Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

Eskişehir de sanayi sitesindeki dükkanda korkutan yangın: TOMA lar da destek verdi

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

İran, Hürmüz Boğazı nda kısıtlı alan ilan edecek ve Umman la anlaşmayı imzalayacak

TIR kabininde yıllarca süren çocuk istismarı deşifre edildi: Savcılık idam istedi

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

Neyi, ne zaman, ne kadar yiyorsunuz?

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

Yolda karşılaştıkları Ajdar’ı konser vaadiyle trollediler: İstediği ücreti duyanlar şaşkına döndü

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

Zenginlik çürütür mü? Refah, ahlâk ve toplumsal dayanıklılık üzerine İhsan Aktaş

Zenginlik çürütür mü? Refah, ahlâk ve toplumsal dayanıklılık üzerine İhsan Aktaş

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Zenginliğin insanı ve toplumu çürüttüğüne dair kanaat, tarih boyunca sıkça dile getirilmiştir. Refahın yükseldiği toplumlarda bir süre sonra gevşeme, konfor bağımlılığı ve ahlaki çözülme baş gösterdiği; bunun ardından daha asabi, daha hareketli ve daha dinamik toplumların sahneye çıktığına dair çok sayıda tarihsel örnek mevcuttur. İmparatorlukların yükseliş ve çöküş döngüleri genellikle bu çerçevede okunur. Richard Sennett, Ten ve Taş adlı eserinde Venedik’ten söz ederken dikkat çekici bir gözlemde

Zenginliğin insanı ve toplumu çürüttüğüne dair kanaat, tarih boyunca sıkça dile getirilmiştir. Refahın yükseldiği toplumlarda bir süre sonra gevşeme, konfor bağımlılığı ve ahlaki çözülme baş gösterdiği; bunun ardından daha asabi, daha hareketli ve daha dinamik toplumların sahneye çıktığına dair çok sayıda tarihsel örnek mevcuttur. İmparatorlukların yükseliş ve çöküş döngüleri genellikle bu çerçevede okunur.

Richard Sennett, Ten ve Taş adlı eserinde Venedik’ten söz ederken dikkat çekici bir gözlemde bulunur: Refahın olağanüstü arttığı dönemlerde şehir hayatı büyük bir serbestlik üretmiş, sokak kültürü, eğlence ve haz merkezli yaşam biçimleri yaygınlaşmıştır. Bu durum, ortaya çıkan zenginliğin sadece ekonomik değil, kültürel ve ahlaki sonuçlar da doğurduğunu gösterir.

Roma’da, Osmanlı’da ve diğer büyük medeniyetlerde de benzer şekilde ciddi servet birikimleri oluşmuştur. Ancak asıl mesele zenginliğin varlığı değil, bu zenginliğin nasıl yönetildiğidir. Zenginlik, doğru mekanizmalarla terbiye edilmediğinde çürümenin; doğru kurumlarla yönlendirildiğinde ise yüksek medeniyetin kaynağı olabilir.

Bugün Avrupa’ya bakıldığında, her ne kadar güvenlik kaygıları ve yeni güvenlik mimarileri gündemde olsa da içeriden güçlü bir siyasal ve kültürel sinerji üretilemediği görülmektedir. Avrupa’da uzun süredir karizmatik ve yön verici liderlerin çıkmaması tesadüf değildir. Bunun önemli sebeplerinden biri, özellikle yönetici elitlerin toplumsal sorumluluktan ziyade refahın keyfini sürmeye yönelmesidir.

Buna rağmen Avrupa, tarihsel olarak ciddi bir disiplin üretmeyi başarmıştır. Devletler emperyalist, saldırgan ve sömürücü politikalar izlemiş olsa bile, kendi toplumlarını belirli normlar içinde tutmayı başarmışlardır. Ancak bugün birçok Avrupa ülkesi, refah toplumunun uzun vadeli sonuçlarıyla yüzleşmekte ve içten içe bir çözülme yaşamaktadır.

Bağdat, İstanbul ve Endülüs Emevî tecrübeleri dikkate alındığında, bu üç merkezde ortak üç temel strateji göze çarpar:

Birincisi, zenginlikle birlikte yüksek kültür üretimi teşvik edilmiştir. İkincisi, bu kültürle paralel olarak son derece eğitimli ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmiştir. Üçüncüsü ise insanın nefsini terbiye etmeye yönelik tasavvuf ve ahlâk merkezli bir eğitim anlayışı devreye sokulmuştur.

Osmanlı özelinde buna dördüncü bir unsur daha eklenebilir: hareketlilik. İmparatorluk coğrafyasının genişliği nedeniyle elit tabaka sürekli yer değiştirmiş; bugün Yemen’de, yarın Balkanlar’da, sonra Şam’da görev almıştır. Bu dolaşım, hem yüksek kültürün farklı bölgelere yayılmasını sağlamış hem de konforun ve yerleşik sefahatin önüne geçmiştir.

Enderun’da yetişmiş bir paşanın İstanbul’un herhangi bir semtinde yaptırdığı konak, sadece bir ikametgâh değil, aynı zamanda saray kültürünün topluma yayıldığı bir merkez olmuştur. Benzer şekilde şehzadelerin görev yaptığı Manisa ve Amasya gibi şehirler de bu kültürel aktarım sayesinde dönüşmüştür.

Bugüne geldiğimizde ise tablo oldukça çarpıcıdır. Çok yakın bir dostum, Türkiye’nin ilk yüzündeki bir şirketin sahibi olan bir aileye danışmanlık yaparken şunu aktardı: Ailenin en büyük çocuğu neredeyse her akşam kokain kullanmaktadır; danışmanlık sürecinde varılan “başarı” ise bu kullanımın haftada bire düşürülmesidir.

Bu örnek münferit değildir. Büyük servet sahiplerinin çocukları arasında kapalı network’ler oluşmakta; serveti kendisi üretmeyen kuşaklar, çoğu zaman eğlence, parti ve haz eksenli bir hayata sürüklenmektedir.

Oysa bir milleti ayakta tutan şey, dayanışmadır. Ailede başlayan eğitim, okulda devam eden terbiye, dinî ve ahlâkî öğretim ve bireyin kendi ailesiyle sınırlı kalmayıp başkalarının çocuklarına da sorumluluk hissetmesi bu dayanışmanın temel unsurlarıdır.

Türkiye’de şehirlerin aşırı büyümesi, gökdelenler, siteler ve apartmanlaşma, insanî ilişkileri zayıflatmış; birebir temasın yerini anonim yaşam almıştır. Bu durum şehirlerde derin bir insanî krize yol açmaktadır.

Üniversitelerimiz ise büyük ölçüde kültür üretmekten uzaklaşmış; giyim-kuşam rekabeti, aşırı bireyselcilik ve kontrolsüz bir serbestlik üretir hâle gelmiştir.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan araştırmalar da dikkat çekicidir. Fetullahçı yapı öncesinde toplumun bir kesimi çocuklarının dinî eğitimini vakıflar, cemaatler ve dernekler aracılığıyla almasını talep ederken, darbe girişiminden sonra bu talep büyük ölçüde Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelmiştir. Ancak kanaatimce Diyanet, henüz bu büyük toplumsal yükü taşıyabilecek kurumsal hazırlığa sahip değildir.

Oysa olması gereken; ailede başlayan, Millî Eğitim sistemiyle devam eden, iş hayatı ve devlet kademelerinde sürdürülen norm üreten bir süreçler zinciridir. Bugün toplumun temel problemlerinden biri, bir kesimin “norm” olarak gördüğünü diğer bir kesimin “küfür” olarak algılamasıdır.

Toplum yapısı dağınıktır; siyasal tartışmaların ötesine geçen müşterek bir gündem üretilememektedir. Hâlbuki asıl mesele, bir toplumu ayakta tutacak değer mekanizmasının işlevsel biçimde yaşatılmasıdır.

Bugün büyük zenginlerin, ünlü iş insanlarının ve medya figürlerinin hayatlarına bakıldığında, farklı başlangıçlara rağmen çoğu zaman aynı noktaya varıldığı görülmektedir. Bu durum bize şunu hatırlatır: Zenginlik başlı başına bir felaket değildir; fakat norm, terbiye ve sorumlulukla kuşatılmadığında insanı da toplumu da yıpratır.

Oysa bireyin ve ailenin zenginliğinin kültür yatırım değer olarak topluma geri dönmesi gerekir ABD ve kayserimde insanlar büyük vakıflar kurarlar ve zenginliği millete döndürürler Kayseri’de ‘hayrın kadar konuş’ diye bir söylem varmış harika bir tutum.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:95
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

06 Eylül 2026 18:53see158

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

06 Eylül 2026 15:49see158

Eskişehir de sanayi sitesindeki dükkanda korkutan yangın: TOMA lar da destek verdi

07 Eylül 2026 01:18see157

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

06 Eylül 2026 18:20see157

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

06 Eylül 2026 19:58see156

İran, Hürmüz Boğazı nda kısıtlı alan ilan edecek ve Umman la anlaşmayı imzalayacak

07 Eylül 2026 02:07see156

TIR kabininde yıllarca süren çocuk istismarı deşifre edildi: Savcılık idam istedi

08 Eylül 2026 00:29see155

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

06 Eylül 2026 15:58see155

Neyi, ne zaman, ne kadar yiyorsunuz?

07 Eylül 2026 07:03see155

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

06 Eylül 2026 15:42see154

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

06 Eylül 2026 16:21see154

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

06 Eylül 2026 21:34see154

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

06 Eylül 2026 19:59see154

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see153

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

06 Eylül 2026 16:22see151

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

06 Eylül 2026 20:42see150

Yolda karşılaştıkları Ajdar’ı konser vaadiyle trollediler: İstediği ücreti duyanlar şaşkına döndü

07 Eylül 2026 01:41see149

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

06 Eylül 2026 15:47see147

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see147

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

06 Eylül 2026 16:18see147
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları