Ankara24.com
close
up
‘Süper Güç’ün makyajı mı dökülüyor Sinema Haberleri

‘Süper Güç’ün makyajı mı dökülüyor Sinema Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

ABD’de şu sıralar ilginç bir tartışma var. Savunma Bakanlığı Pentagon, Netflix’e bayrak açmış durumda. Platformun yeni filmi “A House of Dynamite” (Bir Dinamit Evi), “dünyayı kurtaran ABD” ve “Amerikan Rüyası” imajlarını yerlere sermiş durumda. Haliyle Pentagon da duruma tepkili.

ABD’de şu sıralar ilginç bir tartışma var. Savunma Bakanlığı Pentagon, Netflix’e bayrak açmış durumda. Platformun yeni filmi “A House of Dynamite” (Bir Dinamit Evi), “dünyayı kurtaran ABD” ve “Amerikan Rüyası” imajlarını yerlere sermiş durumda. Haliyle Pentagon da duruma tepkili. “Film, ABD’nin füze savunma sistemini etkisiz olarak gösteriyor ve yeteneklerini küçümsüyor” görüşündeler. Gerçekten öyle mi? Bakalım…

Öncelikle söylemek lazım ki, bu yazıda filme dair bilgiler yer alacak. İzlemeden ipucu almak istemeyenler sonrasında okuyabilir…

NÜKLEER FELAKET YAKIN GELECEK Mİ?

Kathryn Bigelow’un yönettiği film, Chicago’ya yönelen bir nükleer füze tehdidine karşı ABD hükümetinin tepkisini konu alıyor. Bir sabah ansızın radara giren bir füzenin durdurulması gerekir. Bunun için savunma kalkanı ve füzeler vardır. Çok zamanları yoktur. Karar verilir ve “mermiyi mermi ile vurmak” için harekete geçilir. Ancak başarısız olunur.

Teknolojinin geldiği nokta ve akıllı füzelerin varlığı düşünüldüğünde çok da mantıklı gelmemekle birlikte, dünyanın süper gücü ABD’nin kendini savunamayacak halde görünmesi alışıldık bir durum değil. Normalde Hollywood ya da dijital mecralar eliyle yapılan filmlerde ABD’nin önce kendisini ve elbette dolayısıyla dünyayı kurtardığını görürüz. Biz bile o kadar alıştık ki bu duruma, A House of Dinamite’e biz de şaşırdık. “Nasıl yani, ABD kendini kurtarmadı mı? Bırak dünyayı, kendini mi kurtaramadı!”

“SÜPER GÜÇ ABD”NİN MAKYAJI MI AKIYOR?

Her şey bir tarafa, bu algının 1 asırda nasıl oluşturulduğu ve geldiğimiz noktada yıkılmasının çok zor olduğunu görmek içler acısı. Önceleri Hollywood, sonrasında diziler ve dijital mecralar eliyle oluşturulan ABD algısı, yenilmez, çarelerle dolu, bütün dünyaya yetendir. Aksi olduğunda izleyicinin şaşırması, kurumların itiraz etmesi, hayretler içinde kalınması ve kabul edilemez görülmesi ilginç değil mi? Halbuki bunun sadece bir film olduğu, kurmaca unsurlardan oluştuğu, sadece izleyip geçilmesi gereken bir eğlence olduğu da söylenebilirdi (Ülkemizdeki dizilerde tarihi karakterlerle ilgili dizi ve filmlere eleştiri geldiğinde hep böyle savunulur ya!). Oysa Pentagon, “Gerçekleri yansıtmıyor” diye açıklama yapıyor. Yönetmen de “Patlamaya hazır bir dünyada yaşıyoruz. Nükleer tehditlere dair farkındalık yaratmak ileriye atılmış olumlu bir adım” diyor.

Yani filmlerin gerçek ile bağı ve gerçeklik yaklaşımı ile ilgili ciddi bir örnekle karşı karşıyayız. Yine, yeniden anlamalıyız ki, hiçbir film sadece film değildir. “Gerçeklik yaratma” gibi bir işlevi vardır ve izleyici de bunu böyle kabul eder. Öyleyse, üreticiler buna göre yol almalı, izleyici de buna göre izlemeli.

Tekrar filme dönecek olursak…

Yönetmen : Catherine Bigelow

BIGELOW HEP ABD ASKERİ İLE BERABER

Kathryn Bigelow’un bütün filmleri böyleydi. Kendisini Oscar’da en iyi yönetmen ödülünü alan ilk kadın yapacak olan Ölümcül Tuzak da Irak’taki ABD askerlerini konu ediyordu. Sonraki filmi Zero Dark Thirty de Usame Bin Ladin’in öldürülmesi hikayesini ele alıyordu. Yani Bigelow’un Pentagon ile arası gayet iyi. Filmlerinde antimilitarist bir yaklaşım olsa da temelde ABD milliyetçiliğini barındırıyordu. Şu an tartışılan filminde de ülkesini tahkir etmiyor. Küresel bir meseleye dikkat çekmek isterken kendi vatanını mekan kılıyor. Yani dünyanın neresinde olursa olsun, bir nükleer saldırı ile karşı karşıya kalınırsa çaresizlik hüküm sürer. Böyle mi acaba? Elbette hayır. Latife ettiğimi düşünebilirsiniz. Çünkü filmde adı geçen Rusya, Çin, Kuzey Kore, İran gibi ülkeler ABD’nin baş düşmanıdır. Ve bu ülkelerin hiçbirinde bir devlet başkanı, saldırı altındayken düşmanına karşı misilleme yapmaktan imtina etmez. Oysa A House of Dinamite’te ABD başkanı, milyonlarca insanın hayatından endişe ettiği için son ana kadar misilleme emrini veremiyor. Nükleere karşı nükleer saldırıya eli varmıyor. Bu da ancak ABD’de olabilecek bir şey.

Bu zaviyeden bakınca her Hollywood yapımı zaten ABD güzellemesi yapar. Fekat bu filmde istisnai bir manzara olarak ABD’nin yüksek teknolojik ve askeri varlığı, kendilerini korumaya yetmiyor. Yani sadece asker/ordu eleştiriliyor. Yoksa Beyaz Saray’dan Pentagon’a kadar bütün çalışanlar, milyonlarca insanın zarar görecek olmasından ötürü perişan oluyor. Hatta Savunma Bakanı intihar ediyor. Neler neler!

Neticede, Bigelow’un diğer bütün filmlerinde olduğu gibi ABD askerlerinin yaşadıklarına odaklanarak antimilitarist ama zeminde “Yaşasın Amerikan rüyası” diyen bir yapım ile karşı karşıyayız. ABD’nin teknolojik ve askeri olarak yetersiz kaldığını görmek sürpriz oluyor sadece.

SONU İZLEYİCİYE Mİ KALMIŞ?

Bu arada filmin sonunda ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Aynı 18 dakikayı 3 farklı mekan ve karakterlerin gözünden anlatan filmin sonunda ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Yönetmen öyle istemiş. Ucu açık bırakılmış. Lakin çok açık kalmış. Biraz cereyan yapmış. Bu kadar fazla soru ile izleyiciyi tatmin etmek mümkün değil. Bu açıdan da çok eleştiriliyor zaten. Ayrıca farklı gözlerden anlatma tercihi çok oturmamış. Çünkü çok fazla ortak diyalog ve bilgi ile farklı gözlükler takıyoruz. Konusu itibarıyla çok tartışılan ama Bigelow’a, diğer filmleri kadar itibar katmayan bir film olmuş.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:147
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Kasım 2025 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 01:44see212

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

15 Eylül 2026 01:30see195

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see184

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

15 Eylül 2026 19:47see155

Borsada sert düşüş! 15 Eylül 2026 borsa neden düştü, Borsa İstanbul BIST 100 endeksi ile borsa neden düşüyor?

15 Eylül 2026 19:20see150

Usta oyuncu Kadir İnanır ın vasiyeti 17 Eylül de açılacak Sözcü Gazetesi

16 Eylül 2026 01:01see147

T.C. GAZİANTEP 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ

16 Eylül 2026 00:21see143

Bakan Tekin, Sudan Eğitim Bakanı Hajar ile bir araya geldi

15 Eylül 2026 20:01see143

Uçak kalkar kalkmaz kabusu yaşadılar

15 Eylül 2026 19:50see142

Vatandaşın parasını cebe indirmişler: Her kuruşu sisteme gidiyor

15 Eylül 2026 20:17see140

Bursa da kan donduran anlar: Kucağındaki kediye acımasızca şiddet uyguladı

15 Eylül 2026 20:23see140

Bakan Fidan, TÜRKPA Genel Sekreteri Hasan ı kabul etti

15 Eylül 2026 17:41see138

En uzun ömürlü otomobiller belli oldu: İşte zirvedeki lider Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 14:01see136

AK Parti de üst düzey görevlendirme

15 Eylül 2026 21:20see136

Trump’a suikast girişiminde yeni detay! FBI dosyasında dikkat çeken ayrıntı

16 Eylül 2026 09:23see135

Fıstık bahçesine giren 12 yaşındaki çocuğu vurdu! Yaşam savaşı veriyor

15 Eylül 2026 11:03see134

Bolu da kaza yerini görüntüleyen gazetecilere sağlık ekibinden eşeğe mi diyoruz tepkisi

15 Eylül 2026 19:18see133

Fransa Başbakanı Lecornu dan tasarruf çağrısı: Her şeyi finanse etme imkanımız kalmadı

15 Eylül 2026 21:28see133

Galatasaray maçı öncesi Trabzonspor a 2 müjdeli haber! Takımla birlikte idmana çıktılar Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 20:57see133

Romanya’da çiftçiler güvenlik güçleriyle çatıştı: 24 yaralı

15 Eylül 2026 20:04see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları