657 sayılı Kanun’daki uygulanma imkanı olmayan maddeler gözden geçirilmelidir Ahmet Ünlü
Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun birçok maddesinin mülga olduğunu veya uygulama imkanı olmadığını yıllardır gündeme getiriyorum ama bu konuda çok fazla mesafe alındığını söylemek oldukça zordur. Maalesef bu zamana kadar yazılan çizilen eleştiriler kısmen de olsa işe yaradı ama mülga maddeler veya uygulama imkanı olmayan maddeler hala varlığını sürdürüyor. Bu yazımızda konuyu örneklerle izah etmeye çalışarak Kanunun hali pür melalini ortaya koymaya çalışacağız.
Kanundaki dört istihdam şekli dışında da personel çalıştırılıyor
657 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde; bu kanuna tabi kurumların, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramayacakları ifade edilmiştir.
Bu maddenin şu an itibarıyla hiçbir anlamı yoktur. Çünkü, teşkilat kanunlarında birçok istihdam biçimine yer verilmiştir ve halen de uygulanmaktadır. Örneğin 5502 sayılı Kanuna ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre istihdam edilen bilişim uzmanları bunlar arasındadır. Dolayısıyla başka bir kanunla da yeni istihdam şekilleri ortaya konulabilmektedir.
Atama yapılacak boş kadroların bildirilmesini düzenleyen madde metruk hale gelmiştir
657 sayılı Kanunun Kadroların tespiti, Kadroların hazırlanması ve Kadro cetvelleri maddelerini düzenleyen maddelerle ilgili yaptığımız uyarılarımız dikkate alınarak gerekli düzeltmeler yapılmıştır.
Ancak 657 sayılı Kanun’un atama yapılacak boş kadroların bildirilmesini düzenleyen 46’ncı maddesi zımnen mülga olmasına rağmen hala yerli yerinde durmaktadır. Bu maddede bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı hariç), personel atamasına lüzum gördükleri boş kadroların sayılarını, sınıf ve derecelerini belirterek Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği belirtilmektedir. Böyle bir kurumu bulursanız bildirirsiniz.
Duyurmayı düzenleyen madde de metruk hale gelmiştir
657 sayılı Kanun’un duyurmayı düzenleyen 47’nci maddesi de anlamsız hale gelmiştir. Hatta madde metninde geçen;
“Sınavsız atama yapılacak yerlere kadro adedinden fazla istekli bulunduğu takdirde açılacak sınavın gün ve yeri yukarıdaki şartlara uygun olarak ayrıca duyurulur” ifadesi anlamsızlığın ötesinde komik bir hale dönmüştür. Sınavsız atama yapılan kadrolar arasında yer alan özel kalem müdürlüklerine duyuru yapılmasını varın siz düşünün.
Sınavlara katılmayı düzenleyen madde metruk hale gelmiştir
657 sayılı Kanun’un bazı maddeleri vardır ki bu maddelerin varlığı ile yokluğu arasında bir fark oluşmamaktadır. İşte Kanunun 49’uncu maddesi de bu kapsamdadır.
Bu maddeye göre; “Duyurulan Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet Memuru olarak girmek isteyenler, belirlenen şartları yerine getirerek başvurularını yaparlar.
Devlet kamu hizmet ve görevlerine girmek isteyenlerden ilan edilen şartları haiz bulunmayanlar bu sınavlara katılamazlar ve bu husus başvurulan merciler tarafından kendilerine bir yazı ile bildirilir.” Böyle bir uygulama olmadığını anlatmamıza herhalde gerek yoktur.
Sınav sonuçlarını düzenleyen madde de metruk hale gelmiştir
657 sayılı Kanun’un sınav sonuçlarını düzenleyen 51’inci maddesi de anlamsız ve metruk hale gelmiştir.
Kurumların memur ihtiyaçlarını karşılama şeklini düzenleyen madde
657 sayılı Kanun’un kurumların memur ihtiyaçlarını karşılama şeklini düzenleyen 52’nci maddesi de anlamsız hale gelmiştir ama hala varlığı devam ettirilmektedir.
Emeklilerin yeniden hizmete alınmasını düzenleyen madde
657 sayılı Kanun’un emeklilerin yeniden hizmete alınmasını düzenleyen 93’üncü maddesi 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile anlamsız hale gelmiştir. Daha açık ifade ile emekli olan memurların hangi şartlar altında tekrar memuriyete döneceği belirlenmiştir. Buna göre emekliye ayrılan memurlar dönmek istediği kurum olur verse de dönememektedir.
Hastalık ve analık sigortasını düzenleyen madde
657 sayılı Kanun’un Hastalık ve analık sigortasını düzenleyen 188’inci maddesi yıllardır uygulama alanı bulmamış ve kadük kalmıştır ama hala varlığını devam ettirmektedir. Bir Allah’ın kulu çıkıp ta bu madde niçin var diye sormaz mı?
Kanundaki maddeler arası çelişkiler düzeltilmelidir
657 sayılı Kanunun Ödül başlıklı 123’üncü maddesi mülga olmuştur. Bu maddede yer alan ödül mekanizması Kanunun Başarı, üstün başarı değerlendirmesi ve ödül başlıklı 122 nci maddesinde yer verilmiştir.
Ayrıca maddede yıl içinde ödüllendirilen personel sayısı kurumlarınca izleyen yılın Ocak ayı sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ifade ediliyor. İyi de bu kurum yıllar önce kaldırıldı.
Ancak 657 sayılı Kanunun 147’nci maddesinde; “.... Ç) Ödül: Kanunun 123’üncü maddesinde yazılı hallerde memurlara ödenen parayı,» ifade eder denilmektedir.
Görüleceği üzere maddeler arasındaki ilişki kopmuştur. Buna altı kaval üstü şişhane demek çok da abartı olmayacaktır.
Sonuç ve öneriler
Sonuç olarak 657 sayılı Kanun’un birçok maddesi ya zımnen mülga olmuş ya uygulama alanı bulamamış ya da varlığı ile yokluğu arasında fark kalmamıştır. Yine maddelerde yer alan çelişkilerin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun için de çok fazla kafa yormaya gerek olmadığını düşünüyorum. Ben böyle düşünüyorum düşünmesine de bu işleri hangi kurumun yapacağını unuttuk. Her halde gönüllü bir kamu kurumu çıkar. Bu nedenle torba kanunlardan birinde bu tür çelişkilerin düzeltilmesi sağlanmalıdır. Bu çağda böyle gariplikler yakışık almıyor vesselam. Sizce de Kanunun yeni bir mantıkla ele alınması gerekir mi?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:93
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Haziran 2026 04:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















