Ankara24.com
close
up
Yıkımdan devlete, kaostan nizama: İsrail’in büyük korkusu Ersin Çelik

Yıkımdan devlete, kaostan nizama: İsrail’in büyük korkusu Ersin Çelik

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Yanı başımızda bir devlet, ağır yıkıntıların, dumanı tüten enkazların arasından yeniden doğuyor. Suriye’den söz ediyorum. Sadece bir komşu ülke değil, her yönüyle canlı, acı verici, öğretici bir tarih ve sosyoloji laboratuvarı gibi önümüzde duruyor. Suriye’yi devrimden çok önce, sınır güvenliği, terör başlıkları, akrabalık bağlarımız ve insani yardımlar parantezinde konuşurduk. 2011 yılından sonra ise devrimin bütün sancılarını anbean hissettik. İç savaşı, göçü ve insani krizleri yalnızca televizyon

Yanı başımızda bir devlet, ağır yıkıntıların, dumanı tüten enkazların arasından yeniden doğuyor. Suriye’den söz ediyorum. Sadece bir komşu ülke değil, her yönüyle canlı, acı verici, öğretici bir tarih ve sosyoloji laboratuvarı gibi önümüzde duruyor.

Suriye’yi devrimden çok önce, sınır güvenliği, terör başlıkları, akrabalık bağlarımız ve insani yardımlar parantezinde konuşurduk. 2011 yılından sonra ise devrimin bütün sancılarını anbean hissettik. İç savaşı, göçü ve insani krizleri yalnızca televizyon ekranlarından izleyerek değil, yurtlarını terk etmek zorunda kalan masum sivilleri şehirlerimizde misafir ederek, ekmeğimizi bölüşerek, bizzat şahitlik ederek yaşadık.

Ancak devrimden sonraki son iki yıldır, artık başka ve çok daha derin bir sorunun etrafında dönüyoruz:

“Suriye nasıl bir devlet olarak yeniden kurulacak?”

Gelinen aşama elbette Suriye’nin kendi iç meselesini çoktan aşmış durumda. Başta ülkemiz olmak üzere, bütün coğrafyayı doğrudan ilgilendiren, fiziki sınırların yeniden çizildiği değilse de zihinlerin ve nüfuz alanlarının yeniden tanımlandığı bir eşikteyiz.

***

KRİTİK RAPOR: BİR DEVLET NASIL KURULUR?

Bugün önümde, dün kamuoyu ile paylaşılan, ezber bozan öngörüler, teklifler ve çözümler ortaya koyan kapsamlı bir çalışma;

“Suriye Raporu”

duruyor.

Cihannüma Derneği, İHH ve Dijital Hafıza Derneği’nin, Kasım-Aralık 2025 tarihlerinde sahaya inerek, iki farklı uzman ekiple hazırladığı bu rapor, durum tespitlerinin ötesinde, Suriye Arap Cumhuriyeti özelinde ancak Türkiye’ye de yeni ödevler yüklenen; geniş kapsamlı kısa ve uzun vadeli yol haritası çiziyor.

Raporu birkaç gün önce temin etsem de Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen yoğun katılımlı programı takip ettim. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah, Dijital Hafıza Derneği Başkanı İzzet Şahin, Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşundan temsilci, akademisyen ve gazetecinin katıldığı sunumda şunu bir kez daha fark ettim: Türkiye’nin sivil toplum tecrübesi de insani yardım çalışmalarının ötesine geçen bir birikim ortaya koyuyor.

Rapora geçecek olursak: Tarihten hukuka, eğitimden mimariye, sağlıktan uluslararası ilişkilere kadar 15 farklı disiplinde, 100’e yakın akademisyenin emeğiyle ortaya çıkmış; adeletli, hakkaniyetli, tarihini reddet-meyen, acılarından dersler çıkarmış, halkını kucaklayan, dengeleri bilen, coğrafyasını yaşayan ve geleceği öngören; “bir devleti yeniden kurgulama” rehberi adeta. Toplam 65 metne dayanan ve Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak hazırlanan bu çalışma, Suriye için somut adımlar atılması gerektiğini çok somut verilerle ortaya koyuyor.

Raporun gördüğüm bazı çarpıcı cümleleri aktararak detaylarına gireceğim. Takdim yazısında Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah’ın şu sözlerini altını çizdim: “Türkiye ve İslâm dünyası Suriye meselesini sadece yıkılmış bir ülkeyi yardım kampanyaları ile ihya ve inşa etmek olarak görmemelidir. Batının ve zihnen batıyla entegre şekilde zulüm mekanizmaları kuran doğudaki bazı devletlerin kötülükleri daima hatırda tutularak işler yapılmalıdır.”

Cerrah’ın “İslâm milletinin kurtuluşu tevhit inancının toplumsal yansıması olan vahdet şuuruna dayatmaktadır” şekkindeki sözlerini tamamlayan vurguyu ise bir diğer takdim yazısında İHH Başkanı Bülent Yıldırım yapıyor: “Suriye meselesi, Allah için cehdeden birlik içinde olan Müslümanların dengelerin değiştiğini göstermektedir.”

Yıldırım, programda yaptığı konuşmada dengelerin daha nasıl değişeceğine ise şöyle işaret etti: “Tarihe döndük. Beş milyondan fazla Suriyeli Türkçe öğrendi. Çok sayıda Türk Arapça öğrendi. İlk adalet kavgasını Suriye’de kazandık. Şam, Kıbrıs, Mısır, Lübnan, Irak, Türkiye ve sonunda da İran’da yaşayanlar da bu katardaki yerlerini alacaklar.”

***

BETONLA, YOLLARLA SINIRLI KALAMAZ

Ama önce Suriye’nin hal yoluna koyulması gerekiyor.

Raporun ruhuna sinen en önemli vurgulardan birini yine İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın şu ifadelerinde saklı: “Yeniden inşa süreci yalnızca betonla, yollarla ve binalarla sınırlı kalamaz. Asıl onarılması gereken şey, güven duygusu, adalet algısı ve birlikte yaşama iradesidir.”

Gerçekten de Suriye, ümmetin yaralı hafızası. Yıllarca Esed rejiminin zulmü altında adaletin geciktiği ama asla unutulmadığı bir imtihan sahasıdır. Bugün gelinen noktada, fiziksel yıkımı onarmak işin belki de en kolay kısmı. Zor olan, darmadağın edilmiş toplumsal dokuyu, mezhepsel ve etnik fay hatlarını kaşıyanlara inat, yeniden bir arada yaşama kültürünü oluşturmak olacak.

Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah’ın takdim yazısındaki şu uyarısı ise stratejik bir uyarı: “Suriye’nin geleceği, sahada agresif şekilde iş kovalayan Batılı devletlerin ve onların taşıyıcı gücü olan çok uluslu şirketlerin insafına terk edilmemelidir.”

Bu tespit, Suriye’nin yeniden inşasının sadece bir müteahhitlik hizmeti olmadığını, aynı zamanda bir medeniyet tasavvuru ve bağımsızlık mücadelesi olduğunu gösteriyor.

***

GÜÇLÜ SURİYE, İRAN’IN DA GÜVENLİĞİNİ SAĞLAR

Raporda yer alan sosyolojik veriler, sahadaki gerçekleri önümüze yalın olarak koyuyor. 2011’den bu yana 1 milyon insanın hayatını kaybettiği, 14 milyona yakın insanın yerinden edildiği bir tablodan bahsediyoruz. Suriye toplumunun yaklaşık yüzde 85’i Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat anlayışına mensup. Baskı döneminin bitmesiyle birlikte toplumsal dayanışmada belirgin bir canlanma gözlemleniyor.

Fakat bir süredir yakında takip ettiğimiz Dürziler ve PYD kontrolündeki bölgelerdeki gerilim, bir kırılma riskini de gösteriyor. Raporda da özellikle İsrail’in ve küresel güçlerin, azınlık gruplarını stratejik bir araç olarak kullanma alışkanlığına dikkat çekiliyor. Dürzilerin dış müdahalelerle kışkırtılması veya PYD/SDG gibi yapıların Kürt kimliğini araçsallaştırarak terör koridoru oluşturma çabası, yeniden inşanın önündeki en büyük mayınlar.

Tam bu noktada

“İsrail Faktörü”

devreye giriyor. Rapordaki analizlere göre İsrail, Suriye’de tam bir istikrar veya Türkiye ile entegre olmuş güçlü bir yönetim istemiyor. Onların tercihi “

kontrollü

kaos

.” Çünkü istikrarsız bir Suriye, Golan Tepeleri işgalini unutturuyor ve İsrail’in “güvenlik” bahanesiyle bölgeyi bombalamasına meşruiyet sağlıyor.

Türkiye ile Suriye’nin normalleşmesi, Ankara’nın yeniden inşa sürecinde etkin rol alması, Tel Aviv’in kâbus senaryosu. Çünkü bu, İsrail’in bölgedeki hareket alanını daraltacak ve “Davut Koridoru” hayallerini suya düşürecek. Raporda, güçlü bir Suriye devletinin bölgesindeki devletlerin de güvenliğini sağlamlaştıracağına vurgu yapılıyor. Tam burada İran’ın Şii Hilali ve Velayet-i Fakih eksenli yayılma stratejisi, devrimle birlikte Suriye’de önemli ölçüde zayıfladığına dikkat çekmek ve rapordaki şu tespiti birkaç yıl sonrası için not etmek gerek: “Türkiye–Suriye ilişkilerinin normalleşmesi, Türkiye’nin yeniden inşa sürecinde etkin rol üstlenmesini ve bölgesel nüfuzunu artırmasını sağlayabilir. Bu durum, İsrail’in Suriye’deki askeri ve istihbarı hareket alanını daraltacak; özellikle hava operasyonları ve İran karşıtı faaliyetlerini sınırlandıracaktır. Aynı zamanda Türkiye’nin Arap dünyasındaki artan diplomatik etkisi, İsrail’in bölgesel yalnızlığını derinleştirme potansiyeli taşımaktadır.”

***

GERİ DÖNÜŞ: TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK

Rapora göre yeni yönetimin en büyük handikabı, otoriter yapıdan katılımcı yönetime geçerken yaşadığı “nitelikli kadro” sıkıntısı. Devletin hafızasını, bürokrasisini ve eğitimini yönetecek kadrolar eksik. İşte bu yüzden, yurt dışındaki yetişmiş Suriyeli insan kaynağının geri dönüşü, sadece bir göçmen politikası değil, Suriye’nin beka meselesi olarak ortada duruyor. Hem insan kaynağı açığını kapatmak hem de demografik dengeyi korumak için bu geri dönüşler stratejik bir zorunluluk olarak koordine edilmeli.

Suriye Raporu, bize kısa vadeli taktiklerin ötesinde bir vizyon sunuyor: Devletin hiçbir kritik yapısının tek bir azınlığın tekelinde olmadığı, başkanlık yetkilerinin denetlenebildiği, eğitim müfredatının çoğulcu ve eleştirel bir tarih bilinciyle yeniden yazıldığı bir Suriye...

Sınırların hem gönüllerde hem de fiiliyatta anlamsızlaştığı, İslam coğrafyasının ortak değerler etrafında kenetlendiği bir gelecek, hamasi bir hayal değil. Siyasetten bürokrasiye, akademiden sivil topluma kadar hepimizin omuzlarındaki tarihî ve ahlaki bir vecibe.

***

KOLİ DAĞITMAKTAN DEVLET İNŞA ETMEYE

Bitirirken şunu da ifade etmeliyim: Yıllarca ABD ve İsrail merkezli düşünce kuruluşlarının (think-tank), bölgemizdeki ülkeleri kapalı kapılar ardında nasıl tasarladığını, masa başında kurguladıkları teorileri yerel bağlantıları ve elçilikleri üzerinden nasıl ete kemiğe büründürdüklerini tecrübe ettik. Onlar kaos planlarken, bizim elimizde ise sadece yaraları saracak imkanlar vardı.

Ancak bugün tablo değişiyor. Artık o emperyal aklın ve sinsi düzenin karşısında; sahayı bilen, derdi insan olan ve

“insani diplomasi”

üreten yerli kurumlarımız var. Bu rapor, sivil toplumumuzun sadece yardım kolisi dağıtan değil, devlet aklı üreten, strateji geliştiren ve bölgesel barışın entelektüel altyapısını kuran bir seviyeye ulaştığının en somut ispatı. Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin konuşmasında sarfettiği şu sözler bu gözlemi doğrular nitelikteydi: “Kendi sorununu tartışan, tespit eden ve krizlerini çözen bir topluma dönüştük. Bu çok büyük bir kazanım.”

Büyük bir gayret ve titizlikle hazırlanan “Suriye Raporu”, derdi, davası; coğrafyamız, bölgemiz, sınırlarımız, sınır ötesindeki bağlarımız olan, devlet adamları, siyasetçiler, akademisyenler ve öğrenciler tarafından da dikkatle okunmalı.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:126
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kılıçdaroğlu ile aday öğrenci arasında çarpıcı diyalog: Siyaset tehlikeli bir şey Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 00:33see210

Carlos Espi, Real Madrid ile anlaştı!

31 Temmuz 2026 00:02see208

Borsa İstanbul’da gong Masfen Enerji için çaldı

31 Temmuz 2026 01:01see203

Miraçıların yıllardır beklediği kanun çıktı Son Haberler

31 Temmuz 2026 02:15see200

Trump ilan etti! Resmen silah bıraktılar, İsrail geri çekilecek! Sürpriz Türkiye detayı

31 Temmuz 2026 01:58see199

UEFA Avrupa Ligi nde ikinci eleme turu maçları tamamlandı!

31 Temmuz 2026 00:22see195

John Stones, Inter’e transfer oldu!

31 Temmuz 2026 00:02see194

Kastamonu da ormanlık alana düşen yabancı cismin patlaması sonucu yangın çıktı Kastamonu Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Temmuz 2026 01:26see190

Kur endişesi hesapları dövizle doldurdu Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 04:53see189

Resmi Gazete de yayımlandı: En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira oldu

31 Temmuz 2026 01:01see185

Gerçek Fikri Ne? 30 Temmuz 2026 (Yeni Parti CHP den Farklı Mı?)

31 Temmuz 2026 04:03see181

CHP’li eski vekil hayatını kaybetti!

31 Temmuz 2026 04:22see180

Fatih Terim’in suçu ne? Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 00:05see174

BETİMAR anket sonuçlarını ilk kez ÜLKE TV canlı yayınında açıkladı! Yeni Parti ye anket şoku

31 Temmuz 2026 02:40see173

Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail cezaevlerindeki Filistinlilere yönelik tıbbi ihlaller tüm şiddetiyle sürüyor

31 Temmuz 2026 00:03see172

Bursa da Soruşturma: Bozbey ve 62 Sanık Yargılanıyor

31 Temmuz 2026 01:47see168

Donald Trump: Hamas silahsızlandırılacak Dış Haberler

31 Temmuz 2026 01:41see165

İsrail den beklenmedik Türkiye açıklaması! Netanyahu kafayı yiyecek: Türkler bölgeyi...

31 Temmuz 2026 19:09see153

TCMB den Döviz Dönüşüm Desteğine Yeni Düzenleme

01 Ağustos 2026 01:48see148

Başkan Altay: Konya’mızın bir hayali daha gerçekleşiyor

31 Temmuz 2026 00:58see145
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları