Türk diasporası dünyanın her yerinde Diğer Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Türkiye’nin küresel ticaret ağındaki konumu güçlenirken, ticaret diplomasisi ülkenin dış ekonomik ilişkilerinde belirleyici bir araç hâline geliyor. Bu alanda 40 yıllık tecrübesiyle öne çıkan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), 153 iş konseyi ve geniş üye yapısıyla Türk iş dünyasının dünyaya açılan ana platformu olmayı sürdürüyor. Kurum, 92 kurucu kuruluş ve gönüllülük esasına dayalı firma üyeliklerinden aldığı destekle küresel düzeyde etkili bir ekonomik diplomasi ağı işletiyor. İş Konseylerinin oluşturduğu bu yapı, DEİK’in sahadaki operasyonel kapasitesini güçlendiriyor. DEİK’in kırkıncı yılına girilirken kurumun ulusal ve uluslararası algısındaki yükseliş dikkat çekiyor.
KÜRESEL KRİZLERDE İŞ DÜNYASININ PUSULASI
Dünyada yaşanan büyük dönüşüm, ticaretin kurallarını yeniden şekillendiriyor. Pandemiyle başlayan değişim süreci, Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği jeopolitik kırılmalarla daha da derinleşiyor. Tedarik zincirlerinde ilk yıllardaki kadar olmasa da devam eden aksaklıklar, küresel ticaret için önemli bir risk oluşturuyor. Bu süreçte off-shore üretimden near-shoring, friend-shoring ve re-shoring gibi yeni kavramlara geçiş hızlanıyor. Yeşil dönüşümün sunduğu fırsatlarla birlikte, yatırım ve büyüme trendleri de farklı bir kulvara taşınıyor. DEİK, iş konseylerinin başkanları ve yönetim kurulu üyelerinin o bölgeyi iyi tanıyan ve ilgili coğrafyayla ticaret yapan iş insanlarından seçilmesi de dikkat çekiyor.
E-TİCARET VE TÜM YENİLİKLERE YAKIN TAKİP
Dijital dönüşüm ise küresel ticaretin en görünür başlıklarından biri hâline gelmiş durumda. Yeni iş modelleri ve teknolojik altyapılar, verimliliği artıran önemli imkanlar sunuyor. Mal ticaretinin yanı sıra dijital ticaret, hizmet ticareti ve e-ticaret gibi kategoriler, ekonomik gündemin merkezine yerleşiyor. Bu alanlarda konumlanamayan ülkeler ve şirketler açısından ise ciddi rekabet kayıpları yaşanacağı öngörülüyor. Dönüşen bu tablo, ticaret diplomasisinin stratejik önemini daha da artırıyor. DEİK, tüm bu küresel trendleri yakından izleyerek stratejilerini dinamik bir biçimde güncelliyor. Kurum, farklı coğrafyalarda ortaya çıkan ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek için kapsamlı bir diplomasi ağı işletiyor. Amerika kıtasıyla ilişkilerde çok boyutlu bir yaklaşım izlenirken, Avrupa’da Gümrük Birliği modernizasyonundaki gecikmeye rağmen temaslar artırılıyor. Ortadoğu’da yeni yatırım pencereleri yakından takip ediliyor ve Indo-Pasifik bölgesi yükselen ekonomik rolü nedeniyle odak alanlardan biri hâline geliyor. Afrika’da ise daha fazla iş birliği ve yeni pazar açılımlarını içeren geniş kapsamlı bir çalışma yürütülüyor.
DAHA ETKİLİ DAHA REKABETÇİYİZ
Türkiye’nin Asya Pasifik ülkeleriyle ticaretini dengeleme çabası, bölgedeki ekonomik çeşitlenme stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor. Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle artan entegrasyon ise bölgesel ekonomik bağları güçlendiriyor. DEİK, bu geniş küresel çerçeveyi 131 ülkedeki Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) diaspora temsilcileriyle daha koordineli bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Böylece Türk iş dünyasının uluslararası arenada daha görünür, daha etkili ve daha rekabetçi bir aktör hâline gelmesi amaçlanıyor.
Formun Üstü DTİK, yeni yapılanması ve güçlü Yönetim Kurulu ile 7 Bölge Temsilciler Kurulu (Afrika-Orta Doğu-Körfez, Kuzey Amerika, Latin Amerika ve Karayipler Asya-Pasifik, Balkanlar, Avrasya ve Avrupa) bünyesindeki ülke ve şehir temsilcileri ile faaliyetlerini yürütüyor. DTİK, dost diasporalarla iş birliği içinde, Türk dernek ve vakıflarının millî birlik ve beraberlik prensibi doğrultusunda bir araya gelebildiği, ortak bilinçle koordine olabildiği tek
platformu olarak öne çıkıyor.
Türk ürünlerini dünyanın her yerine taşıyoruz
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) düzenlediği fuarlar, Türkiye’nin ticaret diplomasisini sahada güçlendiren en etkili araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu fuarlar, Türk şirketlerini uluslararası alıcılarla buluşturarak dış pazarlara erişimi hızlandırıyor. Ülke heyetleri, yabancı odalar ve alım delegasyonlarının katılımı ise fuarları çok katmanlı bir ekonomik diplomasi platformuna dönüştürüyor. İstanbul’un küresel bir ticaret kavşağı hâline gelmesine katkı sağlayan bu organizasyonlar, Türkiye’nin yumuşak gücünü belirgin şekilde artırıyor. KOBİ’lerin küresel rekabete entegre olmasını destekleyen yapı, Türkiye’nin ihracat tabanını genişletiyor. Böylece İTO fuarları, Türkiye’nin küresel ticaretteki etki alanını hem ekonomik hem diplomatik açıdan derinleştiriyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ticaret diplomasisi kulvarında yaptıkları hizmetleri anlattı. Uluslararası iş örgütleriyle İTO üyelerini yeni bir vizyonla bir araya getirdiklerini belirten Şekib Avdagiç, “Yabancı ticaret odalarıyla iş birliği anlaşmaları, B2B organizasyonları gerçekleştirdik. Yeni bir uygulamamız da İstanbul’daki yabancı ticari temsilciliklerle ticari diplomasiyi güçlendiren yuvarlak masa toplantılarımız oldu. İlk toplantıda İtalya, İsveç, İsviçre, Avusturya, Hollanda ve Belçika ticari temsilcileri ve ticaret odalarının üst düzey yetkilileriyle bir araya geldik. Ciddi bir networking kurma, sorunları çözme toplantısı oldu” bilgisini verdi. Katıldıkları uluslararası fuarlarla Türk ürünlerinin dünyanın her kıtasında, her ülkesinde sergilenmesini sağladıklarını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: “Son üç yılda Türk firmalarının iştirakini organize ettiğimiz fuar sayımızı 40’ın üzerinde tuttuk. Ama esas başarıyı, istikrarlı bir şekilde artırdığımız firma katılım sayımızda elde ettik. 2022’de 842 firma ile 7.162 metrekarelik alanda yer alırken, 2023’te 1.242 firma ile 23.615 metrekarede; 2024’te 1.367 firma ile 33.166 metrekarede ve nihayet bu yıl 1.228 katılımcı firma ile 26.498 metrekarede ürünlerimizi teşhir ettik. Odamız fuar katılımları bakımından en verimli yılını 2024’te yaşadı. 2024 yılında 20 ülke, 28 şehirde 33 bin 166 metrekare katılım alanı ile 25 farklı sektörde faaliyet gösteren 1.367 katılımcı firmayı dünyanın önde gelen uluslararası fuarlarına götürdük. En önemli rekoru ise hem fuar sayısı hem ülke hem katılımcı firma ve hem de metrekare olarak 2017 rakamlarını 2025’te katlayarak elde ettik.”
Deik 40 yıllık tecrübeyle sahada
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK): Başkanı Nail Olpak Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) olarak temel misyonumuz; yurt dışına açılmak isteyen Türk firmalarına, dünyanın dört bir yanını hedefleyen ticari diplomasi faaliyetlerimizle destek olmak. Burada yurt dışına açılmaktan kastımız ihracat yapma olabileceği gibi yabancı ülkelere yatırım yapma, yabancı firmalarla Türkiye’de ortak yatırım yapma, yabancı firmalarla üçüncü ülkelerde yatırım yapma gibi çok geniş bir projeksiyondan söz ediyoruz. Türk firmalarımızın küresel ekonomiye daha fazla entegre olmaları, Türk markalarının küresel algılarının daha üst seviyeye çıkması amacıyla her yıl 2000’in üzerinde ticari diplomasi etkinliği düzenliyoruz. 40 yıllık tecrübemizle bu etkinliklerde Türk özel sektörünün önde gelen şirketlerini ve iş insanlarımızı, uluslararası iş dünyası, kamu kurumları, misyon temsilcilikleri ve uluslarası kuruluşlarla ile bir araya getiriyoruz.
KAZAN KAZAN İLKESİYLE ŞEKİLLENEN POLİTİKA
Ticari diplomasi faaliyetlerimizi düzenlerken dikkat ettiğimiz ana iki husus var. Birincisi iş dünyamızı karşı taraftaki doğru muhataplar ile bir araya getirmek. İkincisi ise etkinliklerin içeriklerini iş dünyamızın ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmek. Bu noktada iş dünyamızın ihtiyaçlarını, yurt içi ve küresel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu gelişmeler doğrultusunda iş dünyamızı küresel ölçekte en doğru ve en iyi şekilde konumlandırmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Stratejilerimizi bölgelere göre çeşitlendiriyor, karşılıklı kazan kazan ilkesine göre ticari ilişkilerimizi geliştirmeye özen gösteriyoruz. Amerika bölgesinde ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmi en önemli gündem maddemiz. Buna ileve olarak bölgenin yüksek teknoloji ve yüksek finansman kapasitesinden yararlanmak gündemimizde. Avrupa’da gümrük birliğinin modernizasyonu, mevcut entegre seviyemizin yeşil ve dijital ekonomiye geçisi de içerecek şekilde çok daha ileri boyutlara taşınması, Afrika bölgesinde ticaretimize ilave olarak bölgedeki altyapı yatırımlarında aktif rol alınması, Ortadoğu ve Körfez bölgesinde bölgenin ekonomik çeşitlenmesi stretejisi çerçevesinde işbirliğimizin artırılması, Asya bölgesindeki yüksek dış ticaret açığımızın makul seviyelere çekilmesi gibi gündemlerimiz ve gündemimize uygun farklı stratejilerimiz ön plana çıkıyor.
GÜÇLÜ BİR DİASPORA İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Bunların yanında, artan korumacılık önlemleri ve bu yıl gözlemlediğimiz tarife savaşları, yeşil ve dijital ekonomiye geçiş çalışmaları, ASEAN, RCEP ve AfCTFA gibi bölgesel entegrasyonlar, Kuşak ve Yol Girişimi ve Irak Kalkınma Yolu gibi yeni yeni ticaret yolları takip ettiğimiz ve ticari diplomasi faaliyetlerimizde dikkate adlığımız diğer önemli gelişmeler. Son olarak yurt dışı ile ilişki kurarken en büyük gücümüz diasporamız. Diasporamızı daha etkin kullanmak amacıyla başkanlığını yürüttüğüm Dünya Türk İş Konseyi (DTİK)’i de ticari diplomasi faaliyetlerimizin asli bir unsuru olarak görüyoruz. Güçlü ve birbiriyle ve ana vatanla entegre olmuş bir diasporanın varlığı firmalarımızın yurtdışına açılmasında önemli bir avantaj sağlayacaktır ki DTİK ile de bunun gayreti içerisindeyiz.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:74
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ocak 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















