Yasaklı yıllarda Ümmü Gülsüm’ü keşfettik Kültür Sanat Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Sevde Yılmaz
Mısırlı sanatçı Ümmü Gülsüm’ü merkeze alan ve Türklerin bu büyük sanatçıya duyduğu sevgiyi anlatan “Doğu’nun Bitmeyen Şarkısı: Ümmü Gülsüm ve Türkler” adlı kitap Ketebe Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Dr. Murat Özyıldırım’ın kaleme aldığı, şair Ahmad Zakaria ve Deniz Özdemir tarafından Arapçaya da tercüme edilen kitap, Ümmü Gülsüm’ün Türk musiki ve sinema hayatındaki etkisi üzerine yapılan araştırma ve değerlendirmelerden oluşuyor. İki büyük coğrafyanın ortak estetik zevkini ortaya koyma gayretini içeren eser; aynı zamanda Türkiye’de Batılılaşma sürecini, 1932 Arap Musikisi Kongresi ve radyolardaki Türk Musikisi yasağı gibi kritik dönemeçleri gözler önüne seriyor. Kitabın yazarı Murat Özyıldırım ile “Doğu’nun Bitmeyen Şarkısı: Ümmü Gülsüm ve Türkler” eserini konuştuk.
Murat Özyıldırım
Türklerin Ümmü Gülsüm’e ilgisi nasıl ortaya çıktı?
Tavizsiz Batılılaşma hamlesi içinde Türk Musikisi, gericiliğin vazgeçilmesi gereken sesi olarak görülür ve başta eğitim olmak üzere gündelik hayattan çıkarılmaya yönelik uygulamalarla büyük yaralar alır.
Türk radyolarının 1934-1936 arasında Türk musikisi eserlerine yer vermediği yaklaşık iki yıllık zaman dilimi mevcuttur. Ancak radyo dinleyicileri o devirde, Arap sanatçıların yanı sıra Türk bestekârların eserlerine de yer veren Kahire Radyosu’na yöneliyor. Özellikle şehirli nüfustan müteşekkil Türk radyo dinleyicileri, o yıllarda Ümmü Gülsüm’ün sesini seviyor ve dinlemeyi sürdürüyor.
GÜZEL SESİNİ SEVDİK
Ümmü Gülsüm’ü niye çok sevdik?
Türklerin Ümmü Gülsüm’ü dinlemesini sağlayan asıl sebep, eserlerin sözlerindeki mana değil, sanatçının sesinin muhteşem güzelliği ve elbette bestelerin harikalığı. Şarkı sözleri elbette bir Arap için çok derin anlamlara sahip fakat Türk dinleyici için cezbedici olan Ümmü Gülsüm’ün sesinin güzelliğidir. Okuduğu eserlerin içinden Türk beğenisine uygun kısa bölümlerin Türk bestecilerce yeniden yorumlanması, sanatçılarımızın bunları okuması onun Türk kültüründeki somut izi ve bir anlamda mirası diyebiliriz. Sanatçının Türk sanatçılarla dostluğu, Türkiye’ye gelme isteği, şarkılarının burada okunması, Türkiye’den gelen hayran mektupları vb. kitabımızda incelemeye çalıştığımız konular arasında yer alıyor.
TÜRKÇE PLAK DİNLERDİ
Sanatçıyla ilgili Türkleri ilgilendiren ve çok bilinmeyen bir olay var mı?
Aslına bakılırsa ilginç bilgiler, anekdotlar kitapta mevcut. Ancak burada Yeni Şafak okurlarına bir fikir vermesi bakımından şuna dikkatlerini çekebilirim; Radyo Magazin Dergisi 1938 yılında sanatçıya ilişkin bilgiler verirken, Ümmü Gülsüm’ün Kahire’deki evinde yüzlerce Türkçe plak olduğunu, bunları tekrar tekrar dinlediğini ve Tamburî Cemil Bey’in meftunu olduğunu kaydediyor. Yine Ümmü Gülsüm başka bir söyleşide Perihan Altındağ Sözeri’nin sesini de çok sevdiğini belirtiyor.
TÜRK SANATÇILAR ŞARKILARINI SESLENDİRDİ
Kitapta Türk musikisinde Ümmü Gülsüm’ün etkisinden bahsediyorsunuz. Bunlara örnek verebilir misiniz?
Perihan Altındağ Sözeri, Ümmü Gülsüm’ün “İfrah Ya Gelbi” ve “Gannili Şuveyye Şuveyye” eserlerini plağa Arapça okuyor, konserlerde söylüyor. Mine Koşan da “Gannili Şuveyye”yi Arapça seslendiriyor. Hakan Uluğ, “İnta omri” eserini Arapça söylüyor, başka birçok sanatçı da bu eserin giriş bölümünden oluşturulan Türkçe eseri seslendiriyor. Arabeskte, Ümmü Gülsüm’ün okuduğu eserlerden kısa bölümler alıntılanarak oluşturulan şarkıların sayısı ise hayli fazladır. Sevindirici olan şu ki, bazı Türk sanatçıların hâlâ Ümmü Gülsüm’ü bildiği, dinlediği, kendi ifadelerinde yer almaktadır.
YAŞARKEN DE KIYMETİ BİLİNDİ
Mısır Kültür Bakanlığı, 2025’i Ümmü Gülsüm Yılı ilan etti. Ümmü Gülsüm’ün kıymeti yaşarken bilinmedi mi sizce?
Mısır Kültür Bakanlığı’nın bunu yapması, büyük bir vefa göstergesi kanımca. Biliyorsunuz Ümmü Gülsüm 1975 yılında vefat etti. Aradan elli yıl geçtikten sonra bile bir ülkenin sanatçısına böyle kıymet vererek sahip çıkması, hakikaten övgüye değer diye düşünüyorum. Bendenize göre Ümmü Gülsüm’ün yaşarken kıymeti bilindi hem de sadece Mısır’da değil bütün bu birlikte yaşadığımız Orta Doğu coğrafyasında da bilindi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ocak 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















