Washington ın İran ikilemi: Füze stokları eriyor, Hürmüz ablukasının faturası büyüyor Dış Haberler
Haberturk sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Askeri saldırılar ABD’ye İran’ın askeri kapasitesine ve kritik tesislerine kısa sürede zarar verme imkânı sağlarken, ekonomik ve deniz yoluyla uygulanacak baskı çatışmanın farklı bir askeri maliyetle daha uzun süre devam ettirilmesine olanak tanıyor.
Böylece hem Washington hem de Tahran açısından savaşın kazanç ve kayıp hesabında artık yalnızca vurulan hedefler değil, çatışmaya kimin ne kadar süre dayanabileceği sorusu belirleyici hale geliyor.
Füzeler hızlı vuruyor, faturası ağır geliyorAskeri operasyon seçeneği, ABD’ye İran’ın askeri kapasitesini, altyapısını ve kritik tesislerini doğrudan hedef alarak kısa sürede zayıflatma imkânı veriyor. Ancak bu yöntemin Washington açısından ciddi bir mali ve askeri faturası bulunuyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) hesaplamalarına göre ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın maliyeti 34 ila 42 milyar dolar arasında değişiyor. Bu tahmin, doğrudan askeri harcamaların yanı sıra savaşla bağlantılı operasyonların maliyetlerini de kapsıyor.
Washington’ın karşı karşıya bulunduğu sorun yalnızca milyarlarca dolarlık savaş faturasıyla sınırlı değil. Çatışmalarda mühimmatın yoğun biçimde kullanılması, ABD’nin özellikle füze stokları üzerinde ciddi baskı oluşturdu. CSIS değerlendirmelerine göre tüketilen bazı mühimmat ve füze stoklarının yeniden eski seviyelerine getirilmesi yıllar alabilir. Bu tablo, Washington’ı İran’a yönelik operasyonları sürdürmek ile dünyanın başka bölgelerinde çıkabilecek çatışmalar için askeri hazırlık seviyesini korumak arasında hassas bir denge kurmaya zorluyor.
Washington’ın yeni baskı kartı: HürmüzDoğrudan saldırıların yüksek maliyeti tartışılırken Washington, İran üzerindeki ekonomik ve deniz baskısını daha uzun süre kullanılabilecek bir araç olarak değerlendiriyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, perşembe günü yaptığı açıklamada Amerikan donanmasının bölgedeki gemi ve kuvvetleri dönüşümlü biçimde kullanarak İran limanlarına yönelik bir ablukayı süresiz şekilde devam ettirebilecek kapasitede olduğunu söyledi. Reuters’ın aktardığı açıklama, Washington’ın Tahran’a yönelik baskıyı yalnızca hava saldırıları üzerinden yürütmek istemediğinin en açık işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz kartının önemi ise boğazın dünya enerji ticaretindeki kritik konumundan kaynaklanıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin aksaması yalnızca İran ekonomisini baskı altına almıyor; petrol fiyatlarından taşımacılık maliyetlerine, sigorta primlerinden küresel piyasalara kadar uzanan çok daha geniş bir ekonomik etki yaratıyor. Stimson Center’ın değerlendirmesine göre deniz ulaşımında uzun süre devam edecek bir aksama, etkileri Ortadoğu sınırlarını aşan küresel bir ekonomik şoka dönüşebilir.
Ablukanın da bedava olmadığı ortaya çıkıyorWashington açısından ekonomik baskı ve deniz ablukası, İran’ın petrol ve ticaretten elde ettiği gelirleri sınırlandırırken yüksek tempolu hava saldırılarına ve yoğun mühimmat kullanımına duyulan ihtiyacı azaltabilir. Ancak bu seçeneğin de ABD açısından maliyetsiz olmadığı görülüyor. Ablukanın sürdürülebilmesi için Amerikan donanmasının bölgede önemli miktarda kuvvet bulundurmaya devam etmesi gerekiyor.
Üstelik Hürmüz’deki deniz trafiğinin uzun süre aksaması enerji fiyatlarını yükselterek yalnızca İran’a değil, ABD ve Washington’ın müttefiklerine de ekonomik maliyet çıkarabilir. Reuters’ın aktardığı değerlendirmeler, İran ekonomisini boğmayı amaçlayan bir Hürmüz stratejisinin küresel enerji piyasaları üzerinden Washington ve müttefiklerine geri dönebilecek sonuçlar taşıdığına işaret ediyor.
Tahran açısından bakıldığında ise ablukanın doğrudan hedefi petrol ihracatı ve dış ticaret gelirleri. İran’ın enerji ihracatının ve ticaretinin sınırlandırılması, zaten ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunan ülke ekonomisi üzerindeki baskının daha da artması anlamına geliyor. Ancak Tahran’ın elinde Washington’ın hesaplarını karmaşıklaştırabilecek önemli bir koz bulunuyor: Hürmüz Boğazı’ndaki asimetrik askeri kapasitesi.
İran’ın hesabı: Donanmayı yenmek değil, maliyeti yükseltmekİran’ın Amerikan donanmasıyla klasik anlamda güç yarışına girmesi gerekmiyor. War on the Rocks tarafından yayımlanan bir analizde de dikkat çekildiği üzere Tahran’ın ABD donanmasına üstünlük sağlaması şart değil. İran; füzeler, insansız hava araçları, deniz mayınları ve küçük, hızlı hücum botları gibi araçlardan yararlanarak ablukanın maliyetini yükseltebilir ve Hürmüz’den geçen ticari gemilerin hareketini daha riskli hale getirebilir.
Bu nedenle Hürmüz’deki olası mücadele yalnızca ABD ile İran donanmaları arasındaki klasik bir askeri güç karşılaştırmasından ibaret değil. Tahran açısından amaç, daha düşük maliyetli asimetrik araçlarla deniz ticaretini zorlaştırmak, risk primlerini yükseltmek ve Washington’ın İran üzerinde kurmaya çalıştığı ekonomik baskının maliyetinin bir bölümünü küresel piyasalara ve ABD’nin müttefiklerine taşımak.
İran ekonomisinde alarm: Büyük kentlerde yüzde 90 iddiasıİran Araştırmaları Profesörü Dr. Ahmed Laşin ise Al Arabiya/Al Hadath’a yaptığı değerlendirmede, ABD ile savaşın başlamasından bu yana İran’ın çok katmanlı bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldığını söyledi. Laşin, araştırma merkezlerinin son verilerine dayanarak ekonomik durgunluk göstergelerinin büyük kentlerde yaklaşık yüzde 90’a, köylerde ise yüzde 80-85 seviyelerine ulaştığını ifade etti.
Laşin’e göre İran yönetimini asıl kaygılandıran alanlardan biri köyler ve taşra bölgeleri. Çünkü buralardaki ekonomik sorun yalnızca yüksek enflasyondan ibaret değil. Mal ve kaynak kıtlığı da giderek daha ciddi bir sorun haline geliyor. Laşin, bu koşulların ülke içerisinde yeni toplumsal huzursuzluk ihtimalini artırabileceğini, dolayısıyla ekonomik faktörün Amerikan stratejisinin önemli unsurlarından birine dönüştüğünü belirtti.
Ekonomik baskı ordu ve Devrim Muhafızları’na uzanıyorEkonomik krizin etkilerinin İran’ın güvenlik kurumlarına kadar ulaştığı belirtiliyor. Laşin’e göre ekonomik baskılar, ordu ve Devrim Muhafızları bünyesindeki maaş ve emekli aylıklarını da etkiliyor. Devrim Muhafızları ekonomisinin önemli ölçüde “gölge ekonomi” olarak nitelendirilen ekonomik faaliyetlere dayandığını belirten Laşin, Hürmüz krizinin ekonomik getirileri azaltması nedeniyle İran devletinin Devrim Muhafızları’ndan ekonomik ihtiyaçların karşılanmasına katkıda bulunmasını isteyebileceğini söyledi.
Ancak Laşin’e göre Devrim Muhafızları, kendi ekonomik kaynaklarını ve gelir alanlarını korumak amacıyla böyle bir talebe karşı çıkabilir. Dolayısıyla savaşın ve ablukanın uzaması yalnızca İran’ın genel ekonomisini değil, devlet içerisindeki ekonomik kaynakların paylaşımı ve güvenlik kurumlarının finansmanı konusunda da yeni gerilim alanları oluşturabilir.
İran’daki ticaret hacminin gerilemesi ve ekonomik koşulların ağırlaşması ülke içindeki baskıyı artırırken, savaşın devam etmesinin İran yönetimi açısından farklı bir sonucu daha bulunuyor. Laşin’e göre savaş, bir taraftan ekonomik sıkıntıları ağırlaştırırken diğer taraftan rejimin uzun süredir yaşadığı siyasi ve kurumsal durağanlığın kırılmasına hizmet edebilir.
Hamaney’in atamaları savaş hazırlığının işareti mi?Laşin bu değerlendirmeyi, Mücteba Hamaney’in son dönemde gerçekleştirdiği değişikliklerle ilişkilendirdi. İran’ın askeri yapısı ve Devrim Muhafızları içerisinde deneyimli askeri isimlerin önemli görevlere getirilmesinin, yönetimin yeni bir askeri saldırı ve yeni operasyon ihtimaline karşı hazırlık yaptığını gösterdiğini savundu.
Laşin ayrıca İran yönetiminin meşruiyetinin bir bölümünü savaş ve askeri koşullar üzerine inşa ettiğini belirtti. Bu nedenle devam eden çatışmanın ekonomik ve toplumsal maliyetleri rejim üzerinde baskı yaratırken, savaş ortamının aynı zamanda yönetimin içerideki siyasi söylemini yeniden şekillendirebileceği değerlendiriliyor. Laşin, mevcut koşullar altında ekonomik ablukanın savaşın seyri bakımından mantıklı bir seçenek olduğunu, özellikle İran ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu ağır baskılar dikkate alındığında Washington açısından bu yöntemin önem kazandığını ifade etti.
Füze mi, abluka mı?İki yöntemin karşılaştırılması, ABD açısından askeri harekâtın daha hızlı sonuç ürettiğini ancak çok daha yüksek maliyet yarattığını gösteriyor. Doğrudan saldırılar İran’ın askeri kapasitesine kısa sürede zarar verebilirken Amerikan mühimmat ve füze stoklarını tüketiyor, milyarlarca dolarlık operasyon maliyeti yaratıyor ve çatışmanın daha geniş bir savaşa dönüşme riskini artırıyor.
Ekonomik baskı ve deniz ablukası ise Washington’a Tahran üzerindeki baskıyı daha uzun bir zaman dilimine yayma imkânı sunuyor. Buna karşılık bu yöntem de Amerikan askeri varlığının bölgede uzun süre korunmasını gerektiriyor. Hürmüz’de enerji ve deniz ulaşımının aksaması ise ABD’nin yanı sıra Washington’ın müttefiklerine de petrol fiyatları, taşımacılık ve sigorta maliyetleri üzerinden yeni faturalar çıkarabilir.
İran açısından denklem farklı işliyor. Amerikan saldırıları ülkenin askeri kapasitesini doğrudan tehdit ederken, ekonomik abluka petrol ihracatını, dış ticareti ve devlet gelirlerini hedef alıyor. Ancak İran’ın Hürmüz’deki deniz trafiğini etkileyebilecek askeri ve asimetrik araçlara sahip olması, Tahran’a Washington’ın uyguladığı baskının maliyetini yükseltebilecek bir karşılık verme imkânı sağlıyor.
Sonuçta ABD-İran mücadelesi giderek “kim daha güçlü?” sorusundan çok “kim maliyete daha uzun süre dayanabilir?” sorusuna dönüşüyor. Washington askeri üstünlüğüne rağmen milyarlarca dolarlık operasyon giderleri ve azalan mühimmat stoklarıyla hesap yapmak zorunda kalırken, Tahran daha sınırlı ve düşük maliyetli askeri araçlarla enerji ve ticaret hatlarını karmaşıklaştırarak savaşın fiyatını yükseltmeye çalışıyor. Füzenin faturası Washington’a, ablukanın faturası Tahran’a kesilmek istenirken Hürmüz’deki asıl soru giderek belirginleşiyor: Son faturayı iki başkentten hangisi değil, dünya ekonomisi mi ödeyecek?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:65
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Ağustos 2026 11:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















