Talanlara nokta atışı Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi, 3 Mart 2026 tarihli ve 346 sayılı kararıyla, acele kamulaştırma, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki satış-tahsis-kiralama işlemleri ile Çevre Kanunu’na göre çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) kararlarından kaynaklanan davalar için her ilde sadece belli idare mahkemelerini belirledi.
Böylelikle yargıdaki madencilik, HES, zeytinlik gibi kupon arazilerle ilgili davalara istenen hâkimler atanarak hızlı kararlar çıkarılabilecek.
Adana 1, Ankara 9, Antalya 1, Bursa 4, Diyarbakır 1, Erzurum 2, Gaziantep 5, İstanbul 4, İzmir 5, Kayseri 1, Konya 3 ve Samsun 1 numaralı idare mahkemeleri bu davalara bakacak. Mevcut dosyalar da bunlara devredilecek.
İŞİ GARANTİYE ALDILAR
Konu hakkında; SÖZCÜ’ye konuşan İdare Hukuku Duayeni Prof. Dr. Metin Günday, hakimlerin coğrafi teminatını atıf yaparak bu kararı, ‘dostlar alışverişte’ görsün diye yorumladı. Günday, İmamoğlu’nun diplomanın iptaline karşı açtığı davayı hatırlatarak bu kararı şöyle yorumladı:
“Kararda Ankara 9 No’lu, İstanbul 4 No’lu, İzmir 5 No’lu gibi belirli idare mahkemeleri bu davalara bakacak şekilde belirtilmiş. Fakat işin aslına baktığınızda bu karar, ‘dostlar alışverişte görsün’ hesabı yapılmış bir düzenleme. Çünkü zaten istedikleri sonucu alamadıkları veya alamayacaklarından şüphelendikleri mahkemelerde, o hâkimi hemen uzaklaştırıp yerine istedikleri kişiyi tayin ediyorlar. Böylece işi baştan garantiye almış oluyorlar.
ASIL MESELE COĞRAFİ TEMİNAT
Bu yeni belirlenen ihtisas mahkemelerine de dosyaları kendi istedikleri doğrultuda ve çok hızlı bir şekilde bitirecek yargıçları görevlendirecekleri çok açık. En son İmamoğlu davasında da benzer süreçler yaşandı. Dışarıdan bakan biri normal diyebilir. Ama asıl mesele şu:
Türkiye’de yargı bağımsızlığı, mahkeme bağımsızlığı ve yargıç güvencesi gerçekten olsaydı sorun olmazdı. Oysa yargıçların görev yeri teminatı yok. HSK bir yargıcı aynı il içindeki başka bir mahkemeye, hatta uzmanlığı olmayan bir mahkemeye bile gönderebiliyor. Coğrafi teminat da yok; istediği yere tayin edebiliyor. Sonuç olarak bu karar, hukuki bir kılıf altında, hassas dosyalarda istenilen sonuca ulaşmak için kullanılan etkili bir mekanizma haline geliyor. İstemedikleri hâkimleri başka yere sürüyorlar, istediklerini de getiriyorlar.
İSTEDİKLERİ YARGICI GETİRME
Bu uygulama hem idari yargıda hem adli yargıda yıllardır yapılıyor. Kısacası kâğıt üzerinde her şey yasal görünüyor, ama pratikte yargı üzerinde daha fazla kontrol kurmanın bir yolu. Yani zaten istedikleri şey, yani istedikleri yargıcı, istediği ileri mahkemeyi görevlendiriyorlar. İstemedikleri yargıçları, görev yerlerini değiştiriyorlar. Her adli yargıda da oluyor bu. İdari yargıda da oluyor bu sonuçta İmamoğlu dosyası bunun en net örneği.
‘Bazı dosyalarda istenen hakimleri atayacaklar’SÖZCÜ’ye bu konu hakkında bilgi aktaran hukukçular da bu karardaki asıl amacın hassas dosyalarda (madencilik, HES, zeytinlik, otel projeleri gibi kamuoyunu meşgul eden konular) istenen hâkimleri atayarak hızlı ve lehlerine karar çıkartmak olduğunu söyledi. Adının yazılmasını istemeyen bir hukukçu, “Mevcut dosyalar da bu mahkemelere gönderilince işler aslında yavaşlayabilir ama konjonktür nedeniyle kontrol sağlanmak isteniyor. Normal bir ülkede sorun olmazdı ama Türkiye’deki yargı ortamı nedeniyle tereddüt yaratıyor” dedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:36
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mart 2026 05:41 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















