Ya tahammül ya sefer: Kararlı bir adamın hikâyesi Turgay Yerlikaya
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Enfal Suresi’nin 17. Ayeti, Bedir Savaşı’ndaki bir enstantane üzerinden önemli mesajlar verir. Bedir günü Müslümanlar müşrikler karşısında sayıca ve askeri kapasite açısından asimetrik bir denge üzerine idiler. Peygamberimiz tam da o anda “Ey rabbim eğer bu topluluğu helak edecek olursan yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmayacak” diye yakardı. Cebrail ise o esnada Efendimize, “avucuna bir avuç toprak al ve müşriklere at” dedi. Efendimiz bu çağrıya istinaden avucundaki toprağı müşriklerin yüzlerine fırlattı ve o esnada toprağın yarattığı tahribat ile sarsılan müşrikler Müslümanlar karşısında aciz kaldı ve hezimet yaşadılar. Savaştan sonra bu ayeti kerime ile müminlere verdiği desteği hatırlatan rabbimiz, “Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü; attığında da sen atmadın, Allah attı” diyerek müminlerin nasıl galip geldiğini hatırlatmış oldu.
Söz konusu ayette kulların fiillerinde kendilerini aşan durumlarda yaratanın onlara nasıl yardımcı olduğunu ve içinde bulundukları olumsuz koşulların ortadan kaldırılmasına ne denli destek olduğu ifade edilir. Allah rızası için çalışan ve emek sarf eden müminlerin asimetrik koşullara rağmen hangi motivasyonla ayakta kaldıkları ve ısrarlı biçimde peşinden koştukları işlerde nasıl başarılı oldukları, fail ile fiil arasındaki bağda yaratanın nerede konumlandığı çok açık biçimde vurgulanmıştır. Ayeti kerimede, Allah’ın takdirinin yanı sıra emeğin de vurgulanması (attığında) bir tamamlayıcı olarak yaratıcının ne denli bir takdir makamı olduğunu da gösterir.
ENGELLEMELERE RAĞMEN
2019 yılında Bayraktar TB2’nin yazılımına nakşedilen bu ayet, bir inanmışlığın da göstergesi hiç kuşkusuz. Geçtiğimiz gün sosyal medya platformu Youtube üzerinden izleyicisi ile buluşan Özdemir Bayraktar belgeseli, bir adanmışlığın hikayesi. Belgesel, Trabzonlu bir ailenin İstanbul’daki konforlu hayatına rağmen mütemadiyen sürecek olan bir mücadele ve kavgaya hangi saiklerle girdiğini anlatıyor. 2004 yılındaki ilk otonom uçuş ve arkasından Özdemir Beyin motivasyonunun artması ile bugüne ulaşan serüven, uzun ve meşakkatli bir yolculuğun hikayesi aslında. “Türkiye’de bu işler asla olamaz” söyleminin baskın olduğu bir dönemde netameli bir işe girerek yıllarca sürecek mücadeleyi göze alan ve bunu bir tür özgüven devrimine dönüştüren Bayraktar’ın hayat yolculuğu, Türkiye’nin milli güvenliği ve bağımsızlığının temininde önemli bir kilometre taşı.
İHA ve SİHA’ların özellikle 2016 ile birlikte aktif biçimde kullanılması ile ortaya çıkan saha üstünlüğü ve yerli teknolojinin yarattığı kazanım, Türkiye’nin stratejik otonomisinde de önemli bir paya sahip. Tüm bürokratik engellemelere rağmen ısrarlı biçimde takip edilen bu hat, bugünün hikayesini oluşturan kritik bir meydan okuma aslında. Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş’un yarım kalan hikayesini tamamlayan bir isim Özdemir Bayraktar.
Türkiye son on yılda savunma alanındaki inovasyonlarla birlikte materyal kapasitesinde önemli bir ilerleme kaydetti. Söz konusu kapasite, içeride terörle mücadele noktasında ciddi kazanımlar üretirken dışarıda oyun değiştirici rolü ile Türkiye’nin dış politikadaki etki alanını genişletti. Bugün birçok ülkeye ihraç edilen bu kapasite, uzun ve yorucu bir sürecin ve bu konuda istikrar gösteren bir siyasi iradenin çıktısı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece savunma sanayii değil birçok alandaki ısrarı Türkiye’deki sessiz devrimlerin arkasında ne denli kararlı bir irade olduğunu da göstermektedir.
Entegre bir sistem olan çelik kubbenin ayrıntılarının konuşulduğu bu günlerde sadece bu sistemin nasıl işlediğine bakmak bile Türkiye’nin bu alanda nereden nereye geldiğini çok açık biçimde gösterecektir. Efendimiz’in Bedir’deki yakarışına cevap veren CenabıAllah, Yarbay Melih Gülova’nın şehit düşmesinden sonra da rabbine yakaran Özdemir Bayraktar’ın duasına kayıtsız kalmamış ve “teröre karşı teknolojik üstünlük sağlayacak bir kapasitenin inşası” duası da karşılık bulmuştu. Bugün bu duanın gerçekleştiğini görmek sefere çıkan bir müminin hikayesinin ayrıntıları üzerinden açıklık kazanıyor. Tahammül yerine seferi yeğleyenler, hiç kuşkusuz rablerinin de yardımına nail olacaklar.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:70
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Şubat 2026 04:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















