Beşinci nesile Türk damgası: Görünmez kahramanlar Diğer Haberleri
Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Türkiye’nin savunma sanayisinde tam bağımsızlık hedefine yönelik atılımın en önemli sembolleri Milli Muharip Savaş Uçağı (MMU) KAAN ve Baykar’ın yaptığı milli insansız savaş jeti Kızılelma. Bu projeler, ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmenin ötesinde ve ilk bakışta fark edilemeyen büyük sıçramaların müjdecisi durumunda. Türkiye’nin ulaştığı yüksek teknolojik seviyeyi tüm dünyaya gösteren 5. nesil hava savaş platformları KAAN ve Kızılelma’nın belki de en büyük etkisi, nitelikli insan kaynağı yetiştirmemizdeki katkıları. Genç Türk mühendis ve teknisyenlerin omurgasını oluşturduğu milli savunma sanayisinde Ar-Ge ekosisteminin geliştirilmesi ile geniş bilgi birikimi oluşturulmaları sayesinde önümüzdeki 6. nesil uçaklar gibi yeni ve zor projeleri kolaylaştıracak, kaldıraç etkisi yaratacak.
TEKNOLOJİK DERİNLİK BAĞIMSIZLIK GETİRİR
Bu projelerin başarısı, yalnızca gövde ve motorlardan ibaret değil. Bu iki uçak, “Türkiye yapamaz” algısını tarihe gömen mühendislik başarıları. Yerli alt sistemlerin geliştirilmesi asıl teknolojik derinliği gösteriyor. KAAN’ın radar, görev bilgisayarı ve elektronik harp sistemleri milli imkanlarla üretiliyor. Bu yerlileştirme çabası, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı sıfırlamayı hedefliyor. AESA radar ve görev bilgisayarı gibi hassas sistemlerin yerel geliştirilmesi, Türkiye’nin yazılım ve donanım mühendisliğinde geldiği yüksek noktadır.
ANA HEDEF TEKNOLOJİ ODAKLI BÜYÜME
KAAN ve Kızılelma, sadece askeri projeler değil, Türkiye’nin stratejik vizyonunun somutlaşmış halidir. Bu projeler, ülkenin bölgesel ve küresel politikalarını destekleyecektir. Caydırıcılık kapasitesini en üst seviyeye taşıyacaktır. Seri üretime geçilmesi, ekonomik olarak da büyük faydalar sağlayacak, binlerce yüksek katma değerli iş imkanı yaratılacaktır. İhracat potansiyeli ile milyarlarca dolarlık gelir elde edilecek. Bu durum, Türkiye ekonomisinin teknoloji odaklı büyümesine önemli katkılar sunacaktır.
İKİ PROJE TEK YÜREK
KAAN ve Kızılelma birlikte de çalışabilecek şekilde tasarlandı. Bu, “sürü drone” konseptinin ötesinde bir yaklaşım. KAAN ve Kızılelma, birlikte kullanıldıklarında Türkiye’ye yeni bir hava muharebe doktrini kazandıracak: KAAN hava üstünlüğü yaratacak, Kızılelma riskli görevleri üstlenecek, iki platform otonom kol uçuşu gerçekleştirecek. Türk hava gücü daha geniş, daha akıllı ve daha esnek bir yapıya kavuşacak. İnsanlı ve insansız uçakların senkronize çalıştığı bu harekatlarda pilotun hayatı riske atılmadan düşmana karşı hava üstünlüğünü sağlamak mümkün olacak. Bu model, gelecekte birçok ülkenin örnek alacağı bir mimari olarak görülüyor.
ARTIK YENİ BİR LİGDEYİZ
Sonuç olarak, KAAN ve Kızılelma, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük teknolojik başarı hikayesi olmaya aday projeler. Bu ikili, milli gururumuz yerli teknolojinin zirvesini simgeliyor. Ülkenin savunma sanayisinde tam bağımsızlık hedefine ulaştığını göstermenin ötesinde artık Türkiye’nin, teknoloji tüketen değil, teknoloji üreten bir güç olduğunu tescil ediyorlar. Türkiye, üstün teknoloji ve milli iradenin zaferi olan yeni bir dönemin kapısını artık aralamıştır. Türk yıldızları, dünyaya Türkiye’nin artık yeni bir ligde olduğunun işaretini veriyor.
Safkan beşinci nesil savaşçı KAAN
ürkiye’nin en büyük ve en zorlu teknoloji projesi olan KAAN safkan bir beşinci nesil savaş uçağı olarak tam teknolojik bağımsızlık yolunda atılmış dev bir adım. TÜBİTAK ve TUSAŞ iş birliğiyle geliştirilen sistemler KAAN’ın kalbini oluşturuyor. Düşük radar kesiti (stealth) ve düşük termal ize sahip olacak olan savaş jeti, gelişmiş aktif ve pasif sensörler, milli görev bilgisayarı, milli gerçek zamanlı işletim sistemi, detaylı aviyonik ara yüzler ve yerli aviyonikler kullanacak. KAAN’ın ilk uçuşu 21 Şubat 2024’te gerçekleşti. Yaklaşık 13 dakika havada kaldı. Uçuş sırasında 2500 metre irtifaya ulaştı ve 426 km/s hıza erişti.
YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ
KAAN, TÜBİTAK tarafından geliştirilen yerli yazılım ve aviyonik sistemleri taşıyacak. Bu sistemler arasında merkezi yönetim bilgisayarı ve yerli AESA radar teknolojisi gibi hassas birimler yer alıyor. Yapay zekâ ve nöral ağ desteği, uçağın savaş kabiliyetini ciddi oranda artırıyor. KAAN, süpersonik hıza uygun dahili silah yuvaları sayesinde hem hava-hava hem de havayer görevlerinde tam vuruş kabiliyeti sunacak. Türk savunma sanayisi kruluşları, KAAN’ın geliştirilme sürecinde Rüzgar Tüneli Tesisi ve Radar Kesit Alanı Test Merkezi gibi kritik test altyapılarını da ülkeye kazandırdı.

Bu bir paradigma değişimi
KAAN ve Kızılelma’nın gelişimi, uluslararası alanda büyük ilgiyle takip ediliyor. Batılı savunma uzmanları projelerin hızı ve yetenekleri konusunda şaşkınlıklarını gizlemiyor. Türk savunma sanayisinin bu hızlı yükselişini yakından analiz ediyorlar. İki projedeki hemen her gelişme uluslararası yayın organlarında haber olmaya devam ediyor. KAAN ve Kızılelma’nın küresel yankıları sadece teknik başarıdan da kaynaklanmıyor. Bu iki proje, Türkiye’nin savunma stratejisindeki paradigma değişimini temsil ediyor.
* Yunan Basını: KAAN’ın teknik özelliklerini ve Türk Hava Kuvvetleri’ndeki potansiyel rolünü genişçe ele aldı. Kızılelma’nın yakın zamanda gerçekleştirdiği simüle atış testlerinde F-16’ya kilitlenerek sanal vuruş yapması Yunan ve uluslararası basında geniş yankı uyandırdı.
* AP News, Endonezya ile yapılan 48 uçaklık ön anlaşmayı “Türkiye’nin tarihi savunma ihracatı” olarak değerlendirdi.
* Le Monde (Fransa) ise bu ilgiyi “Türkiye’nin sadece uçak üretmediğini, teknoloji ihraç eden bir ülkeye dönüştüğünü” belirterek analiz etti.
GELECEĞİN MUHAREBE GÜCÜ
* Orta Doğu’da özellikle Suudi Arabistan’ın projeye ilgisi, thinktank raporlarında ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Yorumcular, Türkiye’nin bu iki platformla hava gücünü yeniden tanımladığını belirtiyor. Simple Flying, Kızılelma’nın daha uygun fiyatlı ve güvenilir bir çözüm sunduğunu öne sürdü. Site, Kızılelma’nın KAAN ile birlikte “sadık kanat adamı (loyal wingman)” rolünde yeni bir doktrin yaratabileceğini yazdı.
* Naval News, Kızılelma’nın aerodinamik testlerini “programın hızlı olgunlaşma sürecinin göstergesi” olarak yorumladı.
* DefenseMirror, platformun TOLUN ve Teber-82 mühimmatlarıyla canlı atış testlerini dünyaya duyurdu.
* Army Recognition, F-16’ya karşı gerçekleştirilen simüle havahava testini “geleceğin hava muharebesine dair güçlü bir sinyal” şeklinde haberleştirdi.
TÜRKİYE ARTIK 5. NESİL KULÜBÜNDE
Çin Devlet Televizyonu (CCTV): Çin Devlet Televizyonu (CCTV) ve diğer ajanslar, Türkiye’nin beşinci nesil hayalet avcı uçağı kulübüne girdiğini vurguladı.
İsrail Basını: Kızılelma’nın gelişmiş özelliklerini ve KAAN ile entegre görev konseptini vurguladı. Analizlerde, gizli taarruz İHA’sı (UCAV) geliştirebilen sayılı ülkeler arasına Türkiye’nin kısa sürede girdiğine dikkat çekildi.
F-35’TEN ÇIKIŞ SÜRECİ HIZLANDIRDI
Batı medyası, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının ardından bu projeleri hızlandırmasını öne çıkardı. İsrail basını, Batı’dan dışlanma çabasının Türkiye’yi daha da hızlandırdığını belirtti. Uzmanlar, Ankara’nın tedarikçi bağımlılığından kurtulma çabasını takdir ediyor. Bu, ülkenin teknoloji transferine değil, teknoloji üretimine odaklandığını gösteriyor. Alman gazetesi Welt, bu başarıyı “Türkiye’nin bir savaş uçağı ülkesi olarak yükselişine” işaret eden bir dönüm noktası olarak yorumladı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:23
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ocak 2026 15:17 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















