anlamına gelir.


-- Üçüncü ve bana göre en önemli konu ise ortaya çıkacak boşluğu kimin dolduracağı. Mekke Anlaşması’nın 7 Ağustos’ta imzalanmasının temel nedenlerinden biri de buydu. Körfez ülkeleri Amerikan güvenlik garantisinin güvenilir olmadığı sonucuna vardı
. Ancak bu ülkelerin güvenlik politikalarını çeşitlendirmeleri, otomatik olarak İran’a yakınlaşacakları anlamına gelmiyor. Daha ziyade bölge devletlerinin kendi askerî kabiliyetlerini geliştirmeleri ve kendi koalisyon yapılarını oluşturmaları anlamına geliyor ki ABD etkisinin ve varlığının şu konjonktürde tamamen silineceğini düşünmek de doğru değil.
“Askerî açıdan daha fazla kendi kendine yetebilen ve siyasi açıdan İran’a mesafesini koruyan bir Körfez, Tahran açısından uzaktaki bir patrona bağımlı Körfez’den daha zor bir stratejik çevre yaratabilir” diyen Toğa, “Dolayısıyla İran sembolik savaşı kazanırken, daha yapısal nitelikteki mücadeleyi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bir de meselenin iç politika boyutu bulunuyor ve bunu küçümsememek gerekir. Rehberini bir suikast sonucunda kaybetmiş, halefi altı aydır ortada olmayan ve savaş ekonomisini yönetmek zorunda kalan bir siyasi liderlik açısından, ‘Amerikalıları bölgeden çıkardık’ anlatısı son derece değerli bir siyasi araç. Hatta belki de İran açısından asıl kazanım burada yatıyor” ifadelerini kullandı.
Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:56
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Eylül 2026 09:38 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Manisa daki okul saldırısı... Annesinden 600 TL alıp fişek almış: Radikal içerikler ve Nazi sembolleri!

24 Eylül 2026 07:53see142

5 ülke tamamen boşaltılıyor: Vatandaşlar için tahliye süreci başladı Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:17see132

Serdal Adalı dan çok sert çıkış: Bunu denerseniz hakim olamayacağımız olaylar olur Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:17see131

Melih Mahmutoğlu: Önümüzde hedeflediğimiz 3 kupa daha var

24 Eylül 2026 08:01see130

Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahil olan Bayram Özbek tutuklandı

24 Eylül 2026 07:54see128

Adana da vahşet! Uyandırdığı için darbettiği nişanlısı tarafından öldürüldü: Sadece uyandırmak istemiştim

24 Eylül 2026 07:52see127

Uluslararası Adana Lezzet Festivali ne İstanbul da renkli tanıtım

24 Eylül 2026 07:58see126

Bakan Kacır tarih verip duyurdu: İlk 10 a gireceğiz!

24 Eylül 2026 08:55see124

Yapay zeka ilk kez bir devlete saldırdı Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:13see123

Karı koca evlerinde ölü bulundu: 11 katlı bina tahliye edildi

24 Eylül 2026 07:53see122

Balıkesirspor, taraftarıyla buluşmaya hazırlanıyor! Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

24 Eylül 2026 08:04see122

Kırım’dan Kafkasya’ya, Anadolu’dan Amerika’ya: YTB Başkanı Turus Mynet’e konuştu

24 Eylül 2026 07:54see122

Buğrahan Tuncer: Tekrardan Yenilmez Armada ruhunu yaşatmaya başlayacağız

24 Eylül 2026 08:02see121

39’uncu Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın sahibi Fenerbahçe Tarfin

24 Eylül 2026 08:02see121

Türkiye maçı öncesi Fransa da Kylian Mbappe belirsizliği! İşte üç farklı senaryo... Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

24 Eylül 2026 08:03see120

THY ve Boeing arasında dev anlaşma: 150 uçak satın alma kararı

24 Eylül 2026 08:48see119

Humm Organic ve AÇEV’den 13 bin ebeveyne ulaşacak beslenme rehberi

24 Eylül 2026 08:02see119

Kurtlar Vadisi nin Abidin i yıllar sonra anlattı! 55. bölümdeki sır! Hepimiz şoke olduk

24 Eylül 2026 08:56see118

Kırgızistan Cumhurbaşkanı ndan Issık Gölü nde kuraklığa karşı acil eylem çağrısı

24 Eylül 2026 08:10see118

Mekke Savunma İttifakı nın ilk genel sekreteri belirlendi

24 Eylül 2026 08:09see118
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları