Ankara24.com
close
up
Menu

Diyarbakır da yükümlüler mekan mefhumuna bakılmaksızın kitap okuyor Diyarbakır Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Brezilya nın hazinesi artık Türkiye de: İki ilde üretim üssü kuruldu Sözcü Gazetesi

Havayollarından Türklere acil çağrı: Yarın itibarıyla bu ülkeye vize şartı geliyor Sözcü Gazetesi

Tek eli ve 3 parmağıyla yapay zekayla film üretti! Yüzde 90 engelli yönetmenin filmi Altın Portakal da gösterildi

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

Rus ruleti tuttu! Batrakov Süper Lig tarihine geçti

Kayınvalideme ev aldım demişti! Ebru Şallı davasında Uğur Akkuş a yargı şoku!

673 milyon insan yetersiz besleniyor, 1 milyardan fazlası obeziteyle yaşıyor Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Firari suç örgütü üyesi, MİT ve polisin ortak operasyonuyla yakalandı

Yargıtay, araba alımında kullanılan 7 bileziğin kadına iadesine hükmetti

Yatırımcının haftalık bilançosu açıklandı! Borsa, altın ve euroda son durum

Yargıtay dan düğünden sonra araç hayali kuran kocalara kötü haber Milyonları ilgilendiriyor; araç alırken eşten alınan bilezikler iade edilecek Altın bozdurup otomobil alma dönemi bitiyor mu? Bursa Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Çanakkale de 3. Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı sancak tevcih töreni yapıldı Çanakkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Arnavutköy de gece yarısı 3 okul birden yayına geçti! Mahalleli neye uğradığını şaşırdı

SON DAKİKA HABERİ: Arnavutköy’de gece yarısı 3 okuldan birden müzik ve marş sesleri yükseldi: Mahalleli şaşkına döndü Son dakika haberleri

Antalya da kaybolan Alman turistin cansız bedeni günler sonra bulundu

Yabancı öğrenciler ilk kez kangal gördü, hayranlığını gizleyemedi Sivas Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Kilis haberleri Kilis te üretiliyor! Mama kaşığı diyerek geçmeyin: Tanesi 35 bin TL 31 Ekim 2026

Trump: Binance’e yönelik saldırıyı inceliyoruz Sözcü Gazetesi

Aynı şırıngayı 78 öğrenciye kullandılar, soruşturma başlatıldı Sözcü Gazetesi

Tarihin Tozlu Sayfalarından Yemen’e: Osmanlı’nın Lahiç Zaferi

Tarihin Tozlu Sayfalarından Yemen’e: Osmanlı’nın Lahiç Zaferi

Haberturk sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Tarihçi-Akademisyen Yahya Yeşilyurt, “İmparatorlukların Gölgesinde Yemen'de Birinci Dünya Savaşı” adlı eseriyle tarihin gölgede kalmış sayfalarını aralıyor. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Yemen’de yaşanan siyasi, askerî ve toplumsal gelişmeleri ele alan eser, Osmanlı İmparatorluğu’nun Yemen’deki mücadelesini, dönemin bilinmeyen yönlerini ve savaşın bölgedeki yansımalarını tarihî kaynaklar ışığında ortaya koyuyor.

Eserin yazarı Yeşilyurt Lahiç Zaferini, Yemen'in bugünkü trajik ve sıkışmış jeopolitik tablosunu, geçmişte yaşanan tarihi tecrübeyi Habertürk’e anlattı.

Birinci Dünya Harbinde 7. Kolordu Kumandanı Ahmet Tevfik Paşa, Maiyeti ve İmam Yahya San'a'da merasimdeler. (Kaynak: ATASE) “ESERİ YAZMAMDAKİ TEMEL MOTİVASYONUM UZAK COĞRAFYA OLUŞUYDU”

Yeşilyurt, “Araştırmalarımın başında Yemen aslında Türk halkının dilinden düşürmediği türküleriyle bilinen ancak tarihi hakikatler içerisinde kendine pek de yer bulamamış, kadim bir Osmanlı vilayetiydi. Türk halkını böylesine derinden etkilemiş bir vilayetin tarih kitaplarında kendine oldukça kısa yer bulması benim en temel motivasyonumu oluşturdu. Araştırmalarım yoğunlaşınca günümüzdeki Yemen'in bazı kronik sorunlarının temellerinin aslında Osmanlı idaresindeki son yıllarında atıldığını fark ettim. Hususiyle 1914-1918 yılları arası yaşanan siyasi-sosyal ve askeri gelişmelerin Türkiye'de Çanakkale, Sarıkamış, Galiçya, Kanal ve Irak cepheleri kadar bilinmediğini; bu bilinmezliğin giderilmesi gerektiğini kendime vecibe bildim. Bu kadar çok vatan evladının son istirahatgahı olan Yemen Cephesini yazmayı adeta boynuma ve vicdanıma yüklenen bir borç olarak gördüm. Kısacası güçlü akademik tavsiyeler, bilgi eksikliği ve uzak coğrafya oluşu "İmparatorlukların Gölgesinde Yemen'de Birinci Dünya Savaşı" ismini verdiğimiz eserin temel motivasyonunu oluşturduğunu söyleyebilirim.” dedi.

“GÜNCEL DIŞ POLİTİKAMIZDA YEMEN'İN YER ALMASININ TARİHİ BAĞLARI ÖNEMLİ”

Tarih bilinmezliklerle dolu olduğunu belirten Yeşilyurt şöyle devam etti: “Örneğin Göbeklitepe keşfedilene kadar uygarlık tarihinde tarım devrimi açıklamaları şu şekildeydi: İnsanlık önce toprağı ekip-biçmeye başladı sonra yerleşik hayata geçti. Fakat Göbeklitepe, milattan önce 12 binli yıllara ait. Biz buradan günümüzde insanlığın önce yerleşik hayata geçtiğini sonra tarım devrimini gerçekleştirdiğini rahatlıkla öğreniyoruz. Yani yapılan bir keşif, bugüne kadarki söylemleri tersine çevirebiliyor.

Lahiç'de Türk askeri birliklerinin ilerleyişi.

Şüphesiz Yemen'de Osmanlı-Türk tarihi içerisinde birçok bilinmezliklere ev sahipliği yapıyor. Örneğin Türk halkı bugün Yemen'in başkenti San'a'da en az Anadolu'daki bir vilayette olduğu kadar Osmanlı mimarisinin olduğunu bilmiyor. Binlerce Türk askerinin Yemen'de kalıp, oraları kendine yurt edindiğini bilmiyor. Hatta Yemen üzerine Türkiye'de çalışmalar yapan çoğu araştırmacı dahi Yemen'in nasıl bir coğrafya olduğunu ve Türk askerlerinin orada neler yaşadığını çok bilmemektedir. Akıllara kazınan Arap isyanları tüm Arap Yarımadasıyla özdeşleştirilmekte buna Yemen'de dahil edilmektedir. Oysa hakikatte mesele böylesine basite indirgenemez. Örneğin Seyit İdrisi, 1914'te isyan etmiş biri değildir. Çok öncesinde isyan hareketleriyle Osmanlı idaresini uğraştırmış birisidir. İmam Yahya önce asi sonra hazrete dönüşmüş bir karakterdir. Yani 1911'den önce isyancıyken sonra Osmanlı Devleti'nin yanında durmuş; sonrasında Yemen kralı olmış bir simadır. Hatta 1915'te isyan eden Şerif Hüseyin bile savaştan bir yıl sonra isyan etmiştir. O tarihe kadar Kutsal Beldelerin dini yöneticiliğini yapmıştır, bizatihi Babıali tarafından atanmış bir şahsiyettir. Bu haliyle baktığımızda sığ söylemler içerisinde boğulmuş tarih şuuru maalesef dostane ilişkiler yerine yeni düşmanlıklar doğrumuştur. Şimdi, kahveyle geleneklerimize; bize yaşattığı hislerle yetmişten fazla türküye konu olmuş bir coğrafyada maalesef döneminin farklı siyasi ve askeri gelişmeleri nedeniyle tozlu arşivlerinde kalmış bir bölgenin ben bugün Türk halkında karşılık bulacağına inanıyorum. Zira Yemen'e günümüz Türkiyesi'nin neredeyse her ilinden uzanan mutlaka bir hikâye olduğunu düşünüyorum.

Dedeleri Yemen'de savaşmış bir toplumun onlardan habersiz kalması düşünülemez. Günümüzde böyle bir coğrafyada kazanılan bir zaferin hangi zor şartlar altında gerçekleştirildiğini, Türkiye olarak günümüzde bu coğrafyalara olan ilgimizin neden şart olduğunu anlamamız bakımından geçmişte yaşanılan bu hakikatin öğrenilmesini elzem görüyorum. Güncel dış politikamızda Yemen'in yer almasının tarihi bağlarını ortaya koymak; mevcut ilişkilerin güçlü temellere oturmasına neden olacağı kanaatindeyim.”

39. Tümen Kumandanı Ali Sait Paşa ve maiyeti Lahiç'te. (Kaynak: IWM) “YEMENLİLERİN REFAH VE İSTİKRARA KAVUŞMASI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDE”

Yemen'in tarihin her dönemin bu jeopolitik konumundan ötürü dikkatleri üzerine çekmiş bir bölge olduğunu vurgulayan Yeşilyurt şunları söyledi: "Bunu sadece emperyal dönemin başlangıcıyla sınırlayamayız ancak özellikle Doğu ticaretinin Avrupa'ya akıtıldığı yahut sömürüldüğü tarihten itibaren bakacak olursak Yemen burada önemli bir noktayı oluşturmaktadır. Babülmendep Boğazı'na hâkim konumda olması ve iç kesimlerin adeta dünyadan tecrit edilmişlik havasını taşıması, Yemen'i coğrafi konum olarak eşsiz bir ülke haline getirmiştir. Yemen, Avrupalı Devletler tarafından bu güzergâh üzerinde bir istasyon olarak görülmüşken; dönemin başat gücü Osmanlı Devleti tarafından ise hem ticari hem de dini açından önemli bir coğrafya olarak addedilmiştir. Ticari açıdan Akdeniz'in güvenliğinin başladığı yer olarak Kızıldeniz ve Yemen sahilleri görülmüş; dini açıdan ise Kutsal Beldelerin korunması bakımından önem atfedilmiştir. Dolayısıyla biri Müslüman-Doğu Dünyasının diğeri Hristiyan-Batı Dünyasının temsilcisi olan Osmanlı Devleti'yle Birleşik Krallığın (İngiltere) dünya üzerinde doğrudan karşı karşıya geldiği ilk coğrafya Yemen olmuştur. Bu iki imparatorluğun bu coğrafya üzerindeki hegemonya arayışları Yemenlileri de derinden etkilemiş; hatta geleceklerini dahi belirleyen bir takım siyasi ve askeri gelişmelere sahne olmuştur.

Osmanlı Devleti'nin Yemen'e ilgisi şüphesiz dini ve siyasi zorunluluklara dayalıydı; haddizatında Türkiye'nin ise tarihi sorumluluklara dayalı bir ilgisi olmak zorundadır. Bakınız 1990'a kadar Kuzey-Güney diye bölünen Yemen aslında tarihte bütün bir coğrafyayı kapsıyordu. Günümüzde de benzer ayrılıkçı ve bölücü söylemler mevcut. Ancak 1914'te Yemen'i ikiye bölen Londra Antlaşması ki bu antlaşma Osmanlı Devleti ve Birleşik Krallık arasında Yemen'de nüfuz alanlarını belirleyen bir antlaşmaydı, 1915'te 39. Tümen ve Mücahit Birliklerin (Yemenli Müslümanların) Lahiç zaferiyle ortadan kaldırılmıştı. Bu durum 1918'in sonlarına kadar da böyle kalmış; İngilizlerin nüfuz alanında ve onlarla sözleşmeler yapan kabileler dahi İngiliz emperyalizmini reddetmişlerdi. Yani Aden'de küçük bir birlikle temsil edilen bir Birleşik Krallık söz konusuyken Yemen tek idare altında birleşmişti. Ancak Mondros mütarekesinin akabinde Yemen'in müstakil devlet olma yolundaki ilerleyişi ve bölgede yine idari anlamda kaotik zamanların yaşanması, İngiliz egemenliğindeki toprakları 1960'lara kadar mandaterlik adı altında kalmasına neden olmuş; 1914'te imzalanan antlaşmayla Türk tarafının toprakları da Kuzey Yemen olarak kalmıştı. Nitekim aynı coğrafyada İngilizlerin eliyle oluşturulan bu suni devletler 1990'da yine iç savaş geçirerek birleşmiş; soğuk savaşın etkileri bu tarihe kadar Yemen'de de hissedilmişti.

Günümüzde ise Arap Baharıyla başlayan Yemen'in dahili istikrarsızlığı iyileşmek yerine günden güne artmıştır. Kuzey-Güney ayrılıkçı söylemleri tekrar gün yüzüne çıkmış; kökeni ve fikri alt yapısı ABD tarafından hazırlanan idari çözümlerle Yemen yeniden huzura kavuşturulmaya çalışılmış lakin pek de etkili olamamıştır. Zira dış kaynaklı her müdahale Yemen'de dünyadan tecrit bir halde yaşayan, koleradan mustarip olmuş bir toplum için radikal-siyasi oluşumlara zemin hazırlamıştır. Türkülerimize Huş diye geçen günümüzde Hushi olarak adlandırılan ve uluslararası düzen tarafından henüz tanınmamış olan yönetimle, BM tarafından resmen tanınan ve iç kargaşadan idare merkezini Aden'e çeken meşru hükümet arasında bu mücadele sürmektedir. Bu mücadelenin sulhla sonuçlanması, Yemenlilerin refah ve istikrara kavuşması Türkiye'nin ve Türk insanının gündeminde işte bu tarihi zorunluluktan ötürü mecburidir. Yemen'de horon tepen Türk askerlerinin torunlarının olduğunu, tüm sakinlerinin Türk olduğu köylerin bulunduğunu hatta bazılarının nerelerde metfun olduğu bazılarının ise kabirlerini dahi bilmediğimiz askerlerimizin aziz hatıralarının bulunduğu bu coğrafyayı hatırımızdan çıkarmamız gerekiyor. Geçmişte Türk idaresinin ve Yemenlilerin el ele vererek kurdukları düzenin günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nin vereceği fikri, teknik ve ticari destekle yeniden kurmalarının mümkün olacağı kanaatindeyim.”

Lahiç'te bir su kuyusu başında Türk askerleri. “YEMEN'İN SOSYAL DOKUSUNU İYİ TAHLİL ETMELİYİZ”

“Geçmişte Yemen'de acı yahut tatlı tecrübelerimiz çoktur" diyen Yahya Yeşilyurt, "Bunlara dayanarak ilişki tesis etmek yerine bunları aracı kılarak çağdaş tecrübeler ve düşünceler üzerinden ilişki kurmakta fayda bulunmaktadır. Yemen'in kadim tarihi sürekli iç karışıklık ve savaşlarla meşhurdur. Bu durum milatta önce de sonra da böyledir. Sadece Osmanlı döneminde tespit edebildiğimiz 11 isyan hareketi mevcuttur. Mondros'tan sonra da İmam Yahya'nın iktidarı döneminde kendisine suikast yapılmış; akabinde askeri müdahaleler ve iç savaşla refaha kavuşmaya çalışmış bir ülkeydi. Ancak bunun pek de uzun sürmediğini bizatihi tecrübe ettik.

Yemen'in gelecekte istikrara kavuşamayacağını gösteren bazı sosyal veriler elimizde mevcut. Örneğin günümüzde 70-80 kabile bölgesine ayrılmış bir coğrafyada sizin modern hukuk ve modern kamu düzeni anlayışıyla o bölgeye refah getirmeniz mümkün gözükmemektedir. Yemen'in bu sosyal dokusunu iyi tahlil etmeliyiz. Zira kabilesinin menfaatini toplumun ve devletin menfaatinden önce düşünen bir zihniyetin önceliği Yemen değil kabilesi olacaktır. Dolayısıyla böyle bir şuura sahip toplumun hassasiyetlerini bizatihi Yemenlilerle görüşülerek öğrenmek, orada yaşayan insanların öncelikli ihtiyaçlarını tespit edilerek ona göre kısa-orta ve ileri vadeli projeler geliştirmek gerekiyor. Yemen'i bölgesel güçlerin çarpışma alanı olmaktan çıkarmak; aracısız Yemenlilerin yönettiği ve demokratik unsurların geçerli olduğu bir devlet modeline doğru evrim geçirmesi gerekiyor. Anaokullarında kâğıttan yapılma model roketlerle verilen bir eğitim anlayışından; ilkokullarında el bombalarının resimleri üzerinden öğretilmeye çalışılan matematik dersiyle bunun gerçekleşmesi mümkün değildir. Bunun biricik yolu günümüzde dünyanın birçok tarafına dağılmış Yemenlilerin fikirlerinin de alındığı ortak akıldan ve Yemen toplumunun gelenek ve görenekleri dikkate alınarak hazırlanmış bir eğitim modelinden geçmektedir.” dedi.

Kevkeban'ın panaromik çizimi. Kaymakam Remzi Bey tarafından 1912'de çizilmiş. (Kaynak: Harbiye Müzesi) KİTAP NE ANLATIYOR?

Tarihçi-Akademisyen Yahya Yeşilyurt'un titiz arşiv araştırmalarıyla hazırlanan “İmparatorlukların Gölgesinde Yemen'de Birinci Dünya Savaşı” adlı eseri, karanlıkta kalmış tarihi başarının kapılarını sonuna kadar aralıyor. Askeri arşiv belgelerine dayanarak Yemen Cephesi'nin bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarıyor. Osmanlı Askerinin zorlu çöl şartlarında İngiliz ordusuna karşı elde ettiği Lahiç Zaferi'ni en ince ayrıntısına kadar okuyabileceğiniz ana başvuru kaynağı niteliğinde.

Kitap, çoğu zaman büyük imparatorlukların gölgesinde kalmış, mütareke karanlığında unutulmuş kahramanlık hikâyeleriyle dolu… Okuyucuyu dönemin atmosferine çekiyor. Yazar, Birinci Dünya Savaşı’nın o çetin günlerinde, Yemen’in kavurucu sıcağında yazılan ancak hafızalardan silinen öyle bir başarımız var ki bugün yeniden hatırlanmayı ve gururla anılmayı fazlasıyla hak ediyor diyerek okurun dikkatini Lahiç Zaferi üzerine çekiyor.

Kitap, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı boyunca Yemen Cephesi’ndeki askeri varlığını Taiz ve Tihamah askeri üsleri olmak üzere iki tali cephede son derece dinamik ve başarılı mücadelelerle yürütüldüğüne değiniyor. Tihamah bölgesinin sahil şeridini ve isyancı kabilelerle çetin çarpışmaların yaşandığı alanları kapsadığına; Babülmendeb ve Aden istikametindeki askeri harekâtın ana üssü olan Ta'iz'in, Osmanlı-Türk askerinin harekâtı açısından cephenin en başarılı mıntıkası haline geldiğine dikkat çekiyor.

Yazar, bu çetin coğrafyada, 5 Temmuz 1915 tarihinde Yemen cephesinin en kritik dönüm noktasının yaşandığını, Osmanlı-Türk Ordusu'nun, jeo-stratejik açıdan bölgenin can damarı sayılan, iç kesimlerle bağlantıyı sağlayan ve su yollarını barındıran Aden'in Lahiç kasabasında İngiliz ordusuna karşı muazzam bir zafer kazandığını aktarıyor. Bu başarının o kadar sarsıcı olduğuna değiniyor ki İngilizlerin Aden’deki mutlak hâkimiyetini neredeyse sona erdirme noktasına getirdiğini vurguluyor. Yazar, İngilizlerin bu stratejik bölgeyi geri almak için her ne kadar büyük askeri teşebbüslerde bulunsalar da kendi himayeleri altındaki büyük kabilelerin Osmanlı Devleti’ne yeniden bağlılıklarını bildirmesiyle tüm çabalarının boşa çıktığını ifade ediyor.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:146
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Eylül 2026 13:58 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Diyarbakır da yükümlüler mekan mefhumuna bakılmaksızın kitap okuyor Diyarbakır Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 09:26see189

Brezilya nın hazinesi artık Türkiye de: İki ilde üretim üssü kuruldu Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 09:44see183

Havayollarından Türklere acil çağrı: Yarın itibarıyla bu ülkeye vize şartı geliyor Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 09:24see183

Tek eli ve 3 parmağıyla yapay zekayla film üretti! Yüzde 90 engelli yönetmenin filmi Altın Portakal da gösterildi

31 Ekim 2026 10:42see176

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

31 Ekim 2026 00:19see175

Rus ruleti tuttu! Batrakov Süper Lig tarihine geçti

31 Ekim 2026 09:22see174

Kayınvalideme ev aldım demişti! Ebru Şallı davasında Uğur Akkuş a yargı şoku!

31 Ekim 2026 09:26see174

673 milyon insan yetersiz besleniyor, 1 milyardan fazlası obeziteyle yaşıyor Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:31see174

Firari suç örgütü üyesi, MİT ve polisin ortak operasyonuyla yakalandı

31 Ekim 2026 10:01see173

Yargıtay, araba alımında kullanılan 7 bileziğin kadına iadesine hükmetti

31 Ekim 2026 10:31see172

Yatırımcının haftalık bilançosu açıklandı! Borsa, altın ve euroda son durum

31 Ekim 2026 10:30see171

Yargıtay dan düğünden sonra araç hayali kuran kocalara kötü haber Milyonları ilgilendiriyor; araç alırken eşten alınan bilezikler iade edilecek Altın bozdurup otomobil alma dönemi bitiyor mu? Bursa Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 09:52see170

Çanakkale de 3. Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı sancak tevcih töreni yapıldı Çanakkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:28see170

Arnavutköy de gece yarısı 3 okul birden yayına geçti! Mahalleli neye uğradığını şaşırdı

31 Ekim 2026 10:41see168

SON DAKİKA HABERİ: Arnavutköy’de gece yarısı 3 okuldan birden müzik ve marş sesleri yükseldi: Mahalleli şaşkına döndü Son dakika haberleri

31 Ekim 2026 10:16see168

Antalya da kaybolan Alman turistin cansız bedeni günler sonra bulundu

31 Ekim 2026 10:01see168

Yabancı öğrenciler ilk kez kangal gördü, hayranlığını gizleyemedi Sivas Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:25see167

Kilis haberleri Kilis te üretiliyor! Mama kaşığı diyerek geçmeyin: Tanesi 35 bin TL 31 Ekim 2026

31 Ekim 2026 10:38see166

Trump: Binance’e yönelik saldırıyı inceliyoruz Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 00:21see166

Aynı şırıngayı 78 öğrenciye kullandılar, soruşturma başlatıldı Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 10:40see164
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları