Stres kulağa vurur mu? Uzmanlar kulak çınlaması ve stres bağlantısını anlattı
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Kulak çınlamasının strese neden olduğu tıbbi olarak da kanıtlanmış bir gerçek ancak stresin kulak çınlamasına sebep olup olmadığı hakkında çok fazla bir çalışma bulunmuyor. Bireysel deneyimim kesinlikle ilişkili ancak pek tabii işin tıbbi boyutunu araştırmak gerekir. Benim, çevremdekilerin pek çok kişinin yaşadığı stres “kulaklarına vuruyor”. Evet, “stres mideme vurdu” çok alışılmış bir söylem ve stresin mide rahatsızlığına sebep olduğu da tıbbi bir gerçek. Peki, bunun kulak versiyonunun gerçekliği nedir?
Stres ve kulak çınlaması arasındaki ilişkiyi gösteren çalışamalar…Hayvan ve insan deneylerini içeren bazı çalışmalar, stres ile kulak çınlamasının arasında bir ilişki olduğunu vurgulamıştır. 2025 yılında yayınlanmış “Kronik Stresin Kulak Çınlaması Oluşumu ve Davranış Değişiklikleri: Bir Sıçan Modelinde Davranışsal ve Beyin Çalışması” çalışma kapsamında fareler 10 gün boyunca günde 2 saat süreyle kısıtlama stresine maruz bırakıldı sonrasında ise farelerin yüzde 64,3’ünün işitme eşiğinde değişim olmaksızın kulak çınlaması yaşadığı saptandı. Yapılan başka bir çalışmada (Doğum öncesi strese maruz kalan sıçanlarda düşük frekanslı işitme kaybı) ise doğum öncesi strese maruz kalan farelerin düşük frekanslı işitme kaybı yaşadığı sonucuna varılmıştır. Kulak, mide, cilt… Fark etmiyor stres bedeni doğrudan etkiliyor.
REKLAM
"Çınlama ile stres arasında çift yönlü bir ilişki vardır"
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Fatih Eraslan'a konu hakkında merak ettiklerimizi sorduk. İşte aldığımız yanıtlar... Kulak çınlamasının bilinen nedenleri nelerdir? Buna ek olarak biz az bilinen nedenlerine odaklanırsak… Neler söyleyebiliriz? Stres kulağı nasıl etkiliyor?Kulak çınlaması tek başına bir hastalık değil, farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bir belirti. En sık nedenlerin başında işitme kaybı ve yüksek sese maruz kalma geliyor. Bunun dışında kulak kiri, dış ve orta kulak enfeksiyonları, baş-boyun travmaları, bazı ilaçların iç kulağa toksik etkileri, Meniere hastalığı, migren, yüksek tansiyon ve bazı metabolik veya hormonal hastalıklar da çınlamaya yol açabiliyor. Çene eklemi ve diş sıkma gibi temporomandibular eklem sorunları da gözden kaçırılmaması gereken nedenler arasında. Özellikle çene hareketleriyle çınlamanın şiddeti veya karakteri değişiyorsa bu olasılık düşünülmeli. Daha nadir nedenler arasında ise otoskleroz, orta kulağın damarsal tümörleri ve işitme siniri kaynaklı tümörler, özellikle vestibüler schwannom (akustik nöroma) sayılabilir. Beyin tümörleri ise çok daha nadir nedenlerdir ve çınlamanın tek başına görülmesinden ziyade başka nörolojik bulgularla birlikte değerlendirilir. Burada özellikle önemli bir ayrım da tek taraflı ve nabızla eş zamanlı çınlama. Böyle bir durumda damar kaynaklı nedenler mutlaka araştırılmalıdır. Strese gelince; stresin kulağı doğrudan “hasarladığı” şeklinde basit bir ilişki kurmak doğru olmaz. Ancak stres, beynin ve sinir sisteminin seslere ve özellikle çınlamaya verdiği yanıtı güçlendirebilir. Ayrıca stres dönemlerinde uyku bozukluğu, kas gerginliği ve diş sıkma artabilir. Bunların tamamı çınlamanın daha belirgin algılanmasına katkıda bulunabilir. Aslında burada önemli olan bir başka nokta da şu: Çınlama ile stres arasında çift yönlü bir ilişki vardır. Çınlama kişide kaygı ve uyku bozukluğu yaratabilir; bu durum da çınlamanın daha fazla fark edilmesine neden olabilir.
"Beyin zaman içerisinde çınlama sesini daha az önemsemeyi öğrenebilir"
Yüksek sese maruz kalmaktan kaynaklanan çınlama ile tamamen strese bağlı oluşan çınlama arasında karakteristik bir fark var mıdır?Her zaman yalnızca çınlamanın sesine bakarak nedenini kesin olarak ayırt etmek mümkün değildir. Yüksek sese maruziyet sonrasında ortaya çıkan çınlamada, özellikle tekrarlayan veya yoğun gürültü maruziyeti söz konusuysa, iç kulaktaki işitme hücreleri zarar görebilir. Buna bağlı olarak özellikle yüksek frekanslarda işitme kaybı ortaya çıkabilir. Çınlama bazen geçici olabilir; ancak tekrarlayan akustik travmalar kalıcı işitme hasarına ve kronik tinnitus gelişimine yol açabilir. Stresle ilişkili çınlamada ise çoğu zaman belirgin bir akustik travma öyküsü bulunmaz. Kişi stresli, kaygılı veya uykusuz dönemlerde çınlamasını daha yüksek algılayabilir. Fakat burada da “strese bağlı çınlama” ile “işitme kaybına bağlı çınlama” birbirini dışlayan iki durum değildir. İşitme kaybı olan bir kişide stres çınlamayı belirgin şekilde artırabilir. Dolayısıyla nedeni ayırt etmek için yalnızca hastanın tarif ettiği sese değil; öyküye, kulak muayenesine ve gerektiğinde odyolojik değerlendirmeye bakmak gerekir.
REKLAM
Stres çınlamaya, çınlama da daha fazla strese yol açarak hastayı bir kısır döngüye sokuyor. Bu sarmalı kırmak için ilk adım ne olmalıdır?İlk adım, öncelikle çınlamanın altında tedavi edilebilir veya araştırılması gereken bir neden olup olmadığını ortaya koymak olmalı. Özellikle yeni başlayan, tek taraflı, nabızla eş zamanlı olan veya işitme kaybı ve baş dönmesi gibi başka belirtilerin eşlik ettiği çınlamalar değerlendirilmelidir. Bunun yanında hastaya şu mesajı vermek de çok önemli: Çınlamanın yarattığı rahatsızlık ile çınlamanın kendisi aynı şey değildir. Beyin zaman içerisinde çınlama sesini daha az önemsemeyi öğrenebilir. Bu nedenle hastanın çınlamaya yönelik korkusunu ve sürekli “Acaba hâlâ çınlıyor mu?” şeklindeki dikkatini azaltmak tedavinin önemli bir parçasıdır. Uyku düzeninin sağlanması, gürültüden korunma ancak tamamen sessiz bir ortamdan da kaçınma, gevşeme teknikleri ve gerekiyorsa psikolojik destek bu döngünün kırılmasına yardımcı olabilir. Özellikle çınlama nedeniyle belirgin kaygı, depresif duygu durum veya uyku problemi gelişmiş kişilerde bilişsel davranışçı terapi gibi yaklaşımlar tinnitusun yarattığı rahatsızlığı azaltmada kullanılabilir. Özetle, amaç her zaman “sesi tamamen yok etmek” olmayabilir. Birçok hastada asıl hedef, çınlamanın kişinin yaşamındaki önemini ve yarattığı rahatsızlığı azaltmaktır. Bu gerçekleştiğinde stres azalır, dikkat çınlamadan uzaklaşır ve çınlama da çoğu zaman daha az fark edilir hale gelir.
REKLAM
"Ani başlayan işitme kayıplarında, erken dönem tedavi işitmenin kalıcı olmasını önleyebilir"
İşitme durumu ve sağlık arasındaki ilişkileri değerlendiren bir çalışma, kulak çınlamasının duygusal tükenmişliğin ön sinyali olabileceğini söylüyor. Bu mümkün mü?Evet, böyle bir ilişki mümkün. Araştırmalar, kulak çınlaması ile stres, uyku bozukluğu ve duygusal tükenmişlik arasında anlamlı bir ilişki olduğunu gösteriyor. Ancak burada önemli olan, “tinnitus kesin olarak tükenmişliğin habercisidir” dememek. İlişki muhtemelen çift yönlü. Uzun süreli stres, beynin sesleri işleme biçimini ve kişinin çınlamaya verdiği dikkati etkileyerek tinnitusun daha belirgin ve rahatsız edici hale gelmesine yol açabilir. Öte yandan sürekli ve rahatsız edici bir çınlama da uyku kalitesini bozarak kişinin stres ve tükenmişlik düzeyini artırabilir.
Kulak çınlamasının evreleri var mıdır? Hangi durumda mutlaka doktora görünmeliyiz?Kulak çınlamasının klasik anlamda evreleri yoktur. Çınlamayı değerlendirirken daha çok ne kadar süredir devam ettiği, tek veya iki taraflı olup olmadığı, işitme kaybının eşlik edip etmediği ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği önemlidir. Özellikle tek taraflı ve yeni başlayan tinnitus, beraberinde işitme kaybı, baş dönmesi veya başka nörolojik bulgular varsa mutlaka KBB değerlendirmesi gerekir. Ani başlayan işitme kayıplarında, erken dönem tedavi işitmenin kalıcı olmasını önleyebilir. Çünkü nadiren de olsa altta yatan ve araştırılması gereken önemli nedenler olabilir. Bir diğer önemli durum nabızla senkron, yani kalp atımıyla aynı ritimde duyulan çınlamadır. Buna pulsatil tinnitus diyoruz. Özellikle yeni ortaya çıktıysa veya tek taraflıysa, damar kaynaklı nedenler başta olmak üzere altta yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Buna karşılık, kısa süreli ve özellikle yüksek ses maruziyeti sonrasında ortaya çıkan çınlamalar çoğu zaman geçici olabilir. Ancak çınlama kalıcı hale geliyorsa, giderek artıyorsa veya kişinin uykusunu, dikkatini ve yaşam kalitesini bozuyorsa değerlendirilmesi uygun olur.
Fareler üzerinde yapılan araştırmalarda stresin işitme eşiğini etkilemeden çınlama yaptığı veya düşük frekanslı işitme kaybına yol açtığı görülmüş. İnsanlarda strese bağlı gelişen kulak çınlaması veya işitme kaybı stres azaldığında tamamen geri döner mi yoksa kalıcı hasar bırakabilir mi?Bir kişide işitme testi normal olduğu halde stresli dönemlerde çınlama ortaya çıkıyor veya belirginleşiyorsa, bunun tamamen düzelmesi oldukça mümkün. Ama gerçek bir odyometrik işitme kaybı ortaya çıkmışsa, bunu otomatik olarak strese bağlamamak gerekir. Özellikle ani gelişen işitme kaybı çınlamayla birlikteyse, hızlı değerlendirme önemlidir; kılavuzlar böyle bir durumda 24 saat içinde değerlendirme öneriyor. Erken müdahale işitmenin geri kazanılma şansını etkileyebilir. Kısaca; strese bağlı çınlama çoğu durumda geri dönüşlü olabilir; stresin kendisinin insanlarda kalıcı işitme hücresi hasarı yaptığı ise gösterilmiş değil. Fakat stresle aynı dönemde ortaya çıkan gerçek işitme kaybını “nasıl olsa stresten” kabul etmek doğru olmaz.
REKLAM
Kulak çınlamasının tedavisi var mıdır?Evet — kulak çınlaması (tinnitus) için tedaviler var ama “tek bir ilaçla tamamen yok etme” şeklinde evrensel bir tedavi henüz yok. Tedavi, çınlamanın nedenine ve eşlik eden işitme kaybına göre değişiyor.
Özellikle şu ayrım önemli:
Nedeni bulunabilen çınlama: Örneğin kulak kiri, bazı ilaçlar, orta kulak sorunları veya belirli işitme problemleri varsa neden tedavi edildiğinde çınlama tamamen veya büyük ölçüde düzelebilir.
İşitme kaybıyla birlikte olan çınlama: İşitme cihazları bazı kişilerde hem işitmeyi düzeltip hem de çınlamanın fark edilirliğini azaltabilir.
Stres/anksiyete ile belirgin şekilde değişen çınlama: Stres yönetimi, bilişsel davranışçı terapi ve uyku düzeninin düzeltilmesi çınlamanın yarattığı rahatsızlığı belirgin azaltabilir.
Sürekli ve rahatsız edici tinnitus: Ses terapisi, BDT ve bazı durumlarda işitme rehabilitasyonu kullanılabilir.
Buna karşılık vitaminler, bitkisel ürünler veya “tinnitus ilacı” olarak pazarlanan takviyelerin çoğunun çınlamayı kalıcı olarak ortadan kaldırdığına dair güçlü kanıt yok fakat bazı ilaçlara olumlu yanıt veren hastalar olabilir. Bir de önemli bir nokta: Çınlama yeni başladıysa ve özellikle tek kulaktaysa, nabızla aynı ritimdeyse veya beraberinde ani işitme kaybı/baş dönmesi varsa, önce hiç vakit kaybetmeden bir KBB hekiminin değerlendirmesi gerekir. Çünkü bazı nedenler tedavi edilebilir ve gecikmemek önemlidir.
Stresi hayatımızdan çıkaramayacağımıza göre stres ile birlikte kulak sağlığımıza dikkat edebilmek için ne yapmamız gerekir?Stresi hayatımızdan tamamen çıkaramayız; ama yönetebiliriz. Düzenli uyumak, hareket etmek, nefes egzersizleri yapmak ve bize iyi gelen şeylere zaman ayırmak bunun için önemli. Kulaklarımızı yüksek sesten korumayı da unutmamalıyız. Stresli dönemlerde çınlama veya işitme değişikliği yaşarsak bunu hemen strese bağlamamalıyız. Şikâyet sürerse bir KBB uzmanına başvurup işitme testi yaptırmak gerekir.
Haber: Dilay Argün
REKLAM
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:94
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ekim 2026 13:53 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















