Ankara24.com
close
up
Sniper tepelerinden mahkeme salonlarına: Saraybosna Kuşatması nın yargı yolculuğu Düşünce Günlüğü Haberleri

Sniper tepelerinden mahkeme salonlarına: Saraybosna Kuşatması nın yargı yolculuğu Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

Şeyda Sultan Demirtaş - Araştırmacı, Balkan Çalışmaları

Geçtiğimiz aylarda kamuoyuna yansıyan ve Bosna Savaşı sırasında “eğlence için” Saraybosna’ya keskin nişancılık yapmaya giden İtalyanlar olduğu iddiası üzerine Milano Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, Saraybosna Kuşatması sırasında bazı yabancı sivillerin şehre gelerek sivilleri hedef aldığı iddiasını yeniden gündeme taşıdı.

İddialar ilk olarak 2000’li yıllarda ICTY’de görülen davalardaki tanık ifadelerinde kendine yer edinmişti. Mahkeme kararlarının merkezinde kanıtlanmış bir olgu olmamasına rağmen bu durum kamuoyunun dikkatini çekmeyi başarmıştı. Özellikle o dönem basında “İnsan Safarisi”, “İnsan Avı”, “Saraybosna Safarisi” olarak da adlandırılan bu fiiller, tarihsel bir trajedinin çok ötesinde uluslararası ceza hukuku bakımından da çok önemli bir mesele olarak karşımıza çıkıyor şimdilerde. Çünkü söz konusu eylemlerin hukuki niteliğinin tartışmalı olduğu şüpheye yer bırakmayan bir gerçek olarak karşımıza çıkarken bu fiillerin uluslararası ceza hukuku bakımından gündeme getirdiği sorular da kayda değerdir.

“AYIRT ETME” İLKESİNİN İHLALİ

Özellikle İtalya’nın, kendi vatandaşları hakkında çatışma bölgesinde işlenen fiiller nedeniyle soruşturma başlatması, suçun niteliği ve yargı yetkisi bakımından çok katmanlı bir hukuki değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Saraybosna Kuşatması, uluslararası insancıl hukuk açısından silahlı çatışma niteliği taşıyan bir bağlamda gerçekleşmiştir. Bu çerçevede sivillerin kasten hedef alınması uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinden biri olan “ayırt etme” ilkesinin yani çatışmada sivil nesneler ile askeri nesnelerin, sivil kişiler ile askeri kişilerin birbirinden ayrı tutulması ve tarafların da operasyonlarını doğrudan askeri hedeflere yönetmesi temel prensibinin açık bir ihlalini oluşturmuştur.

1864 tarihli ilk Cenevre Sözleşmesinde net olmayan bu ayrımın 1977 tarihli Ek Protokol’de açık ve bağlayıcı biçimde düzenlenmiş olması, silahlı çatışma hukukunun salt yaralıların korunmasına odaklanan insancıl yaklaşımından, çatışmanın yürütülüşünü sınırlandıran normatif bir yapıya evrildiğini göstermektedir. Bu dönüşümle birlikte taraflar artık yalnızca savaş dışı kalanları korumakla değil, saldırılarını yöneltirken siviller ile askerî hedefleri her durumda ayırt etmekle yükümlü kılınmış; böylece sivillere yönelik kasıtlı saldırılar hukuken münferit ihlal olmaktan çıkıp doğrudan uluslararası suç niteliği kazanmıştır.

FAİL ASKER OLMASA DA SAVAŞ SUÇU SAYILACAK

Bu çerçevede sivillerin bilinçli biçimde hedef alındığı hatta faillerin turistik bir geziye katılmışçasına çatışma bölgesine gelip burada sivil nüfusu bilinçli bir şekilde hedef aldığı bir olayda faillerin resmi asker olup olmaması onun bir savaş suçlusu olduğu gerçeğini değiştirir mi? Uluslararası ceza hukuku burada şu soruyu sorar: Sivilleri bilinçli olarak hedef alan bu bireylerin eylemleri ile silahlı çatışma arasında gerekli bağlantı var mıdır? Şayet bu sorunun cevabı evet ise fail resmi asker olmasa bile savaş suçu sorumluluğu doğacaktır. Cevap hayırsa o zaman kişinin savaş suçundan hüküm giymesi beklenemeyecektir.

Bununla birlikte bu konuyu yalnızca bu bağlamla sınırlamak doğru olmaz. Çünkü eğer söz konusu fiiller, kuşatma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilirse başka hukuki sonuçları doğuracaktır. Söz konusu fiillerin kamuoyunda korku yaratmaya yönelik gerçekleştirilmesi ve sivillerin de bu bağlamda yaygın veya sistematik bir şekilde öldürülmesi insanlığa karşı suç tartışmasını gündeme getirecektir. Bu da, uluslararası ceza hukuku bağlamında sorumluluğun kapsamını ve savaş suçları ile ayrımını yeniden değerlendirmeyi gerekli kılacaktır. Bu bağlamda uluslararası ceza hukukunda belirleyici olan, eylemin tekil bir şiddet fiili olmasından ziyade, sivil nüfusa yönelen geniş ölçekli veya organize bir saldırının parçası olup olmadığıdır.

DELİL MESELESİ

Saraybosna Kuşatması sırasında sivillere yönelik kesintisiz ve hedefli saldırılar, daha önce uluslararası yargı mercilerince “terör kampanyası” olarak nitelendirilmiş ve savaş döneminde de “Sniper Alley” söylemi ile dünya basınında yazılı kaynaklarda kendine yer edinmiştir. Bu koşullar altında bireysel eylemlerin, daha geniş bir korku stratejisine hizmet edip etmediği sonucuna ulaşmak pek de zor olmayacaktır.

Ancak yine de belirtmek gerekir ki gerek savaş suçları bağlamında olsun gerek insanlığa karşı suç bağlamında olsun bu davalarda asıl güçlük oluşturan şey delil meselesidir.

Olayların üzerinden uzun yıllar geçmesi sebebiyle belki de söz konusu tanıkların tekrar dinlenememesi, dinlense bile tanığın hafızasının silikleşmiş olma ihtimali ya da travmatik hatırlama bozulmalarının olma ihtimali tanık beyanlarının güvenilirliğine zarar vermektedir. Ayrıca uluslararası mahkeme tutanaklarının ulusal bir mahkemede delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı yahut nasıl kullanılacağı da tartışma konusu olup azami derecede önem taşımaktadır.

Özetle ifade etmek gerekir ki; İtalya’nın açtığı dava ile yeniden gündemimize giren bu olaylar yalnızca Saraybosna Kuşatması'na ait trajik bir hatırayı bize sunmuyor, aynı zamanda uluslararası ceza hukukunun sınırlarını ve ulusal mahkemelerin küresel adalet içindeki yerini de hepimizin nezdinde bir kere daha tartışmaya açıyor.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:48
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Nisan 2026 07:58 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye’de bu gidişle sadece 2 meslek kalacak Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 05:31see183

Her 2 kişiden 1’i borç batağında Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 05:31see177

Trump, İran a yönelik eşi benzeri görülmemiş ekonomik savaş ilan etti

20 Ağustos 2026 04:36see176

Hedef gösterilen Kuytul kelepçeli gözaltında! Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 05:41see154

Transfer açıklandı! Beşiktaş maçı öncesi forvete takviye

21 Ağustos 2026 18:20see141

Gece yarısı sıcak gelişme! Galatasaray dan 60 milyon Euro istediler

21 Ağustos 2026 00:28see140

GAZİANTEP VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

21 Ağustos 2026 00:06see138

Türkiye yle birlikte 10 ülkeden orta tepki: İsrail in Suriye saldırısı infial uyandırdı

21 Ağustos 2026 17:57see136

Beykoz Kundura’da Bir Akşamüstü konserleri

21 Ağustos 2026 01:12see135

Esenyurt’ta yakalanan firari nezarette intihara kalkıştı, hastanede öldü

21 Ağustos 2026 00:09see135

Antalyaspor transfer yasağını kaldırdı, 5 futbolcuyla sözleşme imzaladı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

21 Ağustos 2026 19:34see135

İstanbul da yankesicilere operasyon: 20 kişi gözaltına alındı

21 Ağustos 2026 08:34see135

İran a karşı en etkili araç ekonomik baskı Dış Haberler

21 Ağustos 2026 01:21see134

Başbakan Zeydi den özel talimat! Dev projede yeni gelişme

21 Ağustos 2026 04:18see134

Üç isim Erdoğan’a büyük fark atıyor Sözcü Gazetesi

21 Ağustos 2026 05:44see134

Nehirde boğulma tehlikesi geçiren kardeşlerden Mehmet’in cansız bedeni bulundu

22 Ağustos 2026 00:25see133

1. Lig ekibinin hocasından ilginç yorum: Süper Lig daha kolaydı

22 Ağustos 2026 00:31see133

Galatasaray ın yıldızlarından galibiyet yorumu

22 Ağustos 2026 00:13see132

Tarihi duruşmada Aziz İhsan Aktaş savunmasını verdi! İmamoğlu ve Ongun soru sormadı

21 Ağustos 2026 01:40see132

T.C. NEVŞEHİR İCRA DAİRESİ

21 Ağustos 2026 00:06see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları