Ankara24.com
close
up
Menu

Bosch’tan aile yılında anneleri hedef alan skandal reklam! Milyonlarca vatandaş ayaklandı

Trump tan Hürmüz de Özgürlük Projesi : Mahsur gemiler kurtarılacak Dünya Haberleri

İran misillemeyi duyurdu: Artık vizeyle girilecek

Afyonkarahisar da kar trafiği olumsuz etkiledi

Ankara’da havalimanı yolunda zincirleme kaza: 3’ü ağır 8 yaralı

Yaptığı işin parasını istedi, darp edildi Bursa Haberleri

Kanser alanında geliştirilen koruyucu aşılarla kanser önlenebilir’

Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah uyardı: Akciğerlerde kalıcı hasara neden olabilir

Küçükçekmece de durakta beklerken yaşamını yitiren mühendisin amcası konuştu

‘Sanal medyanın yaygınlaşması, bağımlılıkların da artmasına yol açıyor’

Pereira dan hakem tepkisi! Maç adil yönetilseydi kazanırdık

İletişim Başkanı Duran dan okuldaki saldırının ardından yaşamını yitiren Almina için başsağlığı

ABD senatörü Çin otomobilleri için: Kanser gibiler kalıcı olarak yasaklanmalılar

BALIKESİR 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dursun Özbek kongrede tek aday! Yönetim kurulu belli oldu Sözcü Gazetesi

İran’dan BAE saldırılarına ‘sahte bayrak’ tepkisi

Şebnem Ferah konser bileti satışa çıktı mı? Şebnem Ferah 2026 İstanbul Küçükçiftlik Park konseri ne zaman, biletler nerede satılıyor?

Anna Karenina ya alkış yağdı

Otomobil 50 metreden şarampole uçtu: 2 kişi araçtan atlayarak kurtuldu

Brezilya da dehşet anları: Pala ile soygunculara direndiler

Uzun vadede hepimiz ölüyüz Özgür Bayram Soylu

Uzun vadede hepimiz ölüyüz Özgür Bayram Soylu

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Ekonomi politikası çoğu zaman zamana sığınır. Bugünü açıklamak zorlaştığında, cümleler ileri doğru kurulur. Orta vadeden söz edilir, uzun vadeye işaret edilir, sabır talep edilir. Zaman, bir tür politik tampon gibi kullanılır. Oysa hayat, bu tamponları tanımaz. İnsanlar bugünü yaşar; faturalar bugün gelir, okul taksitleri bugün ödenir, hastane randevuları bugün alınır. Bu yüzden “uzun vadeli istikrar” anlatıları ile gündelik hayat arasındaki mesafe açıldıkça, mesele sadece ekonomi olmaktan çıkar.

Ekonomi politikası çoğu zaman zamana sığınır. Bugünü açıklamak zorlaştığında, cümleler ileri doğru kurulur. Orta vadeden söz edilir, uzun vadeye işaret edilir, sabır talep edilir. Zaman, bir tür politik tampon gibi kullanılır. Oysa hayat, bu tamponları tanımaz. İnsanlar bugünü yaşar; faturalar bugün gelir, okul taksitleri bugün ödenir, hastane randevuları bugün alınır.

Bu yüzden “uzun vadeli istikrar” anlatıları ile gündelik hayat arasındaki mesafe açıldıkça, mesele sadece ekonomi olmaktan çıkar. Ortaya çıkan şey, yaşama isteğinin daraldığı, nefesin kısaldığı bir toplumsal hâl olur. Son dönemde kredi kartları etrafında şekillenen tartışma, bu kopuşun en görünür hâlidir. Kâğıt üzerinde bakıldığında mesele teknik görünüyor ancak sahaya inildiğinde tablo değişiyor. Hayat, adım adım küçültülüyor. Risk almak değil, hayal kurmak değil, ileriye bakmak değil; sessizce katlanmak bekleniyor. Sanki herkes hayattayken, yavaş yavaş sosyal bir karantinaya alınıyor.

TÜKETİM DEĞİL, UYUM

Enflasyonun sürekli tehdit unsuru olmayı sürdürdüğü bugün kredi kartı gelir ile hayat arasındaki boşluğu kapatan geçici bir köprü işlevi görüyor. 30 aydır biriken sinir harbi eşliğinde insanlar o köprüyü keyfinden değil, başka yol kalmadığı için kullanıyor. Reel gelirlerin zorunlu giderleri karşılamadığı bir ortamda, kartla yapılan harcama bir tercih değil; zorunlu bir uyum biçimine dönüşüyor. Eğitim, sağlık, sigorta, ulaşım… Bunların hiçbiri ertelenebilir değil. Bunların hiçbiri “harcamayayım” denilecek kalemler değil.

Üstelik nakdin ekonomik işlevini büyük ölçüde yitirdiği bir ortamda, yüksek tutarlı ödemelerin fiilen kart üzerinden yapılması artık istisna değil, neredeyse bir kural. Kâğıt para sisteminin bugünkü fiyat seviyeleri karşısında sembolik hale getirildiği bir ekonomide, kartlı ödeme bir lüks değil, bunu kabul edelim. Enflasyonu bir türlü dizginleyemeyip arz yanlı enflasyona ısrarla kör kalınan bu noktada alınan sınırlayıcı kararlar, sorunu çözmek yerine başka bir yere taşıyor. Harcama isteğini değil, ödeme imkânını daraltıyor, talebi değil, nefesi kısıyor. Üstelik enflasyonu düşürmüyor; yalnızca hayatı daha zor hale getiriyor.

BU BİR HAYATTA KALMA HÂLİ

Bugünün tüketim davranışı ahlaki bir savrulma değil, zihinsel bir adaptasyon sorununu simgeliyor. Yarının ne getireceğine dair güvenin azaldığı bu iklimde insanlar artık eskisi gibi uzak bir gelecek üzerine plan kurmuyor. O yüzden “biriktirmek” yerine “idare etmek”, “beklemek” yerine “dayanmak” kavramları hayatımızda büyük yer tutuyor. Küçük harcamalar, küçük kaçamaklar, anlık rahatlamalar… Bunlar savurganlık değil; belirsizlikle baş etme biçimleri olarak tüketici zihninde yer ediniyor. 30 ayı aşkındır tüm kesimleri döve döve enflasyonu indireceğini vaat eden ekonomi yönetimi geleceği anlatırken, toplum bugünü yaşıyor. Sorun da burada başlıyor. İnsanlar artık kredi kartına yüklendikleri için geçinemiyor değil; geçinemedikleri için kredi kartına yükleniyor. Kredi kartlarında takip oranının beş yılın zirvesine ulaştığı gerçeğinde nedeni görmeden sonucu baskılamak, sorunu çözmüyor. Sadece erteliyor, biriktiriyor ve derinleştiriyor. Bugünü anlamak üzerine kurulmamış her uzun vadeli planı maalesef ki toplumsal karşılık üretmeyi bırakın derinleşen bir toplumsal hasar bırakıyor. Ekonomide kalıcı istikrar elbette önemlidir. Ama unutmayalım ki istikrar, hayatı askıya alarak kurulmuyor.

Ekonomi yönetmek yalnızca denge kurma sanatı değil; insanlara yaşama alanı açma meselesidir. Keynes’ e atfedilen “Uzun vadede hepimiz ölüyüz” sözü, 'geleceği boş verin' demek değil, aksine, 'Bugün mutfaktaki yangın söndürülmezse, yarın üzerine inşa edilecek bir gelecek kalmaz' diyen bir feryattır. Madem öleceğiz, bari yakışıklı ölelim.

AKLIMDA DELİ SORULAR

Ocak ayı enflasyonu ile sorgulanması gereken alan artık yalnızca teknik ya da kurumsal değildir; siyasidir. Enflasyonla mücadelede odak noktası yanlış olmasına rağmen bu çizgide ısrar eden ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası, geç alınan ve gecikmesi nedeniyle etkisini yitiren her kararın maliyetini daha ne kadar reel kesimin ve hane halkının omuzlarına yüklemeyi sürdürecek? Talebi baskılayarak, ödeme kanallarını daraltarak ve hayatı sıkıştırarak yürütülen bu yaklaşım yılın ilk ay enflasyonunu düşürmeye yetmediğine, muhtemelen ikinci ayda da benzer bir tabloyla karşı karşıya kalınacağına göre; bunun sorumluluğu kime ait olacak?

Daha da önemlisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır inşa ettiği liderlik vizyonu ve siyasi irade, ekonomi yönetiminin gecikmiş, yanlış odaklanmış ve sonuçlarını sahiplenmeyen kararları nedeniyle mi yıpratılmakta? Ekonomi politikalarındaki bu ısrarcı hataların bedeli topluma yıkılırken, oluşan ekonomik yorgunluğun ve derinleşen güvensizliğin siyasi faturası kimin hanesine yazılacak? Eğer yanlış tercihlerde ısrar, sorumluluktan kaçış ve “nasıl olsa alternatifsiz” rahatlığı devam ederse; bu durum yalnızca ekonomi politikalarının değil, güçlü Türkiye idealinin zarar görmesine ve liderlik iddiasının doğrudan sorgulanmasına yol açmayacak mı? gibisinde her gün aklımıza gelen onlarcası… Ve yanıtlanmadıkça, bu sorular yalnızca zihnimizde değil; toplumun tamamında sessiz bir hesaplaşma olarak büyüyor.

Bizde sessizlik bazen sükûnet değil, vazgeçiştir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:72
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Şubat 2026 04:19 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bosch’tan aile yılında anneleri hedef alan skandal reklam! Milyonlarca vatandaş ayaklandı

04 Mayıs 2026 01:54see154

Trump tan Hürmüz de Özgürlük Projesi : Mahsur gemiler kurtarılacak Dünya Haberleri

04 Mayıs 2026 00:11see152

İran misillemeyi duyurdu: Artık vizeyle girilecek

04 Mayıs 2026 01:36see151

Afyonkarahisar da kar trafiği olumsuz etkiledi

04 Mayıs 2026 00:38see151

Ankara’da havalimanı yolunda zincirleme kaza: 3’ü ağır 8 yaralı

04 Mayıs 2026 00:01see148

Yaptığı işin parasını istedi, darp edildi Bursa Haberleri

04 Mayıs 2026 00:37see147

Kanser alanında geliştirilen koruyucu aşılarla kanser önlenebilir’

03 Mayıs 2026 10:02see146

Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah uyardı: Akciğerlerde kalıcı hasara neden olabilir

03 Mayıs 2026 16:42see139

Küçükçekmece de durakta beklerken yaşamını yitiren mühendisin amcası konuştu

03 Mayıs 2026 17:25see136

‘Sanal medyanın yaygınlaşması, bağımlılıkların da artmasına yol açıyor’

03 Mayıs 2026 13:42see135

Pereira dan hakem tepkisi! Maç adil yönetilseydi kazanırdık

04 Mayıs 2026 00:03see134

İletişim Başkanı Duran dan okuldaki saldırının ardından yaşamını yitiren Almina için başsağlığı

03 Mayıs 2026 15:47see134

ABD senatörü Çin otomobilleri için: Kanser gibiler kalıcı olarak yasaklanmalılar

03 Mayıs 2026 19:43see134

BALIKESİR 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

04 Mayıs 2026 00:07see133

Dursun Özbek kongrede tek aday! Yönetim kurulu belli oldu Sözcü Gazetesi

05 Mayıs 2026 00:54see133

İran’dan BAE saldırılarına ‘sahte bayrak’ tepkisi

05 Mayıs 2026 00:18see132

Şebnem Ferah konser bileti satışa çıktı mı? Şebnem Ferah 2026 İstanbul Küçükçiftlik Park konseri ne zaman, biletler nerede satılıyor?

05 Mayıs 2026 01:06see132

Anna Karenina ya alkış yağdı

03 Mayıs 2026 13:01see127

Otomobil 50 metreden şarampole uçtu: 2 kişi araçtan atlayarak kurtuldu

05 Mayıs 2026 00:36see127

Brezilya da dehşet anları: Pala ile soygunculara direndiler

03 Mayıs 2026 17:43see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları