Washington yalnız mı kalıyor?
Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e, ABD'nin hâlâ NATO’nun kolektif savunmasına bağlı olup olmadığı soruldu Salı günü.
Hegseth "bunun Trump’a bağlı olduğunu" söyledi.
“İhtiyacınız olduğunda yanınızda durmaya istekli olmayan ülkeler varsa, pek bir ittifakınız yok demektir.” diye ekledi.
Avrupa’dan gelen son adımlar da gelgitli.
İtalya ABD bombardıman uçaklarının Orta Doğu’ya hareket etmeden önce Sigonella Üssü’nü kullanmasına izin vermedi.
İtalyan basınına göre "Washington gerekli diplomatik koordinasyonu sağlamadığı için" izin verilmedi.
Ancak Beyaz Saray daha sonra “İtalya şu anda ABD güçlerine erişim, üs kullanımı ve hava sahası geçişi konusunda destekleyici konumda.” açıklamasını yaptı.
***
Başkan Donald Trump Paris’i de hedef aldı ve İsrail’e giden uçakların hava sahasından geçmesine izin verilmediği için eleştirdi.
Paris tutumunun savaşın başından beri değişmediğini açıkladı.
NATO içinde İran dosyasında ortak bir askeri çizgi bulunup bulunmadığı net değil.
***
Öte yandan İran Devrim Muhafızları, ABD saldırılarının hedeflerinin planlama ve takip sürecine katkı sağladığını iddia ettiği aralarında Meta, Nvidia, Intel ve IBM’in de bulunduğu 18 şirketi hedef alabileceğini açıkladı.
Bu hamle, teknoloji şirketlerini de savaşın içine çekebilecek bir alana dikkat çekiyor.
Savaşın başladığı tarihten bu yana ilk kez B‑52 bombardıman uçaklarının İran toprakları üzerinde uçtuğu duyuruldu.
***
Washington’un saha hedefleri üç başlıkta toplanıyor.
Hürmüz Boğazı’nın açılması, zenginleştirilmiş uranyuma erişim ve Kharg Adası’nın kontrole alınarak İran'ın petrol gelirlerinin sınırlandırılması.
Bu hedeflerin her biri ciddi askeri risk içeriyor.
Cumhuriyetçi Kongre üyeleri arasında dahi görüş ayrılığı var.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun özellikle sadece İran’ın füze kapasitesinin hedef alınmasına vurgu yapması, Washington’da öncelik tartışmalarının sürdüğüne işaret ediyor.
Beyaz Saray operasyon için hâlâ 4–6 haftalık pencerenin geçerli olduğunu belirtiyor.
Kongre onayı için 60 gün süre sınırına yaklaşılacak. Girilirse hızlı çıkış olmama ihtimaline dikkat çekilmekte.
***
Diplomasi cephesinde ise Pakistan ön planda.
Dışişleri Bakanı İshak Dar, ABD-İran görüşmelerine zemin hazırlamak amacıyla Çin’in desteğini almak üzere Pekin’e gidiyor.
Aynı süreçte Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır da bölgesel temaslarını arttırmış durumda.
Washington savaş maliyetlerinin paylaşılması için Kuveyt, Suud ve BAE gibi Körfez ülkelerinden destek isteyebilir.
Bu yaklaşım, 1991 Körfez Savaşı dönemindeki finansman modelini yeniden gündeme getiriyor.
***
ABD siyasetinde “Önce İsrail” tartışmaları da sürüyor.
Demokrat Parti yönetimi AIPAC’ı ve İsrail'i kınayan bir önergeyi oylamayı tartışıyor.
Kıdemli gazeteci ve yorumcu Glenn Greenwald, bu hafta Danny Jones’un programına katıldı ve 2028’deki 2028 ABD başkanlık yarışında, Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde, Tucker Carlson benzeri bir ismin aday olacağını ifade etti.
Ve özellikle İsrail’e karşı duruş üzerinden önemli destek bulacağını öngördü.
***
Bu hafta yayınlanan Yahudi seçmenlere yönelik iki yeni anket, Iran’a karşı ABD’nin askeri operasyonuna geniş çaplı bir muhalefet olduğunu gösterdi.
Mellman Group tarafından Jewish Electoral Institute adına yapılan ankete göre:
Yahudi seçmenlerin sadece yüzde 32’si İran’a yönelik mevcut askeri operasyonu destekliyor, yüzde 55’i karşı çıkıyor…
Yüzde 13’ü ise kararsız…
***
Bu arada 700 bin varil Rus petrolü Küba’ya ulaştı…
Avrupa ise ABD’nin Rusya’ya ne zaman daha sert bir tutum takınacağını sorgulamakta.
Irak'ta kaçırılan Amerikan vatandaşı gazetecinin durumu da Washington’da dikkatle izleniyor.
***
ABD iç gündeminde ise, çeşitli başlıklar dikkat çekmekte.
Washington’da bir federal yargıç, Trump’ın kamu yayıncıları NPR ve PBS’e yönelik fonları hedef alan başkanlık kararnamesinin bir bölümünü iptal etti.
Yargıç, kararın anayasaya aykırı bir misilleme niteliği taşıdığına hükmetti.
Başka bir federal yargıç da 400 milyonluk Beyaz Saray balo salonu inşaatının da Kongre onayı olmadan yapılamayacağını söyledi.
Trump’ın doğumla vatandaşlık kazanılmasına sınırlama getiren düzenlemesi de Anayasa Mahkemesi’nin önünde bu hafta.
Trump, göreve döndüğü ilk gün imzaladığı başkanlık kararnamesiyle, ebeveynlerinden en az biri ABD vatandaşı ya da kalıcı oturum sahibi olmayan çocuklar için doğuştan vatandaşlık hakkını kısıtlamayı amaçlamıştı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:70
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Nisan 2026 05:17 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















