20 yıl önce katledilmişti: Çağla Tuğaltay cinayetinde 2 kişinin daha mezarı açıldı
Ankara24.com, Mynet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
İsmail Hakkı Ç.'nin ailesinin avukatı Nur Meşe, "O bir kan örneği değil, o bir leke. Kan olmadığı da 2013 tarihli raporla sabit. Leke uyumlu çıkarsa cinayetle ilişiği olmadığı kesinleşecek. Çünkü o lekenin çocuğun tırnak altındaki lekeyle hiçbir şekilde uyuşmadığı, 2013 tarihli raporun 7'nci maddesinde raporla sabit" dedi.
20 YIL ÖNCEKİ CİNAYET İÇİN YENİ KARAR: 2 MEZAR DAHA AÇILDI
Şişli Fulya’da 5 Haziran 2000'de okuldan döndüğü sırada evinde boğazı kesilerek öldürülen Çağla Tuğaltay cinayetine ilişkin soruşturma sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Tuğaltay ailesinin talebi üzerine ölen 4 kişi hakkında fethi kabir kararı alınmıştı. Soruşturma kapsamında ilk olarak, o dönem Tuğaltay ailesinin komşusu olduğu belirtilen Lütfi Şerbetçi’nin mezarı açıldı. Devam eden çalışmalarda ikinci feth-i kabir Feriköy Mezarlığı’nda yapıldı. Ahmet Baki Mertgenç'in mezarı açılarak DNA örneği alındı. Alınan DNA örneklerinin dosyada bulunan biyolojik bulgularla karşılaştırılacağı öğrenildi. Fethi kabir sırasında Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Kriminal ekipleri, Adli Tıp doktoru ve savcı mezarlıkta bulunurken, aileden kimse mezarlığa gelmedi.
'BAKANLIKÇA ÖZEL BİRİM KURULDUKTAN SONRA DOSYA CİDDİ BİR İVME KAZANDI'
Ailenin talebi üzerine İsmail Hakkı Ç.'nin de mezarı açıldı. Ailenin avukatı Nur Meşe, "Bizim bu dosyaya müdahil olma sebebimiz, 2024 yılının sonunda faili meçhul suçlarla ilgili Bakanlığın devreye girmesini talep eden pek çok avukat bu dosyaya müdahil olduk. Bakanlığa ve Meclise başvurularımız olmuştu. Bu başvurularımız akabinde Bakanımızın sesimizi duyması çok güzel. Müvekkillerim, komşular, biliyorsunuz.
Komşuların yakınlarının da fethi kabir talep ediliyordu. İki yıldır bu talepler kabul edilmiyordu, fakat dosya bakanlıkça özel birim kurulduktan sonra ciddi bir ivme kazandı. Bu kapsamda fethi kabir talepleri kabul edildi savcılıkça. Müvekkillerim, o apartmanda yaşayanlar olarak, biz bu süreç boyunca iş birliği yapmaya karar verdik. Fethi kabir kararlarının hiçbirine itiraz etmedik. Zaten müvekkillerim 26 yıl boyunca ellerinden gelen her türlü yardımı yaptılar. İş bu kapsamda da hiçbir şekilde itiraz etmeyerek, süreci hızlandırarak destek olmaya karar verdik. Faili meçhul bir dosya var, bir kız çocuğunun cinayeti var. Umarız en kısa sürede aydınlanır, bunu umuyoruz. Müvekkillerim de bu süreçte tam iş birliği yapacaklar" dedi.
'ELBETTE BU KANIN KİME AİT OLDUĞUNUN TESPİTİ GEREKLİ'
Meşe, "Burada İsmail Hakkı Bey yatıyor. Bina dışında bir leke var, kan olmayan bir leke. Bu lekenin kimliğini tespit etmek istiyor aslında Savcılık. Orası bir aile apartmanı. Bulunan lekenin kimliği tespit edilse bile, olay mahallinde yani daire içinde olmadığı için, olayla herhangi bir ilişiği olmadığı için cinayetle doğrudan bağlantılı sayılamayacak. Fakat şöyle bir husus var dosyada bir leke var, aile apartmanının bina girişinde bulunan ve kan olmayan bir leke. Elbette bu lekenin kime ait olduğunun tespiti gerekli. Çünkü eliminasyon da savcılığın işlem yapabilmesi için önemli bir yöntemdir. Hatta biz bu kapsamda fethi kabir taleplerini öğrendiğimiz zaman, komşuların bir erkek akrabası var o dönemde 6 yaşında olan bir bey var şu an 30'lu yaşlarında, ilk önce ondan DNA alınmasını talep ettik. Çünkü fethi kabire gerek kalmasın istedik. Savcılık bu talebimizi de kabul etti ve biz o kişinin de DNA'sının alınmasına vesile olduk. Böylece komşular olarak süreci hızlandırmak adına en hızlı yolları denemiş bulunduk" diye konuştu.
'KAN LEKESİ UYUMLU ÇIKARSA CİNAYETLE İLİŞİĞİ OLMADIĞI KESİNLEŞECEK'
Meşe, "Bina girişindeki kan içermeyen leke, aile apartmanı olduğu için İsmail Bey'e de ait çıkabilir, herhangi bir erkek akrabaya da ait çıkabilir. Bu, cinayetle bağlantılı olduğunu göstermeyecektir, biraz önce de açıkladım. Bu yüzden aslında dosyanın muhteviyatı açısından sadece elenmeye yarayacak bir şüpheli. Bu yüzden uyuşması yahut uyuşmaması dosyanın akıbetini çok değiştirmeyecek açıkçası. Umarız uyuşur, çünkü nihayetinde dosyadaki bir eksiklik tamamlanacak, eksik bir husus tamamlanacak.
En azından İsmail Bey, yani fethi kabir yapılan kişiyle dosyanın bir ilişiği olmadığı, elendiği anlaşılır. Çünkü şöyle bir husus var, 2013 yılında bir ATK raporu giriyor dosyaya ve bu ATK raporuna göre bina girişinde, yani şu an fethi kabir yapılan kişiyle çocuğun tırnağının arasındaki DNA uyuşmuyor zaten halihazırda. Uyuşmadığı da 2013'ten beri raporla sabit olduğu için biz şu an bu fethi kabir eşleşmesi halinde dosyayla, yani cinayetle bir bağlantı kuramayacağız. Umarım anlatabilmişimdir, bu bilimsel bir açıklama. O bir kan örneği değil, o bir leke. Kan olmadığı da 2013 tarihli raporla sabit. Leke uyumlu çıkarsa cinayetle ilişiği olmadığı kesinleşecek. Çünkü o lekenin çocuğun tırnak altındaki lekeyle hiçbir şekilde uyuşmadığı, 2013 tarihli raporun 7'nci maddesinde raporla sabit" dedi.
TOPLAM 3 KİŞİNİN MEZARI AÇILDI
Mezarı açılan ilk kişi Tuğaltay ailesinin evinin ilerisindeki gecekonduda yaşayan Lütfi Şerbetçi oldu. Şerbetçi'nin 2023'de hayatını kayhbettiği, mezar taşında isim ve soyisminin yazmadığı, kimsesiz olarak defnedildiği öğrenildi. Şerbetçi'nin mezar numarasının 376 olduğu görülmüştü. Feriköy Mezarlığı'nda Ahmet Baki Mertgenç ve İsmal Hakkı Ç.'nin mezarının açılıp DNA örnekleri alınmasının ardından 3 fethi kabir işlemi tamamlanmış oldu.
Kaynak: DHA | Bu içerik Mustafa Fidan tarafından yayına alınmıştır
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:94
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Mayıs 2026 18:27 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















