Suudi Arabistan la savunmada dev ortaklık Politika Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Suudi Arabistan’la AKINCI ihracatının ardından savunma sanayiinde yeni bir iş birliği de Milli Muharip Uçak KAAN ile yapılacak. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Orta Doğu turunun ardından Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu’nun da aralarında olduğu gazetecilere ayrıntılı açıklamalar yaptı. Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinde ikili ilişkileri tüm boyutlarıyla kapsamlı şekilde ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, “Bölgemizin önde gelen ülkeleri olarak ‘bölgesel sahiplenme’ yaklaşımıyla Filistin ve Suriye başta olmak üzere güncel gelişmelere dair istişarelerde bulunduk. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulmasında Mısır ve Suudi Arabistan ile beraber çalıştık. Bugün de Gazze’nin yeniden imarının önünün açılması için yakın diyalog halindeyiz” dedi.
ÖNEMLİ ANLAŞMALAR İMZALADIK
Suudi Arabistan’la ilişkiler ve Milli Muharip Uçak KAAN ile ilgili olarak Suudi Arabistan’la iş birliği projesine dair soru üzerine Erdoğan, şu açıklamayı yaptı: “Suudi Arabistan ile kültürel ve tarihsel boyutları bulunan köklü ilişkilere sahibiz. Bunu geliştirmek için bu ziyaretimizde de önemli anlaşmalara imzayı attık. Ülkemizin savunma sanayii alanında aldığı mesafe bütün dünya gibi Suudi Arabistan tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Biz, savunma sanayiinde, öncelikle kendi ihtiyaçlarımızı karşılamaya odaklanmış bulunuyoruz. Bunun yanında dost ve kardeşlerimizin ihtiyaçlarının temini için de gayret gösteriyoruz.”
ORTAK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ
Suudi Arabistan ile savunma sanayii konusunda önemli iş birliklerine imza atıyoruz ve bunu geliştirmekte de kararlıyız. KAAN sadece bir savaş uçağı değil, KAAN Türkiye’nin mühendislik kabiliyetinin, bağımsız savunma iradesinin sembolüdür. KAAN ile ilgili övgü dolu birçok geri dönüş aldık. Dünyada bu alanda daha fazla söz sahibi oldukça, bu tür iş birliklerimiz de kesinlikle artacaktır. Kaldı ki Suudi Arabistan ile bu konuda ortak yatırım söz konusu. Her an bu ortak yatırımı da gerçekleştirebiliriz.
SANTRALLER İNŞA EDECEKLER
Suudi Arabistan’la enerji alanındaki imzalara dair de Erdoğan, şunları söyledi:
Suudi Arabistan şirketleri Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da 1000’er megavatlık güneş enerjisi santralleri yapılacak. Yatırımlar, dış finansman ve uluslararası krediler yoluyla hayata geçirilecek. Bu santrallerden Türkiye’de bugüne kadar görülen en düşük fiyatlardan elektrik alımı yapacağız. İki güneş enerjisi santrali projesiyle 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacı karşılanacak. 2027 yılında temelleri atılacak santraller yüzde 50 yerlilik oranına sahip olacak. Projeler elektrik ekipman ve hizmet sektörlerimize önemli katkı sağlayacak.
Bölgemizde yeni savaş istemiyoruz
İran-ABD gerginliğiyle ilgili soru üzerine Erdoğan, şunları anlattı: “
Gerilimin bölgeyi yeni bir çatışmaya, kaosa sürüklemeden düşürülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İşi sıcak tutuyoruz. İran’a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu net şekilde ortaya koyduk. Sorunların çözüm yolu çatışmalar değil, uzlaşma zemininde buluşmak ve müzakere etmektir. Süreç canlıdır ve kopmuş değildir. Umarız sorunlar diyalog yoluyla çözülür ve bölgemizde yeni bir çatışma baş göstermez. Her şeyden önce biz bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz. Artık, etrafımızı saran ateş çemberinden sıyrılmanın, yanan ateşleri söndürmenin, vakti çoktan gelmiştir. Bu meseleye sadece askeri pencereden bakmak, bölgeyi felakete götürür. Bölgemiz kana, gözyaşına, savaşlara doymuştur.”
Zulmü Müslümanlar da yapsa karşısında dururduk
Gazze’deki duruma dair Erdoğan şöyle konuştu:
“Barışı, kâğıt üzerinde değil, sahada tesis etmekten yanayız. Gazze’de yaşanan zulümlere, soykırıma varan uygulamalara, açlığın silah olarak kullanılmasına karşı olmak için, Müslüman olmak gerekmez. Bizim duruşumuz, öncelikle insanlığın temel değerlerini muhafazadır. Gazze’deki zulmün bir benzerini bir başka coğrafyada Müslümanlar yapsaydı, biz onların da karşısında bugünkü gibi dimdik dururduk. Biz yıllardır ‘Mazlumun diline, dinine, inancına, derisinin rengine bakmayız’ demiyor muyuz? İşte bu, bizim klas duruşumuzdur. İsrail’in bitmek bilmeyen saldırıları ve ateşkes ihlalleri kesinlikle kabul edilemez. Uluslararası toplumu İsrail’e ateşkese tam uyum için baskı yapmaya çağırıyoruz.”
Yanlış hesap Şam’dan ve Ankara’dan dönecektir
Suriye’de gelinen son noktaya dair soruyu, Erdoğan şöyle yanıtladı:
“Komşumuzun tek devlet, tek ordu, tek Suriye anlayışı ile bütünleşmesi bizim en büyük arzumuzdur. ‘SDG’ denilen yapının imzaladığı anlaşmalara uyması, Suriye’deki barış iklimini güçlendirecek ve kalıcı istikrarı kolaylaştıracaktır. Kimse, çatışmaları körüklemeyi, gerilimi tırmandırmayı, zamana oynamayı aklının ucundan bile geçirmemeli. Yanlış hesap bugüne kadar hem Şam’dan hem de Ankara’dan dönmüştür. Kuşkusuz yine dönecektir. Suriye halkı bizim dostumuz ve kardeşimizdir. Bizim sorunumuz terörledir.”
455 bin konutla küçük bir ülke kurduk
Depremlerin yıl dönümünde muhalefetin tavrını eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Asrın felaketinin yıl dönümü yaklaşıyor diye, deprem turistleri yine hareketlenmiş vaziyette. Muhalefet ilk günden itibaren ‘Yapamazlar, enkazın altında kalırlar’ diyerek yaşanan felaketten rant devşirmeye kalkıştı. Yönettikleri bazı büyükşehirlerde deprem gibi büyük bir felaket yaşanmamışken, milleti bir yudum suya, temel belediyecilik hizmetlerine muhtaç edenler, yolsuzluklara, türlü çeşit hırsızlıklara kol kanat gerenler 11 ili dört başı mamur bir şekilde yeniden inşa eden bir iktidara laf söyleyebiliyor. 455 bin konut demek, sıradan bir şey değil, küçük bir ülke kurmak demektir. Bunu dünyada bizim dışımızda bu kadar kısa sürede başarabilecek ikinci bir devlet yok. Bizim yaptıklarımız gün gibi ortadadır.”
Aliyev'den 6 Şubat mektubu
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 6 Şubat depremlerinin 3. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mesaj gönderdi. Büyük faciada hayatını kaybedenlerin aziz hatırasını büyük saygı ve hürmetle andığını ifade eden Aliyev,
“Sizin bilge liderliğinizde yürütülen güçlü devlet yönetimi ve halkın birliği sayesinde Türkiye, depremin sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde önemli sonuçlar elde etti. Zarar görmüş bölgelerde geniş ölçekli imar çalışmaları, modern yaşam altyapısının oluşturulması ve sosyal refahın yeniden tesisi, Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma stratejisinin açık göstergesidir”
değerlendirmesinde bulundu.

Su işini yoluna koyacağız
Ankara’daki su sıkıntısına değinen Erdoğan, “Su yönetimi konusu da tecrübe ve vizyon ister. CHP’li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor. Geceleri bakıyorsun benim vatandaşım elinde bidonlarla gidiyor, tankerlerin kuyruğunda su bekliyor. Peki ne yapmamız lazım? Belediyelerimizin su temini ile ilgili yaptığı çalışma dışında bizim bir diğer kaynağımız Devlet Su İşleri’dir. Devlet Su İşleri de bu noktada harıl harıl çalışıyor. Çünkü biz, belediyelerin su temininin dışında ayrıca Devlet Su İşleri’nin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız” dedi. CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına dair Erdoğan, “Ortaya çıkanlara baktığımızda, belediyelerin millet adına kullandıkları kaynakların denetiminde problemler yaşandığını görüyoruz. Merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki o hantal, yetki çatışmalarına neden olan yapıyı bir defa modernize etmeliyiz. Düzgün işleyen, şeffaf bir sisteme kavuşmak çok önemli” ifadelerini kullandı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:50
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Şubat 2026 04:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















