Sigara Kanser Ölümlerinin yüzde 30’undan Sorumlu: Bilmeniz Gerekenler
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, "4 Şubat Kanser Günü" kapsamında düzenlenen basın toplantısında, Türkiye ve dünya genelinde kanser tedavisindeki son gelişmeleri paylaştı. Dernek Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kanserin ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayarak, tedavide erken teşhisin önemine dikkat çekti.
Kanserin görülmesinde büyük oranda genellikle çevre, yaşam ve fiziksel faktörlerin etkili olduğunu dile getiren Karadurmuş, "1950 ve 2000'li yılların arasında bir insanoğlunun kansere bağlı 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 59'lardaydı. 2026'da artık şunu biliyoruz, yüzde 70'e ulaştı. Kanserde tedbirimiz ve çözümlerimiz var." dedi.
Prof. Dr. Karadurmuş, kanser tedavisinde kemoterapinin önemine değinerek, şunları söyledi:
Kemoterapi çok kritik sonuçlara yardımcı oluyor. Tek başına ya da akıllı ilaçlarla birlikte. Akıllı ilaçlar 22 kanser türünde kullanılıyor. Saç dökmüyor, yorgunluk dahi yapmıyor. En önemlisi de ev ortamında yaşam kalitesini bozmadan hastalarımız alabiliyor. İmmünoterapiler de bugün 7 kanser türünde ülkemizde geri ödeme alan ve hemen hemen tüm kanser türlerinde umut ışığı olan önemli ajanlar. Kendi vücut hücrelerimizdeki koruyucu lenfositlerimizi devreye geçirdiğimiz ajanlar. Pozitif bilimin desteklediği kanıtladığı ajanlarla artık tüm kanser türlerinde 5 yıllık dönemde genel sağ kalım oranları yüzde 70'e çıktı.
Karadurmuş, tıbbi onkoloji uzmanı olmayan kişilerin kenevir, yüksek doz C vitamini veya bitkisel tedavilerle kanserin tedavi edilebileceği yönündeki bilgileri paylaşmasının halkı yanlış bilgilendirdiğini vurguladı.
KARADURMUŞ’TAN UYARI: BİTKİSEL VE ALTERNATİF YÖNTEMLER KANSERİ TEDAVİ ETMEZBu tür uygulamaların kanseri tedavi edici ajanlar olmadığını vurgulayan Karadurmuş, "Kenevir ağrı kesici olarak etkili olabilir, fitoterapi, bitkisel destekler birtakım yardımla hastaların dinçliğinde kısmi bir destek olabilir ama 'kanseri tedavi edeceğiz' kemoterapiye, akıllı ilaca hiç gerek yok derseniz yanlış yapmış olursunuz. Tedaviyi öteleyerek erken evredeki bir hastayı tıbbi onkoloji uzmanına gecikmiş olarak umutlarını azaltmış olarak çıkarsınız. Halkımızdan istediğimiz, pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin." ifadelerini kullandı.
"SİGARA TÜM KANSERLERİN YÜZDE 30'UNDAN SORUMLU"Dernek yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ise kanser tedavisinde erken tanının önemini vurgulayarak, "Her dört kadın kanserinden biri meme kanseri. Erken tanı için de kontrollerimizi mutlaka yaptıralım." dedi.
Tüm kanserlerin yüzde 30 ile 50'sinin çevresel faktörler ve önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını belirten Şendur, "Sigara tüm kanserlerin yüzde 30'undan sorumlu. Sadece akciğer kanseri ülkemizde 40 binden fazla kişinin maalesef tanısında rol oynayan bir hastalık. Bunun dışında da baş, boyun, kolon ve rahim kanseri gibi birçok kanser türünde sigaranın önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Obezite ve hareketsiz yaşamın da sigara gibi kanser için benzer bir risk olduğunu söyleyebiliriz." diye konuştu.
Doç. Dr. Deniz Can Güven, kanserin ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, tarama testleri sayesinde birçok kanser türünün daha erken evrede teşhis edilebildiğini ifade etti. Güven, Türkiye’nin tütün ve obeziteyle mücadelede önemli adımlar attığını ve bu sayede kanserle mücadelede sağ kalım oranlarının yükseldiğini vurguladı.
Türkiye'de erkeklerde en sık akciğer kanserinin görülmeye devam ettiğini ifade eden Güven, şu ifadeleri kullandı:
Tütün kontrolü konusunda hala ciddi aksiyonlar alınması gerekiyor. Prostat ve kalın bağırsak kanserleri de erkeklerde en sık görülmeye devam ediyor. Bu konuda da kolonoskopi taramalarının artması gerekiyor. Kadınlarda akciğer kanserinde ise artış var buna dikkat etmek gerekiyor. Rahim ağzı kanseri konusunda ise taramaları ve HPV aşısını gündemimize almamız gerekiyor.
Prof. Dr. Gökçen İnanç İmamoğlu ise bilimsel olmayan yöntemlerin hastaların tedavilerinin gecikmesine neden olduğu vurgulayarak, "Kanser tedavisinin başarısı, hastanın yaş, cinsiyet, yaşam ve beslenme koşulları hastalığın türü ve evresine göre değişmektedir. Bunları göz önünde bulundurarak kişiye özel tedavi planı yapılırken medyada özellikle reklam amaçlı içerikler hastalara sanki kanserin tek bir tür olduğu ve tüm kanser türlerini içeren mucizevi bir tedavi varmış gibi yansıtılıyor. Hastalarımızın bunlara itibar etmemesini öneriyoruz." dedi.
Yapay zeka kanseri teşhis etmekte 2. göz: Erken teşhiste büyük başarı
Toplantıda ayrıca Dernek Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kanserle mücadelede mRNA aşıları üzerinden yürütülen çalışmalara da değindi. Karadurmuş, "mRNA aşıları gelecekte kanserin yörüngesini çok pozitif anlamda etkileyecek ve ivmelendirecek bir durum." dedi.
Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ise çalışmaların sonuçlarının pozitif yönde ilerlediğini 2 yıl içerisinde onay sürecine gelebileceğini ifade ederek, "2030'lu yıllardan sonra da mRNA aşısı, kanser tedavisinin değişmez bir parçası haline gelecek." dedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:103
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Şubat 2026 12:59 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















