Ebu Zuhur saldırısı bütünün parçası... İsrail Suriye’de neyin peşinde
Hurriyet sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
İSRAİL’in Türk askerinin varlığını bahane ederek salı günü Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında, Türkiye’ye 70 kilometre uzaklıktaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü bombalamasının ardından Şam yönetimi, Tel Aviv’in iddialarını yalanladı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani, Amerikan Axios’a sözkonusu üste Türk askeri varlığı kurma planı bulunmadığını İsrail’e açıkça ilettiğini, tesisin Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmak üzere elden geçirildiğini söyledi. Şeybani’nin açıklaması İsrail’in iddialarını boşa düşürürken, Tel Aviv’den yükselen Türkiye karşıtı açıklamalar “İsrail neyin peşinde” sorusunu gündeme getirdi.
ŞAM’IN GÜCÜ OLMASIN İSTİYOR
İsrail’in temel amacı, Suriye’nin savaş sonrası hava gücünü ve hava savunma sistemlerini yeniden inşa etmesini engellemek. Tel Aviv’in bu yöndeki saldırıları, Esad rejiminin devrildiği 8 Aralık 2024’te başladı. İsrail ordusu, stratejik askeri envanterin muhaliflerin eline geçmesini önleme gerekçesiyle aynı gün geniş çaplı bir imha operasyonu başlattı ve 72 saatte hava ve deniz kuvvetleriyle ülke genelinde 350’den fazla kritik hedefi vurdu. Şam, Mezze, Dumayir ve T4 gibi stratejik hava üslerinin yanı sıra Lazkiye ve Tartus limanlarındaki savaş gemileri de vurularak Suriye’nin deniz gücü neredeyse tamamen yok edildi. Son saldırı Şam’a gözdağı verirken, hava sahası güvenliği ve radarlarına teknik/stratejik destek sunan Ankara’ya da “Bölgedeki mutlak hava üstünlüğüme müdahale edemezsiniz” mesajı taşıyor. İsrail, Türk askerinin yanı sıra Türkiye’nin Suriye’nin hava güvenliği için kurabileceği olası radarları da güvenlik tehdidi olarak görüyor.
MESELE SADECE TÜRK ASKERİ DEĞİL
İsrailli Maariv gazetesinin askeri muhabiri Avi Ashkenazi’nin sözleri de İsrail’in yaklaşımını yansıtıyor. Türk ordusunun üssü rehabilite ettiğini savunan Ashkenazi, bir havaalanının rehabilitasyonu için radar ve hava savunma sistemleri gerektiğini, bunların konuşlandırılmasıyla İsrail hava kuvvetlerinin Ortadoğu’daki üstünlüğünün zedeleneceğini söyledi. İsrail askeri doktrini, bölgede tek askeri güç olmayı ve tam hava üstünlüğünü korumayı şart koşuyor.
ANKARA EN BÜYÜK ENGEL
Bölgesel güç dengelerinin değişmesiyle İsrail, İran’ın gerilemesiyle oluşan boşluğu özellikle Suriye’de Türkiye’nin doldurmasından endişeli. İsrail güvenlik elitleri ve muhalefeti, Türkiye’nin bölgesel nüfuzunu ve teknik/askerî kapasitesini kendi hegemonyalarına en büyük engel olarak görüyor ve stratejik raporlarda Türkiye’yi bir numaralı rakip ilan ediyor. İsrail merkezli Alma Research and Education Center da Türkiye’yi doğrudan düşman değil, İsrail’in Ortadoğu ve Suriye’deki askeri ve hava hegemonyasını kıran en büyük bölgesel rakip olarak kodluyor.
TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNE VURGU
Tel Aviv Üniversitesi’ne bağlı Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) raporlarında Türkiye, “İsrail’in hareket alanını kısıtlayan stratejik ve asimetrik bir tehdit” olarak tanımlanıyor. Türkiye’nin İran’la aynı kefeye konulmaması gerektiği belirtilen analizde, NATO üyesi ve Batı ile entegre olması nedeniyle Ankara’nın İsrail için uzun vadeli tehdit oluşturduğu vurgulanıyor. Türkiye’nin NATO’nun en büyük ikinci kara gücü olması ve kendi askeri teknolojisini üretme kapasitesi, uzun vadede İsrail’in bölgedeki “Nitelikli Askeri Üstünlük” dengesini zorlayabilecek unsur olarak değerlendiriliyor.
ABD’Lİ BÜYÜKELÇİ HUCKABEE: TÜRKİYE İSRAİL’E TEHDİT DEĞİL
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Al Arabiya’ya verdiği röportajda Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden yükselen gerilimin azaltılması amacıyla bir “çatışmasızlık mekanizması” kurulacağını açıkladı. Huckabee, bölgede herkesin gergin olduğunu, bu nedenle tehdit olarak görülen eylemlere tepki verildiğini ancak Ankara’nın İsrail açısından yakın bir tehdit olmadığını söyledi. ABD’li diplomat mekanizma hakkında ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüştüğünü belirtti. İsrail basını ise Tel Aviv’in sözkonusu mekanizmaya, Ankara ile sürekli koordinasyon gerektiren bir çerçeveye dönüşerek İsrail’in Suriye’deki operasyonel özgürlüğünü kısıtlayabileceği nedeniyle karşı olduğunu yazdı.
MSB: TÜRK ASKERİ ORADA DEĞİLDİ
Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur hava üssüne yönelik saldırısı öncesinde ve sırasında üste herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, basın toplantısında, “İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz” dedi. Aktürk, Suriye’nin “tek ordu” ilkesi çerçevesinde altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine desteğin sürdürüleceğini belirtti. Daha önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da Netanyahu’nun ofisi tarafından Türkiye’ye yöneltilen iddiaların, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarını meşrulaştırmayı amaçladığını açıklamıştı.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Ad
Soyadı
E-Posta Adresi
Bülten SeçimleriGün Başlıyor
Gün Sonu
ETK Kuralları ve Bilgilendirme Metnikapsamında onay veriyorum.
Abone Ol
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:66
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Ağustos 2026 07:12 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















