Yenilikçilerin zor sınavı: Köprüler yıkılırken İhsan Aktaş
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
İsrail-ABD-İran savaşı başladığında birkaç ay boyunca medyada başka bir gündem olmadı. CHP’nin bu ülkede konuşulma kabiliyeti o kadar yüksek ki, butlan kararından sonra neredeyse hiçbir gündem CHP’nin konuşulmasının önüne geçemedi.
Bugün ikiye bölünmüş bir Cumhuriyet Halk Partisi var ve her iki taraf da birbirlerine karşı oldukça kararlı ve keskin bir şekilde duruyor.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde parti içi rekabet bugün ortaya çıkmış bir durum değildir. Partinin neden iktidar olamadığı çoğu zaman gündem olmuştur. Bunun cevabı çok nettir: Yakın zamana kadar CHP’nin iktidar olmaya ihtiyacı yoktu; çünkü devlet aygıtı ellerindeydi.
Bu sebepten dolayı partiyi elde tutmak her zaman iktidar olmaktan daha kıymetli bir durumdu. Bu nedenle iktidar-muhalefet rekabetinden çok, parti içi çekişmeler CHP siyasetinin mihverini oluşturmuştur.
Türkiye’de vesayetin ortadan kalkması, dış güçler dediğimiz heyulanın siyaset üzerindeki etkisinin azalması, siyasetin geleceğine doğrudan seçmenin yön vermesi, güçlü bir iktidar ve güçlü bir liderin varlığı CHP’yi yeni arayışlara itti.
CHP, iktidar karşıtlığını bir iktidar alternatifi olma arayışıyla değil, var olanı yok sayarak muhalefet etme yoluna gitti. Bu yaklaşım, partinin kodlarından kaynaklı bir problemdir.
Demokrat Parti iktidar olduğunda CHP’liler bu partiyi, kendi hakkınmüktesep olarak gördükleri iktidarı gasp eden arızi bir durum olarak gördüler. Çevreden gelen ve cumhuriyete karşı olduğunu düşündükleri bu hareketi, bir gün yok edilmesi gereken geçici bir dönem saydılar.
Partinin Anavatan Partisi, Refah Partisi ve çeyrek asırdır iktidarda olmasına rağmen başlangıçta AK Parti’ye karşı tutumu da benzerliğini korudu. “Cumhuriyet tehlike altında” diyerek partileri ve liderleri rejim için sorun olarak gördüler.
Son yerel seçimden sonra partinin oyları yüzde 30’lara çıktı. Yenilikçi ekibin bir konforu vardı. Bu kitle, güçlü iktidar ve güçlü lidere muhalif bir kitleydi ve kitlenin topyekûn muhalifliği parti yönetimini tembelliğe sürükledi. Hiçbir konuda siyaset seti geliştirmediler. Kendi iç sorunlarına eğilmediler.
Bugün parti iki başlı bir partiye dönüştü. Kılıçdaroğlu partiyi doğrudan yönetmeye geldi. Başka bir ihtimale fırsat vermiyor.
Yenilikçi ekibin partiden ayrılıp yeni bir parti kurmaktan başka çıkar yolu kalmadı. Sorun da tam burada başlıyor.
1- Parti yeni bir parti mi olacak, bir başka partinin içine girip onu mu dönüştürecekler?
2- Kurulacak parti CHP’ye ne kadar benzeyecek?
3- CHP sosyolojisi bu yeni durumu nasıl karşılayacak?
4- Yeni partideki kanaat önderleri arasında yapılacak rol dağılımı nasıl bir kırılma oluşturacak?
5- Bugün kurulu düzenin gücünü kullanan yenilikçiler, illerdeki görev değişikliklerinden sonra kitleleri hangi saiklerle yönetecekler?
6- Bugüne kadar iki fikir etrafında modası geçmiş bir yaklaşım ortaya koyan yenilikçiler, dört eğilim ve küresel sistemle barışık bir siyaset söylemi içine girdiler. Bu iki konu da kendi içinde onlarca sorun barındırıyor.
Özgür Özel ekibinin büyük çıkmazı şudur: CHP tabanının tamamına yakını iktidar karşısında bir motivasyona sahipti. Bir siyasi temsil için bu olağanüstü bir güçtü.
Bugün genel merkeze karşı yürütülen çatışmalar partiyi üç ana gruba ayırdı: Sayın Özgür Özel cephesi, Sayın Kılıçdaroğlu cephesi ve her iki tarafa da mesafeli duran, olanı biteni takip eden partililer.
Geleneksel CHP seçmeni zor bir sınavda. Eğer şartlar yeni bir parti kurmaya evrilirse, en büyük zorluğu ömrünü CHP’de geçirmiş partililer yaşayacak. Bu durum birçok sosyolojik kırılmayı beraberinde getirecek.
İkinci büyük kırılma ise büyük illerdeki il başkanlıklarının değişiminde yaşanacaktır.
Felsefeci arkadaşımın aşağıdaki cümlesi, partide olan bitenin kısa tarifi gibi:
“CHP’nin bugün karşı karşıya kaldığı daha büyük tehlike rakipleri değil, hafıza ile gelecek arasında kurulması gereken köprünün yıkılmasıdır. Bir köprü yıkıldığında iki kıyı da birbirinden uzaklaşır; sonunda herkes kendi hakikatinin içine kapanır. O noktada artık tartışma değil, yalnızca karşılıklı öfke kalır.”
Görüntülenme:21
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Haziran 2026 04:15 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar


















