TBMM İdare Amiri Hasan Turan dan İsrail in Gazze yi işgal planına kınama: Siyonistlerin hedefi dünyayı esir almak Gündem Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Hasan Turan, Filistin, İran ve Ortadoğu’da süren saldırıların insanlık değerlerini hedef aldığını, zulmün boyutunun küresel olduğunu ve bu ateşin bir an önce durdurulması gerektiğini vurguladı.
"Siyonizm insanlığın açık düşmanıdır"
Hasan Turan açıklamasında şunları dile getirdi:
“İşgalci Siyonist İsrail ve destekçisi ABD’nin politikaları, yalnızca Filistin’i değil, tüm insanlık değerlerini hedef alan sistematik bir zulüm ve savaş dalgasıdır. Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması, Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den Irak’a, İran’dan İslam beldelerine yayılan saldırılar, tüm Müslümanlara açık bir meydan okuma ve insanlığa açılmış bir savaşın göstergesidir.
Soykırımcı Netanyahu’nun “Aşırı İslam, hem Sünni hem Şii, tüm dünya için bir tehdittir” sözleri, düşmanın ayrım gözetmeksizin tüm Müslümanları hedef aldığını ve özünün insanlığa yöneldiğini ortaya koymaktadır.
Kendi amaçlarını benimsemeyen, kendilerine boyun eğmeyen herkesi ölümle tehdit eden Siyonizm insanlığın açık düşmanıdır.
İslam üzerinden tehdit ve terörizm algısı oluşturarak ülkeleri iç karışıklıklarla istikrarsızlaştıran, sonra da iç savaş ve çatışmalarla zayıflatan Siyonist akıl; kendisi gibi düşünmeyen herkesi, her ülkeyi, her dünya vatandaşını bir esir ve köle olarak görmektedir. Bu sapkın ilkel anlayış tüm dünyayı kan gölüne çevirecektir. Uluslararası toplum bir an önce bu zihniyete dur demelidir.
Gazze’de iki buçuk yılda 100 bine yakın insan hayatını kaybetti, şehirler yerle bir edildi. Mübarek Ramazan’ı yaşadığımız kış aylarında soğuk ve yağmur altında derme çatma çadırlarda var olma ve ayakta kalma mücadelesi veren Gazzelilere insani yardımların ulaşmasını dahi engelleyenler “insan” olamaz.
Şunu çok iyi biliyoruz ki:
Gazze’de soykırımı, adına İsrail denilen terör devleti yaptı;
Amerika Birleşik Devletleri soykırıma silah dahil her türlü desteği verdi, şimdi de birlikte caniliğe devam ediyorlar.
İran’a yapılan saldırılar yalnızca bir ülkeyi değil, bütün insanlığı tehdit eden küresel bir zorbalık ve Üçüncü Dünya Savaşı fitilinin ateşlenmesidir. Bilinmelidir ki bu ateşi tutuşturanlar, bu ateşte kendileri de yanacaktır.
İşgalci Siyonist İsrail, iğrenç emellerinden vazgeçmedikçe veya vazgeçirilmedikçe dünyaya barış ve adaletin gelmesi mümkün değildir.
Kuruluşundan bu yana İslam beldesi olan Kudüs, kıyamete kadar İslam olarak kalacaktır. Ne Siyonistlerin ne de emperyalistlerin çirkin emelleri asla gerçekleşmeyecektir.
Son olarak Siyonist işgalcilerin Müslümanların ibadetlerini engellemek ve Ramazan sevinçlerini gölgelemek için aldığı Mescid-i Aksa yasağını kınıyorum.
Kudüs İslam’ın ilk kıblesidir. Harem-i Şerif Müslümanların namusudur. Ve işgal asla kabul edilemez.
Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın uluslararası toplum nezdinde ve BM kararları doğrultusunda geçerliliği olan özel statüsü vardır.
144 dönümlük Mescid-i Aksa’nın ve Harem-i Şerif’in idaresi ve buraya girişlerin düzenlenmesi konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merciler bellidir.
Hal böyleyken zorba bir tavırla mübarek Ramazan ayında alınan kararla Mescid-i Aksa’nın kapılarının kapatılması, Kudüs Eski Şehri’ne giriş çıkışın kısıtlanması, ibadet etmek isteyen Müslümanların camiye erişiminin engellenmesi Siyonistlerin çirkin yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır.
Merhum Nuri Pakdil’in
“Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum
Ayarlanmadan Kudüs’e
Boşuna vakit geçirirsin”
dediği gibi Kudüs’ü her an hatırlıyor ve onu adaletin simgesi olarak görüyoruz.
Kendi çıkarları için her şeyi mübah gören emperyalist anlayış ülkeleri ve zihinleri ele geçirmeyi hedeflemektedir. Siyasi, askeri, psikolojik ve sosyal tehditlere karşı uyanık olmak; birliğimizi ve dayanışmamızı güçlendirmek, çocuklarımızı ve tüm Müslüman halkları korumak zorunludur. Zulmün pervasızlaştığı her dönemde mazlumlar ayağa kalkmış, zalimler tarihin çöplüğüne atılmıştır.
İran’a yönelik saldırılar, devlet egemenliği ve masum halk hedef alınarak yapılan küresel bir zorbalıktır. Zulmün bu noktaya vardığı süreçte insanlık vicdanının harekete geçeceğini ve küresel kötülük cephesinin bir gün mutlaka karşısında durulacağını hatırlatmak isterim.
İçinde bulunduğumuz zor koşullarda birlik, irade ve değerlerimizin bütünlüğü hem bölgeyi hem insanlığı koruyacak en güçlü araçtır. Filistin halkının hak ve özgürlüklerinin korunması, işgalci Siyonist İsrail’in eylemlerinin görünür kılınması ve İslam âleminin birliğinin muhafazası öncelikli görevimiz olmalıdır.
Bu savaş ve çatışma, Gazze’den İran’a yayılan zulmün boyutunu göstermektedir. Çocuk katillerinin ve işgalci zihniyetin karşısında insanlık, vicdan ve adalet ayağa kalkmalıdır. Zulmü başlatanlar bilinmelidir ki tutuşturdukları ateşte er ya da geç kendileri de yanacaktır. ABD ve İsrail, adeta kendilerini “tanrı” zanneden bu sapkın zihniyetleriyle kendi akıbetlerini hazırlamaktadır.
Mübarek Ramazan ayının son cumasında milyonlarca Müslümanın Kudüs sevdası ve aşkıyla meydanları inlettiği şu günlerde Müslümanları rencide eden, yaralayan bu yasak ve engellemelerin kaldırılması; başta Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın olmak üzere tüm İslam beldelerinin özgürlüğüne kavuşması için mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin bir gün mutlaka özgürlüğüne kavuşacaktır."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:46
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Mart 2026 17:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















