YÜKSEL AYTUĞ Futbol Messi’dir
Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
"Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu kim?" sorusunun net cevabı bu Dünya Kupası'nda verilmiş oldu: Lionel Messi...
Yıllardır Messi'ciydim. Çünkü, yeteneği kadar hikayesi de beni çok etkilemişti. Çocukken gelişim bozukluğu hastalığıyla mücadele etti. Uzmanlar, "Bırakın futbolcu olmayı, 25 yaşını görmesi bile mucize" dediler. Yılmadı, futbola tutundu, savaştı.
6 yaşındayken tek oyuncağı olan eski püskü futbol topu, gece yarısı saldırgan bir köpeğin bulunduğu yandaki gecekondunun bahçesine kaçmıştı. Gitti, topunu aldı, vahşi köpekten kurtulup deparını attı. Hem topunu, hem de hayatını kurtardı.
Messi aynı cesareti önceki akşam İngiltere karşısında gösterdi. 40 yaşına merdiven dayamasına rağmen, insanüstü bir mücadele ortaya koyup inisiyatif alarak, parçalanmak üzere olan takımını tek başına sırtladı, iki müthiş asist ile Arjantin'i finale taşıdı.
Ne Pele, ne Maradona, ne Ronaldo... En büyük olmayı bir tarafa koydum, Messi futbolun ta kendisidir.
Bir Halisdemir'imiz daha var
Piyade Kurmay Albay Sait Öztürk... 15 Temmuz gecesinin en yüksek rütbeli şehidi...
Onun hikayesini bilen fazla kişi yok. O halde anlatayım:
O karanlık gecede kalkışmayı haber alır almaz, yanına üç uzman çavuş ve üç polis memurunu alarak uzun süre görev yaptığı İstanbul'daki 66. Zırhlı
Tugay'a gitti. FETÖ'nün komutasındaki tankların, zırhlı araçların ve mühimmatın nizamiyeden çıkışını engelledi. Ancak çıkan çatışma sonucunda kahpe kurşunlara hedef olup şehitlik mertebesine ulaştı. Ayrıca onun şehadetiyle Tugay'daki bazı askerler kandırıldıklarına ikna olup dışarı çıkmaktan vazgeçtiler.
Bazı komutanlar ise şehadet haberini eşine verirken şöyle dediler: "O olmasaydı İstanbul olmayacaktı..."
Özetle; Ankara'da Ömer Halisdemir kim ise, İstanbul'da Sait Ertürk odur.
Kim bilir adı sanı bilinmeyen ama o gecede imanıyla, inancıyla, vatan sevgisiyle destan yazan kaç kahramanımız var...
Allah, cümlesini Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) komşu eylesin.
Helal sana Abdullah çocuk!
Abdullah Eman... 10 yaşında... Osmaniye'de yaşıyor. Annesine evde tepsiler dolusu kurabiye yaptırmış satmak için. En sevdiği oyuncaklarını da satışa koymuş. Kazandığı parayla ne yapmış biliyor musunuz? Hiçbirimizin aklından geçmeyeni... Markete gidip temizlik malzemeleri almış. Sonra da şehitliğin yolunu tutmuş. Arkadaşlarıyla birlikte bütün şehit mezarlarının mermerlerini su, sabun ve süngerle pırıl pırıl yapmış. Yetmemiş. Yakınlarda ne kadar cami, türbe, çeşme varsa hepsini gıcır gıcır parlatmış.
Şöyle diyordu koca yürekli Abdullah: "Şehitliklere gelen anne babalar, evlatlarının mezar taşlarını tertemiz görsünler istedim. Belki biraz olsun acıları hafifler diye..."
Onu kocaman yüreğinden, yetiştiren ebeveynlerini ise mübarek ellerinden öpüyorum.
İnşallah bu büyük insanlık hareketi tüm illerdeki çocuklarımız için bir geleneğe dönüşür.
Zap'tiye
1940'lı yıllarda kızaklı motor yapan mühendislerden, şimdinin far değişimi için tampon söktüren mühendislerine selam olsun.
Gaf'let kürsüsü
Eskişehir'de CHP'li Odunpazarı Belediyesi, Hamamyolu Caddesi'ne 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısı ile asılan ve üzerinde şehidimiz Ömer Halisdemir'in resmi olan program pankartını keserek indirdi.
Ne demiş?
Show Haber muhabiri, metruk binada yaşayan madde bağımlısına sordu: "Burada korkmuyor musun?" Bağımlı: "Dışarısı daha tehlikeli abi..."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:69
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Temmuz 2026 07:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















