Ankara24.com
close
up
Menu

Emtia piyasalarında sert dalgalanma! Petrol ve kahve uçtu, altın geriledi

ABD nin NATO Daimi Temsilcisi nden F35 mesajı: Gerçekleşmesi mümkün bir anlaşma

Diyarbakır’da geceyi gündüze çeviren yangın

Kaza sonrası olay yerinden kaçmak isteyen şahıs, minibüsü vatandaşların ve polisin üzerine sürdü: 1 ölü, 1 i polis 2 yaralı Kayseri Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Sakarya da iki katlı binanın çatısında yangın

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: İran ı, saldırılara karşı kendisini savunduğu için suçlamak sorumsuzca

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bağımsız dış politika için savunma sanayisi olmak zorunda

Annesinin Evi Ateşe Veren Şüpheli Yakalandı

Dünya birincisi olan Ali Koç un annesiyle diyaloğu gülümsetti

Kumru da 14. Kur an Ziyafeti ve Binbir Hatim Duası programı düzenlendi

Bakan Gürlek: Vatandaşlarımız, Türk Kızılay’a gönül rahatlığıyla ve güven içinde bağış yapabilir

Halil Bağcı, Malatya Yeşilyurt Spor a imza attı!

‘El ayak ağız hastalığı yaz aylarında daha sık görülüyor’

Bisikletli Semih Özer otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti

ABD li temsilciden Türkiye açıklaması: F 35 anlaşması gerçekleşecek!

İran basını duyurdu: Bender Abbas ve Keşm Adası nda şiddetli patlama Dış Haberler

Graham ın ani ölümü şüphelendirdi! Rus basınından çarpıcı iddia

Ünlü Oyuncu Damla Sönmez ve İlkay Akıncı Sessiz Sedasız Evlendi!

ABD İran a yeni saldırı başlattı! Trump: Anlaşmak halen mümkün

Şanlıurfa da İsviçre vatandaşı karavanda ölü bulundu Son dakika haberleri

Trump’ın İsrail sınavı NATO’nun geleceği tartışmaları ve Türkiye Düşünce Günlüğü Haberleri

Trump’ın İsrail sınavı NATO’nun geleceği tartışmaları ve Türkiye Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Türk-Amerikan ilişkileri sadece NATO beşinci madde kapsamında varlığını sürdüren bir mutlak bağımlılık hikâyesinden ibaret değil. Bugün Türkiye kendi siyasi ajandasını sahaya askeri ve siyasi olarak yansıtabilir vaziyette. Dolayısıyla İsrail-ABD-Türkiye hattında tek değişken İsrail’in talepleri değil.

Dr. Muhammed Çağrı Bilir / Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi, TAV Araştırmacısı

Eski ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent’in mart ayında istifa ederken Başkan Trump’ın İran savaş kararını içine sıkıştığı bir yankı odasında aldığı yönünde açıklamaları, İsrail’in Amerikan dış politika belirleme süreçlerindeki gücü hususunda devam eden endişelere ve tartışmalara bir başlık daha açmış oldu. Öyle ki İran’ın akut bir tehdit olmadığını ve dolayısıyla hükümeti çevreleyen Yahudi lobisinin ve onlarla ilişkili elitlerin Trump’ı kandırdığını ima eden Kent’e göre ABD’nin NATO’daki geleceği bile İsrail güdümüyle ve Türkiye’ye karşı olası bir savaşta pozisyon alabilmek adına tartışmaya açılmıştı. Kent’in açıklamaları ve gelen tepkilere bakıldığında Amerikan iç siyasetinde ve bürokraside İsrail’e yönelik bir ayrım olduğu göze çarpıyor. 7 Ekim sonrasında tarihinde hiç olmadığı kadar maksimalist hedeflerine ABD’yi kalkan haline getirebilen bir İsrail varlığının içeride en azından tepki doğurduğunun görülmesi açısından bu söylemler değerli.

Ancak bunun üstünden toptan bir Amerikan dış politikası analizi yapmak hatalı çıkarımlar üretmeye müsait bir durum yaratabilir. Uluslararası ilişkilerde birim-altı düzey olarak tabir edilen devletin işleyişindeki çarklardan bir tanesinin içinden gelen bu söylemler normal şartlarda teyit edilmesi zor iddialar olmaktan öteye gitmez. İstifa eden bir bürokratın kişisel hırsları, popülarite kaygısı, aynı düzeyde farklı kurum veya çıkar grubuyla girdiği bir güç savaşı yahut farklı siyasi veya psikolojik sebepler bu gibi çıkışlara sebep olmuş olabilir. Bu sebeple dış politika analizinde saha verileri, resmi dokümanlar yahut sistemik güç dengeleri ışığında devlet davranışlarına yönelik sistematik analizler kullanılarak bu gibi iddiaların ne ölçüde ciddiye alınıp alınmaması gerektiği ölçülmelidir. Bu yazıda da hem Kent’in iddialarının ne ölçüde gerçekçi olduğu hem de neden bu kadar ciddiye alındığı ele alınacaktır.

TEL AVİV’İN TRUMP’IN KARARLARINA ETKİSİ

Kent’e göre İsrail’in ajandası Trump’ın dış politika vizyonunun ana değişkeni konumunda. Bu iddianın ne ölçüde geçerli olduğunu anlamak için kamuoyunda son dönemde Epstein dosyaları ile de birçok kez gündeme gelen bu Trump-Yahudi lobisi ilişkisinin limitlerini analiz etmek gerekmektedir. Kent, bu ilişkinin Trump’ı sırf Türkiye ile savaşabilmek için NATO’dan çıkmaya götürebilecek kadar etkili olduğu iddiasında. Elbette İsrail açısından bu arzu edilen bir durumdur. Bir politik-stratejik hedef olarak bölgesel üstünlüğünü hem sahip olduğu nükleer teknoloji hem de Amerikan politik desteğine sahip ayrıcalıklı konumuyla sürdürmeye çalışan İsrail için bölgede benzer dinamiklere sahip başka ülkelerin varlığı histerik bir korku yaratmaktadır. Ancak 7 Ekim sonrasında İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımın ABD tarafından tepki görmemesi ve İran’a yönelik savaşını doğrudan ABD eliyle yürütebiliyor oluşu tam da hedeflenen ayrıcalıklı konuma erişildiğini gösteriyor.

POPÜLİZM VE DEVLET ÇIKARLARI ARASINDA SIKIŞTI

Ancak mevcut şartlar Trump dış politikasının sistematik bir çıktısından öte bir savrulma olarak görülmeli. Bu dönemde ABD’nin geleneksel reflekslerini dışlayarak, izolasyoncu hedeflere seçici ve tek taraflı politikalarla ulaşma patterni gözlemlenebilir. Trump bunu NATO, AB veya ABD’nin kurumsallaşmış her ilişkisini tartışmaya açarak yapmaktadır. Bu da dış politik hamleleri MAGA sempatizanlarına yönelik bir iç politik aparat olarak kullanma hevesiyle ilişkili. Dolayısıyla Trump’ın politika tercihlerinin popülizm ile devlet çıkarları arasında sıkıştığı söylenebilir.

İran’a karşı yürütülen savaş da benzer bir yerden okunmalı. Ukrayna, Gazze veya Suriye vakalarında Trump’ın maliyet harcamama eğilimi gözlemlenebilir bir durum. Her üç meselede de istikrarsızlığın çözümü için muhatap aktörleri zorlayacak hamleler yerine söylem düzeyinde tehditvari bir tutumun materyal olarak desteklenmediği müzakere arayışlarıyla karşılaşılmaktadır. Suriye ve Gazze’de Türkiye’nin belirleyici rolü bu boşluğu doldurduğu için bazı kazanımlar varken, Ukrayna’da Rusya’nın caydırılamadığı ve dolayısıyla anlaşma zemininin oluşamadığı görülüyor. Benzer bir tutum 12 Gün Savaşı arifesinde ABD/İran arasında planlanan nükleer müzakereler için de geçerli. Trump’ın tercihi İran’da da müzakere temelli bir ilişki dinamiği oluşturmaktı. Ancak İsrail kendi bölgesel hedefleri doğrultusunda bu dinamiğin önüne geçmek için masayı ters çevirdi. Bu durumda İran’ın vurulabilir oluşunun cazibesine kapılarak sınırlı bir hava saldırısıyla sürece dahil olan Trump için “popülizmini besleyeceği hızlı bir zafer arayışında” yorumu rahatlıkla yapılabilir. Ancak bu tercihin beklenmeyen sonucu ise İsrail’in ajandasına hapsolmak oldu. Çünkü 12 Gün Savaşı İsrail’in İran’a yönelik her saldırısının ABD’yi de misillemeler için hedef haline getireceği yeni bir düzlem doğurdu. Bu da İsrail’in ABD’yi peşinden sürükleyebileceği şartlar oluşmuş anlamına geliyor.

DENKLEMDEKİ TEK DEĞİŞKEN İSRAİL DEĞİL

Elbette bunun haricinde Yahudi lobisinin Trump ve ekibi üzerinde tıpkı Kent’in dediği gibi oyun değiştirici etkileri olabilir. Yine de komplo teorilerine bulaşmadan İsrail ve Beyaz Saray arasındaki dengenin farklı değişkenleri de olabileceğini düşünmek gerekli. Örneğin dış politika açısından bu denklemi bozan en önemli aktör olarak Türkiye’nin varlığı dikkat çekmekte. Türkiye bir taraftan konvansiyonel caydırıcılığı ile tekil bir güç olarak bölgede varlık gösterirken öte yandan NATO ve AB ile doğrudan ve dolaylı kurumsal ilişkileri ile mevcut tek kutuplulukla çok katmanlı ilişkilere sahip. Yani ilişkilerde birçok sınamaya rağmen mevcut düzende yerleşik ve geliştirdiği kabiliyetler sayesinden ayrıcalıklı bir rolü var. Bu da İsrail’in bölgesel histerileri açısından kabul edilemez bir durum yaratıyor. Dolayısıyla Kent’in iddialarında olduğu gibi İsrail için ABD-Türkiye bağlantısını kesmek mutlak bir hedef diyebiliriz.

Ancak bu sadece Türkiye’nin hareketsiz kaldığı ve İsrail’in manipülasyonlarının tek değişken olduğu bir senaryoda kaçınılmaz olarak görülebilir. Türk-Amerikan ilişkileri sadece NATO beşinci madde kapsamında varlığını sürdüren bir mutlak bağımlılık hikâyesinden ibaret değil. Gelinen noktada Türkiye kendi siyasi ajandasını sahaya askeri ve siyasi olarak yansıtabilir vaziyette. Dolayısıyla İsrail-ABD-Türkiye hattında tek değişken İsrail’in talepleri değil. Örneğin PKK-YPG terör örgütü ve İsrail’in ideal Suriye senaryosunda tabii ki Türkiye güdümünde bir yeni Şam yönetimi kurgusu yoktu. Ancak devrim sonrasında Türk-Amerikan ilişkilerinin bir konusu olarak Şara ve iktidarının uluslararası tanınırlığı meselesi bir yıl gibi kısa bir sürede İsrail’e rağmen sağlanabildi. Dolayısıyla İsrail’in maksimalist politikalarının limitlerini Türkiye’nin askeri ve siyasi kabiliyetlerinin limitlerinde aramak gerekmektedir.

NATO TARTIŞMALARI NE ÖLÇÜDE İSABETLİ?

Öte yandan Kent’in NATO’dan ayrılma yahut NATO’nun işlevinde revizyonlarla Türkiye’yi yalnız bırakmaya dair fikirleri de bir testten geçirmeye değer. Bir ittifak sistemi olarak NATO ABD’nin Soğuk Savaş’ta SSCB’ye karşı jeopolitik bir çevreleme ve nükleer güvenlik şemsiyesi oluşturma süreçlerinin bir birleşimi olarak karşımıza çıkıyor. Yani iki kutuplu sistemin siklet merkezi konumundaydı. Berlin Duvarı’nın yıkılması sonrasında ise terörle mücadele konsepti ile NATO ittifak sistemi askeri olarak bir rasyonel oluştursa da, siyasi olarak Amerikan tek kutupluluğunun ikincil devletlerle kuracağı ilişkilerde NATO’nun bir kaldıraç rolü de olduğu söylenir. Dolayısıyla tek kutupluluğun kurumsallaşmasında ABD merkezli NATO gibi veya uzantılı AB gibi kurumların doğrudan bir işlevi olduğu söylenebilir. Yani Soğuk Savaş’ın siklet merkezi bir askeri ittifak bugün tek kutupluluğun siyaseten de bel kemiği konumunda. Türkiye de hem Soğuk Savaş’ta hem de bugünkü düzende merkezi bir aktör konumunda dolayısıyla burada yaşanacak kırılmaların tek kutupluluğu kıracak düzeyde azımsanmayacak sistemik etkileri olacaktır.

Ancak NATO tartışmaları tek başına düşünüldüğünde Trump’ın pozisyonu büyük oranda iç politik endişelerle oluşmuş gibi duruyor. ABD iç politikasında NATO’ya yönelik burden sharing yani yük paylaşımı tartışmaları da süregelen bir durum. Özellikle Afganistan ve Irak travmaları sebebiyle, 2008 sonrası Amerikan siyasetinde hem demokratlar hem de cumhuriyetçileri hapseden izolasyoncu propaganda batılı müttefikleri savunma harcamalarında yüzde 5 barajına çıkarmaları yönünde baskı altına alıyor. Bugün Trump’ın NATO’ya yönelik memnuniyetsizliğini sıklıkla dil getiriyor olması da yine işin bu propaganda kısmıyla alakalı olabilir. Amerikan toplumunun seçim kazandıran kitlelerinde başkaları adına para harcamayan başkalarının savaşlarını vermeyen bir MAGA vizyonu önemli bir motivasyon aracı. Ancak bu vizyona aykırı şekilde bugün İran’la savaşa giren Trump için içeride kan kaybeden imajını toparlamak amacıyla toplumun önüne yine MAGA vizyonuyla paralel “NATO bizi yalnız bıraktı” tartışmalarını çıkarması tesadüf değil.

KENT’İN SÖYLEMLERİ NEDEN ÖNEMLİ?

Kent’in söylemleri İsrail’in Amerikan siyasetine etkisi veya bölgedeki maksimalist saldırganlığı hakkında birçok hakikati içinde barındırıyor ancak Türkiye ve NATO odaklı argümanları ise derinlikten uzak hamasi söylemler olarak dikkat çekiyor. Bu açıklamaların bir filtreleme sürecinden geçmeden kamuoyunda sansasyon yaratmasının sebebi de 7 Ekim sonrası İsrail’in maksimalist politikalarının tarihte hiç olmadığı kadar sahaya yansıyabiliyor olmasıyla ilişkili.

Gazze’de yaşanan soykırım, Suriye ve Lübnan’da devam eden saldırılar, işgal ve aynı zamanda İran’la yaşanan savaş dur durak bilmeyen bir şiddet sarmalının İsrail eliyle bölgeyi içine hapsettiğini gösteriyor. Dolayısıyla İsrail ve Yahudi lobisinin hedefe oturtulduğu her analiz veya iddia gerçekliğin bir kısmını peşinen elinde tuttuğu için ciddiye alınabiliyor. Bu durum Türkiye’de bir takım analistlerin komplo teorileriyle veya maksatlı İrancı propagandayla bezenmiş yanıltıcı savaş analizlerinin medyada kendine nasıl yer bulabildiği düşünüldüğünde daha da somutlaşıyor. Kamuoyu vicdanının İsrail’in vahşetlerine yönelik yekpare pozisyonu bu noktada farklı ajandalarla oluşturulmuş argümanların ortalığa dökülmesi için araçsallaştırılabiliyor. Bu durum yabancı istihbarat servislerince propaganda ve dezenformasyon için kullanışlı bir beşinci kol faaliyet alanı yaratma riski taşımaktadır. Dolayısıyla toplumun kollektif olarak İsrail ve Yahudi lobisinin vahşetlerine karşı geliştirdiği haklı refleksler ve hassasiyetler medya ve sosyal medyada doğru yayınlar ve içeriklerle korunmalıdır.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:90
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Nisan 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Emtia piyasalarında sert dalgalanma! Petrol ve kahve uçtu, altın geriledi

12 Temmuz 2026 16:21see209

ABD nin NATO Daimi Temsilcisi nden F35 mesajı: Gerçekleşmesi mümkün bir anlaşma

13 Temmuz 2026 00:56see181

Diyarbakır’da geceyi gündüze çeviren yangın

12 Temmuz 2026 16:23see179

Kaza sonrası olay yerinden kaçmak isteyen şahıs, minibüsü vatandaşların ve polisin üzerine sürdü: 1 ölü, 1 i polis 2 yaralı Kayseri Haberleri Habertürk Yerel Haberler

13 Temmuz 2026 02:36see172

Sakarya da iki katlı binanın çatısında yangın

12 Temmuz 2026 19:44see168

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: İran ı, saldırılara karşı kendisini savunduğu için suçlamak sorumsuzca

13 Temmuz 2026 00:49see158

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bağımsız dış politika için savunma sanayisi olmak zorunda

13 Temmuz 2026 02:45see158

Annesinin Evi Ateşe Veren Şüpheli Yakalandı

13 Temmuz 2026 00:18see157

Dünya birincisi olan Ali Koç un annesiyle diyaloğu gülümsetti

12 Temmuz 2026 22:57see154

Kumru da 14. Kur an Ziyafeti ve Binbir Hatim Duası programı düzenlendi

13 Temmuz 2026 03:51see150

Bakan Gürlek: Vatandaşlarımız, Türk Kızılay’a gönül rahatlığıyla ve güven içinde bağış yapabilir

12 Temmuz 2026 18:38see149

Halil Bağcı, Malatya Yeşilyurt Spor a imza attı!

13 Temmuz 2026 04:28see146

‘El ayak ağız hastalığı yaz aylarında daha sık görülüyor’

13 Temmuz 2026 09:37see146

Bisikletli Semih Özer otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti

12 Temmuz 2026 14:40see146

ABD li temsilciden Türkiye açıklaması: F 35 anlaşması gerçekleşecek!

12 Temmuz 2026 21:20see145

İran basını duyurdu: Bender Abbas ve Keşm Adası nda şiddetli patlama Dış Haberler

12 Temmuz 2026 19:43see145

Graham ın ani ölümü şüphelendirdi! Rus basınından çarpıcı iddia

12 Temmuz 2026 17:06see145

Ünlü Oyuncu Damla Sönmez ve İlkay Akıncı Sessiz Sedasız Evlendi!

13 Temmuz 2026 11:08see142

ABD İran a yeni saldırı başlattı! Trump: Anlaşmak halen mümkün

14 Temmuz 2026 02:30see141

Şanlıurfa da İsviçre vatandaşı karavanda ölü bulundu Son dakika haberleri

14 Temmuz 2026 01:38see139
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları