Trafik ışıklarının kırmızı, sarı ve yeşil olmasının nedeni buymuş Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Gözlerinizi kapatıp bir kavşak hayal ettiğinizde, dünyanın neresinde olursanız olun karşınıza çıkacak renkler bellidir: Kırmızı, sarı ve yeşil.
Günde yüzlerce kez karşılaştığımız bu renklerin neden başka renkler değil de özellikle bu üçü arasından seçildiği, ulaşım tarihinin en merak edilen konularından birini oluşturuyor. Federal Karayolları İdaresi belgelerine ve ulaşım tarihi kayıtlarına göre, bu üç rengin standart hale gelmesi uzun bir deneme-yanılma sürecinin eseridir.
DEMİR YOLLARINDAKİ BEYAZ IŞIK HATASI SİNYAL SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRDİTrafik ışıklarının kökeni, otomobillerden çok daha önce tren yollarına dayanmaktadır. İlk demir yolu sinyalizasyon sistemlerinde "dur" anlamında kırmızı, "dikkatli geç" anlamında yeşil ve "yol açık" anlamında ise beyaz ışık kullanılıyordu. Ancak beyaz ışık, gece şartlarında yıldızlarla ya da çevre sokak lambalarıyla kolayca karıştırılabiliyordu.
Daha da önemlisi, kırmızı renkli sinyal lambasının filtresi (merceği) kırıldığında arkadaki beyaz ışık doğrudan görünüyor ve makinistler durmaları gereken yerde yolun açık olduğunu varsayarak kazalara yol açabiliyordu. Bu tehlike üzerine demir yolu şirketleri beyaz rengi tamamen devre dışı bıraktı. "Geç" işareti yeşil, "dikkat" işareti ise sarı olarak yeniden konumlandırıldı.
İLK GAZLI LAMBADAN ELEKTRİKLİ SİSTEME GEÇİŞKarayollarındaki ilk trafik lambası uygulaması, otomobillerin henüz yaygınlaşmadığı 1868 yılında Londra’da hayata geçirildi. Sadece kırmızı ve yeşil renklerden oluşan ve gazla çalışan bu sistem, bir yıl sonra yaşanan bir patlama ve polis memurunun yaralanmasıyla kullanımdan kaldırıldı.
Otomobillerin çoğalmasıyla birlikte ihtiyaç yeniden doğdu. 1920 yılında William Potts, ABD'de ilk üç renkli ve dört yönlü trafik ışığını geliştirdi. 1923 yılında ise Garret Morgan, ilk elektrikli otomatik trafik lambasının patentini alarak sistemi daha güvenli hale getirdi ve bu patent daha sonra General Electric firmasına devredildi. Türkiye'de ise ilk trafik lambaları 1929 yılında İstanbul'da kullanılmaya başlandı.
RENKLERİN SEÇİLMESİNKİ BİLİMSEL VE PRATİK NEDENLERSinyalizasyon sisteminde üç rengin baskın kalmasının temel nedenleri şu şekilde sıralanmaktadır:
Kırmızı: İnsan gözünün en hızlı algıladığı ve dikkatini çeken renktir. Evrensel olarak tehlikeyi ve alarm durumunu temsil ettiği için "dur" sinyali olarak seçilmiştir.
Sarı: Sürücüleri ışığın kırmızıya döneceği konusunda uyarır. Hız sınırının yüksek olduğu yollarda, araçların güvenli duruş mesafesi hesaplanarak sarı ışığın yanma süresi daha uzun tutulmaktadır.
Yeşil: Kısa dalga boyu sayesinde uzak mesafelerden dahi net şekilde görülebilir. Beyaz ışığın yarattığı karışıklığı önlemek adına evrensel "git" işareti haline gelmiştir.
1935 yılında ABD Federal Karayolları İdaresi'nin yayımladığı kılavuzla ülke içinde renk birliği sağlansa da, sistemin dünya genelinde kabul görmesi Viyana Yol İşaretleri ve Sinyalleri Sözleşmesi ile gerçekleşti.
Bu uluslararası anlaşma, kırmızı, sarı ve yeşil renk kombinasyonunu küresel bir standart haline getirdi. Günümüzde bu sözleşmeye imza atmayan ABD ve Japonya gibi ülkelerde, sistemin işleyişinde veya ışık tonlarında bazı yerel değişiklikler görülmeye devam etmektedir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:89
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Haziran 2026 14:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















