Ankara24.com
close
up
Siyasi Dil Oyunları ve Çaldıran dan Günümüze Mezhepçi Fay Hattı

Siyasi Dil Oyunları ve Çaldıran dan Günümüze Mezhepçi Fay Hattı

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

"Şu alemi yaradan bir

Odur külli şeye kadir

Alevi Sünnilik nedir

Menfaattir varvarası"

Aşık Veysel

Prof. Dr. Ahmet Özer'in HALK TV’de Programlar Koordinatörümüz Kürşat Oğuz’un sunduğu ROTA programında sarf ettiği ve sonrasında büyük tepkilere neden olan Çaldıran Savaşı hakkındaki sözleri, Türkiye'nin tarihsel hafızası, kimlik siyaseti ve siyasi dilin sorumluluğu üzerine hayati bir tartışmayı ateşledi.

Esenyurt Belediye Başkanı ve sosyoloji profesörü kimliğiyle konuşan Özer'in bu söylemleri, sadece tarihsel bir tespitten ibaret değildir. Söylemleri geçmişin mezhep temelli ittifak modellerinin günümüzdeki demokratik, laik ve evrensel hukuk değerleriyle nasıl bağdaştırıldığı etrafında düğümlenen toplumsal bir fay hattını gözler önüne sermiştir.

Tartışmanın fitilini ateşleyen, Prof. Dr. Özer'in "1514 yılında Çaldıran’da birlikte mücadele etmişiz" şeklindeki ifadesi oldu. Tepkilere karşı yaptığı ilk savunmasında "Benim 'Çaldıran’da Şah İsmail’e karşı birlikte savaştık' şeklinde bir cümlem yoktur" diyerek sözlerinden geri adım atmaya çalışması, bir sosyoloji profesörüne yakışmayan demagojik bir tavır olarak değerlendirildi. Özer’in, bu sözcük oyunuyla haklı tepkilerin arasından sıyrılmaya çalışma çabası, akademik titizlikle bağdaşmayan bir duruş olduğu gerçeğini gösterdi.

Prof. Dr. Özer’in, Çaldıran’da Kürt aşiretlerinin Osmanlı safında yer almasının "tarihi bir gerçeklik" olduğunu belirtmesi ve Alevi canları incitme amacı taşımadığını söyleyerek samimi bir özür dilemesi, kişisel bir sorumluluk adımıydı. Ancak Özer’in "1514 yılında Çaldıran’da birlikte mücadele etmişiz" ifadesinin yarattığı tartışmanın seyri, meselenin basit bir yanlış anlaşılmadan ibaret olmadığını gösterdi.

***

Eleştirilerin can alıcı yanı, Özer'in tarihsel hatırlatmasının, günümüzde süren bir "yanlış ittifak modelinin" meşrulaştırılması amacı taşıdığı iddiasıdır. Tartışmanın odağı, geçmişteki mezhep temelli bir işbirliğinin (daha keskin bir ifadeyle Ehl-i Sünnet ittifakının), günümüzdeki demokratik, laik değerler temelinde yükselmesi gereken siyasi/toplumsal ittifaklara model gösterilmesi tehlikesidir.

Araştırmacı Yazar Musa Kazım Engin’in analizi, Çaldıran sonrası olayların, Şeyh İdris-i Bitlisi'nin önerdiği "Sünni-Müslüman (Ehl-i Sünnet) ittifakı" çerçevesinde ele alınması gerektiğini ve bu ittifakın temel motivasyonunun, 40.000'e yakın Kızılbaş'ın katledilmesiyle sonuçlanan "Kızılbaşları temizlemek" amacına dayandığını belirtiyor.

Eğer bir tarihi ittifak, bir kesimin varoluşsal tehdidi ve kıyımı üzerine kurulmuşsa, bu olayın bugün "kardeşlik" ya da "ittifak" söylemiyle anılması, Engin’e göre Alevi/Kızılbaş belleğinde derin bir travmatik etki yaratır ve tehlikeli bir şekilde "biat etme" yolunu işaret eden bir senaryo olarak algılanır. Ortaçağ koşullarında oluşan mezhep temelli bir işbirliğinin, 21. yüzyılın laik, demokratik zemininde inşa edilmesi gereken kardeşliğe referans gösterilmesi kabul edilemez.

***

Özer'in ikinci tartışmalı referansı, 1891'de Erzincan'daki Türk-Kürt beraberliğini örnek göstermesiydi. Eleştirmenlere göre bu, tıpkı Çaldıran gibi, Alevilere yönelik katliamlarla ilişkilendirilen ve Hanefi-Şafii Sünni ittifakı motifine dayanan Hamidiye Alayları bağlamında gerçekleşen bir olayı göz ardı etmek demektir. Hamidiye Alayları, merkezi otoriteye sadık Sünni Kürtleri ödüllendirirken, başta Aleviler olmak üzere, diğer topluluklar üzerinde şiddet, baskı ve kıyıma varan sonuçlar yaratmış, karmaşık ve kanlı bir tarihi olgudur.

Bu iki tarihi referansın "birlik ve beraberlik ruhu" için örnek gösterilmesi, Anadolu Alevi toplumunun tarihsel hafızasına ve yaşadığı travmalara büyük bir saygısızlık olarak addedilmektedir. Alevilerin dahil olmadığı bir Sünni Türk-Kürt ittifakının barış değil, potansiyel mezhep çatışması anlamına geldiğini görmemek, bir sosyoloji profesörünün sahip olması gereken tarafsız ve eleştirel refleksi taşımamaktadır.

Prof. Dr. Özer’e paralel bir konuşmayı Şırnak Üniversitesi'nde 19 Mayıs'ta düzenlenen 'Şırnak Sivil Toplum Buluşması' programında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da yapmıştı. Kurtulmuş, "…Bir başka ittifak ise Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail'e karşı Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi'nin yapmış olduğu bir büyük ittifaktır. 1514'te Çaldıran'da o ittifakımız Anadolu'daki Müslüman toplulukların başının daha dik bir şekilde dolaşmasına, esenlik ve birlik içerisinde birlikte var olmasını sağlamıştır" ifadeleri de tartışmalara yol açmıştı.

***

İnsan Hakları Savunucusu, sanatçı Necati Şahin, Prof. Dr. Ahmet Özer ile yaptığı uzun bir muhabbetin özetini aktararak, tartışmaya hayati bir boyut daha ekler: "Her şerde bir hayır vardır."

Necati Şahin'in aktardığına göre Prof. Dr. Özer, niyetinin öyle olmadığı bilinmesine rağmen, Çaldıran bahanesi ile Alevi toplumuyla arasını bilinçli olarak bozmaya çalışan ırkçı partiler olduğunu düşünüyor. Özer; Dersim, Maraş ve Sivas katliamlarına karşı duruşu ve söylemi bilinmesine rağmen kendisine yönelik sosyal medya kampanyasından üzüntü duyduğunu, Çözüm Süreci'nde yolu tıkamak isteyen çevrelerin Alevilerle arasına kuşku yaymak istediğini belirtiyor. Cemevi Derneği'nin üyesi olduğunu ve Alevileri incitmek gibi bir niyetinin asla olmadığını vurgulayarak, bu süreçte incinen Alevi dostlardan samimi olarak özür dilediğini iletiyor.

Necati Şahin ise, Alevi toplumunun, özellikle Suriye Alevi soykırımı sonrası ve devam eden bu süreçte daha hassas olduğuna dikkat çekiyor. Şahin'in Özer’e yönelik eleştirisi, tarihi gerçekliğin doğruluğundan ziyade, bu gerçekliği sahiplenme imajının hatası üzerinedir:

"Alevi toplumu bu tür deyimlerin sahiplenilmesine haklı olarak temkinli ve tepkilidir... Tarihsel gerçeklik doğrudur; fakat tarihsel gerçekliği sahiplenme imajı hatadır."

Şahin, Özer'in Çözüm Süreci'nin entelektüel beyinlerinden biri olduğunu hatırlatarak, bu bir cümleye verilen tepkinin, çözüm sürecinde Alevi toplumunu gözetmenin ve dikkate almanın gerekliliğini gösterdiğini belirtiyor. En can alıcı noktada ise Suriye Alevileri meselesini gündeme getiriyor:

"Kürt çözüm süreci Suriye odaklıdır. Suriye’deki Alevi soykırımını, 6 milyon Suriye Alevisini dikkate almanızı, bunu yazmanızı ve gündeme getirmenizi bekliyoruz. Bu şerden çıkacak hayır budur kıymetli Hocam…"

Prof. Dr. Özer'in bu çağrıya, Van'a gideceğini, parti başkanlarını ziyaret edeceğini ve Suriye Alevilerini de gündeme getireceğini söyleyerek yanıt vermesi, tartışmanın bir adım öteye taşınması açısından önemli bir jesttir.

***

Şahin'in final tespiti, tartışmanın tüm ana sonuçlarını kapsar niteliktedir: "Şerri hayra çevirmek beceridir ve bizler bu beceriyi göstermeliyiz. "

Bu vesileyle ortaya çıkan Alevi toplumunun hassasiyeti önemsenmeli, Çözüm Süreci'nin yol haritasında dikkate alınmalı ve Suriye Alevi soykırımı göz ardı edilmemelidir.

Necati Şahin'in de vurguladığı gibi, çözümün yolu bellidir:

"Çare İslam bayrağı değildir. Demokrasi bayrağıdır."

Günümüzde siyasetin ve toplumsal ittifakların temeli, 16. yüzyılın teokratik ve mezhepçi nedenlerine değil; 21. yüzyılın laik, demokratik ve insan haklarına saygılı anayasal ilkelerine dayanmak zorundadır. Barışı, adaleti ve eşitliği savunan, Alevi-Sünni, Kürt-Türk demeden herkesin eşit yurttaşlığını temel alan bir dilin egemen olması zorunludur. Aksi takdirde, omurgasız duruş ve siyasi bagajlara kurban edilen ilkeler, sadece Alevi/Kızılbaş toplumu için değil, bütün bir Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği için telafisi zor riskler yaratacaktır.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:113
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Aralık 2025 09:45 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see149

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see149

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see147

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see145

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see144

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see143

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see143

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see141

Bitcoin’de borsa rezervleri iki yılın zirvesinde Son Haberler

13 Eylül 2026 03:24see140

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see140

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see139

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see138

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see138

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see138

Deli dumruldan kasaya 699 milyar Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 03:36see138

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see138

Joao Pereira: Alanya’ya karşı bazı şeyler daha kolay yapılabiliyor!

13 Eylül 2026 00:22see137

Samsunspor Çorum FK MAÇ SONUCU İşte Samsun Çorum maçı özeti ve golleri (Süper Lig 5. hafta)

12 Eylül 2026 18:59see136

Temizlemek için girdiği su kuyusunda rahatsızlanan kişi ile onu kurtarmak isteyen arkadaşı metan gazından zehirlenerek öldü

13 Eylül 2026 00:32see135

Kaşif Kozinoğlu nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

13 Eylül 2026 00:27see135
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları