Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

Dockers derbisinde kazanan çıkmadı (ÖZET) Milwall West Ham United maç sonucu: 2 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Putin: Kiev yönetiminin müzakere etme niyeti yok

Uzun vadede hepimiz ölüyüz Özgür Bayram Soylu

Uzun vadede hepimiz ölüyüz Özgür Bayram Soylu

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Ekonomi politikası çoğu zaman zamana sığınır. Bugünü açıklamak zorlaştığında, cümleler ileri doğru kurulur. Orta vadeden söz edilir, uzun vadeye işaret edilir, sabır talep edilir. Zaman, bir tür politik tampon gibi kullanılır. Oysa hayat, bu tamponları tanımaz. İnsanlar bugünü yaşar; faturalar bugün gelir, okul taksitleri bugün ödenir, hastane randevuları bugün alınır. Bu yüzden “uzun vadeli istikrar” anlatıları ile gündelik hayat arasındaki mesafe açıldıkça, mesele sadece ekonomi olmaktan çıkar.

Ekonomi politikası çoğu zaman zamana sığınır. Bugünü açıklamak zorlaştığında, cümleler ileri doğru kurulur. Orta vadeden söz edilir, uzun vadeye işaret edilir, sabır talep edilir. Zaman, bir tür politik tampon gibi kullanılır. Oysa hayat, bu tamponları tanımaz. İnsanlar bugünü yaşar; faturalar bugün gelir, okul taksitleri bugün ödenir, hastane randevuları bugün alınır.

Bu yüzden “uzun vadeli istikrar” anlatıları ile gündelik hayat arasındaki mesafe açıldıkça, mesele sadece ekonomi olmaktan çıkar. Ortaya çıkan şey, yaşama isteğinin daraldığı, nefesin kısaldığı bir toplumsal hâl olur. Son dönemde kredi kartları etrafında şekillenen tartışma, bu kopuşun en görünür hâlidir. Kâğıt üzerinde bakıldığında mesele teknik görünüyor ancak sahaya inildiğinde tablo değişiyor. Hayat, adım adım küçültülüyor. Risk almak değil, hayal kurmak değil, ileriye bakmak değil; sessizce katlanmak bekleniyor. Sanki herkes hayattayken, yavaş yavaş sosyal bir karantinaya alınıyor.

TÜKETİM DEĞİL, UYUM

Enflasyonun sürekli tehdit unsuru olmayı sürdürdüğü bugün kredi kartı gelir ile hayat arasındaki boşluğu kapatan geçici bir köprü işlevi görüyor. 30 aydır biriken sinir harbi eşliğinde insanlar o köprüyü keyfinden değil, başka yol kalmadığı için kullanıyor. Reel gelirlerin zorunlu giderleri karşılamadığı bir ortamda, kartla yapılan harcama bir tercih değil; zorunlu bir uyum biçimine dönüşüyor. Eğitim, sağlık, sigorta, ulaşım… Bunların hiçbiri ertelenebilir değil. Bunların hiçbiri “harcamayayım” denilecek kalemler değil.

Üstelik nakdin ekonomik işlevini büyük ölçüde yitirdiği bir ortamda, yüksek tutarlı ödemelerin fiilen kart üzerinden yapılması artık istisna değil, neredeyse bir kural. Kâğıt para sisteminin bugünkü fiyat seviyeleri karşısında sembolik hale getirildiği bir ekonomide, kartlı ödeme bir lüks değil, bunu kabul edelim. Enflasyonu bir türlü dizginleyemeyip arz yanlı enflasyona ısrarla kör kalınan bu noktada alınan sınırlayıcı kararlar, sorunu çözmek yerine başka bir yere taşıyor. Harcama isteğini değil, ödeme imkânını daraltıyor, talebi değil, nefesi kısıyor. Üstelik enflasyonu düşürmüyor; yalnızca hayatı daha zor hale getiriyor.

BU BİR HAYATTA KALMA HÂLİ

Bugünün tüketim davranışı ahlaki bir savrulma değil, zihinsel bir adaptasyon sorununu simgeliyor. Yarının ne getireceğine dair güvenin azaldığı bu iklimde insanlar artık eskisi gibi uzak bir gelecek üzerine plan kurmuyor. O yüzden “biriktirmek” yerine “idare etmek”, “beklemek” yerine “dayanmak” kavramları hayatımızda büyük yer tutuyor. Küçük harcamalar, küçük kaçamaklar, anlık rahatlamalar… Bunlar savurganlık değil; belirsizlikle baş etme biçimleri olarak tüketici zihninde yer ediniyor. 30 ayı aşkındır tüm kesimleri döve döve enflasyonu indireceğini vaat eden ekonomi yönetimi geleceği anlatırken, toplum bugünü yaşıyor. Sorun da burada başlıyor. İnsanlar artık kredi kartına yüklendikleri için geçinemiyor değil; geçinemedikleri için kredi kartına yükleniyor. Kredi kartlarında takip oranının beş yılın zirvesine ulaştığı gerçeğinde nedeni görmeden sonucu baskılamak, sorunu çözmüyor. Sadece erteliyor, biriktiriyor ve derinleştiriyor. Bugünü anlamak üzerine kurulmamış her uzun vadeli planı maalesef ki toplumsal karşılık üretmeyi bırakın derinleşen bir toplumsal hasar bırakıyor. Ekonomide kalıcı istikrar elbette önemlidir. Ama unutmayalım ki istikrar, hayatı askıya alarak kurulmuyor.

Ekonomi yönetmek yalnızca denge kurma sanatı değil; insanlara yaşama alanı açma meselesidir. Keynes’ e atfedilen “Uzun vadede hepimiz ölüyüz” sözü, 'geleceği boş verin' demek değil, aksine, 'Bugün mutfaktaki yangın söndürülmezse, yarın üzerine inşa edilecek bir gelecek kalmaz' diyen bir feryattır. Madem öleceğiz, bari yakışıklı ölelim.

AKLIMDA DELİ SORULAR

Ocak ayı enflasyonu ile sorgulanması gereken alan artık yalnızca teknik ya da kurumsal değildir; siyasidir. Enflasyonla mücadelede odak noktası yanlış olmasına rağmen bu çizgide ısrar eden ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası, geç alınan ve gecikmesi nedeniyle etkisini yitiren her kararın maliyetini daha ne kadar reel kesimin ve hane halkının omuzlarına yüklemeyi sürdürecek? Talebi baskılayarak, ödeme kanallarını daraltarak ve hayatı sıkıştırarak yürütülen bu yaklaşım yılın ilk ay enflasyonunu düşürmeye yetmediğine, muhtemelen ikinci ayda da benzer bir tabloyla karşı karşıya kalınacağına göre; bunun sorumluluğu kime ait olacak?

Daha da önemlisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır inşa ettiği liderlik vizyonu ve siyasi irade, ekonomi yönetiminin gecikmiş, yanlış odaklanmış ve sonuçlarını sahiplenmeyen kararları nedeniyle mi yıpratılmakta? Ekonomi politikalarındaki bu ısrarcı hataların bedeli topluma yıkılırken, oluşan ekonomik yorgunluğun ve derinleşen güvensizliğin siyasi faturası kimin hanesine yazılacak? Eğer yanlış tercihlerde ısrar, sorumluluktan kaçış ve “nasıl olsa alternatifsiz” rahatlığı devam ederse; bu durum yalnızca ekonomi politikalarının değil, güçlü Türkiye idealinin zarar görmesine ve liderlik iddiasının doğrudan sorgulanmasına yol açmayacak mı? gibisinde her gün aklımıza gelen onlarcası… Ve yanıtlanmadıkça, bu sorular yalnızca zihnimizde değil; toplumun tamamında sessiz bir hesaplaşma olarak büyüyor.

Bizde sessizlik bazen sükûnet değil, vazgeçiştir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:101
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Şubat 2026 04:19 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

19 Eylül 2026 00:00see200

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

19 Eylül 2026 00:22see190

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

19 Eylül 2026 01:34see189

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

19 Eylül 2026 00:40see183

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

19 Eylül 2026 00:31see181

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

20 Eylül 2026 00:41see178

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

19 Eylül 2026 01:34see172

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

20 Eylül 2026 00:05see171

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

20 Eylül 2026 01:00see171

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

19 Eylül 2026 00:07see169

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

19 Eylül 2026 01:34see168

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

19 Eylül 2026 00:00see168

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

19 Eylül 2026 03:42see166

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

19 Eylül 2026 00:20see166

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:56see161

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:36see160

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

19 Eylül 2026 01:25see159

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

19 Eylül 2026 12:41see153

Dockers derbisinde kazanan çıkmadı (ÖZET) Milwall West Ham United maç sonucu: 2 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

19 Eylül 2026 16:39see144

Putin: Kiev yönetiminin müzakere etme niyeti yok

19 Eylül 2026 02:54see144
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları