‘Yazarlığa Giriş: İrade, Disiplin, Derinlik’ Ömer Lekesiz
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Mavera dergisi’nde yayınlanan ilk şiiriyle (1982) profesyonel edebiyat ve yazı hayatına başlayan, ilk şiir kitabı Körün Parmak Uçları’ndan (1998) itibaren şair, öykücü, denemeci ve mütercim vasfıyla yirmi üç kitaba imza atan A. Ali Ural’ın 24. kitabı da ‘Yazarlığa Giriş: İrade, Disiplin, Derinlik’ adıyla geçtiğimiz yılın son günlerinde Şule Yayınları arasından çıktı.
İlk şiirinin yayımlandığı yıla göre bugün itibariyle edebiyat ve yazı aleminde kırk dördüncü yılına erişen Ali Ural’ın beş vasfı daha var: Yayıncı, dergici, kurucu, yönetici ve yaratıcı yazarlık eğitmeni.
Ona bu beş vasfı kazandıran belli başlı işleri ise şunlar:
-Şule Yayınları’nın kurucusu, sahibi ve yöneticisi,
-Meridyen, Kitaphaber, Merdiven Şiir ve ilk sayısı 2011 yılında çıkan ve halen yayımlanan Karabatak dergilerinin yayıncısı ve yöneticisi,
-TYB İstanbul Şubesi başkanlığı (2006-2012),
-1995 yılında başlayan, belli dönemlerde üniversitelere taşınarak halen devam eden yaratıcı yazarlık eğitmenliği.
Bu bağlamda Ali Ural’ın, açılışı 29 Mayıs 2025 tarihinde yapılan AYA Sanat ve Düşünce Vakfı’nın kurucularından biri olduğunu ayrıca vurgulamamız gerekir. Çünkü kültürel mirasın korunmasını, geliştirilmesini ve gelecek nesillere aktarılmasını ilke edinen bu vakıf, bir edebiyat sevdalısı ve emekçisi olarak Ali Ural’ın ilgili hayallerini, niyetlerini ve eylemlerini de ifade etmektedir.
Ali Ural’ın yeni kitabının adı aynı zamanda yazı başlığım olduğuna göre, asıl bu kitap hakkında konuşmam gerektiğini ama yukarıdaki cümlelerim itibariyle konunun uzağında bulunduğumu düşünebilecek olan okurlarımı rahatlatmak için şunu hemen söylemeliyim: Evet, yazımızın asıl konusu ‘Yazarlığa Giriş: İrade, Disiplin, Derinlik’ adlı kitaptır ancak bu kitap, yazarının müktesebatını da ifşa ettiği için teoriden önce pratiğe yani doğrudan onun düşüncesi ve eylemi ekseninde yazarın hayatına aittir. Dolayısıyla mezkur kitap, aynı zamanda teoriyi pratik için kendisine zemin kılmış bir yazarın kendi kalemiyle resmedilmiş portresi gibidir.
Bu portrenin, İhvân-ı Safâ’nın “Bil ki; düşünme gücünün, içinde diğer güçlerin fiillerinin barındığı çokça filleri vardır. Şöyle ki; düşünme gücünün fiilleri iki çeşittir: Bunlardan biri sadece kendisine özgüdür, diğeri ise diğer güçler ile ortaklık içerisindedir. Nitekim bu fillerin içerisinden (örneğin) sanatların hepsi, düşünme gücüyle yapma gücü arasında ortaktır.” deyişine denk düşmesi ve böylece sanat/edebiyat faaliyetinin, düşünme gücü ile fiilî-amelî güç arasındaki ortaklığa dayanmasına mahsus çok özel ve çok değerli bir karine olması nedeniyle kitabın öne geçmesi doğaldır. Ki, böyle olmasaydı Ali Ural’ın yaratıcı yazarlığa giriş esasında kitapta yer alan irade, disiplin ve derinlik merkezli yazılara sanat, edebiyat, felsefe ve nazariyat planında menzil olan sekiz yüzü aşkın referansın ve işlenen konuya örnek olarak nakledilen metinlerin neden bu kadar zengin olduğunu izah etmekten de aciz kalırdık.
Öte yandan bir kitabı konu edinmek, onun muhteviyatını kuşatma iddiasını taşıyamaz. Diğer bir söyleyişle bir kitap hangi düzeyde ve hacimde ele alınıyor olursa olsun asla tüketilemez. Üstelik burada olduğu gibi yazı hayatı yarım yüzyıla merdiven dayamış, birçok iyi vasfa aynı anda sahip olmuş bir yazarın tecrübelerinden süzülen bir kitaptan söz ediliyorsa…
O halde biz de Ali Ural’ın yeni kitabından şu sözlerini naklederek, okurun yazarlık yöneliminde “doğru bir adres”te ikamet etmesine vesile olalım:
“1995 yılında, Merdiven Sanat dergisini çıkarmadan önce Şule Yayınları’na gelip giden bir grup üniversiteli gençle çıktık yola. 1997 yılına kadar süren bu edebiyat rehberliği Merdiven Sanat’ın da çekirdek kadrosunu oluşturdu. O gün bu gündür kapımızı gençlere hep açık tuttuk. Bilgimizi, deneyimlerimizi, kitaplarımızı ve zamanımızı paylaştık onlarla. Zamanla bu rehberlik yaratıcı yazarlık atölyesi çalışmalarına dönüştü ve üniversiteler başta olmak üzere kültür kurumlarının bünyesinde yürütülür hâle geldi. Çıkarmış olduğum edebiyat dergileri talebelerimin büyülü merdivenleridir. 1997 yılında yayımladığım ilk dergimin adının Merdiven Sanat oluşu tesadüf değil, genç sanata merdiven olsun duasıydı. Merdiven metaforunun, sanat irtifasına gönderme yapması bir yana Ahmet Haşim’in ‘Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,’ mısraı yazarlıktaki tedrici gelişimi de ifade ediyordu benim için. Evet, Merdiven Sanat, Merdiven Şiir, Kitaphaber ve Karabatak dergileri birer edebiyat sahnesi oldu talebelerim için. Edebiyat ocağımızdan yetişen yüzlerce şair yazar ilk olarak bu dergilerde göründüler. Zamanla kitaba dönüştü çalışmaları ve edebiyat kamusu heyecanla karşıladı eserlerini.”
Görüntülenme:78
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















