Ankara24.com
close
up
Yıkımın ve ayrımcılığın izinde: Domların “ıskalanmış” hikâyesi Agos

Yıkımın ve ayrımcılığın izinde: Domların “ıskalanmış” hikâyesi Agos

Ankara24.com, Agos kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

Mehmet Kuyumcu, “Iskalanmış Hayatlar: Domlar” belgeseliyle Hatay’ın dışlanan Dom topluluklarının kayıplarını, dayanışmasını ve görünmez bırakılan yaşamlarını anlatıyor.

1999’da Hatay’da doğan Mehmet Kuyumcu, Dom topluluğunun bir ferdi olarak büyüdü ve yıllardır Dom, Roman ve Abdal topluluklarının hak mücadelesinde aktif rol oynadı. Bir gün, “Kendi hikâyemizi biz anlatalım” diyerek yola çıktı ve “Iskalanmış Hayatlar – Domlar” belgeselinin ilk adımlarını attı.

Hatay’daki Dom topluluklarının yaşadığı zorlukları geniş kitlelere duyurmayı amaçladığı film için çalışırken 6 Şubat 2023 depremleri yaşandı. Türkiye, tarihin en yıkıcı depremlerinden birini yaşamıştı. Evler, sokaklar yıkıldı, binlerce insan hayatını ve sevdiklerini kaybetti, etkilenen şehirler tam anlamıyla kimliklerini kaybetti. Bunun yanı sıra Kuyumcu’nun aylarca topladığı görüntüler de gitti. Elinde sadece depremden kısa süre önce arşivlediği bir video vardı. Bu kayıpların ardından belgesel tamamlanamadı. Ancak Kuyumcu, hikâyesini ve depremle daha da görünür hale gelen ayrımcılığı anlatmaktan geri durmadı. Depremden bir yıl sonra Hatay’daki Dom topluluklarının yaşadığı kayıpları, kurdukları dayanışma ağlarını ve görünmez kılınan yaşamlarını konu alan “Iskalanmış Hayatlar: Domlar” belgeseli için kolları yeniden sıvadı.

Deprem öncesinde Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) desteğiyle çekimlerine başlanan, depremin ardından Hafıza Hakikat Adalet Merkezi desteğiyle tamamlanan belgesel; Hatay’daki Dom, Abdal ve Roman topluluklarının yaşadığı sosyal dışlanma, dayanışma pratikleri ve insan hakları mücadelesine odaklanıyor.

Film, Türkiye’nin farklı kentlerinde izleyiciyle buluşmayı sürdürüyor. Gösterimlere eşlik eden, sürecin farklı aşamalarında çekilmiş fotoğraflardan oluşan bir sergi de programın parçası olarak yer alıyor. 

Yönetmen Mehmet Kuyumcu ile “Iskalanmış Hayatlar: Domlar” belgeselini, Domların maruz bırakıldığı hak ihlalleri ve ayrımcılığı konuştuk.

Dom topluluklarının tarihsel yolculuğu ve Türkiye’deki durumuyla başlayalım.

Özellikle Hatay’da yaşayan Domlar, tarihsel olarak M.Ö. 400’lerde Hindistan’daki kast sisteminin yarattığı baskılar nedeniyle göç etmek zorunda kalmış gruplardan biri. Tarih boyunca da ciddi ayrımcılık ve hak ihlallerine maruz bırakılmışlar. Hindistan’da “dalit”, yani “lanetli” olarak adlandırılmışlar. Daima dışlanmış ve hiçbir temel haktan yararlanamadan yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılmışlar.

Hindistan’dan çıkan ilk gruplar Domlardı. Ortadoğu hattı boyunca İran, Irak ve Suriye üzerinden ilerleyerek Türkiye’ye ulaştılar. Anadolu’ya gelişi 1900’lü yılların başına denk geliyor. Bu uzun göç rotasının tamamında ayrımcılık ve dışlanma, neredeyse kesintisiz biçimde karşılarına çıkmış, vardıkları Türkiye’de de devam etmiş.

Bir belgesel çekme fikri nasıl düştü aklınıza?

Liseden beri Antakya'daki sivil toplum örgütlerinde, bilhassa yereldeki sivil toplum örgütlerinde; gönüllülükle başlayan bir aktivistim. Sonraki süreçte yerelde yürütülen projelerle birlikte kendimi geliştirme fırsatı yakaladım. Ve yaklaşık 9 yıldır sivil alandayım.

Belgesel için ilk adımlar 2021’de atıldı. Dom–Roman-Abdal mahallelerinde dolaşırken “Biz neden kendi hikâyemizi anlatmayalım?” diye düşündüm. Bu fikri tetikleyen şeylerden biri de Netflix’teki “Gönül” dizisiydi. Dizi Dom topluluklarını anlatıyordu ama hem giriş cümlesi hem de yaratılan karakterler beni çok rahatsız etmişti. “Tanrı insanı yarattı, insan sıkıldı, Tanrı da Domları yarattı” gibi bir cümle, Domları eğlence figürüne indirgemekten başka bir şey değildi. Oysa bir Dom’un günlük yaşamda verdiği mücadele bambaşka ve çok daha ağır. Yıllardır dışarıdan çizilmiş, gerçeklikle ilgisi olmayan imgelerle temsil ediliyoruz. Bir belgesel çekip bu yanlış algıyı kırmak, kültürümüzü, dilimizi ve yaşam mücadelemizi içeriden bir gözle aktarmak istedim.
Antakya’daki Aksaray, Saraykent ve Altınçay mahallelerinde dört ay boyunca çekim yaptım. Yaklaşık 4 saatlik ham görüntü topladık, kurgu aşamasına geçtik ve ben yalnızca 15 dakikasını arşivlediğim bir tanıtım videosuyla İstanbul’a gittim. Döndükten sonra 6 Şubat depremleri oldu.

Halihazırda ayrımcılığa uğrayan Domlar için deprem ve sonrası nasıldı?

Deprem, toplulukların barınma, istihdam, sağlık ve eğitim haklarına erişimde yaşadığı sorunları görünür kıldı. Domlar depremin ilk günlerinden itibaren geçici barınma alanlarına kabul sürecinde ciddi ayrımcılıkla karşılaştı. “Siz kirlisiniz, çadır kurmayı bilirsiniz, diğerlerini rahatsız ediyorsunuz” gibi söylemler, çadır kentlere alınmalarını bile zorlaştırdı. Konteyner kentlerde de bu dışlanma devam etti; birçok aile mahallelerini terk etmek zorunda kaldı. İnsanlar kendi kurdukları çadırlarda yaşamak zorunda kaldı. Ancak uzun uğraşlar sonucunda ev sahibi çıkanların yerine konteyner verilebildi. Deprem sonrası hedef gösterilme arttı. Dom toplulukları hırsızlıkla suçlandı, yardım dağıtımlarında en sona bırakıldı. Günler geçmesine rağmen sıcak yemek ulaşmayan mahalleler oldu.
Zaten günübirlik işlerle geçinen topluluk için istihdam tamamen çöktü. Devlet yardımlarına erişimde de engeller yaşanınca birçok aile mevsimlik tarım işçiliği için farklı illere göç etmek zorunda kaldı. Fındık, patates, elma gibi işlerin peşinden sürekli yer değiştiren bu aileler, gittikleri bölgelerde elektriksiz, susuz, yalıtımsız çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Çocukların okul erişimi ise neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Konteynerlerin kaldırılmasıyla birlikte binlerce Dom–Roman ailesi ne yapacağını bilmez durumda; büyük mağduriyetler yaşanıyor ve somut hiçbir açıklama yok.

Yine de vazgeçmediniz, depremden sonra da çekimlere devam ettiniz.

Depremde tüm görüntülerimi kaybettim; elimde sadece 15 dakikalık bir kaydı kaldı. İlk yıl ekipman eksikliğinden dolayı çalışamadım. Kendime bu kısa kaydı kullanacağıma dair bir söz verdim, kullandım da. Ben bir geçmişe, tarihe görsel materyale sahip değilim. Bu konuda araştırmalar yaptığımda ne yazık ki bulamadım.  Bu belgesel, topluluğun tarihini ve yaşam mücadelesini kayda alarak gelecek nesillere bırakabileceğim büyük bir miras olacak diye düşündüm. Depremden bir yıl sonra çekmeye başladım, kurgu sürecini üç buçuk yıl içinde tamamladık. Proje hem yerelde hem uluslararası düzeyde büyük ilgi gördü. Belgesel, Uluslararası Roman Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü aldı, Katar’daki İkinci Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi’nde 400’ü aşkın ülke temsilcisine gösterildi. Ayrıca İstanbul, Ankara ve Antakya’da gösterimleri planlanmaya devam ediyor.

Çekim süreci nasıldı?

Çekim süreci benim topluluğun bir parçası olmam sayesinde oldukça sorunsuz ilerledi. 2009’dan bu yana bölgede gönüllü olarak çeşitli projelerde yer aldığım için toplulukla erişimde zorluk yaşamadık; aksine destek gördük. Belgeseli duyunca hem topluluk üyeleri hem yerel liderler, çalışmaya büyük ilgi gösterdi.

Sizi zorlayan anlar oldu mu?

Deprem sonrası bölgede gözlemlediklerim hem mental hem fiziksel olarak yıpratıcıydı. İnsanların yaşadığı zorluklar, barınma ve yardıma erişimdeki sıkıntılar, çekim sürecinde sürekli karşımıza çıktı. Her hikâye, her sohbet, üzerimizde büyük bir yük bırakıyordu. Buna rağmen küçük tebessümler, bir çocuğun mutluluğu gibi anlar umut kaynağımız oldu ve ayakta kalmamızı sağladı. Deprem bölgesinden döndükten sonra günlerce kendime gelemediğim zamanlar oldu; yaşananlar gerçekten ağırdı.

Filminiz izleyicilerle buluştuktan sonra nasıl tepkiler aldınız?

İzleyenler, öncelikle “Dom diye bir topluluk var mı?” sorusunu soruyor; çünkü topluluk birçok bölgede farklı isimlerle anılıyor ve bu isimler çoğu zaman olumsuz anlamlar yüklü. Bu isimlendirmeler, egemen topluluklar tarafından ayrımcılığı ve sosyal dışlamayı pekiştirmek amacıyla kullanılmış. Belgesel bu yanlış algıları kırmayı, Domların kimliğini ve kültürünü doğru biçimde aktarmayı amaçlıyordu. İzleyiciler de 40 dakikada topluluğun tarihini, günlük yaşamını ve karşılaştığı zorlukları görme ve anlama şansı buluyor. İzleyicilerden duygusal ve bilgilendirici olduğu yorumları aldık.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:96
embedKaynak:https://www.agos.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Kasım 2025 10:53 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see157

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see156

Şarampole yuvarlanan kamyonetin sürücüsü yaşamını yitirdi Adıyaman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see156

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see153

Cem Yılmaz Anjiyo Oldu

30 Ağustos 2026 00:55see151

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see150

Crystal Palace: 1 Manchester City: 4 MAÇ SONUCU

29 Ağustos 2026 00:25see150

Hidayet Türkoğlu: Hedefimiz Dünya Kupası’na katılmak!

29 Ağustos 2026 00:11see149

Adana da huzur ve güven uygulamasında 3,6 milyon TL ceza kesildi Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see149

Manchester City, Crystal Palace’ı farklı geçti!

29 Ağustos 2026 00:39see148

Ev kadınlarına emeklilik imkanı: 2026 Ev hanımlarına devlet prim desteği ne zaman başlayacak, şartlar neler?

29 Ağustos 2026 02:18see147

Ankara da tartıştığı kadını öldürüp, kendi yaşamına son verdi

30 Ağustos 2026 01:57see146

Tapu satışı sonrası düşürülen parayı bulup aldı; o anlar kamerada İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

28 Ağustos 2026 20:58see146

İletişim Başkanı Duran dan İsrail in Cumhurbaşkanı Erdoğan a yönelik açıklamasına tepki

30 Ağustos 2026 01:04see146

Serkan Özbalta: Bu ligde alınan 1 puan çok çok kıymetli!

29 Ağustos 2026 03:34see146

Erzincan Sivas kara yolunda heyelan engeli

30 Ağustos 2026 01:01see146

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see145

T.C. BODRUM 1.(SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU

29 Ağustos 2026 00:11see144

Selçuk Şahin: Acayip bir mutluluk oldu!

30 Ağustos 2026 01:03see143

Göztepe den hakem tepkisi!

30 Ağustos 2026 00:27see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları