Uzun yaşamın sırrı 35’te çözülüyor
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Ülkemizde yaşlı nüfus oranı yüzde 10'ları geçti. Longevity yani uzun ve sağlıklı yaşam trendi, Avrupa ve Amerika'dan sonra Türkiye'de de hızla yayılıyor. Yaşlanma artık kader değil, yönetilebilir biyolojik süreç olarak ele alınıyor. Birçok hastane longevity merkezi kuruyor. Bunlardan biri de Medicana Longevity Zincirlikuyu Hastanesi. Sağlıklı yaş alma ve longevity alanlarında ülkemizin referans isimlerinden Prof. Dr. Osman Müftüoğlu da 50 yıllık deneyimini buraya taşıdı. Aynı zamanda gazetemizin 'Yaşasın Hayat' köşesinin yazarı olan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ile dün bir araya geldim. Bakın, Prof. Dr. Müftüoğlu, uluslararası alanda tıp dünyasında giderek güçlenen longevity hakkında neler anlattı...
KLASİK CHECK-UP DÖNEMİ BİTTİ
Kardiyovasküler risk analizlerinden metabolik ölçümlere, hücresel yenilenmeyi destekleyen uygulamalardan sağlıklı yaş alma protokollerine uzanan kişiselleştirilmiş bir değerlendirme modeli sunduklarını söyleyen Prof. Dr. Müftüoğlu, "Longevity alanında dünyada öne çıkan bilimsel eğilimleri, Türkiye'de kurumsal sağlık çatısı altında erişilebilir hale getiriyoruz" dedi.
Prof. Dr. Müftüoğlu, yeni modelin felsefesini şöyle özetledi: "Klasik check-up anlayışının ötesine geçen yenilikçi model, bireyin mevcut sağlık durumunu değerlendirmenin yanı sıra gelecekte oluşabilecek riskleri öngörmeye ve kişiye özel önleyici yol haritaları oluşturmaya odaklanıyor. Yani check-up dönemi bitti, check-forward başladı."
TIP YÖN DEĞİŞTİRİYOR
Prof. Dr. Müftüoğlu, ileri analiz sistemleri, dijital sağlık teknolojileri ve yapay zeka destekleriyle elde edilen verilerin, kişiye özel sağlıklı uzun yaşam planlarına dönüştürüldüğünü belirterek, "Tıp yön değiştiriyor. Hastalığı bulmak kadar gelmeden durdurmak gerekir. Geleneksel model yerine, sağlığın korunması önemli" dedi.
MESELE UZUN YAŞAMAK DEĞİL DAHA İYİ YAŞAMAK
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, artık meselenin daha uzun yaşamak değil, daha iyi yaşamak olduğunun altını çizerek, "Hedefimiz ömrü uzatmak kadar, insanların daha uzun süre enerjik, üretken, bağımsız ve sağlıklı kalabilmesini desteklemek. Modern tıp, hastalığı bekleyen değil, geleceği yöneten bir modele dönüşüyor. Sadece hastalığı bulmak değil dert, bulmak kadar gelmeden dur demek gerekir" dedi.
35 YAŞ YENİ BİR EVRENİN BAŞLANGICI
Prof. Dr. Müftüoğlu, Cahit Sıtkı Tarancı'nın 'Yaş 35' şiirini örnek vererek, şöyle dedi: "Artık 70 yaşına ulaşmak bir marifet değil; Cahit Sıtkı Tarancı'nın da ifade ettiği gibi 35 yaş, yolun yarısı sayılmıyor. Ancak belirtmeden geçmemek gerekir ki günümüzdeki bilimsel çalışmalar ve bulgular, yaşlanmaya dair ilk işaretlerin 35 yaş civarında ortaya çıktığını gösteriyor. Dolayısıyla 35 yaş, yolun yarısı değil; aksine yaşamımızın yeni bir evresinin başlangıcı olarak kabul edilebilir."
HASTALIKLAR 10 YIL ÖNCEDEN TESPİT EDİLİYOR
35'li yaşlarda sağlık kontrolleri başladığında metabolik reset atmış olduğumuzu belirten Prof. Dr. Müftüoğlu, "Alzheimer gelmeden 10 yıl önceden ona bu sayede 'hoş gelmedin' diyoruz. Kanserde de geleceği tahmin eden bir döneme girdik. Pankreas ve yumurtalık kanseri gibi birçok kanser türünde 10 yıl önceden riskleri belirliyoruz. Bu sayede DNA'mızda dolaşan o hücreleri yakalayabiliyoruz" dedi.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:80
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mayıs 2026 09:36 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















