SON DAKİKA: Çocuk suçlarında korkutan tablo: Atlas Çağlayan, Mattia Ahmet Minguzzi olayları ne anlatıyor? Uzmanlar SABAH a değerlendirdi
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Çocukların karıştığı cinayet ve saldırı vakalarında bazı ortak noktalar öne çıkıyor. Psikolojik etmenler, kendi yaş grubuna özenti davranışlar ve aile içi sorunlar bu olayların arka planında yer alıyor. Yaşanan öfke problemleri çocukların aidiyet duygusunu arttırarak suça sürüklemelerine neden oluyor. Çocukların şiddetle bu kadar erken yaşta tanışmasının arkasında çoğu zaman ihmal zinciri bulunuyor. Aile içi sorunlar ve bozulmuş aile yapıları çocukları sokakta savunmasız, tek başına bırakıyor. Okul hayatına yeterince dahil olamayan çocuklar ailevi problemlerin de etkisiyle kendini büyük bir boşlukta hissediyor. Ergenlik döneminde görülen kendini gösterme isteği, belirli bir gruba ait olma dışlanma hissinden uzaklaşma çabası çocukların yanlış çevrelere yönelmesine sebep oluyor. Bu süreçte şiddet, bazı çocuklar için kendini ifade etme aracı haline geliyor.
EKRANDAN SOKAĞA YANSIYAN ŞİDDET
Sosyal medya platformlarında yayınlanan kavga, saldırı, meydan okuma paylaşımları çocukların şiddetle daha erken yaşta tanışmasına neden oluyor. Bu tür içeriklerin sürekli olarak paylaşılması şiddeti daha görünür ve sıradan hale getiriyor. Ergenlik döneminde sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılması çocukların bu tür davranışları taklit ederek kendilerine rol model almalarına zemin hazırlıyor. Bıçak ve benzeri kesici aletlerin sokakta, okul çevrelerinde ve internet siteleri üzerinden hızlı bir şekilde temin edilmesi dikkat çekiyor. Bu durum basit kavgaların ağır yaralama, cinayet dosyalarına dönüşmesine neden oluyor.
"ÇOCUĞU YARGILAMADAN ÖNCE KORUYUN"
Uzmanlara göre çocukların suça karışması çoğu zaman onların kendi tercihi olarak görülmüyor. İhmal, denetimsizlik ve sosyal eksikliklerin sonucu olarak çocuklar suça sürükleniyor. Bu nedenle hukuk sistemi, çocukları cezalandırmak yerine korumayı ve topluma kazandırmayı amaçlıyor. SABAH'a konuşan Avukat İnci Mervenur Akkaya, konuyu şöyle özetliyor: "Suça sürüklenen çocuk, hakkında ceza soruşturması yapılan veya güvenlik tedbiri uygulanan çocuktur. Ama çocuklar çoğu zaman suçlu değil, ihmal edilmiş ve korunamamış durumdadır. Akkaya, hukuk sisteminde çocukların yetişkinler gibi tam sorumlu olmadığını dile getirdi. Çocuk adalet sisteminin, çocuğa ceza vermekten çok, onları yönlendirmeye, korumaya ve suça iten koşulları ortadan kaldırmaya çalıştığını ifade etti.
YASALAR ÇOCUKLAR İÇİN NE DİYOR?
12 Yaş Altı: "Tam Sorumsuzluk" Bu gruptaki çocukların cezai sorumluluğu yoktur. İşledikleri fiil ne olursa olsun hapis cezası verilmez; sadece çocuklara özgü koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanır.
12-15 Yaş Arası: "Kısmi Sorumluluk" Bu grupta öncelikle çocuğun suçun bilincinde olup olmadığına bakılır. Eğer suçun farkındalığı varsa, yetişkinlere verilen cezadan 2/3 oranında indirim yapılır. Bu yaş grubunda bir çocuk, en ağır suçta (ağırlaştırılmış müebbet gerektiren hallerde) dahi en fazla 12 ile 15 yıl arasında hapis cezası alabilir. Müebbet hapis gerektiren suçlarda ise bu süre 9 ile 11 yıl arasına düşer.
15-18 Yaş Arası: "Sınırlı Sorumluluk" Bu yaş grubundaki gençlerde ceza sorumluluğu artarken, yasalar 1/3 oranında indirimi zorunlu kılar. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren bir suçta, bu yaştaki bir gence verilecek ceza 18 ile 24 yıl arasındadır. Müebbet hapis cezası ise bu yaş grubu için 12 ile 15 yıl hapis cezası olarak uygulanır.
Psikolog Serhat Çıkman
"GÖRÜLMEK VE AİT OLMAK İSTERLER"
SABAH'a konuşan Psikolog Serhat Çıkman, çocuk ve ergenlerin beyni hâlâ gelişiyor. Bu yüzden yaptıklarının sonuçlarını yetişkin gibi değerlendiremeyebilirler. Suça yönelmelerinin çoğu zaman nedeni şiddet veya maddi kazanç değil, "görülme" ve "ait olma" ihtiyacıdır. diyerek şu ifadeleri kullandı, "Kendini dışlanmış hisseden çocuk, kendisini kabul eden gruplara, bazen suça eğilimli çetelere tutunabilir. Suç eylemine karışan çocuk sadece yasal bir süreçle değil aynı zamanda ağır bir psikolojik yükle yüzleşiyor. Çözüm yolu, sağlam bağlar kurmak, yargılamadan dinlemek ve çocuğa aidiyet sağlayacak spor, sanat veya beceri alanları sunmaktır. Gerekirse uzman desteği almak da önemlidir. Unutmayalım, suça sürüklenen çocuk topluma kazandırılması gereken bir "kayıp" değil, erişilmesi gereken bir "kalp"tir. Mesele yargılamak değil, anlamak; cezalandırmak değil, iyileştirmektir."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:49
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Ocak 2026 11:36 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















