Ankara24.com
close
up
15 yaşındaki oğula baba olmak... Ya da olamamak... Fatma Barbarosoğlu

15 yaşındaki oğula baba olmak... Ya da olamamak... Fatma Barbarosoğlu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

I- Beton ormanının içinden geçiyoruz. Daha doğrusu geçemiyoruz, çünkü trafik felç. Beton ormanının dairelerinin ancak yüzde ikisi dolu. Diğerleri boş. Dolduğunda ne olacak? Bütün bu boş binalar bana Bolu’da “Araplara satarız” diye yapılan, kimsenin satın almadığı korku şatolarını hatırlatıyor. İçinde beklemekte olduğumuz taksinin şoförü “Şurayı görüyor musunuz, eskiden burada Singer fabrikası vardı. Bahçesi yemyeşildi. Öğlen tatilinde işçiler top oynardı” diyor, özlemle. “Biliyorum, buraya çocuklarla

I-

Beton ormanının içinden geçiyoruz. Daha doğrusu geçemiyoruz, çünkü trafik felç. Beton ormanının dairelerinin ancak yüzde ikisi dolu. Diğerleri boş. Dolduğunda ne olacak? Bütün bu boş binalar bana Bolu’da “Araplara satarız” diye yapılan, kimsenin satın almadığı korku şatolarını hatırlatıyor.

İçinde beklemekte olduğumuz taksinin şoförü “Şurayı görüyor musunuz, eskiden burada Singer fabrikası vardı. Bahçesi yemyeşildi. Öğlen tatilinde işçiler top oynardı” diyor, özlemle.

“Biliyorum, buraya çocuklarla gelip gitmişliğimiz çoktur, 90’lar boyunca.”

Cümlenin içindeki çocuk kelimesi şoförü başka bir hayat sahnesine savuruyor:

“Dün çocuklar okula gitmedi. Küçük korkuyor, ya bizim okulu da tararlarsa diye. Büyükte zaten öfke kontrol sorunu var.”

Adam hayatında ilk defa kendisini dinleyen birini bulmuş gibi anlattıkça anlatıyor:

“Hanım bu evlere bakıp ‘Biz de iki koldan çalışıyoruz. Bizim neyimiz eksik? Biz niye böyle yerlerde oturamıyoruz?’ diyor. ‘Eksiğimiz yok, fazlamız var. Helalinden kazanıyoruz biz.’ diyorum.”

“Maşallah.”

“Hanımla bir türlü anlaşamıyoruz. Psikoloğun seansı 7 bin lira oldu. Bir şey yaptığı yok. Oğlan anlatıyor, bu dinliyor. Dinliyor mu emin değilim. Dedim ki, ben bu çocuğun babasıyım, bana anlatsın. Kabul etmiyor hanım ‘O uzman. Sen onun yaptığını yapamazsın’ diyor. Yaptığı bir şey yok. Ben çocuğumu ondan daha iyi dinlerim.”

Kesintisiz anlatıyor şoför. Anlatıyor, anlatıyor. Nihayet trafik açılıyor, bizim için trafik yükü şimdilik bitiyor. Ama taksi şoförü için ekmek aslanın kör bağırsağında, gün boyu, gece boyu devam edecek.

Taksiden inerken “Eşinizle hayata karşı, çocuklarınıza karşı müttefik olmanız gerekiyor. Eşler arası ittifak, öğretmen ile veli arasında ittifak, veliler arası ittifak önemli” diyorum.

“O nasıl olacak?!”

“Oğlunuzu dinlemeye hemen başlayabilirsiniz. Böylece eşiniz ve siz aynı şeyi görmüş olursunuz en azından...”

“O nasıl olacak...”

“Biraz önce dinleyebilirim diyordunuz ya.”

“Tamam. Benim karşıma otursun, psikoloğun karşısında oturur gibi anlatsın, dinlerim, yani o anlamda.”

“O profesyonel bir ilişki. Sizinle oğlunuz arasında asla böyle bir “oturuş” söz konusu olmaz.”

“Ben anlamadım bu dünyayı. Babam bizi ne dinledi ne anladı. Bir kere de elimizdekini atıp kırıp dökmedik. Çocuklarınıza karşı anlayışlı ol dediler. Anlayışlı olduk. Bir kere bağırmadık çocuklara, höt demedik. Ne oldu. Ben 15 yaşında eve ekmek getiriyordum. Her yaz tatilinde çalıştım. Hiç şikâyet etmedik. Oğlum bizden şikâyet etmesin diye psikoloğun seansına yedi bin lira ödeyip...”

Şoför taksiden inmemiz gerektiğini unuttu , sözü birbirine düğümledikçe düğümlüyor, biz bekliyoruz.

Sonra para üstünü beklediğimizi fark etti, özür diledi. Sanki ona bir iksir sunmuşum gibi minnettar teşekkür etti. Oysa sadece dinledim. İyi günler dilerken “Her dönemin imtihanı kendine göre ağır. Çocuklarınızla yaşadığınız sıkıntılar konusunda yalnız değilsiniz, ama eşinizle müttefik olmanın yolunu bulmalı, çocuklar karşısında birbirinizi güçsüz düşürmemelisiniz” dedim.

“Deneyeceğim” dedi.

II-

Dergah’ın 2021 Ekim sayısında, İsmail Kara “taassup” kelimesinin lügatlerde değişen anlamlarına dair ufuk açıcı bir makale yayımladı. Raymond Williams’ın Anahtar Sözcükler kitabında elit kelimesinin değişen muhtevasını okurken keşke bizde de kavramların zaman içinde değişen anlamlarına dair bir kitap olsaydı diye düşünmüştüm. Üç vakit geçmeden taassup kelimesi üzerine yazılmış bu yazı ile karşılaştım. İsmail Kara Hoca’nın kavramların özellikle de taassubun değişen muhtevası üzerine dikkatlerini sohbet meclisinde dinleme imkânım olmuştu ama yazının bereketi başka elbette.

Düşüncenin en somut hali olarak kavramlar bile aynı muhtevayı muhafaza etmekte pek de başarılı değilse, kavramların içerikleri dönemsel olarak her türlü siyasi, ekonomik toplumsal etkileşime açık ise, o zaman duyguların aynı kaldığından nasıl emin olabiliriz ki?

Olamayız. Ne ki nostaljik düşünce eşliğinde günü kurtarmayı, dünü muhkem kılarak gerçekleştirmeye çalışanlar, dünün davranış kodlarını bugün neden bulamadıklarının izini sürmek yerine suçlayacak bir muhatap bulmayı tercih ediyorlar. Erkekler kadınları, kadınlar erkekleri, çocuklar ebeveynlerini suçluyor. Bir uçta dünü kriter alıp bugün olmayanların listesini çıkararak suçlayacak “değişimden sorumlu muhatap” bulanlar, diğer uçta yaşadıkları anın sorumluluğunu almaksızın, bugünün sorunları için dünü mesul tutan ve şikâyet dilinde konaklayıp dinlenenler var.

Bugünü bugün üzerinden okumaya çalışalım, çünkü kelimeler aynı olsa da manaları çoktan uzaklara taşındı...

Mesela sosyal medyadan önce ebeveyn olmak ile sosyal medya çağında ebeveyn olmak aynı anlama gelmiyor.

Ya da yabancı dil öğrenmek. Eskiden bir lisan bir insan anlamına geliyordu. Yani öğrenilen yabancı dilin insanı zenginleştirdiği söylenmiş oluyordu bu söz ile.

Sosyal medya zihinlerimize, hanelerimize yeni kelimelerle bambaşka hayatları dahil ediyor. Kadim kelimeler yeni anlamlara bürünerek genç kuşaklara iyi bir şeymiş gibi sunuluyor. Bakınız paylaşmak.

Sosyal medya dili söz konusu olduğunda bir lisan bin insan anlamına geliyor. Bin duygu lisanı.

Dinlemekten ziyade görüntülenmek üzerine kurulu sosyal mecrada sadece kelimeler değil insanlar da muhatabını bulamıyor. Bir insan, hakikatte kim olduğu bilinmeyen bin insan karşısında çaresiz kalıyor...

Esasında etkileşim alarak paylaşım yaparak zenginleştiğini, dostlar, arkadaşlar biriktirdiğini zanneden sosyal medya bireyi, kör bir kuyunun içinde yalnızlaşıyor.

David Riesman 1961 yılında yayımladığı Yalnız Kalabalık kitabında dilin bir rozet olarak gördüğü işlevden bahseder: “Kişi bu rozet sayesinde grup içinde olduğunu resmiyete kavuşturup grubun azimli sosyalleşme uğraşına aktif katılım sağlar. Ve akran grupları bir yandan kelimelerle ne kadar güçlü olduklarını gösterirlerken, diğer yandan da daha önce hiç olmadığı kadar kelimelerin esiri olurlar.” (Yalnız Kalabalık, s.112)

Her kuşak kendi grup kimliğini kelimeler üzerinden inşa eder. Yukarda okuduğumuz tespitler, sosyal medya hayatımıza girmeden yıllar önce dilin aidiyet ve grup kimliği üzerindeki grup üyelerine karşı kuşatıcı fakat dışardakilere karşı bir nevi ayırıcı etkisine dair çarpıcı bir gözlemi barındırıyor.

Hızla gelişen teknolojiler ve sosyal medya, dil aracılığıyla hayat algısını hızla değiştiriyor, kuşaklar arası anlam kopukluğu, hayatın her alanını şiddet ve yalnızlık olarak ele geçiriyor.

Velhasıl sözü söze, közü köze ekleyerek, evvelki hayatların yordamını bilerek ama günümüzün kuytuda kalan izbeliklerinden gençleri ve yaşlıları koruyarak vaktin evladı olmak yolunda çabalamak boynumuzun borcu.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:162
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Nisan 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

2 KISIM / 45 KALEM HEPA, TORBA VE KASET FİLTRE ALIMI

22 Ekim 2026 00:11see211

Bayern Münih: 2 Arsenal: 2 MAÇ SONUCU

22 Ekim 2026 00:00see210

Tesla nın karı üçüncü çeyrekte azaldı

22 Ekim 2026 00:03see207

HSK, bazı ilçelerin yargı çevrelerini yeniden belirledi

22 Ekim 2026 00:38see204

Türkiye ile İran arasında sınır güvenliği ele alındı

22 Ekim 2026 00:19see203

İsrail den İran sınırına yakın uçuş Dış Haberler

22 Ekim 2026 00:21see199

SALİHLİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

22 Ekim 2026 00:04see198

Real Madrid 4 1 RB Leipzig MAÇ SONUCU VE ÖZETİ Arda Güler attı Real Madrid farklı kazandı

22 Ekim 2026 00:14see194

Husiler yine Suudi Arabistan ı vurdu! 1 kişi öldü

22 Ekim 2026 03:24see193

15 yıl hapis alan Donaldson hakkında Westminster da tecavüz soruşturması açıldı

22 Ekim 2026 00:54see193

Uçakta yılan paniği! 40 santimetrelik yılan nedeniyle sefer iptal edildi

22 Ekim 2026 00:39see192

Osmaniye de galericiler sitesinde silahlı saldırı: 1 ölü Son dakika haberleri

22 Ekim 2026 01:30see189

Esenyurt ta kuyumcuya silahlı saldırı düzenleyen şüpheli Çatalca da yakalandı

22 Ekim 2026 00:29see189

Fransa daki isyanın ardından Almanya da Z kuşağı 21 kentte sokağa çağırdı

22 Ekim 2026 04:18see188

Devler Ligi nde 9 maç oynandı! Büyük sürprizler var

22 Ekim 2026 00:10see182

Magazin dünyası bunu konuşuyor: Acun un sağ kolu boşanıyor mu?

22 Ekim 2026 00:11see180

T.C. BURDUR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

22 Ekim 2026 00:30see176

ABD ve İsrail in ABD ara seçimleri sonrası İran a yeni saldırı planladığı iddia edildi

22 Ekim 2026 03:10see171

Nijerya daki ilk Ebola hastası, Uganda da tatil yapan diplomat eşi çıktı

22 Ekim 2026 02:55see169

Davide Ancelotti: İkinci yarıda bazı anları iyi yönetemedik

22 Ekim 2026 01:16see165
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları