YÜKSEL AYTUĞ Futbol kadınlara yakışıyor mu?
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
"Kadın, daha geniş kalçalarla doğum yapmak için yaratılmıştır ve futbol geniş kalçalar için yaratılmamıştır." Bu sözlerin sahibi, efsanevi Fransız teknik direktör Guy Roux. Hoca, bununla da yetinmeyip devam etmiş:
"En iyi kadın oyuncular, çocukların yapısına sahiptir. Erkekler ve kadınlar aynı şekilde yaratılmamıştır, aynı dokudan yapılmamıştır. Auxerre'in 14 yaş altı erkek takımı kısa süre önce birinci ligde mücadele eden kadın takımını yendi. İsviçre Kadın Milli Takımı, 15 yaş altı erkek takımına 7-1 mağlup oldu."
Geçenlerde ünlü bir İngiliz kadın futbolcu da kadın kalecilerin üst direğe bile dokunamadıklarını söyleyip, futbolun hemcinsleri için "fanteziden" öteye gidemeyeceğini savundu.
Kadın futbolunu yakından takip eden ve özellikle son şampiyonalardaki performanslardan çok etkilenmiş biri olarak tam tersini iddia ediyorum. Hatta geçenlerde yazdığım gibi futbolun "karma" hale getirilmesi, Süper Lig ekiplerinin en az iki-üç kadın oyuncuyu kadrolarında bulundurması önerimin arkasındayım.
Eminim ki, bugün futbolun kadınlarına burun kıvıranların o burunları ileride fena halde sürtecek.
Kalça meselesine gelince: Dünyanın en iyi futbolcusu merhum Maradona'nın baseni, Jennifer Lopez'den daha genişti.
İşte buraya dikkat!
Geçen haftanın en ilginç haber dosyası Beyaz TV'deki Ne Var Ne Yok programında açıldı ama her nedense hak ettiği yankıyı bulmadı.
Epstein meğer 16 Ağustos 1999'da, yani Marmara Depremi'nden bir gün önce Paris'ten İstanbul'a gelmiş ve oradan da Antalya'ya geçmiş. 20 gün sonra da New York'a uçmuş.
Bu süre içinde İstanbul'dan ABD'ye Tel Aviv bağlantılı pek çok özel uçuş gerçekleştirilmiş. Bazılarının yolcu ve yük kayıtlarında "Tahliye edilen refakatsiz çocuklar" şeklindeki ifadeler resmi belgelere geçmiş.
Yani... Hep söylenen, yazılan, çizilen "depremin kayıp çocuklarının" akıbeti için hâlâ "meçhul" diyebilir miyiz?
Daha yeni yeni uyanıyoruz!
Ben hayatımda böyle sinsilik, böyle alçaklık görmedim. Epstein dosyalarıyla önümüze boşalan lağımı görüyor musunuz? Meğer masum çocukların bedenlerini ve ruhlarını ele geçirmek için ne dolaplar çevirmişler. Marmara Depremi'nden, Gazze cehenneminden anasız babasız kalmış çocukları kaçırmışlar.
Sahipli çocukların akıllarını çelip, onları ailelerinden ayırmak için Pinokyo masalının içine bile subliminal mesajlar sokuşturmuşlar. Şimdi şimdi ayılıyoruz, Pinokyo çizgi filminde çocuklara neden "cennet adasının" vadedildiğini... Ve şimdi fark ediyoruz, Epstein'in adasındaki mabet ile Disney'in logosundaki şatonun benzerliğini... Daha yeni uyandık Epstein adasının şekli ile Nickelodeon logosunun tıpatıp benzer olduğuna...
Bence Epstein ölmedi. Şeytanın ruhuna tüneyip kötülük yapmaya devam ediyor...
Şeref kürsüsü
Taner Demir Duran adlı işadamı, Manavgat'taki otelini kış boyunca evsizlere ve ihtiyaç sahiplerine açtı. Duran "Ben de zamanında çöpten ekmek toplamıştım" dedi.
Zap'tiye
Özgür Özel, Başsavcı Akın Gürlek için "Alın bunu görevden" deyip duruyordu. Erdoğan kırmadı, görevden alıp Adalet Bakanı yaptı. (!)
Ne demiş?
"Kulaklığı evde unutmak, Ortaçağ'da kılıcı evde unutmakla aynı şey bence." (Yaman adlı sanal medya kullanıcısının paylaşımı)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:46
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Şubat 2026 07:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















