Yediklerimiz genlerimizi nasıl etkiliyor? Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
“Genlerimiz kaderimizdir” inancı, son yıllarda bilimsel keşifler ışığında ciddi şekilde sorgulanıyor.
Epigenetik adı verilen devrim niteliğindeki bilim dalı, genetik yapımız sabit olsa da, yaşam tarzımızla, çevresel etkenlerle ve özellikle beslenme tercihlerimizle genlerimizin şekillenebileceğini gösteriyor. ‘’Artık biliyoruz ki, aynı genetik yapıya sahip iki kişi, farklı yaşam tarzları ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle tamamen farklı sağlık sonuçları yaşayabilir.
Yani, genlerinizin davranışını doğru yönetirseniz sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz’’ diyen Diyetisyen Semahat Burcu Sel, epigenetik beslenmeyle ilgili merak edilen noktalara değindi:
EPİGENETİK NEDİR?Semahat Burcu Sel
Yaşam tarzımızın ve çevresel faktörlerin genlerimiz üzerinde etki gösterebilmesine epigenetik deniyor. Doğuştan sahip olduğumuz, kalıtsal olarak ailemizden geçen DNA’ımız, içerisinde birçok bilgiyi ve potansiyeli barındırıyor. Bu bilgilerin bazıları potansiyel olarak hangi hastalıkları geçirebileceğimizi de içeriyor.
Epigenetik işte bu noktada devreye giriyor. Sahip olduğumuz bazı genetik yatkınlıkların -örneğin ailede diyabet geçmişi- bizim de başımıza gelip gelmeyeceğini epigenetik yani o genin kendini nasıl göstereceği etkiliyor.
Günümüzde epigenetik çalışmaları da gen gösterimimizin beslenme, hareket, uyku, stres, toksin gibi çevresel faktörlere maruziyet altında değişebildiğini gösteriyor. Epigenetiğimizi etkileyen yaşam tarzı seçimleri arasında beslenme ise önemli bir rol oynuyor.
İyi beslenmenin gücüSağlıklı beslenme yani doğru gıdaları tüketmek, genleri koruyor; epigenetik değişikliğe bağlı oluşan diyabet, kanser gibi hastalıkların riskini azaltıyor. Nörolojik ve kardiyovasküler sağlığı desteklerken yaşlanma karşıtı etkiler de gösteriyor.
HURMAFisetin, meyve ve sebzelerde bulunan güçlü bir flavonoid (bitkisel antioksidan) bileşiktir. Özellikle son yıllarda “senolitik” (yaşlanan hücreleri ortadan kaldıran) etkileriyle öne çıkmıştır. Bu özelliğiyle yaşlanmayı geciktirme, beyin sağlığını koruma ve hücre yenilenmesini destekleme açısından araştırılmaktadır. Çilek, yaban mersini, kırmızı-mor üzüm, şeftali, hurma, mango vb. besinlerde bulunur.
KIRMIZI ET VE BAKLAGİLÇinko vücudumuzun düzgün çalışması için gereken temel minerallerden biridir. Bağışıklık sistemi, hücre onarımı, büyüme, yara iyileşmesi ve hormon dengesi gibi birçok hayati işlevde rol oynar. Sığır eti, kuzu eti, deniz ürünleri (özellikle istiridye), tavuk/hindi eti, yumurta sarısı, kabak çekirdeği, badem, ceviz, mercimek, nohut çinko içeren besinlerdir.
Kötü beslenmenin sonuçlarıBedenimizi en küçük yapı taşından; genlerimizden etkileyebilen gıdalar, hastalıklardan uzak, sağlıklı ve uzun bir ömür sürmemize yardım edebildiği gibi hastalıklara yakalanma riskimizi de artırabiliyor.
Beslenme şeklimizin vücut üzerindeki bu gücü epigenetik bilimiyle açıklanıyor. Kötü beslenme sonucu kimyasal ve metabolik nedenli mutasyonlar ve modifikasyonlar genleri değiştirebiliyor.
Bunun sonucunda obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve kanser gelişebiliyor.
YAĞLI BALIKLAROmega 3 yağ asitleri (EPA-DHA-ALA) anti-inflamatuar genleri aktive edebilir. Vücudun kendisi üretemediği için mutlaka dışarıdan alınması gereken çoklu doymamış yağ asitleridir. Özellikle kalp, beyin ve iltihap kontrolü açısından önemlidir. Yağlı balıklar, keten tohumu, chia tohumu, ceviz, semizotu Omega 3 açısından zengin besinlerdir.
Resveratrol, bazı bitkilerde doğal olarak bulunan güçlü bir polifenol ve antioksidan bileşiktir. Yaşlanma karşıtı olabilir. Hücre düzeyinde “sirtuin” adı verilen uzun ömürle ilişkili proteinleri aktive edebilir. Mor ve kırmızı üzüm (çekirdekli tüketilmesi önerilir), yaban mersini, kızılcık, dut, böğürtlende bulunur.
AVOKADOE vitamini yağda çözünen güçlü bir antioksidan vitamindir ve vücudumuzdaki hücre zarlarını oksidatif hasardan korur. Cilt sağlığı, bağışıklık sistemi, kalp ve beyin fonksiyonları, göz sağlığı için önemlidir. Badem, fındık, avokado, ıspanak, brokoli, zeytinyağı E vitamini içeren besinlerdir.”
TURPGİLLERSülforafan, özellikle turpgiller familyasına ait sebzelerde bulunan, güçlü bir antioksidan ve fitokimyasal bileşiktir. DNA onarımı ve detoksifikasyonu destekler. En çok brokoli ve brokoli filizlerinde, orta düzeye lahana, Brüksel lahanası ve turpta bulunur.
ZERDEÇALKurkumin zerdeçalın aktif bileşenidir ve ona sarı-turuncu rengini veren güçlü bir antioksidan ve anti-inflamatuar
maddedir. Karabiber ve zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı gibi sağlıklı yağlarla birlikte ile birlikte tüketmek emilimi artırabilir.
Selenyum esansiyel mineraldir ve güçlü bir antioksidan görevi görür. Hücreleri serbest radikal hasarından korur ve birçok biyokimyasal süreçte rol oynar. Selenyum içeren besinler somon, uskumru, ton balığı, kırmızı et, tavuk, yumurta, sarımsak, tam tahıllı ürünlerdir.
KIZILCIKElajik asit, güçlü bir antioksidan olup bazı meyvelerde ve kuruyemişlerde doğal olarak bulunur. Hücreleri hasardan koruyarak kanser, iltihap ve yaşlanma gibi süreçlerde olumlu etkilere sahip olduğu düşünülmektedir. Ahududu kızılcık, böğürtlen gibi meyvelerde, fındık ve kestanede bulunur.
EPİGENETiK BESLENME B12Sinir sistemi sağlığı, kırmızı kan hücresi üretimi ve DNA sentezi için hayati öneme sahip bir vitamindir. B12 vitamini hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Bitkisel gıdalarda doğal olarak bulunmaz, bu yüzden vegan bireylerin takviye alması gerekir.
GENLERİMİZİ KORUYAN GIDALARVitamin, mineral ve antioksidan zengini gıdalar genetik ifadeyi olumlu etkileyip, hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Epigenetik süreçleri destekleyen ve genlerinizi pozitif yönde etkileyebilecek bazı önemli besinler şöyle sıralanabilir:
ISPANAKFolik asit, vücutta DNA sentezi, hücre bölünmesi ve kırmızı kan hücrelerinin oluşumu gibi hayati işlevlerde görev alır. Özellikle koyu ıspanak, roka, pazı, brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere birçok besinde doğal olarak bulunur.
YUMURTAKolin, vitamin benzeri bir besin öğesi olarak sınıflandırılır. Her ne kadar bir vitamin olmasa da, B grubu vitaminlerle yakından ilişkilidir. Kolin; beyin, karaciğer ve kas sağlığı başta olmak üzere birçok sistemde görev alır. Genlerin sağlıklı çalışmasını sağlar. Yumurta, dana karaciğeri kolin içeriği yüksek olan besinlerdir.
ZEYTİNYAĞI YEŞİL ÇAYPolifenoller bitkilerde doğal olarak bulunan ve insan sağlığı üzerinde birçok koruyucu etkiye sahip olan güçlü antioksidan bileşiklerdir. Epigenetik süreçleri olumlu yönde etkileyerek sağlıklı hücre fonksiyonlarını destekler. Yaban mersini, böğürtlen, çilek, ahududu, nar, özellikle siyah/kırmızı üzüm, mor soğan, yeşil çay, zerdeçal, kekik, soğuk sıkım zeytinyağı, fındık, badem, ceviz polifenollerden zengindir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Nisan 2026 02:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















