Ankara24.com
close
up
Menu

İstanbul’da dolunay seyirlik manzara oluşturdu

Samsun da silahlı saldırı düzenlenen iş yerinde kimyasal sızıntı Kimyasal sızıntıdan etkilenen 6 polis, yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi Samsun Haberleri

ABD Temsilciler Meclisi, İran la savaşın sona ermesini öngören savaş yetkileri tasarısını kabul etti

Hakkari de zehir tacirlerine darbe: Onlarca kilo ele geçirildi Hakkâri Haberleri

Rutte den Rus Gençlere Uyarı

KIZILCAHAMAM BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN

İsrailli analiz çarpıcı yorum: Netanyahu, Trump ın planına engel oluyor

ABD den Orta Doğu ya seyahat uyarısı

İş insanından zorla para istendiği iddiasında 2 şüpheliye adli kontrol kararı Bolu Haberleri

Medicana International İstanbul Hastanesi, AACI akreditasyonunu yeniledi

Brezilyalı ailenin evlat edindiği 12 yaşındaki kızın aslında 37 yaşında olduğu ortaya çıktı

Merdiven altı botoks faciası

Rubio: İsrail in genişlemesi ABD politikası değil Dış Haberler

CHP den Özkan Yalım Açıklaması

Bingöl de panelvan yola çıkan ata çarptı: 1 ölü, 2 yaralı Bingöl Haberleri

Epistemolojik kriz, simülasyon ve simulakr çağı Ayşe Keşir

Hüda Par istedi Atatürk ilkeleri çıktı Sözcü Gazetesi

TBMM Başkanı Kurtulmuş İsveç te CSO nun 200. yıl konserine katıldı

Bugün televizyonda neler var? 4 Haziran 2026 Perşembe Show TV, ATV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT 1, Now TV yayın akışı ile bu akşam hangi diziler yayınlanacak?

Havalar ısındı pazarda fiyatlar düştü

Sınırsız bir yaygı olan hayalde neden yayılmamalıyız Ömer Lekesiz

Sınırsız bir yaygı olan hayalde neden yayılmamalıyız Ömer Lekesiz

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Önceki yazımızda, “Hayale dair tasavvurumuz, onun varlığımızdaki / hayatımızdaki / düşüncemizdeki / eylemlerimizdeki yerini de belirlediği için, onda ‘teorik ya da pratik bakış’ ayrımına girmeye gerek kalmadan sıradan veya sanat vb. seçkin işlerimizde ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ tayin etmek zorundayız.” demiştik. Hayali, bir nispet yani fenomen olması nedeniyle, fenomenolojik bir okumaya tabi tuttuğumuzda, bu okumanın “birinci tekil şahıs bakış açısına” tabi olacağı açıktır. Çünkü

Önceki yazımızda, “Hayale dair tasavvurumuz, onun varlığımızdaki / hayatımızdaki / düşüncemizdeki / eylemlerimizdeki yerini de belirlediği için, onda ‘teorik ya da pratik bakış’ ayrımına girmeye gerek kalmadan sıradan veya sanat vb. seçkin işlerimizde ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ tayin etmek zorundayız.” demiştik.

Hayali, bir nispet yani fenomen olması nedeniyle, fenomenolojik bir okumaya tabi tuttuğumuzda, bu okumanın “birinci tekil şahıs bakış açısına” tabi olacağı açıktır. Çünkü idrake konu olan şey ile bu şeyin aldığı biçimler üzerinde düşünme ancak bir idrakin gözetilmesinde mümkün olabileceği gibi, edinilen bilginin ya da tecrübenin genelleştirilmesi de ancak o bir idrak üzerinden mümkün olabilecektir.

Burada Filibeli Ahmed Hilmi’nin hayali/muhayyileyi, ruhun tali bir yetisi değil; bilakis bilgiyi, sanatı, bilimi, hedef fikrini ve insanın varoluş ufkunu kuran temel bir güç olarak gördüğünü ve bu hayali yalnızca kurgu yapılan bir şey değil, insanın dünyayı anlamlandırmasını ve yeniden inşa etmesini mümkün kılan şey olarak işlediğini tekrar hatırlatarak, bir idrak temelinde ve sanat/edebiyat merkezli olarak ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ belirlemeye çalışabiliriz.

Şöyle ki, idrak esasında sanat, çoğu zaman “ihata” değil “işaret”tir; “tam bilme” değil “yaklaştırma/hatırlatma”dır. Bu sebeple idrâk, sanat alanında en çok “hududu bilen idrâk” olarak işler.

Sanat “form kurar”. Şiirde imge, mimaride mekân, musikide ritim, resimde kompozisyon… tasavvurun sûretlendirmesi ve fikrin düzenlemesiyle yürür. Ancak burada “hüküm” (tasdik) sanatı boğarsa “didaktikleşme” riski doğar; bu sebeple sanatın dili çoğu kez tasdikten ziyade tasavvurun genişliğinde nefes alır.

Sanat, hıfz–tezekkür–zikir ortaklığında oluşan hatırlamaya tabidir. Dolayısıyla idrâk, zamanı ve mekanı içinde taşıyan bir “afâk–enfüs” tecrübesinde sanatı belirler. Böylece sanat, sûretlerin pekişmesi; kaybolsa da geri getirebilme kudreti anlamında “hıfz (ezberleme)”; kaybolanı geri çağırma çabası anlamında “tezekkür (hatırlama fiili)”; geri gelenin huzurda belirmesi anlamında “zikir”de (hatırlamanın hazır oluşunda) temellenir.

Bu minvalde sanat büyük ölçüde “tezekkürün dili”dir. Şairin imgesi, musikînin makamı, hattın akışı, hikâyenin örgüsü; çoğu kez geçmişin ufkuna dalıp oradan “şimdiye” bir anlam çıkaran hatırlama hareketidir. Sanat, burada “hafıza”yı depo gibi değil, tezekkürü bir yeniden kuruluş gibi işletir.

Ancak hayal, hâtır ile vehim ve zan güçleriyle ortaklaşarak sanatsal üretkenliği yüklendiği halde, azami kırılganlığı de yüklenir. Çünkü onun üretimine esas hammaddenin çoğu ortaklaştığı güçlerden gelir. Bu itibarla “hâtır”, zihnin ufkunda beliren kıvılcım olarak mercuh yani yaralanabilir, çürütülebilir bir akla gelen olarak nispetleri çoğu kez bedene ve cüz’îye bağlı kuran “hüküm”; zan ise râcih inanç ve dereceleri değişen “kanaat”tir.

Hal böyle olunca hayal planında sanatın sıhhati de riski de burada toplanır. Çünkü sanat, bilginin değil; “hatırlama”nın biçimidir. Dolayısıyla hayal–vehim–zan hattı ise, sembol ve temsil üretir; bunlar hakikatin yerine geçerse “putlaştırma” ve “suretperestlik” tehlikesi doğar. İslam tasavvurunda sanatın terbiyesi, tam da bu hattın hududunu bilmektir.

İdrakin son kademesinin bilginin derecelenmesi, idrâkin “sadece işitme/bilme”den “müşahede”ye ve en nihayet “hakikatle ittisal” tasavvuruna açılması anlamında Nihai Ufuk’u oluşturan “yakîn mertebeleri” ve “şuhûd” olması bakımındansa sanat, çoğunlukla ilmelyakîn dilinde başlamaz; bilakis aynelyakîne göz kırpan bir tecrübe kurar: Eser, okura “görür gibi olma” eşiği yaşatır. Fakat bu eşik, şeriat ve tevhid hududu içinde tutulmadığında “şuhûd” iddiası “tasarruf” iddiasına, o da kolaylıkla -Allah Teâlâ’nın hiç mi hiç sevmediği- kibir duygusuna dönüşebilir.

Bunların mezkur “neredeyiz” sorusu esasında bizi götüreceği yer, hayalin sınırsız bir yaygı olduğuna kani olmamız ama bu yaygıda yayılanlardan olmamamızdır.

Önceki yazımızda işlediğimiz âlem tasavvurundan kaynaklanan Müslümanca bakışımızı, anlayışımızı ve bunlardan mülhem olarak sanat telakkimizi Âlem-i Misâl / Âlem-i Hayâl / Âlem-i Berzah esasında kurmamız/yapılandırmamız da hem mana yönüyle ‘nerede bulunduğumuzu’; ‘nerede durduğumuzu’ bilmede, hem de hayalin sınırsızlığında nasıl bir sınırı “neden ve nasıl” hak ettiğimizi anlamada önemli bir menzil olarak öne çıkar.

Ki bu aynı zamanda nasıl bir âleme “kim olarak” katıldığımızın, hayal denizinde yüzen “ben olarak” nasıl olup da o “sahilsiz denizi” kendi “içimizde taşıdığımızın”, böylece hayat içinde mekan edindiğimiz nefsî bir güce aynı zamanda mekan oluşumuzun cevaplarına da açılan bir menzil olacaktır.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:66
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İstanbul’da dolunay seyirlik manzara oluşturdu

04 Haziran 2026 01:34see163

Samsun da silahlı saldırı düzenlenen iş yerinde kimyasal sızıntı Kimyasal sızıntıdan etkilenen 6 polis, yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi Samsun Haberleri

04 Haziran 2026 01:28see155

ABD Temsilciler Meclisi, İran la savaşın sona ermesini öngören savaş yetkileri tasarısını kabul etti

04 Haziran 2026 01:05see150

Hakkari de zehir tacirlerine darbe: Onlarca kilo ele geçirildi Hakkâri Haberleri

04 Haziran 2026 00:39see148

Rutte den Rus Gençlere Uyarı

03 Haziran 2026 23:18see144

KIZILCAHAMAM BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN

04 Haziran 2026 00:20see142

İsrailli analiz çarpıcı yorum: Netanyahu, Trump ın planına engel oluyor

05 Haziran 2026 00:38see141

ABD den Orta Doğu ya seyahat uyarısı

05 Haziran 2026 00:20see141

İş insanından zorla para istendiği iddiasında 2 şüpheliye adli kontrol kararı Bolu Haberleri

04 Haziran 2026 00:41see140

Medicana International İstanbul Hastanesi, AACI akreditasyonunu yeniledi

04 Haziran 2026 10:16see138

Brezilyalı ailenin evlat edindiği 12 yaşındaki kızın aslında 37 yaşında olduğu ortaya çıktı

04 Haziran 2026 01:47see137

Merdiven altı botoks faciası

04 Haziran 2026 07:19see137

Rubio: İsrail in genişlemesi ABD politikası değil Dış Haberler

04 Haziran 2026 03:15see134

CHP den Özkan Yalım Açıklaması

04 Haziran 2026 19:39see134

Bingöl de panelvan yola çıkan ata çarptı: 1 ölü, 2 yaralı Bingöl Haberleri

05 Haziran 2026 00:24see132

Epistemolojik kriz, simülasyon ve simulakr çağı Ayşe Keşir

05 Haziran 2026 04:12see129

Hüda Par istedi Atatürk ilkeleri çıktı Sözcü Gazetesi

05 Haziran 2026 03:11see128

TBMM Başkanı Kurtulmuş İsveç te CSO nun 200. yıl konserine katıldı

05 Haziran 2026 00:32see128

Bugün televizyonda neler var? 4 Haziran 2026 Perşembe Show TV, ATV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT 1, Now TV yayın akışı ile bu akşam hangi diziler yayınlanacak?

04 Haziran 2026 11:50see125

Havalar ısındı pazarda fiyatlar düştü

04 Haziran 2026 21:31see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları