Yeni genel sekreter Taha Kılınç
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Arap Birliği’nin yeni genel sekreteri Nebîl Fehmî, bugün -1 Temmuz 2026- itibarıyla görevine resmen başladı. 75 yaşındaki Fehmî’nin adaylığı, Arap Birliği dışişleri bakanlarının 29 Mart günkü toplantısında oybirliğiyle kabul edilmiş ve kamuoyuna duyurulmuştu. Yapılan açıklamada Fehmî’nin, uluslararası krizlerle başa çıkacak tecrübeye ve bilgiye sahip olduğunun altı çizilmişti. Koltuğu eski genel sekreter Ahmed Ebu’l-Gayt’ten devralan Fehmî de “uluslararası hukuku ayaklar altına alanların haince topraklarımıza ve kardeşlerimize saldırdığı bir zamanda” genel sekreterlik vazifesini üstlenmenin büyük bir sorumluluk olduğunu kaydetti.
1951 yılında, babasının diplomatik görevi sebebiyle bulunduğu New York’ta doğan Nebîl Fehmî, 1976’dan itibaren Mısır Dışişleri Bakanlığı’nda hariciye kariyerine başladı. 1997-1999 arasında Tokyo’da, 1999-2008 arasında da Washington’da büyükelçilik yapan Fehmî, 11 Eylül ve Irak’ın işgali sürecinde ABD’li yetkililerle yakın mesai içinde çalıştı. 2013-2014’te kısa süreliğine dışişleri bakanlığına getirilen Fehmî, ayrıca Kahire Amerikan Üniversitesi bünyesinde akademik dünyanın içinde de aktif biçimde yer almış bir isim.
Nebîl Fehmî, Ortadoğu ve İslâm dünyasının birbirinden ağır krizlerle boğuştuğu bir zaman diliminde Arap Birliği’nin dümenine geçti. İsrail’in Filistin’de gittikçe azgınlaşan ve derinleşen işgali, Lübnan’da devam eden Siyonist tacizler, İran’la ABD arasındaki gerilim ve müzakere süreçleri, Yemen’de İran-Suudi Arabistan mücadelesi, Sudan’da hız kesmeyen iç savaş, Cezayir-Fas diplomatik krizi, Somali’den Libya’ya geniş bir coğrafyada Birleşik Arap Emirlikleri-İsrail ittifakı, Fehmî’nin masasında hazır bulduğu çok sayıda dosyadan sadece birkaçı. Nebîl Fehmî, sıra dışı bir durum olmazsa, -rutin teamül gereği- arka arkaya beşer yıllık iki dönem halinde vazife yapacak.
Yeni genel sekreterin işinin zorluğu, sadece önüne yığılan dosyaların kalınlığına ve karmaşıklığına bağlı değil. Başlı başına, Arap Birliği’nin yapısından ve siyasî duruşundan kaynaklanan zorluklar da var:
Mısır’ın İskenderiye şehrinde düzenlenen bir hazırlık toplantısının ardından, 22 Mart 1945’te Kahire’de kurulan Arap Birliği, halihazırda 22 üyesiyle Arap dünyasını tek çatı altında buluşturan en büyük uluslararası teşkilât durumunda. Başlangıçta yedi ülke (Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan, Suriye ve Kuzey Yemen) tarafından oluşturulan birlik, zamanla Arapların tamamını kapsayacak şekilde genişletildi.
Yönetim merkezi ve genel sekreterlik ofisi Kahire’de bulunan Arap Birliği, özellikle 1952’den itibaren Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnâsır’ın yaptığı doğrudan müdahalelerle Mısır’ın dış politika tercihleriyle tamamen uyumlu bir çizgiye büründü. Sonraki yıllarda, Arap dünyasının karşılaştığı bütün krizlerde, Arap Birliği, müstakil bir siyaset ve duruş benimsemek yerine sorgusuz-sualsiz Mısır hükümetinin kararlarına uydu. Bu durumun tek istisnası, dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Enver Sedat’ın 1979’da İsrail’le imzaladığı Camp David Barış Anlaşması’na Arap ülkelerinin gösterdiği toplu tepkiydi. Sedat’a yönelik öfke o kadar büyüktü ki, Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşındı, Mısır birlikten atıldı ve birliğin tarihinde ilk kez Mısırlı olmayan bir diplomat -Tunuslu Şâzilî Kuleybî- genel sekreterliği üstlendi. Mısır ancak Enver Sedat 1981’de öldürüldükten çok sonra, 1989’da Arap Birliği’ne yeniden kabul edildi, birliğin merkezi de ertesi yıl tekrar Kahire’ye taşındı.
Nebîl Fehmî, Mısır eski dışişleri bakanlarından İsmail Fehmî’nin (1922-1997) oğlu. Çekirdekten yetişme bir diplomat olan İsmail Fehmî, Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın en güvendiği adamlardan biriydi. Buna rağmen, Sedat 1977’de aniden İsrail’i ziyarete karar verince Fehmî tepki olarak istifasını sunmuş, Filistin’i işgal edenlerin ayağına gitmeyi içine sindiremeyerek bakanlığı bırakmakta tereddüt göstermemişti.
Şimdi esas soru şu: İsmail Fehmî’nin oğlu, görevi icabı İsrail’in saldırganlıklarıyla devamlı yüzleşmek durumunda kalacağı kesin olduğuna göre, günün birinde babası gibi istifa kartını kullanabilecek mi? Sanırım, cevabı hepimiz biliyoruz.
Görüntülenme:34
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Temmuz 2026 04:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar


















