Ankara24.com
close
up
Menu

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

‘Hakan trajik bir kral’

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

Yıkımın ve ayrımcılığın izinde: Domların “ıskalanmış” hikâyesi Agos

Yıkımın ve ayrımcılığın izinde: Domların “ıskalanmış” hikâyesi Agos

Ankara24.com, Agos kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

Mehmet Kuyumcu, “Iskalanmış Hayatlar: Domlar” belgeseliyle Hatay’ın dışlanan Dom topluluklarının kayıplarını, dayanışmasını ve görünmez bırakılan yaşamlarını anlatıyor.

1999’da Hatay’da doğan Mehmet Kuyumcu, Dom topluluğunun bir ferdi olarak büyüdü ve yıllardır Dom, Roman ve Abdal topluluklarının hak mücadelesinde aktif rol oynadı. Bir gün, “Kendi hikâyemizi biz anlatalım” diyerek yola çıktı ve “Iskalanmış Hayatlar – Domlar” belgeselinin ilk adımlarını attı.

Hatay’daki Dom topluluklarının yaşadığı zorlukları geniş kitlelere duyurmayı amaçladığı film için çalışırken 6 Şubat 2023 depremleri yaşandı. Türkiye, tarihin en yıkıcı depremlerinden birini yaşamıştı. Evler, sokaklar yıkıldı, binlerce insan hayatını ve sevdiklerini kaybetti, etkilenen şehirler tam anlamıyla kimliklerini kaybetti. Bunun yanı sıra Kuyumcu’nun aylarca topladığı görüntüler de gitti. Elinde sadece depremden kısa süre önce arşivlediği bir video vardı. Bu kayıpların ardından belgesel tamamlanamadı. Ancak Kuyumcu, hikâyesini ve depremle daha da görünür hale gelen ayrımcılığı anlatmaktan geri durmadı. Depremden bir yıl sonra Hatay’daki Dom topluluklarının yaşadığı kayıpları, kurdukları dayanışma ağlarını ve görünmez kılınan yaşamlarını konu alan “Iskalanmış Hayatlar: Domlar” belgeseli için kolları yeniden sıvadı.

Deprem öncesinde Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) desteğiyle çekimlerine başlanan, depremin ardından Hafıza Hakikat Adalet Merkezi desteğiyle tamamlanan belgesel; Hatay’daki Dom, Abdal ve Roman topluluklarının yaşadığı sosyal dışlanma, dayanışma pratikleri ve insan hakları mücadelesine odaklanıyor.

Film, Türkiye’nin farklı kentlerinde izleyiciyle buluşmayı sürdürüyor. Gösterimlere eşlik eden, sürecin farklı aşamalarında çekilmiş fotoğraflardan oluşan bir sergi de programın parçası olarak yer alıyor. 

Yönetmen Mehmet Kuyumcu ile “Iskalanmış Hayatlar: Domlar” belgeselini, Domların maruz bırakıldığı hak ihlalleri ve ayrımcılığı konuştuk.

Dom topluluklarının tarihsel yolculuğu ve Türkiye’deki durumuyla başlayalım.

Özellikle Hatay’da yaşayan Domlar, tarihsel olarak M.Ö. 400’lerde Hindistan’daki kast sisteminin yarattığı baskılar nedeniyle göç etmek zorunda kalmış gruplardan biri. Tarih boyunca da ciddi ayrımcılık ve hak ihlallerine maruz bırakılmışlar. Hindistan’da “dalit”, yani “lanetli” olarak adlandırılmışlar. Daima dışlanmış ve hiçbir temel haktan yararlanamadan yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılmışlar.

Hindistan’dan çıkan ilk gruplar Domlardı. Ortadoğu hattı boyunca İran, Irak ve Suriye üzerinden ilerleyerek Türkiye’ye ulaştılar. Anadolu’ya gelişi 1900’lü yılların başına denk geliyor. Bu uzun göç rotasının tamamında ayrımcılık ve dışlanma, neredeyse kesintisiz biçimde karşılarına çıkmış, vardıkları Türkiye’de de devam etmiş.

Bir belgesel çekme fikri nasıl düştü aklınıza?

Liseden beri Antakya'daki sivil toplum örgütlerinde, bilhassa yereldeki sivil toplum örgütlerinde; gönüllülükle başlayan bir aktivistim. Sonraki süreçte yerelde yürütülen projelerle birlikte kendimi geliştirme fırsatı yakaladım. Ve yaklaşık 9 yıldır sivil alandayım.

Belgesel için ilk adımlar 2021’de atıldı. Dom–Roman-Abdal mahallelerinde dolaşırken “Biz neden kendi hikâyemizi anlatmayalım?” diye düşündüm. Bu fikri tetikleyen şeylerden biri de Netflix’teki “Gönül” dizisiydi. Dizi Dom topluluklarını anlatıyordu ama hem giriş cümlesi hem de yaratılan karakterler beni çok rahatsız etmişti. “Tanrı insanı yarattı, insan sıkıldı, Tanrı da Domları yarattı” gibi bir cümle, Domları eğlence figürüne indirgemekten başka bir şey değildi. Oysa bir Dom’un günlük yaşamda verdiği mücadele bambaşka ve çok daha ağır. Yıllardır dışarıdan çizilmiş, gerçeklikle ilgisi olmayan imgelerle temsil ediliyoruz. Bir belgesel çekip bu yanlış algıyı kırmak, kültürümüzü, dilimizi ve yaşam mücadelemizi içeriden bir gözle aktarmak istedim.
Antakya’daki Aksaray, Saraykent ve Altınçay mahallelerinde dört ay boyunca çekim yaptım. Yaklaşık 4 saatlik ham görüntü topladık, kurgu aşamasına geçtik ve ben yalnızca 15 dakikasını arşivlediğim bir tanıtım videosuyla İstanbul’a gittim. Döndükten sonra 6 Şubat depremleri oldu.

Halihazırda ayrımcılığa uğrayan Domlar için deprem ve sonrası nasıldı?

Deprem, toplulukların barınma, istihdam, sağlık ve eğitim haklarına erişimde yaşadığı sorunları görünür kıldı. Domlar depremin ilk günlerinden itibaren geçici barınma alanlarına kabul sürecinde ciddi ayrımcılıkla karşılaştı. “Siz kirlisiniz, çadır kurmayı bilirsiniz, diğerlerini rahatsız ediyorsunuz” gibi söylemler, çadır kentlere alınmalarını bile zorlaştırdı. Konteyner kentlerde de bu dışlanma devam etti; birçok aile mahallelerini terk etmek zorunda kaldı. İnsanlar kendi kurdukları çadırlarda yaşamak zorunda kaldı. Ancak uzun uğraşlar sonucunda ev sahibi çıkanların yerine konteyner verilebildi. Deprem sonrası hedef gösterilme arttı. Dom toplulukları hırsızlıkla suçlandı, yardım dağıtımlarında en sona bırakıldı. Günler geçmesine rağmen sıcak yemek ulaşmayan mahalleler oldu.
Zaten günübirlik işlerle geçinen topluluk için istihdam tamamen çöktü. Devlet yardımlarına erişimde de engeller yaşanınca birçok aile mevsimlik tarım işçiliği için farklı illere göç etmek zorunda kaldı. Fındık, patates, elma gibi işlerin peşinden sürekli yer değiştiren bu aileler, gittikleri bölgelerde elektriksiz, susuz, yalıtımsız çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Çocukların okul erişimi ise neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Konteynerlerin kaldırılmasıyla birlikte binlerce Dom–Roman ailesi ne yapacağını bilmez durumda; büyük mağduriyetler yaşanıyor ve somut hiçbir açıklama yok.

Yine de vazgeçmediniz, depremden sonra da çekimlere devam ettiniz.

Depremde tüm görüntülerimi kaybettim; elimde sadece 15 dakikalık bir kaydı kaldı. İlk yıl ekipman eksikliğinden dolayı çalışamadım. Kendime bu kısa kaydı kullanacağıma dair bir söz verdim, kullandım da. Ben bir geçmişe, tarihe görsel materyale sahip değilim. Bu konuda araştırmalar yaptığımda ne yazık ki bulamadım.  Bu belgesel, topluluğun tarihini ve yaşam mücadelesini kayda alarak gelecek nesillere bırakabileceğim büyük bir miras olacak diye düşündüm. Depremden bir yıl sonra çekmeye başladım, kurgu sürecini üç buçuk yıl içinde tamamladık. Proje hem yerelde hem uluslararası düzeyde büyük ilgi gördü. Belgesel, Uluslararası Roman Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü aldı, Katar’daki İkinci Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi’nde 400’ü aşkın ülke temsilcisine gösterildi. Ayrıca İstanbul, Ankara ve Antakya’da gösterimleri planlanmaya devam ediyor.

Çekim süreci nasıldı?

Çekim süreci benim topluluğun bir parçası olmam sayesinde oldukça sorunsuz ilerledi. 2009’dan bu yana bölgede gönüllü olarak çeşitli projelerde yer aldığım için toplulukla erişimde zorluk yaşamadık; aksine destek gördük. Belgeseli duyunca hem topluluk üyeleri hem yerel liderler, çalışmaya büyük ilgi gösterdi.

Sizi zorlayan anlar oldu mu?

Deprem sonrası bölgede gözlemlediklerim hem mental hem fiziksel olarak yıpratıcıydı. İnsanların yaşadığı zorluklar, barınma ve yardıma erişimdeki sıkıntılar, çekim sürecinde sürekli karşımıza çıktı. Her hikâye, her sohbet, üzerimizde büyük bir yük bırakıyordu. Buna rağmen küçük tebessümler, bir çocuğun mutluluğu gibi anlar umut kaynağımız oldu ve ayakta kalmamızı sağladı. Deprem bölgesinden döndükten sonra günlerce kendime gelemediğim zamanlar oldu; yaşananlar gerçekten ağırdı.

Filminiz izleyicilerle buluştuktan sonra nasıl tepkiler aldınız?

İzleyenler, öncelikle “Dom diye bir topluluk var mı?” sorusunu soruyor; çünkü topluluk birçok bölgede farklı isimlerle anılıyor ve bu isimler çoğu zaman olumsuz anlamlar yüklü. Bu isimlendirmeler, egemen topluluklar tarafından ayrımcılığı ve sosyal dışlamayı pekiştirmek amacıyla kullanılmış. Belgesel bu yanlış algıları kırmayı, Domların kimliğini ve kültürünü doğru biçimde aktarmayı amaçlıyordu. İzleyiciler de 40 dakikada topluluğun tarihini, günlük yaşamını ve karşılaştığı zorlukları görme ve anlama şansı buluyor. İzleyicilerden duygusal ve bilgilendirici olduğu yorumları aldık.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:81
embedKaynak:https://www.agos.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Kasım 2025 10:53 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

30 Mayıs 2026 00:37see150

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

30 Mayıs 2026 00:20see146

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

30 Mayıs 2026 00:52see146

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

29 Mayıs 2026 16:11see144

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

29 Mayıs 2026 14:32see141

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

29 Mayıs 2026 17:44see138

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

29 Mayıs 2026 17:18see136

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

29 Mayıs 2026 14:36see135

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

29 Mayıs 2026 11:41see135

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

29 Mayıs 2026 21:58see134

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

30 Mayıs 2026 16:30see133

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 05:02see133

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

30 Mayıs 2026 17:04see133

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

29 Mayıs 2026 10:44see132

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

30 Mayıs 2026 17:12see132

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

29 Mayıs 2026 13:04see132

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

30 Mayıs 2026 04:05see132

‘Hakan trajik bir kral’

29 Mayıs 2026 11:38see131

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

30 Mayıs 2026 17:52see130

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 00:07see130
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları