Ankara24.com
close
up
Menu

Niyazi Albayrak Hakk’a uğurlandı Gündem Haberleri

Hizbullah: İsrail askerlerini hedef aldık Dış Haberler

Eski AK Partili İl Başkanına silahlı saldırı! Hastaneye kaldırıldı

100 bin konut kurası başlıyor Ekonomi Haberleri

Türkiye ile Maldivler arasında sağlık alanında iş birliği Malatya Haberleri

Öznur Çağalı sessizliğini bozdu: O fotoğraftaki sarışın kadın ben değilim

Diş ağrısı şikayetiyle gitti, 25 dişinden oldu

Ümraniye de futbolcunun silahlı saldırıda öldürülmesine ilişkin iddianame hazırlandı

Altaylı futbolculardan Ata Demirer’e sürpriz!

Mehmet Şef in oğlu Emre Yalçınkaya siyasete girdi, parti rozetini taktı

Antalya da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye Eski SGK il müdürü ve 2 başmüfettiş yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edildi Antalya Haberleri

İstisnasız tüm otelcilerden rüşvet aldık Gündem Haberleri

ÇANKAYA BELEDİYE BŞK. EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ

Emine Erdoğan: Aile meselesini küresel gündeme taşıyan bir ülkeyiz

23 Nisan töreninden sonra skandal açıklama! Tepki toplayan kaymakam paylaşımı apar topar sildi

İran dini lideri Hamaney in sağlık durumu nasıl? NYT den yeni iddia! Dış Haberler

Bakanlık açıkladı: Doruk Madencilik işçilerine ilk ödeme yapıldı Sözcü Gazetesi

Herkes ona gıpta ederken ölümle savaşıyordu… Sanki prenses değil orman perisi… Ağaçlar en yakın dostu oldu

Usta oyuncunun cenazesinde kavga çıktı! Sensin terbiyesiz

Saç kurutma hilesiyle 30 bin avro vurgun! İşte Fransa yı karıştıran görüntü

Sultan Abdülhamid Han hakkında ilgi çekici bir yazı Dursun Gürlek

Sultan Abdülhamid Han hakkında ilgi çekici bir yazı Dursun Gürlek

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Kendi ecdadından aşırı derecede nefret eden dünyada başka bir ülke var mı bilmiyorum. Bildiğim şu ki, başta padişahlar olmak üzere diğer bir takım Osmanlı ricaline kin besleyen, olmadık iftiralarda bulunan, onlar hakkında abuk sabuk sözler söyleyen insanların sayısı biz de – maalesef – büyük bir yekûn tutuyor. Ve bu güruhun eleştirileri de – haliyle – eleştiri olmaktan çıkıyor ve hezeyana dönüşüyor. Eskiden Abdülhamid aleyhtarlığını daha çok sol – Kemalist kesim yapıyordu. Son zamanlarda bu iflah

Kendi ecdadından aşırı derecede nefret eden dünyada başka bir ülke var mı bilmiyorum. Bildiğim şu ki, başta padişahlar olmak üzere diğer bir takım Osmanlı ricaline kin besleyen, olmadık iftiralarda bulunan, onlar hakkında abuk sabuk sözler söyleyen insanların sayısı biz de – maalesef – büyük bir yekûn tutuyor. Ve bu güruhun eleştirileri de – haliyle – eleştiri olmaktan çıkıyor ve hezeyana dönüşüyor.

Eskiden Abdülhamid aleyhtarlığını daha çok sol – Kemalist kesim yapıyordu. Son zamanlarda bu iflah olmaz gürûha – sözüm ona- bazı sağcı, milliyetçi ve muhafazakâr kesime mensup bir takım şöhret budalası tipler de katılmaya başladı. Geçenlerde eski bir siyasetçi, bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada bu padişahın çok paragöz olduğunu söylüyordu. Abdülhamid hakkında bir hayli kitap okudum, paragözlüğüyle ilgili bir kayda şahsen rastlamadım. Velev ki hükümdarın paragözlüğü doğruydu, peki ama böyle basit veya asılsız bir cümleyle tenkit kapısını açmak da ayrıca bir basitlik ve zavallılık değil midir?

Abdülhamid Han’a atılan iftiraların tamamını bir tarafa bırakarak söyleyecek olursak, ben şahsen yanlışı değil, doğruyu, çirkini değil güzeli, menfiyi değil müsbeti öne çıkarma taraflısı olmayı kendime prensip edinmişimdir. Yine öyle yapacağım ve Sultan Hamid hakkında kaleme alınan ilgi çekici bir yazıyı, merhum Nizameddin Nazif Tepedelenlioğlu’nun 12 Ekim 1966 tarihli “Yeni İstiklal” gazetesinde “Hilafet Tarihimizde Tek Halife Sultan Abdülhamid Han” başlığıyla neşrettiği makaleyi sizlerle paylaşacağım. Aşağıdaki satırları okurken yazarının eski bir Halk Partili olduğunu da unutmayalım:

Bâbıâli’nin en cesur kalemi Tepedelenlioğlu, Hünkâr’ın bu özelliğini – bakınız – nasıl anlatıyor:

“Halifelik makamına layık olmuş, Hilafet makamını bu müessesenin en parlak devirlerini hatırlatacak nüfuz ve kudrete ulaştırmış, sonra da bu kudreti hem Osmanlı Devleti’nin, hem de İslam âleminin faydasına kullanabilmiş olan tek Osmanlı halifesi Sultan Abdülhamid Han cennetmekândır.

Kanaatim şudur ki, bizde Hilafet Mısır fatihi, Sultan Birinci Selim (Yavuz) Han’dan, şehid Sultan Abdülaziz Han’a, Deli Murad’a (Beşinci Murad) kadar tamamıyla nazari kalmıştır. Bizde Hilafet İkinci Abdülhamid Han cennetmekân ile başlayıp bu ulu Hâkân’ın irtihali ile son bulmuştur.

Halife Abdülhamid hazretleri, hilafet kudretini, kudsiliği asla giderilmez, el dokundurulmaz bir mihrap üzerine kondurup orada tutmayı bilmiştir. Ve bu kudreti zedelemeden kullanmak basiret ve dirayetini göstermiştir. Gözlerine ahmaklık perdesi inmiş veya düpedüz gâvura satılmış olanlardan gayri herkes tarafından artık tereddütsüz kabul edilen siyasi dehalarının en feyizli kaynağı bu başarısıdır.

Yavuz Mısır’ı zaptetmiş, Mısır Fatihi olmuştur. Halifeliği almış, fakat halife olmamıştır. Kânûni Sultan Süleyman Han Semendre’yi, Belgrad’ı zaptettiği zaman, Semendre’de, Belgrad’da, Macar’ı ve Nemçe (1)yi vurduğu zaman, Macar ovalarında ve Viyana varoşlarında Bağdat ile Tebriz’i ele geçirdikçe de Irak’ta ve Azerbaycan’da hüküm sürebilmiş, ferman dinletebilmiştir. Fakat ikisinin de adları en çok zaptettikleri yerlerde ve ancak hüküm sürebildikleri müddetçe hutbelere sokulmuştur.

Abdülhamid Han’ın hilafet devrine bir mukayese kurmak için Osmanlı tarihinden başka nümûne almaya ihtiyaç var mı? Halifeliğin bize devredilmesinden sonra baba oğul bu iki sultandan daha keskin kılıcımız olmadı. Bir bu sultanların o kahhar kudretli devirlerini düşününüz, bir de Mithat ile arkadaşlarının şerri yüzünden bin kahra uğramış, paramparça edilmiş. 1877 – 1876 Türkiye’sini….

Yüz yerinden yamalı bir bohça… Bin payanda ile güç bela ayakta durabilen bir berhâne! (Büyük ve düzensiz konak)

Abdülhamid hazretleri işte böyle bir enkaz içinden Hilafet sırrına ulaşabilmiştir. Yirmi beşinci ceddi olan Yavuz’un ve yirmi dördüncü ceddi olan Kânûnî’nin satvetlerine sahip olmadığı halde Abdülhamid Han, yalnız Osmanlı İmparatorluğu hudutları içinde değil, bütün dünyada, Sünni Müslümanların bütün camilerindeki hutbelere adını ve mukaddes ünvanını zikrettirmek saadetine ulaşmıştır.

Cava’nın, Sumatra’nın, Malaka yarımadasındaki yedi sultanlığın (2) Filipinler’in, Avustralya’nın, o engin Hindistan kıt’asının, Doğu Türkistan ile o engin Çin kıt’asının, Japonya’nın, Seylan’ın, Batı Türkistan ile Hive, Kırım, Azerbaycan’ın, Kafkasya’nın ve o engin Çarlık Rusyası’nın, Romanya, Finlandiya, ve Sırbiya ile Karadağ’ın, Bosna’nın, Hersek’in, Seylan ve Zengibar adalarının Hind ve Pasifik okyanuslarındaki Afrika kıyılarının, Cezayir’in, Kongo’nun, Nijerya’nın, Sudan ve Habeşistan’ın bütün camilerinde hutbeler Halife Abdülhamid Han adına okunmuştur.

Kılıç kuvveti kullanılarak mı edinilmiştir bu dini saadet ve siyadet?

Tabii değil. Kılıç cihangirliğinin bu derecesi insan gücü için hayal dahi edilemez. Bu, bir his ve vicdan cihangirliği idi ki emellerinin temizliği ve imanının salabeti sayesinde Halife Sultan İkinci Abdülhamid Han cennetmekâna müyesser olmuştur.

Bu bir inâyet-i Rabbaniye idi.

Yabancı ülkelere yayılan bu nüfuzu yanında Halife Abdülhamid’in fiilen idaresi altında bulunan engin ülkeleri de unutmamak gerek. O, Mekke’nin, Medine’nin, Kudüs’ün, bütün mübarek makamların hizmetindedir. O, İstanbul’un, Bursa, Edirne, Şam ve Kahire şehirleri ile Suriye ve Mısır’ın Traplusgarp, Tunus, Bingazi, Fizan ve Berka ile Halep ile Basra, Bağdat, Rakka, Kuveyt, Umman, Hadramut, Asir bütün Anadolu, Kıbrıs, Girit, Rodos’un, Akdeniz Adaları’nın, Rumeli’nin, Hicaz ve Habeşistan’ın padişahıdır.

Gerçi bunlar arasında bazıları Mithat çetesinin şerri yüzünden kudreti dışına çıkmıştır; fakat dünyanın bütün salnamelerinde onun bu ülkeler üstünde hükümranlık haklarına sahip olduğu unutturulamaz.

Allah kerimdir, o kafasına koymuştur; hainlerin yüzünden kaybedilenleri günün birinde yine birer ikişer toplayıp milletine kazandıracaktır.

Halife Abdülhamid Han, bütün İslam dünyasında hatasız Kur’an okunmasını temin etmiştir. Halife Abdülhamid Han dünyanın hemen her tarafındaki camilere billur âvizeler, büyük tunç şamdanlar, en sanatkâr hattatlarımıza yazdırılmış levhalar, halılar, musanna minberler, Kütahya çiniler, sakal-ı şerifler, sedefli rahleler hediye etmiştir. Şimdi İslam dünyasının her tarafında ondan hatıralar var.

Halife Abdülhamid Han, bugün Amerikan ve İngiliz Fransız misyonerlerinin Hıristiyanlığa yaptığı hizmetleri seksen yıl önce kurduğu seyyar hafızlar, seyyar müderrisler, Ramazan imamları teşkilatı (3) ile İslam dinine yapmış ve kazandırmıştır. Sünni Müslümanlar arasında büyük bir intibah uyandırmış, yeni bir dini terbiyenin esaslarını kurmuş, mezar taşlarına varıncaya kadar âdetlerini bize uydurmuştur.

Böyle bir halife unutulabilir miydi? Nitekim unutulmamış, unutturulamamıştır. Afrika’da, Asya’da, Balkanlar’da seyahat eden genç gazeteciler elli yıldan beri Türk nesillerine kasten öğretilmemiş olan Abdülhamid Han’ı Hartumlarda, Umdurmanlarda, Zengibar veya Cava’da keşfetmektedirler.

Afrika’nın birçok beldelerinde hutbe hâlâ Abdülhamid Han adına okutuluyor.

Evet… Mekke, Medine ve Kudüs’ü alışlarından, bu yerleri Mısır Paşası Mehmed Ali’ye kaptırdıkları güne kadar üç asırdan fazla hilafeti güya ellerinde tutmuş olan (4) cedleri de, kutsal beldelerin Mehmed Ali’den tekrar alındığı 1842’den kendi ahdına (zamanına) kadar halife ünvanını taşıyan dedesi İkinci Mahmud da, babası Abdülmecid ile amcası Abdülaziz ve ağabeyi Deli Murad da halifeliğe layık olamamışlardır.

Osmanlı hanedanında gelmiş tek gerçek halife, hatta Çehâryâr-ı Güzin Radiyallahü Anhüm’den sonra Mütevekkil Alellah zavallısına kadar gelmiş geçmiş nice seleflerine kıyas edildiği takdirde de en üstün şahsiyet sahibi ve İslam’a cidden faydalı olmuş halife işbu Abdülhamid Han efendimizdir efendim.

Sultan Reşad’ın devrinde halifeliğin kofluğu anlaşılmıştır diyenler, Sultan Reşad’ı İslam’ın halife olarak kabul etmemiş olduğunu bilmeyenlerdir. İslam dünyası tanıdığı halifenin iradelerine daima boyun eğmiştir.

Nansi Edebiyat Fakültesi profesörlerinden A. Debidour, ‘Avrupa Diplomatik Tarihi’ adlı eserinde Abdülhamid Han hakkında şöyle der: (5)

‘Sultan Abdülhamid, yalnız kendi devletinde değil, bütün dünyada da İslamları uyandırmak için var kuvvetiyle çalışmaktaydı. Afganistan’daki kıyamları, karışıklıkları bir kenara bırakalım, 1881 yılı Ağustos ve Eylül aylarında Tunus’taki ihtilal, aynı tarihte Güney Cezayir’de patlayan isyan, Mısır’daki milli kıyam hep onun eseridir.’

Sudan ve Nubya’da Mehdi’nin İngilizleri tepeleyip devlet kurması da Halife Abdülhamid Han’ın gizli başarısıydı.”

Allah, Abdülhamid Han’dan razı olsun. Nizameddin Nazif Bey’in de kabri nurlarla dolsun.

(1) Nemçe: Sırpça, yabancı demektir. Sırplar bu kelimeyi Germenler için barbar mânâsına kullanırlardı. Bize Sırplı devşirmelerden geçmiştir.

(2) Bugünkü Malezya

(3) Bir takım serserilerin ara sıra cer hocası diye alay ettikleri fedakâr ulema sınıfı budur.

(4) 1517-1823

(5) Cilt 2 Sayfa 542

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:38
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Nisan 2026 04:07 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Niyazi Albayrak Hakk’a uğurlandı Gündem Haberleri

24 Nisan 2026 05:10see148

Hizbullah: İsrail askerlerini hedef aldık Dış Haberler

24 Nisan 2026 05:03see142

Eski AK Partili İl Başkanına silahlı saldırı! Hastaneye kaldırıldı

24 Nisan 2026 18:36see141

100 bin konut kurası başlıyor Ekonomi Haberleri

24 Nisan 2026 04:50see137

Türkiye ile Maldivler arasında sağlık alanında iş birliği Malatya Haberleri

24 Nisan 2026 18:21see135

Öznur Çağalı sessizliğini bozdu: O fotoğraftaki sarışın kadın ben değilim

24 Nisan 2026 17:10see135

Diş ağrısı şikayetiyle gitti, 25 dişinden oldu

24 Nisan 2026 11:23see133

Ümraniye de futbolcunun silahlı saldırıda öldürülmesine ilişkin iddianame hazırlandı

24 Nisan 2026 20:06see130

Altaylı futbolculardan Ata Demirer’e sürpriz!

24 Nisan 2026 16:54see129

Mehmet Şef in oğlu Emre Yalçınkaya siyasete girdi, parti rozetini taktı

24 Nisan 2026 14:04see129

Antalya da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye Eski SGK il müdürü ve 2 başmüfettiş yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edildi Antalya Haberleri

24 Nisan 2026 18:16see128

İstisnasız tüm otelcilerden rüşvet aldık Gündem Haberleri

24 Nisan 2026 04:59see127

ÇANKAYA BELEDİYE BŞK. EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ

26 Nisan 2026 00:03see126

Emine Erdoğan: Aile meselesini küresel gündeme taşıyan bir ülkeyiz

24 Nisan 2026 19:22see126

23 Nisan töreninden sonra skandal açıklama! Tepki toplayan kaymakam paylaşımı apar topar sildi

24 Nisan 2026 13:29see126

İran dini lideri Hamaney in sağlık durumu nasıl? NYT den yeni iddia! Dış Haberler

24 Nisan 2026 10:40see124

Bakanlık açıkladı: Doruk Madencilik işçilerine ilk ödeme yapıldı Sözcü Gazetesi

24 Nisan 2026 18:59see123

Herkes ona gıpta ederken ölümle savaşıyordu… Sanki prenses değil orman perisi… Ağaçlar en yakın dostu oldu

24 Nisan 2026 16:19see123

Usta oyuncunun cenazesinde kavga çıktı! Sensin terbiyesiz

24 Nisan 2026 11:31see123

Saç kurutma hilesiyle 30 bin avro vurgun! İşte Fransa yı karıştıran görüntü

24 Nisan 2026 17:37see122
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları