Ankara24.com
close
up
Menu

Fabio Ingolitsch: Kaybetmek üzücü ama ihtimalimiz azdı

Fenerbahçe de Milan Skriniar dan Matteo Guendouzi sözleri!

Çorum da kötü koku yayılan evde cansız beden bulundu Son dakika haberleri

Çitlekçi halka arz katılım endeksine uygun mu, eşit dağıtım mı? CITAS halka arzında merak edilenler Son Haberler

Fabio Ingolitsch: Fenerbahçe, Lyon karşısında başarılı olacaktır!

Avrupa’da havalimanı alarmı! Pasaport kuyrukları 2 saate çıktı

Ömer Çelik: 467 kabul oyu, siyasi tarihimiz açısından çok önemli

Otizmli çocuğa şiddet davasında seyrini değiştiren rapor: Eğitmen hakkında yeni suç duyurusu

Basra kökenli sıcak hava Türkiye yi sardı Son dakika haberleri

Şile Belediyesi iddianamesinde yeni gelişme: Ses kayıtları dosyada! Başkanın ricası var 250 bin gönder

Otomobilinin yanında ölü bulundu

Yolu olmayan köyün tepesine futbol sahası yaptılar: Futbolcular maça teleferikle gidiyor Sözcü Gazetesi

Forex mağdurlarından yardım çağrısı: Yavuz Usta’nın Bulgaristan’da olduğu öne sürülüyor

Giresun da sel sularına kapılan anne ile kızını arama çalışmaları havadan görüntülendi

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BŞK.

CHP li Belediye Başkanı trafik kazası geçirdi! Yaralılar var

UEFA Şampiyonlar Ligi nde gecenin sonuçları!

Lucas Torreira: Bu sezon her zamankinden daha zor olacak

MHP lideri Bahçeli, çerçeve yasanın yeni safhayı başlattığını söyledi

UEFA Süper Kupa nın sahibi Paris Saint Germain

Trump sonrası Amerika: Düzen değişir, yön kalır Düşünce Günlüğü Haberleri

Trump sonrası Amerika: Düzen değişir, yön kalır Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Trump yeni bir parantez açmadı, mevcut dönüşümün kapağını kaldırdı. Onunla birlikte Amerikan dış politikası daha korumacı, daha seçici ve daha sert bir hal aldı. Trump çekilince, diplomatik ton toparlanır fakat akış sürer.

Bülent Tokgöz - Yazar

Trump vakasını hoyrat bir siyaset dilinin Beyaz Saray’a yürüyüşü gibi okumak büyük tabloyu ıskalar. Burada sahneye çıkan şey, bir siyasetçinin mizacından ibaret olmaktan uzaktır. Burada daha derindeki bir katman konuşuyor: Amerikan kudretinin yorgunluğu, merkez gücün gecikmiş öfkesi, imparatorluk muhasebesinin sertleşen dili.

Amerika dünyaya artık başka bir gözle, kuşkuyla, maliyet hesabıyla bakıyor. Eski çağın ipek cümleleri çözülürken altta çelikten bir lügat beliriyor. Trump’ın tarih içindeki ağırlığı da burada beliriyor. Yeni bir Amerika icat ettiği için değil, çoktan yön değiştiren Amerika’ya hız, jest ve cüret verdiği için.

Trump’ın görevi 20 Ocak 2029’da sona eriyor. 3 Kasım 2026 ara seçimleri onu Beyaz Saray’dan çıkarmaz, yalnızca Kongre’nin rengini değiştirip denetimi sertleştirerek başkanlığını ani bir düşüşten ziyade uzun bir yıpranma, daralma ve kuşatma sürecine sokar. Tam da bu yüzden Trump sonrası Amerika tartışması bir takvim hesabını aşan daha derin bir meseleye açılır: Trump çekildiğinde Amerika eski haline döner mi?

BİR DÖNEMİN SONU MU, YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİ Mİ?

Aşikâr ki bütünüyle bir geri dönüş beklemek saflık olur. Çünkü düzenin çözülüşü Trump’la başlamadı. Irak savaşı bu çözülüşün meşruiyetini aşındırdı. Afganistan ricati Amerikan kudretinin sınırsız kapasite efsanesini tüketti. 2008 krizi küresel liderliğin iç toplumsal maliyetini görünür kıldı. Çin’in yükselişi, “entegrasyon dönüştürür” inancını dağıttı. Pandemi ve tedarik zinciri kırılmaları, serbest dolaşımın aynı zamanda stratejik bağımlılık ürettiğini gösterdi. Ukrayna savaşı Avrupa güvenliğinin faturasını yeniden Washington’ın masasına bıraktı. Yapay zekâ, yarı iletkenler, kritik mineraller ve veri altyapısı etrafında büyüyen rekabet ise dış politika ile sanayi politikasını birbirine kilitledi. Trump bu hikâyenin mucidi sayılmaz; yoğunlaştırıcısıdır.

Bu yüzden Trump dış politikasını anlık öfke, içgüdü ve sahne refleksiyle sınırlamak yetersiz kalır. Savruk tarafları var, ani çıkışları, sabah yaptırım akşam pazarlık üreten o tanıdık oynaklık var. Yine de omurga açık. “Önce Amerika” artık miting sloganı olmaktan çıktı; devletin resmî metinlerine yerleşmiş bir siyasal akla dönüştü.

Bu aklın hükmü serttir: Amerika son otuz yılda fazla dağıldı, fazla harcadı, fazla omuzladı, rakiplerinin yükselişini kendi elleriyle finanse etti, müttefiklerinin güvenliğini ölçüsüzce sübvanse etti, kendi orta sınıfını ise bu yüklerin altına bıraktı. Buradan çıkan strateji de nettir. Sınır, göç, karteller, fentanil, ticaret, çip üretimi, enerji kapasitesi, tedarik zinciri, hepsi aynı güvenlik sözlüğüne bağlanır. Dış yardım ideolojik denetime çekilir. Ticaret, ekonomik tercih olmaktan çıkar, ulusal güç aracına dönüşür.

KİŞİLİK İLE MÜESSES NİZAM ARASINDAKİ ÇİZGİ

Burada kritik düğüm, Trump’a özgü olanla Trump’tan sonra da sürecek olanı ayırmaktır. Trump’a ait olan ilk alan üsluptur. Müttefiki kameralar önünde küçük düşürmek, diplomasiyi şahsi sadakat testine çevirmek, kurumsal hafızayı ayak bağı gibi görmek, jeopolitiği kültür savaşı retoriğiyle karıştırmak, karar alma süreçlerini kişiselleştirmek… Bunlar Trump’ın damgasıdır. Fakat daha derinde duran birçok başlık çok daha geniş bir devlet aklının ürünüdür.

Çin’le stratejik rekabet, kritik teknolojilerin korunması, yarı iletkenler ve yapay zekâda devlet destekli sanayi seferberliği, Avrupa’nın daha fazla askeri sorumluluk üstlenmesi, sınırın dış politika başlığına dönüşmesi, açık uçlu kara savaşlarına mesafe... Bunlar bir şahsın keyfi tercihi gibi okunamaz. Birinci Trump döneminde şekil aldı, Biden döneminde kurumsallaştı, ikinci Trump döneminde daha sert bir dille sürdü. Müesses nizam burada yıkılmış görünmüyor; yön değiştirmiş, kısmen Trumpçılaşmış görünüyor.

Tam da bu yüzden Trump klasik anlamda izolasyonist (yalıtımcı) sayılmaz. Dünyadan çekilmek istemiyor; dünyayı başka türlü yönetmek istiyor. Daha seçici, daha maliyetçi, daha pazarlıkçı, daha çıplak bir çıkar diliyle. Bir yanda sonsuz savaşların vahametinden söz ediyor, öte yanda İran’a kuvvet uyguluyor. Bir yanda NATO’yu azarlar gibi konuşuyor, öte yanda Avrupa’yı daha fazla harcamaya zorluyor. Bir yanda çok taraflı kurumlara kuşkuyla yaklaşıyor, öte yanda doların, Amerikan pazarının, teknolojik üstünlüğün ve askeri kudretin sağladığı kaldıraçtan sonuna kadar yararlanmak istiyor.

Burada geri çekilme yok; yeniden tahkim var. Amerika’nın küresel rolü tasfiye edilmiyor, yeniden fiyatlandırılıyor. Dünya artık ahlaki vaadin sahası gibi okunmuyor; korunacak çıkarların, yönetilecek risklerin ve sınanacak güç dengelerinin sert haritası gibi okunuyor.

Trump sonrasında ilk değişecek alan da burası değil, üslup olacak. Müttefiklerle kurulan cümleler yumuşar. NATO’ya bağlılık daha öngörülebilir bir dille ifade edilir. Diplomasi kurumları nefes alır. Dış yardım bütünüyle eski ihtişamına kavuşmasa bile toparlanır. Tarife siyaseti kaba bir balyoz olmaktan çıkıp daha hedefli bir araca dönüşebilir. Fakat büyük eksen yerinde kalır. Çin’e karşı sertlik sürer. Teknoloji güvenliği devam eder. Kritik mineraller, veri akışları, yapay zekâ altyapısı, çip üretimi, deniz yolları, enerji güvenliği ve Avrupa’nın savunma yükü yeni dönemin ana dosyaları olmayı sürdürür.

Çünkü eski düzeni mümkün kılan tarihsel hava artık dağılmış durumda. 1990’ların tek kutuplu güveni yok. Serbest ticaretin kendiliğinden barış ve refah üreteceğine dönük rahatlık yok. Çin’i sisteme daha fazla bağladıkça benzerleşeceği inancı yok. Avrupa’yı sonsuza kadar Amerikan omuzlarında taşımanın içeride bedel üretmeyeceği fikri de yok.

GERİ DÖNMEYECEK OLAN NEDİR?

Bu sürekliliğin en açık göründüğü alanlar dört başlıkta toplanıyor. Çin dosyasında rekabet ile pazarlık aynı anda yürüyecek; çiplerde sertlik, finans baskısı arttığında seçici yumuşama, teknoloji transferinde fren, askeri dengede tahkim. Avrupa dosyasında esas mesele artık ittifakın sürüp sürmeyeceği değil, yükün nasıl paylaşılacağı. Orta Doğu’da Washington daha az görünmek isteyebilir fakat daha az belirleyici olmayı kabul etmek istemez; enerji yolları, boğazlar, İsrail’in güvenliği, İran’ın kapasitesi bu bölgeyi masada tutar.

Batı Yarımküre’de ise göç, karteller, sınır, Panama ve Latin Amerika’daki Çin etkisi iç politika dipnotu olmaktan çıkmıştır. Yeni Amerikan aklı yarımküreyi yeniden jeopolitik merkez olarak okuyor. Bu yüzden Trump çekilse bile hudut meselesi insani bir başlıkla sınırlı kalmaz; egemenlik, güvenlik ve rejim kapasitesi sorunu olarak yaşamayı sürdürür.

Son kertede hüküm açık: Trump bir parantez açmadı, mevcut dönüşümün kapağını kaldırdı. Onunla birlikte Amerikan dış politikası daha ekonomik, daha teknolojik, daha korumacı, daha seçici ve daha sert bir yatağa yerleşti. Trump çekilir, diplomatik ton toparlanır fakat akış sürer.

Tarihte asıl kalıcı olan, kurulan kurumlardan çok meşru kılınan histir. Trump’ın meşru kıldığı his şudur: Dünya artık sınırsız bir vaat sahası sayılmaz; maliyeti olan bir mücadele alanıdır. Bu duygu bir seçim gecesiyle dağılmaz. O yüzden ABD, Trump öncesine dönmez. En fazla yeni evinin duvarlarını daha zarif bir dille örer. İçeride kalan sertlik ise yerinde durur. Okunması gereken gerçek budur.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:125
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Mayıs 2026 07:25 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Fabio Ingolitsch: Kaybetmek üzücü ama ihtimalimiz azdı

12 Ağustos 2026 00:31see157

Fenerbahçe de Milan Skriniar dan Matteo Guendouzi sözleri!

12 Ağustos 2026 00:13see152

Çorum da kötü koku yayılan evde cansız beden bulundu Son dakika haberleri

12 Ağustos 2026 02:09see152

Çitlekçi halka arz katılım endeksine uygun mu, eşit dağıtım mı? CITAS halka arzında merak edilenler Son Haberler

12 Ağustos 2026 02:23see152

Fabio Ingolitsch: Fenerbahçe, Lyon karşısında başarılı olacaktır!

12 Ağustos 2026 00:24see150

Avrupa’da havalimanı alarmı! Pasaport kuyrukları 2 saate çıktı

12 Ağustos 2026 00:53see150

Ömer Çelik: 467 kabul oyu, siyasi tarihimiz açısından çok önemli

11 Ağustos 2026 18:00see149

Otizmli çocuğa şiddet davasında seyrini değiştiren rapor: Eğitmen hakkında yeni suç duyurusu

11 Ağustos 2026 17:46see149

Basra kökenli sıcak hava Türkiye yi sardı Son dakika haberleri

12 Ağustos 2026 18:45see149

Şile Belediyesi iddianamesinde yeni gelişme: Ses kayıtları dosyada! Başkanın ricası var 250 bin gönder

11 Ağustos 2026 19:19see149

Otomobilinin yanında ölü bulundu

11 Ağustos 2026 20:16see148

Yolu olmayan köyün tepesine futbol sahası yaptılar: Futbolcular maça teleferikle gidiyor Sözcü Gazetesi

11 Ağustos 2026 20:28see148

Forex mağdurlarından yardım çağrısı: Yavuz Usta’nın Bulgaristan’da olduğu öne sürülüyor

12 Ağustos 2026 18:13see148

Giresun da sel sularına kapılan anne ile kızını arama çalışmaları havadan görüntülendi

12 Ağustos 2026 19:04see148

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BŞK.

13 Ağustos 2026 00:02see148

CHP li Belediye Başkanı trafik kazası geçirdi! Yaralılar var

11 Ağustos 2026 18:58see147

UEFA Şampiyonlar Ligi nde gecenin sonuçları!

12 Ağustos 2026 00:08see146

Lucas Torreira: Bu sezon her zamankinden daha zor olacak

11 Ağustos 2026 20:00see146

MHP lideri Bahçeli, çerçeve yasanın yeni safhayı başlattığını söyledi

12 Ağustos 2026 18:13see144

UEFA Süper Kupa nın sahibi Paris Saint Germain

13 Ağustos 2026 00:26see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları