Ankara24.com
close
up
Sınırsız bir yaygı olan hayalde neden yayılmamalıyız Ömer Lekesiz

Sınırsız bir yaygı olan hayalde neden yayılmamalıyız Ömer Lekesiz

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Önceki yazımızda, “Hayale dair tasavvurumuz, onun varlığımızdaki / hayatımızdaki / düşüncemizdeki / eylemlerimizdeki yerini de belirlediği için, onda ‘teorik ya da pratik bakış’ ayrımına girmeye gerek kalmadan sıradan veya sanat vb. seçkin işlerimizde ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ tayin etmek zorundayız.” demiştik. Hayali, bir nispet yani fenomen olması nedeniyle, fenomenolojik bir okumaya tabi tuttuğumuzda, bu okumanın “birinci tekil şahıs bakış açısına” tabi olacağı açıktır. Çünkü

Önceki yazımızda, “Hayale dair tasavvurumuz, onun varlığımızdaki / hayatımızdaki / düşüncemizdeki / eylemlerimizdeki yerini de belirlediği için, onda ‘teorik ya da pratik bakış’ ayrımına girmeye gerek kalmadan sıradan veya sanat vb. seçkin işlerimizde ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ tayin etmek zorundayız.” demiştik.

Hayali, bir nispet yani fenomen olması nedeniyle, fenomenolojik bir okumaya tabi tuttuğumuzda, bu okumanın “birinci tekil şahıs bakış açısına” tabi olacağı açıktır. Çünkü idrake konu olan şey ile bu şeyin aldığı biçimler üzerinde düşünme ancak bir idrakin gözetilmesinde mümkün olabileceği gibi, edinilen bilginin ya da tecrübenin genelleştirilmesi de ancak o bir idrak üzerinden mümkün olabilecektir.

Burada Filibeli Ahmed Hilmi’nin hayali/muhayyileyi, ruhun tali bir yetisi değil; bilakis bilgiyi, sanatı, bilimi, hedef fikrini ve insanın varoluş ufkunu kuran temel bir güç olarak gördüğünü ve bu hayali yalnızca kurgu yapılan bir şey değil, insanın dünyayı anlamlandırmasını ve yeniden inşa etmesini mümkün kılan şey olarak işlediğini tekrar hatırlatarak, bir idrak temelinde ve sanat/edebiyat merkezli olarak ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ belirlemeye çalışabiliriz.

Şöyle ki, idrak esasında sanat, çoğu zaman “ihata” değil “işaret”tir; “tam bilme” değil “yaklaştırma/hatırlatma”dır. Bu sebeple idrâk, sanat alanında en çok “hududu bilen idrâk” olarak işler.

Sanat “form kurar”. Şiirde imge, mimaride mekân, musikide ritim, resimde kompozisyon… tasavvurun sûretlendirmesi ve fikrin düzenlemesiyle yürür. Ancak burada “hüküm” (tasdik) sanatı boğarsa “didaktikleşme” riski doğar; bu sebeple sanatın dili çoğu kez tasdikten ziyade tasavvurun genişliğinde nefes alır.

Sanat, hıfz–tezekkür–zikir ortaklığında oluşan hatırlamaya tabidir. Dolayısıyla idrâk, zamanı ve mekanı içinde taşıyan bir “afâk–enfüs” tecrübesinde sanatı belirler. Böylece sanat, sûretlerin pekişmesi; kaybolsa da geri getirebilme kudreti anlamında “hıfz (ezberleme)”; kaybolanı geri çağırma çabası anlamında “tezekkür (hatırlama fiili)”; geri gelenin huzurda belirmesi anlamında “zikir”de (hatırlamanın hazır oluşunda) temellenir.

Bu minvalde sanat büyük ölçüde “tezekkürün dili”dir. Şairin imgesi, musikînin makamı, hattın akışı, hikâyenin örgüsü; çoğu kez geçmişin ufkuna dalıp oradan “şimdiye” bir anlam çıkaran hatırlama hareketidir. Sanat, burada “hafıza”yı depo gibi değil, tezekkürü bir yeniden kuruluş gibi işletir.

Ancak hayal, hâtır ile vehim ve zan güçleriyle ortaklaşarak sanatsal üretkenliği yüklendiği halde, azami kırılganlığı de yüklenir. Çünkü onun üretimine esas hammaddenin çoğu ortaklaştığı güçlerden gelir. Bu itibarla “hâtır”, zihnin ufkunda beliren kıvılcım olarak mercuh yani yaralanabilir, çürütülebilir bir akla gelen olarak nispetleri çoğu kez bedene ve cüz’îye bağlı kuran “hüküm”; zan ise râcih inanç ve dereceleri değişen “kanaat”tir.

Hal böyle olunca hayal planında sanatın sıhhati de riski de burada toplanır. Çünkü sanat, bilginin değil; “hatırlama”nın biçimidir. Dolayısıyla hayal–vehim–zan hattı ise, sembol ve temsil üretir; bunlar hakikatin yerine geçerse “putlaştırma” ve “suretperestlik” tehlikesi doğar. İslam tasavvurunda sanatın terbiyesi, tam da bu hattın hududunu bilmektir.

İdrakin son kademesinin bilginin derecelenmesi, idrâkin “sadece işitme/bilme”den “müşahede”ye ve en nihayet “hakikatle ittisal” tasavvuruna açılması anlamında Nihai Ufuk’u oluşturan “yakîn mertebeleri” ve “şuhûd” olması bakımındansa sanat, çoğunlukla ilmelyakîn dilinde başlamaz; bilakis aynelyakîne göz kırpan bir tecrübe kurar: Eser, okura “görür gibi olma” eşiği yaşatır. Fakat bu eşik, şeriat ve tevhid hududu içinde tutulmadığında “şuhûd” iddiası “tasarruf” iddiasına, o da kolaylıkla -Allah Teâlâ’nın hiç mi hiç sevmediği- kibir duygusuna dönüşebilir.

Bunların mezkur “neredeyiz” sorusu esasında bizi götüreceği yer, hayalin sınırsız bir yaygı olduğuna kani olmamız ama bu yaygıda yayılanlardan olmamamızdır.

Önceki yazımızda işlediğimiz âlem tasavvurundan kaynaklanan Müslümanca bakışımızı, anlayışımızı ve bunlardan mülhem olarak sanat telakkimizi Âlem-i Misâl / Âlem-i Hayâl / Âlem-i Berzah esasında kurmamız/yapılandırmamız da hem mana yönüyle ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ bilmede, hem de hayalin sınırsızlığında nasıl bir sınırı “neden ve nasıl” hak ettiğimizi anlamada önemli bir menzil olarak öne çıkar.

Ki bu aynı zamanda nasıl bir âleme “kim olarak” katıldığımızın, hayal denizinde yüzen “ben olarak” nasıl olup da o “sahilsiz denizi” kendi “içimizde taşıdığımızın”, böylece hayat içinde mekan edindiğimiz nefsî bir güce aynı zamanda mekan oluşumuzun cevaplarına da açılan bir menzil olacaktır.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:79
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

06 Eylül 2026 15:42see130

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

06 Eylül 2026 16:21see126

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

06 Eylül 2026 16:22see125

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

06 Eylül 2026 15:47see123

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

06 Eylül 2026 15:49see123

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

06 Eylül 2026 15:58see122

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see122

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see121

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

06 Eylül 2026 15:46see121

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

06 Eylül 2026 16:18see121

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

06 Eylül 2026 15:51see120

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see120

Fenerbahçe Beşiktaş maçı öncesi yasa dışı bahis operasyonu! 1200 banka hesabına el konuldu

06 Eylül 2026 15:41see118

Sıcak yemekler hemen dolaba konur mu?

06 Eylül 2026 16:46see117

İktidar, Gökçeklerin elinden 5 milyar doları geri alacak Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see117

Kremlin’deki kırmızı dosyanın gizemi: Putin’in önüne bırakıldı, içeriği merak uyandırdı

06 Eylül 2026 15:41see117

Canlı yayında eve polis baskını: Gitti Hürrem, aldılar onu

06 Eylül 2026 15:41see115

Okullarda uyum haftası yarın başlıyor

06 Eylül 2026 15:59see114

Şaşırtan araştırma: Baldırlarda bulunan kaslar, ikinci kalp işlevi görüyor

06 Eylül 2026 15:40see113

Laboratuvarda unutulan deney kabından çıktı: İstenmeyen küf milyonların hayatını böyle kurtardı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:07see113
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları