Ankara24.com
close
up
Menu

Fon Kanunu Resmi Gazete de yayımlandı! Yatırımcılara 1 milyon TL ye kadar ödeme yapılacak Son Haberler

FED faiz toplantısı tarihi Ekim 2026: Fed faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak, faiz kararı ne olacak, faziler düşecek mi?

ABD de yolcu uçağı terör tehdidi ihbarı üzerine havalimanına geri döndü

Yerin kilometrelerce altında dev yapı keşfedildi: Kıtayı yavaş yavaş ikiye bölüyor Sözcü Gazetesi

Fon yasasına giden süreç nasıl gelişti ve şimdi ne olacak? A dan Z ye merak edilen her şey

Önce uyardılar sonra kurşunladılar Dün kiralanan çiçekçi dükkanı kurşunlandı Kayseri Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Antalya da hortum felaketi: 5 vatandaş öldü! Valilikten açıklama geldi

Thomas Reis: İlk yarıda takımımı tanıyamadım!

Çalıntı araçla polisten kaçtılar, kaza yapınca yakalandılar Düzce Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Dominik Cumhuriyeti, Haiti sınırına 2 ek askeri birlik gönderdi

Mert Hakan Yandaş, saha içinde görev yapan polisi önce itti, sonra tartıştı

Antalya da hortum felaketi: 4 işçi ölü, 1 işçi yaralandı!

Bulgaristan da 6. Balkan Düşünce Kuruluşları Toplantısı başladı

2026 Ballon d or ödülü Bayern Münih in yıldızı Harry Kane in oldu! İşte verilen tüm ödüller

Star Trek te Pavel Chekov u canlandıran Walter Koenig 90 yaşında öldü

Beşiktaş Başakşehir MAÇ SONUCU İşte BJK Başakşehir maçı özeti ve golleri (Trendyol Süper Lig)

Thirty Seconds to Mars İstanbul a geliyor

Muhammed Emin Gül: Stadımızın olmayışı bir mazeret değildir!

Pelin Karahan ın para biriktirme yöntemi şaşırttı! Sırrını açıkladı

Bir yılda 7 defa üst geçitten atlamak isteyen şahıs, bu defa inşaatın tepesine çıktı Adıyaman Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Soykırımın adı değil, ta kendisi: Firavunî düzen Düşünce Günlüğü Haberleri

Soykırımın adı değil, ta kendisi: Firavunî düzen Düşünce Günlüğü Haberleri

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Bu düzende şiddet yalnız silahla uygulanmaz; kıtlığa mahkum ederek, aç bırakarak, susuz bırakarak, barınaksız bırakarak, sağlığı erişilmez kılarak, psikolojiyi çökertip umudu tüketerek sürdürülür. Ölüm bir “sonuç” olmaktan çıkar; “prosedür” ve “güvenlik” dili içine gömülen kurumsal bir işleyişe dönüşür.

Dr. Muhammed Ersin Toy - Medya Stratejisti

İsrail ile Filistin arasında 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin gerçekten bir “barış sonrası süreci” başlatıp başlatmadığı sorusu, sahadaki göstergeler nedeniyle artık yalnızca diplomatik bir tartışma değildir; insani sürdürülebilirlik açısından belirleyici bir sınava dönüşmüştür. Çünkü ateşkesin başlamasından bu yana Gazze’de, Batı medyasında “Yellow Line” olarak adlandırılan - resmî bir devlet sınırı değil; ateşkes sonrası sahadaki askerî ve fiilî güç pozisyonlarına göre şekillenmiş bir demarkasyon hattı (fiilî ayrım çizgisi) - çevresinde şiddetin neredeyse her gün sürdüğü aktarılmaktadır. Bu tablo şunu açıkça göstermektedir: İsrail ateşkese uymamış; yalnızca araçlarını ve yöntemlerini değiştirmiştir. Tüm dünyayı aldatmış ve kandırmıştır. Dolayısıyla ateşkes, sahada bir “barış düzeni” üretmekten çok, şiddetin yüzünü ve biçimini değiştirdiği bir ara evreye dönüşmüştür. Başka bir ifadeyle, ateşkes burada barışın başlangıcı değil; canavarlığın yeniden düzenlenmiş hâlidir.

NETANYAHU DENEN FİRAVUN

Tam bu noktada Türkiye’nin itirazı daha belirgin ve daha doğrudan bir hakikat diline dönüşmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 9 Ocak 2026 tarihli konuşmasında insani yardımın engellenmesine dikkat çekerek şu ifadeleri kullanmıştır:

“O çadırların içerisinde, kışta, yağmurda, çamurda 7’den 70’e çocukların, annelerin hâlini ekranda izliyoruz. Konteyner gönderelim diyoruz, BM’yi, Batı’yı devreye sokuyoruz. Ancak Netanyahu denen Firavun bu işlere asla ilgi duymuyor ve bunları kabul etmiyorlar…

Ayet-i kerimede Rabbimiz ‘Hesapların üzerinde bir hesap vardır’ buyuruyor. Onun da vakti ve saati inşallah gelecektir.”

Bu sözler yalnızca siyasi bir tepki değildir; ateşkes, yardım, barış ve insanlık kavramlarının sahada nasıl sistematik biçimde içinin boşaltıldığının özetidir. Aynı zamanda Netanyahu’nun inşa ettiği düzenin, sıradan bir güvenlik politikası değil, Firavunî bir rejim mantığı taşıdığını açıkça işaret etmektedir. Bugün Gazze’de soykırımın 27 ay boyunca kesintisiz biçimde sürmesi, yalnızca İsrail’in askerî tercihleriyle değil; uluslararası toplumun —özellikle Batı dünyasının— Netanyahu öncülüğünde kurulan bu Firavunî rejimi fiilen meşrulaştırmasıyla mümkün olabilmiştir. Sessizlik, gecikme ve çifte standartlar, bu düzenin en etkili koruyucu zırhına dönüşmüştür.

ÖLÜM KURUMSAL BİR İŞLEYİŞE DÖNÜŞTÜ

Uluslararası toplumun ağır ve ısrarlı sessizliğine karşı en açık ve sert itiraz, Sayın Cumhurbaşkanımızın kullandığı “Firavun” benzetmesinde dile gelir. Bu benzetme yalnızca retorik bir sertlik değildir; zulmün artık sadece askerî güçle değil, hayatın damarlarını keserek—yaşamı durdurarak ve insanı çaresizliğe mahkûm ederek—sürdürülen sistemli bir iktidar pratiği hâline geldiğine dair ahlaki ve siyasal bir teşhistir. Çünkü ortada adı konmamış bir Firavunî düzen vardır: Gücün mutlaklaştığı, mazlumun sesinin görünmez kılındığı, adaletin evrensel ilke olmaktan çıkarılıp iktidarın çıkarına göre yeniden tanımlandığı bir yönetim biçimi… Bu düzende şiddet yalnız silahla uygulanmaz; kıtlığa mahkum ederek, aç bırakarak, susuz bırakarak, barınaksız bırakarak, sağlığı erişilmez kılarak, psikolojiyi çökertip umudu tüketerek sürdürülür. Ölüm bir “sonuç” olmaktan çıkar; “prosedür” ve “güvenlik” dili içine gömülen kurumsal bir işleyişe dönüşür. Bu yüzden “Firavun” benzetmesi, tarihsel bir göndermeden çok, Gazze’de kurulan rejimin siyasal ve ahlaki adıdır. Bu düzenin en görünmez ama en öldürücü yüzü şudur: Eğitimi, barınmayı, beslenmeyi ve sağlığı fiilen durdurur.

TEDAVİSİZ BIRAKARAK ÖLÜME TERK EDİYORLAR

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 11 Kasım 2025 tarihli “Public Health Situation Analysis” raporu, Gazze’de tam işlevli hastane bulunmadığını; hastanelerin yalnızca bir bölümünün kısmen ilaçsız çalışabildiğini kayda geçirir. Bu saptamanın sahadaki karşılığı nettir: Bombayla öldürülmeyenler de ilaçsızlık, yakıtsızlık, ekipmansızlık ve erişimsizlik içinde ölümün eşiğine sürüklenir. Bir Gazze doktorunun “Personel yok, ekipman yok, ilaç yok” diye özetlediği tablo, çöküşün istisna değil, gündelik Firavuni bir düzen hâline geldiğini anlatır.

Kronik hastalar için bu düzen daha da acımasızdır: Kanser, böbrek yetmezliği, diyabet… Süreklilik gerektiren tedaviler kesildiğinde ölüm artık “saldırı anı”na bağlı değildir; tedavi edilememeye bağlı bir yavaş ölüme dönüşür. Reuters, Gazze’nin tek kanser hastanesinin yakıt krizi nedeniyle devre dışı kaldığını erken dönemde kayda geçirmişti.

Hamile kadınlar ve bebekler açısından ise tablo, “doğum yapacak yer”in bile lüks hâline geldiğini göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün Mayıs 2025 tarihli durum raporu, Gazze’de yaklaşık 50 bin hamile kadın bulunduğunu; günde yaklaşık 180 doğum gerçekleştiğini; bir ay içinde doğurması beklenen yaklaşık 5.500 kadının olduğunu ve bunların yaklaşık 1.400’ünün sezaryen gereksinimi olabileceğini belirtir. Aynı Dünya Sağlık Örgütü’nün analizi, Gazze’de 500 binden fazla kadının temel üreme/annelik hizmetlerine erişemediğini de vurgular. Bu rakamlar, “doğum”un bile sağlık sisteminin çökmesiyle hayati bir risk alanına dönüştüğünü açıkça gösterir.

NESİLLERİ HEDEF ALAN SİSTEMATİK BİR SOYKIRIM

Eğitim cephesinde de Firavunî düzen, geleceği hedef alır. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım İşleri Koordinasyon Ofisi’nin 23 Aralık 2025 tarihli “Reported Impact Snapshot” belgesi, Gazze’de okul binalarının yaklaşık yüzde 93’ünün yeniden inşa veya ağır rehabilitasyon gerektirdiğini ve 63’ten fazla üniversite binasının yıkıldığını kaydeder. Associated Press’in 17 Kasım 2025 tarihli haber dosyası, 600 binden fazla çocuğun okula gidemediğini aktarır. UNICEF ise 2026 çağrısında 765 bin çocuğun eğitime erişime ihtiyaç duyduğunu belirtir. Böylece savaş, yalnız bugünü değil; bir kuşağın öğrenme hakkını ve geleceğini de hedef alan bir yıkıma dönüşür.

Bu çöküşün en çarpıcı göstergelerinden biri, sahada sağlık ve insani yardım çalışanlarının kullandığı WCNSF kodudur: “Wounded Child, No Surviving Family” — “Yaralı çocuk, hayatta kalan ailesi yok.” Bu ifade yalnız yaralanmayı değil; çocukla birlikte aile bağının, koruma hattının ve aidiyetin kopuşunu anlatır. UNICEF, Gazze’de en az 17 bin çocuğun ebeveynlerinden ayrıldığı veya refakatsiz kaldığı tahminini kamuoyuna açıklamıştır.

Ama Firavunî düzenin dehşeti, yalnız “Aile kalmadı” cümlesinde değil; hayatta kalan bedenlerin nasıl bir “kalıcı eksilme”ye mahkûm edildiğinde de görünür. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze’de amputasyon sayısının 5 bini aştığını ve bunun içinde çok sayıda çocuğun bulunduğunu raporlamıştır.

HER FİRAVUN'UN BİR MUSA’SI VARDIR

İşte bu koşullarda aileler, çocuklarını koruyamadıkları yerde en azından kimliklerini korumaya çalıştı. Bu yüzden Gazze’de çocukların kollarına, bacaklarına, karınlarına kalemle ad yazma pratiği yayıldı: En azından cesetleri bulunduğunda kimin çocuğu oldukları bilinsin diye… En azından mezarları isimsiz kalmasın diye… Ya da aileleri katledildiğinde, geride kalan tek iz bir isim olsun diye… Belki o çocuklardan birinin adı Musa’dır. Çünkü her Firavun'un bir Musa’sı vardır. Peki bugün, bu uluslararası Firavunî rejimin Musa’sı kim olacak?

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:122
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Ocak 2026 09:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Fon Kanunu Resmi Gazete de yayımlandı! Yatırımcılara 1 milyon TL ye kadar ödeme yapılacak Son Haberler

27 Ekim 2026 00:32see204

FED faiz toplantısı tarihi Ekim 2026: Fed faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak, faiz kararı ne olacak, faziler düşecek mi?

27 Ekim 2026 01:58see197

ABD de yolcu uçağı terör tehdidi ihbarı üzerine havalimanına geri döndü

27 Ekim 2026 00:18see195

Yerin kilometrelerce altında dev yapı keşfedildi: Kıtayı yavaş yavaş ikiye bölüyor Sözcü Gazetesi

27 Ekim 2026 00:27see187

Fon yasasına giden süreç nasıl gelişti ve şimdi ne olacak? A dan Z ye merak edilen her şey

27 Ekim 2026 01:20see184

Önce uyardılar sonra kurşunladılar Dün kiralanan çiçekçi dükkanı kurşunlandı Kayseri Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

27 Ekim 2026 00:53see183

Antalya da hortum felaketi: 5 vatandaş öldü! Valilikten açıklama geldi

27 Ekim 2026 01:24see180

Thomas Reis: İlk yarıda takımımı tanıyamadım!

27 Ekim 2026 00:09see178

Çalıntı araçla polisten kaçtılar, kaza yapınca yakalandılar Düzce Haberleri Habertürk Yerel Haberler

27 Ekim 2026 00:07see178

Dominik Cumhuriyeti, Haiti sınırına 2 ek askeri birlik gönderdi

27 Ekim 2026 00:43see177

Mert Hakan Yandaş, saha içinde görev yapan polisi önce itti, sonra tartıştı

27 Ekim 2026 00:19see176

Antalya da hortum felaketi: 4 işçi ölü, 1 işçi yaralandı!

27 Ekim 2026 02:06see174

Bulgaristan da 6. Balkan Düşünce Kuruluşları Toplantısı başladı

27 Ekim 2026 00:12see171

2026 Ballon d or ödülü Bayern Münih in yıldızı Harry Kane in oldu! İşte verilen tüm ödüller

27 Ekim 2026 02:01see170

Star Trek te Pavel Chekov u canlandıran Walter Koenig 90 yaşında öldü

27 Ekim 2026 00:51see170

Beşiktaş Başakşehir MAÇ SONUCU İşte BJK Başakşehir maçı özeti ve golleri (Trendyol Süper Lig)

27 Ekim 2026 00:07see170

Thirty Seconds to Mars İstanbul a geliyor

27 Ekim 2026 00:25see165

Muhammed Emin Gül: Stadımızın olmayışı bir mazeret değildir!

28 Ekim 2026 00:01see164

Pelin Karahan ın para biriktirme yöntemi şaşırttı! Sırrını açıkladı

27 Ekim 2026 00:45see158

Bir yılda 7 defa üst geçitten atlamak isteyen şahıs, bu defa inşaatın tepesine çıktı Adıyaman Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

28 Ekim 2026 01:24see155
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları