Ankara24.com
close
up
Menu

Fabio Ingolitsch: Kaybetmek üzücü ama ihtimalimiz azdı

Fenerbahçe de Milan Skriniar dan Matteo Guendouzi sözleri!

Çitlekçi halka arz katılım endeksine uygun mu, eşit dağıtım mı? CITAS halka arzında merak edilenler Son Haberler

Çorum da kötü koku yayılan evde cansız beden bulundu Son dakika haberleri

Fabio Ingolitsch: Fenerbahçe, Lyon karşısında başarılı olacaktır!

Avrupa’da havalimanı alarmı! Pasaport kuyrukları 2 saate çıktı

Ömer Çelik: 467 kabul oyu, siyasi tarihimiz açısından çok önemli

Otizmli çocuğa şiddet davasında seyrini değiştiren rapor: Eğitmen hakkında yeni suç duyurusu

Yolu olmayan köyün tepesine futbol sahası yaptılar: Futbolcular maça teleferikle gidiyor Sözcü Gazetesi

Otomobilinin yanında ölü bulundu

CHP li Belediye Başkanı trafik kazası geçirdi! Yaralılar var

Lucas Torreira: Bu sezon her zamankinden daha zor olacak

Şile Belediyesi iddianamesinde yeni gelişme: Ses kayıtları dosyada! Başkanın ricası var 250 bin gönder

Basra kökenli sıcak hava Türkiye yi sardı Son dakika haberleri

UEFA Şampiyonlar Ligi nde gecenin sonuçları!

Forex mağdurlarından yardım çağrısı: Yavuz Usta’nın Bulgaristan’da olduğu öne sürülüyor

Giresun da sel sularına kapılan anne ile kızını arama çalışmaları havadan görüntülendi

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BŞK.

MHP lideri Bahçeli, çerçeve yasanın yeni safhayı başlattığını söyledi

YÜKSEL AYTUĞ Sizin derdiniz ne?

Üniversiteyi yeniden düşünmek için çok alametler belirdi Yasin Aktay

Üniversiteyi yeniden düşünmek için çok alametler belirdi Yasin Aktay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Üniversiteler uzun zamandır bilgi üretiminin merkezi olmaktan çok, bilgiyi tasnif eden kurumlar olarak varlıklarını sürdürmeye yönelmiş durumdalar. Oysa bir yandan da dijital devrim ve özellikle yapay zekâ, bu rol dağılımını kökten değiştirmeye başlamış durumda. Bugün artık üniversitenin dışında üretilen bilginin hacmi, birçok üniversitenin kendi içinde ürettiğinden daha büyük ve daha hızlı dolaşıma giriyor. Bu yeni durum, yalnızca eğitim yöntemlerini değil, üniversitenin varlık sebebini de yeniden

Üniversiteler uzun zamandır bilgi üretiminin merkezi olmaktan çok, bilgiyi tasnif eden kurumlar olarak varlıklarını sürdürmeye yönelmiş durumdalar. Oysa bir yandan da dijital devrim ve özellikle yapay zekâ, bu rol dağılımını kökten değiştirmeye başlamış durumda. Bugün artık üniversitenin dışında üretilen bilginin hacmi, birçok üniversitenin kendi içinde ürettiğinden daha büyük ve daha hızlı dolaşıma giriyor. Bu yeni durum, yalnızca eğitim yöntemlerini değil, üniversitenin varlık sebebini de yeniden tartışmaya açıyor. YÖK’ün geçtiğimiz günlerde aldığı “Mikro Yeterlilikler Çerçevesi” kararı tam da bu tartışmanın Türkiye’deki ilk önemli kurumsal yansımalarından biri olarak bana çok anlamlı ve isabetli bir adım geldi.

Düzenleme dikkatle incelendiğinde, üniversite eğitiminin sınırlarını yeniden çizen önemli bir zihniyet değişikliği görülüyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın verdiği bilgilere göre bundan böyle öğrenciler, mezuniyet için gerekli AKTS yükünün yüzde 10’una kadar olan kısmını üniversite dışında kazandıkları yetkinliklerle tamamlayabilecekler. Teknoloji akademilerinde, araştırma merkezlerinde, sektör eğitimlerinde, uygulamalı programlarda ve dijital öğrenme platformlarında edinilen bilgi ve beceriler, üniversitelerin belirleyeceği akademik ölçütler çerçevesinde tanınabilecek; başarıyla tamamlanan programlar ise uluslararası standartlara uygun dijital sertifikalar ve dijital rozetlerle belgelenecek, transkriptlere ve diploma eklerine işlenecek.

İlk bakışta teknik görünen bu düzenleme, gerçekte üniversitenin bilgiye bakışını değiştiren tarihî bir adım niteliğindedir, tabi düzenlemenin ne kadar etkili ve vizyona uygun bir biçimde uygulanabileceği konusunu boş geçmeden.

Cumhuriyet tarihi boyunca yükseköğretim üzerine çok sayıda reform yapıldı. Dünyadaki tartışmalara ve işlevine ve rolüne referansla Üniversitelerin özerkliği tartışıldı, merkeziyetçilik tartışıldı, Bologna süreci konuşuldu, katsayı sistemi değiştirildi, üniversite sayısı artırıldı, falan. Bütün bu tartışmaların ortak varsayımı aslında bilginin meşru üretim ve öğretim mekânının üniversite olduğuydu.

Doğrusu bu düzenleme aynı zamanda bu varsayımın kendisinin de değişmeye açıldığını gösteriyor.

Modern üniversite, sanayi toplumunun ihtiyaçlarına göre şekillendi. Standart müfredatlar, standart diplomalar ve belirli meslekler için yetiştirilen insan kaynağı bu modelin temelini oluşturuyordu. Bir öğrenci üniversiteye giriyor, dört ya da beş yıl boyunca belirli bir programı takip ediyor, mezun oluyor ve çoğu zaman aynı bilgiyle meslek hayatını tamamlayabiliyordu. Bugün aslında fiilen ve piyasa şartlarında bu dengenin tamamen bozulmuş olduğuna dair mebzul miktarda alamet var.

YÖK’ün bu kararı aslında üniversitenin değişen sosyolojiyi yakalama ve ona uyum sağlama çabası açısından kayda değer.

Yapay zekâ basitçe yeni bir teknoloji olarak görülemez, o bilgi üretme biçimini değiştiren tarihsel bir kırılmadır. Hukuktan mühendisliğe, muhasebeden gazeteciliğe, tıptan mimarlığa kadar birçok alanda bilgi, müfredatların güncellenme hızından çok daha hızlı değişiyor. Bazı alanlarda üniversiteler yeni ders açmadan sektör bambaşka bir aşamaya geçmiş oluyor.

Daha önemlisi, bilgi artık üniversitelerin tekelinde üretilmiyor.

Dünyanın en başarılı yazılım geliştiricilerinin, veri bilimcilerinin veya yapay zekâ uzmanlarının önemli bir kısmı klasik üniversite eğitiminin dışında yetişiyor. Açık kaynak platformları, teknoloji şirketleri, araştırma laboratuvarları ve dijital öğrenme ağları bugün bilgi üretiminin en dinamik merkezleri hâline gelmiş bulunuyor.

YÖK’ün mikro yeterlilik uygulaması tam da bu gerçeğin kabul edilmesi anlamına geliyor. Üniversite, ilk defa kendi dışında kazanılmış nitelikli bilgi ve becerileri belirli akademik ölçütler içinde tanımaya hazırlanıyor. Gerçi bu, üniversitenin bilgi üzerindeki otoritesinden vazgeçmesi değil; bilakis o otoriteyi yeni şartlara göre yeniden tanımlaması olarak görülmeli.

Nitekim düzenlemede özellikle yapay zekâ, veri bilimi ve dijital teknolojilerin öncelikli alanlar arasında sayılması tesadüf değildir. Çünkü bugün en hızlı dönüşen alanlar bunlardır. Dört yıllık bir lisans programı tamamlanıncaya kadar yapay zekâ dünyasında birkaç paradigma değişebiliyor. Üniversitenin bu değişim hızını tek başına müfredat revizyonlarıyla yakalaması artık mümkün görünmüyor. Mikro yeterlilikler tam da bu boşluğu doldurmayı hedefliyor.

Bu noktada dünyadaki gelişmelere bakmakta fayda var.

Özellikle Çin, yapay zekâ çağının eğitim sistemini kurma konusunda son derece cesur adımlar atıyor. Yapay zekâ araştırmalarına yaptığı devasa yatırımların yanında üniversitelerini de yeniden yapılandırıyor. Birçok klasik bölüm gözden geçiriliyor; yapay zekâ okuryazarlığı bütün disiplinlerin ortak yeterliliği hâline getiriliyor. Üniversiteler teknoloji şirketleriyle, araştırma merkezleriyle ve dijital öğrenme platformlarıyla iç içe çalışıyor. Çünkü Çin›in gördüğü gerçek şudur: Yapay zekâ yalnızca yeni teknolojiler üretmeyecek; yeni meslekler, yeni öğrenme biçimleri ve yeni üniversite modelleri de üretecektir.

Önümüzdeki yılların en büyük tartışması budur.

Yapay zekâ birçok mesleği tamamen ortadan kaldırmayabilir; fakat neredeyse bütün meslekleri yeniden tanımlayacağı artık güçlü bir ihtimal değil, gözle görülen bir gerçekliktir. Bugün üniversitelerde okutulan birçok bilgi, öğrenciler mezun olmadan eskimeye başlamaktadır. Bu nedenle geleceğin en değerli becerisi, belirli bir bilgiye sahip olmak değil; sürekli öğrenebilmek olacaktır.

Bu gelişmelerden üniversitenin muaf olması, kendini muaf sayması mümkün değil.

Bilgiyi ezberleten bir kurum olmaktan çok, bilgiyi seçebilen, doğrulayabilen, farklı disiplinleri ilişkilendirebilen, eleştirel düşünebilen ve yapay zekâyı doğru kullanabilen insanlar yetiştiren bir kuruma dönüşmek zorundadır.

Elbette bu dönüşümün riskleri de vardır.

Her dijital sertifikanın veya her çevrim içi eğitimin akademik değer taşıdığı söylenemez. Düzenlemenin başarısı, üniversitelerin kalite güvencesini ne ölçüde sağlayabileceklerine bağlı olacaktır. Nitekim YÖK de hangi eğitimlerin akademik olarak tanınacağı konusunda son sözü üniversite senatolarına bırakmıştır. Asıl tartışma bundan sonra başlayacaktır: Hangi bilgi gerçekten üniversite düzeyinde bir kazanımdır? Hangi beceri akademik krediye dönüşebilir? Üniversitelerin bu sorulara vereceği cevap, sistemin başarısını belirleyecektir.

Bütün bunlara rağmen şu gerçeği teslim etmek gerekir: Türkiye uzun yıllar yükseköğretimde erişimi ve niceliği tartıştı. Şimdi ise niteliği ve öğrenmenin mahiyetini tartışmaya başlıyor. Bu başlı başına önemli bir zihniyet değişikliğidir.

YÖK’ün attığı adım, elbette tek başına yükseköğretimin bütün meselelerini çözmeyecektir. Fakat bu adım, Türkiye’nin yapay zekâ çağının meydan okumasını gördüğünü göstermesi bakımından önemlidir.

Üniversitenin “bilgi yalnızca benim duvarlarım arasında üretilir” kibrinde olmaması önemlidir. Elbette mesele kampüs dışındaki eğitimlerin transkripte işlenmesinden ibaret değil, yapay zekâ çağında üniversite fikrinin yeniden inşasıdır.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:91
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Haziran 2026 04:17 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Fabio Ingolitsch: Kaybetmek üzücü ama ihtimalimiz azdı

12 Ağustos 2026 00:31see150

Fenerbahçe de Milan Skriniar dan Matteo Guendouzi sözleri!

12 Ağustos 2026 00:13see145

Çitlekçi halka arz katılım endeksine uygun mu, eşit dağıtım mı? CITAS halka arzında merak edilenler Son Haberler

12 Ağustos 2026 02:23see145

Çorum da kötü koku yayılan evde cansız beden bulundu Son dakika haberleri

12 Ağustos 2026 02:09see144

Fabio Ingolitsch: Fenerbahçe, Lyon karşısında başarılı olacaktır!

12 Ağustos 2026 00:24see143

Avrupa’da havalimanı alarmı! Pasaport kuyrukları 2 saate çıktı

12 Ağustos 2026 00:53see143

Ömer Çelik: 467 kabul oyu, siyasi tarihimiz açısından çok önemli

11 Ağustos 2026 18:00see141

Otizmli çocuğa şiddet davasında seyrini değiştiren rapor: Eğitmen hakkında yeni suç duyurusu

11 Ağustos 2026 17:46see141

Yolu olmayan köyün tepesine futbol sahası yaptılar: Futbolcular maça teleferikle gidiyor Sözcü Gazetesi

11 Ağustos 2026 20:28see141

Otomobilinin yanında ölü bulundu

11 Ağustos 2026 20:16see141

CHP li Belediye Başkanı trafik kazası geçirdi! Yaralılar var

11 Ağustos 2026 18:58see140

Lucas Torreira: Bu sezon her zamankinden daha zor olacak

11 Ağustos 2026 20:00see140

Şile Belediyesi iddianamesinde yeni gelişme: Ses kayıtları dosyada! Başkanın ricası var 250 bin gönder

11 Ağustos 2026 19:19see140

Basra kökenli sıcak hava Türkiye yi sardı Son dakika haberleri

12 Ağustos 2026 18:45see140

UEFA Şampiyonlar Ligi nde gecenin sonuçları!

12 Ağustos 2026 00:08see139

Forex mağdurlarından yardım çağrısı: Yavuz Usta’nın Bulgaristan’da olduğu öne sürülüyor

12 Ağustos 2026 18:13see139

Giresun da sel sularına kapılan anne ile kızını arama çalışmaları havadan görüntülendi

12 Ağustos 2026 19:04see139

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BŞK.

13 Ağustos 2026 00:02see138

MHP lideri Bahçeli, çerçeve yasanın yeni safhayı başlattığını söyledi

12 Ağustos 2026 18:13see137

YÜKSEL AYTUĞ Sizin derdiniz ne?

11 Ağustos 2026 13:45see135
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları