7 aylık hamile eşini dizlerinden vurmuştu! Talihsiz kadın kabus dakikalarını anlattı: Yapma derken hedef alıp…
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Olay, 4 Şubat'ta saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Hüsnü Karakaş Mahallesi 3575 Sokak'taki 4 katlı apartmanın birinci katında meydana geldi. Abdullah A. ile 7 aylık hamile eşi Hatice A. arasında iddiaya göre, kıskançlık nedeniyle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma sırasında Abdullah A., tabancayla eşini diz kapakları altından vurup, kaçtı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından Hatice A., hastaneye kaldırıldı.
PLASTİK ELDİVEN DETAYI KAN DONDURDU
Abdullah A.'nın olayın ardından apartmandan hızla çıkarak 07 BIE 730 plakalı otomobile bindiği ve olay yerinden kaçtığı belirlendi. Şüphelinin binadan çıkış anı ve kaçışı, sitenin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntüde Abdullah A.'nın elinde plastik eldiven olduğu görüldü. Abdullah A.'nın çevredeki ve kaçış güzergahındaki kameraları inceleyen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olaydan 2,5 saat sonra şüpheliyi Döşemealtı ilçesindeki ormanda aracıyla birlikte yakaladı. Abdullah A. emniyetteki ilk ifadesinde, kıskançlık krizine girdiğini, tabancasını alıp eve gittiğini, eşiyle tartışınca ateş edip olay yerinden kaçtığını söyledi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Abdullah A. 'Kasten yaralama ve silahla tehdit' suçlarından tutuklandı.
KISKANÇLIKTAN YAPTIĞINI SÖYLEDİ
Sanık Abdullah A., 4. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez hakim karşısına çıktı. Eşine karşı 'Kasten yaralama', eşinin yanında bulunan teyzesi Nergis Y.'ye karşı ise 'Silahla tehdit' suçlarından savunma yaptı. Savunmasına yüzde 70 engelli olduğunu söyleyerek başlayan Abdullah A., "Eşim olay tarihinde 38 haftalık hamileydi. 6-7 yıllık evliyiz, bu evlilikten 3 çocuğumuz var. Evlendiğimizden beri eşimle sorunlar yaşıyoruz, 4 sene önce anlaşmalı boşanma davası açtık. Dava devam ederken boşanmaktan vazgeçtik. Olaydan 1 hafta önce taşınmaya karar verdik, taşınma eşime zor olacağı için kaynanamın evine gönderdim. Olaydan 1 gün önce eşim beni annesinin evine yemeğe çağırdı, beraber yemek yedik. Eşim, 'Tuvalet, banyo kirli ev sahibi gelmeden önce temizle' dedi. Eve geldim, eşim gece 11.30 gibi beni ardı, 10- 15 dakika sohbet ettikten sonra telefonu kapattık. Psikolojik sorunlar yaşamaya başlamıştım, eşim sürekli 'ruh hastası' diyordu. Hastaneye gittim, bana doktor ilaç verdi. Ertesi gün eşim ve teyzesi eve geldi. Sonra eşimin telefonu çaldı, 'Kim aradı' dedim, 'Beyaz eşya servisi' dedi. 'Beyaz eşyaları aldığım mobilya dükkanını aradım, durumu izah ettim, böyle bir firmayla çalışmadıklarını, başka lojistik firma ile çalıştıklarını söyledi. Eşimle gerildik. Bana, 'Yeter lan sen zaten delisin, beni de mi delirteceksin, gebersen de kurtulsam senden' dedi" diye konuştu.
'YERE DOĞRU İKİ EL ATEŞ ETTİM'
Evde silahı olduğunu kaydeden Abdullah A., "Ben de o anlık öfkeyle silahı getirip, mermileri doldurup kafama dayadım. Eşim. 'Ne yapıyorsun, kendini geberteceksen git başka yerde gebert' dedi. Ben de sinirimi alamadım, yere doğru iki el ateş ettim, sonra evden çıkıp başka bir yere gittim. Gittiğim yerde farklı numaralar aradı, aramalara döndüğümde emniyetten aradıklarını öğrendim. Eşim telefonunu kendi verdi, Nergis'e bir şey yapmadım. Böyle bir durumda olmaktan pişmanım. Olaydan sonra eşimle barıştık. Böyle bir şey olacağını bilseydim ateş etmezdim, eşimi hedefleyerek sıkmadım, yere doğru ateş ettim. Kaygı ve anksiyete bozukluğu tedavisi görüyorum. Cezaevine girdiğimden beri ilaç kullanmıyorum. Doğuştan Akdeniz anemisi hastasıyım, her ay düzenli kan alıyorum" dedi.
'İLK SOL, SONRA SAĞ BACAĞIMA SIKTI'
Olay günü teyzesiyle evine gittiğini söyleyen Hatice A., "Kahvaltılıkları hazırlarken beyaz eşyacı arayıp, eşyaları adrese götürdüklerini söyledi. Daha sonra eşim gelip hızlı bir şekilde telefonu elimden aldı ve numaraları aradı. Daha sonra eşim beni kolumdan çekip teyzemle birlikte, 'Geçin bakayım şuraya' dedi. Beyaz eşyacıyla görüştüğü sırada, 'Yeter artık bu insanlara böyle yapma hakkın yok' dedim. Silahı çıkardı, 'Sen yalan söylüyorsun' dedi. Teyzemle korkup, yalvarmaya başladık. Daha sonra teyzemin telefonu çaldı, teyzeme kimseyle konuşmaması gerektiğini söyledi. Yapma derken dizlerimi hedef almıştı, 'Beni çocuklarımızı düşün' dedim. İlk sol, sonra sağ bacağıma sıktı. Teyzeme silah doğrultmadı, daha sonra kaçtı gitti. Şikayetçi değilim. Eğitim araştırma hastanesinde tedavi gördüm ve doğumu orada yaptım. Ayaklarımdan görmüş olduğum tedavi süreci bitti, küçük bir aksama kaldı, o da Allah'ın izniyle geçecek" dedi.
'SİLAHI BANA DOĞRU TUTMADI'
Abdullah A. tarafından silahla tehdit edilmediğini belirten Nergis Y. ise, "Hatice'ye, 'Sen bana yalan söylüyorsun foyan ortaya çıktı' diyerek iki el ateş etti, yalvarıp yakarmamıza rağmen dinlemedi. Ben zaten korku içindeydim, kendisinden şikayetçi değilim. Hatice'yle barıştılar, silahı bana doğru tutmadı" ifadelerini kullandı.
TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Mahkeme heyeti, Hatice A. ve sanık Abdullah A.'nın tüm hastane evrakının gönderilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Haber Girişi Buse Sever - Editör
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:55
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Haziran 2026 15:47 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















