Sicilya, Gelibolu, İran! Abdullah Muradoğlu
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Milattan Önce 431’de Atina ile Sparta arasında başlayan “Peloponez Savaşları” 421’de kırılgan bir ateşkes anlaşmasıyla “mola” vermişti. 416’da Atina’lı Neoconlar bu savaşlarda “tarafsızlığı” seçen Meloslular’ı “Koşulsuz Teslim yahut Ölüm” arasında tercihe zorlamıştı. Teslim olmayan Meloslular “ibret olsun” diye boğazlandı. Ardından Atinalılar Sicilya’daki Siraküza’yı işgal için bir donanma seferi daha başlattılar. Önceki yazıda “Atina İmparatorluğu” ve müttefiklerinin Sicilya’yı işgal girişimlerinin hezimetle sonuçlandığını anlatmış idim.
Siraküza önlerine büyük bir savaş filosu yığan Atinalılar karaya asker çıkararak kenti kuşatmıştılar. İki yılın ardından Atinalılar hem karada, hem limanda kapana kısılmış durumdaydılar. Kapandan kurtulmaya çalışmış iseler de başaramayarak telef olmuşlardı.
Atina halkıysa “zafer” haberi beklediğinden hezimet söylentilerine ilkin inanmak istemedi. Tarihçi Plutarkhos hezimeti Atina’ya bildiren bir adamın yalancılıkla suçlanarak falakaya yatırıldığını anlatır. O sırada hayatta olan Atina’lı Thukydides, Atinalılar’ın sonunda yenilgiyi kabullendiklerini belirterek, “Bundan sonra seferin yapılmasını isteyenlere karşı müthiş bir nefret baş gösterdi. İnsanlar sanki kendileri bir oylama yapmamışlar gibi davranıyorlardı. Sicilya’nın ele geçirileceğini söyleyen tüm kahinlerden de nefret ediliyordu” diyordu.
Sicilya’nın işgalinin mimarı olan Alkibiades sefer öncesinde Atinalılar’ı ikna etmek için bazı kahinleri elde etmişti. Atina halk meclisi bu kehanetlere aldanarak, sefere karşı çıkan General Nikias’ın uyarılarını kaale bile almamıştı. Hezimet, General Nikias’ı haklı çıkarmıştı. Atina’da neredeyse her ailenin Sicilya’da öldürülen bir genci vardı. Ocaklara ateş düşmüştü.
Thukydides Sicilya hezimetinin Yunan dünyasında büyük bir sevince yol açtığını, “tarafsız” şehirlerinse tarafsız kalmaya devam etmeme fikrine vardıklarına dikkat çeker. Zira bu kentler Atinalılar Sicilya’da zafer kazansalardı sıranın kendilerine geleceğine inanıyorlardı. Atina’nın zoraki müttefikleriyse Atina’dan ayrılmışlar ve ardından isyan etmeye de başlamışlardı.
Diğer yandan Sicilya yüzünden yeniden başlayan “Peloponez Savaşları” tüm bölgeye yayılıyordu. Sicilya hezimeti Atina’da iç çatışmalara da yol açtı. 411 yılında gerçekleşen darbeyle Atina’da oligarşik bir idare iş başına geldi. 404 yılında Sparta güçleri Atina’ya girdiğinde Sparta yanlısı oligarşik bir yönetim daha kurulacaktı. Sözde demokrasiyi Yunan dünyasına güç yoluyla yaymaya çalışan Atina İmparatorluğu’nun içine düştüğü durum buydu.
Atina’nın baş düşmanı militarist Sparta, oligarşikti. Siraküza ise tam aksine bir demokrasiydi. Siraküza’nın suçu zenginlikleri ve jeopolitik konumuydu. Atina’nın savaş açtığı tüm şehirler arasında Atina rejimine en çok benzeyen şehir devletinin yalnızca Siraküza olduğuna dikkat çeken Thukydides’e göre Atinalılar’ın gerçek amacı Sicilya’ ya tümüyle hâkim olma hırsıydı.
Atina, Sparta ile rekabeti ‘demokrasiler ve oligarşiler arasında mücadele’ olarak göstermeye çalışsa da asıl amaç Sparta’nın işini bitirerek Yunan dünyasının hakimi olmaktı. Atina oligarşik düşmanı Sparta’yı, 800 mil uzaklıktaki “tarafsız” ve “demokratik” Siraküza’ya saldırarak yeneceklerini zannettiler. Ne ki Sicilya seferi Atina İmparatorluğu’nun sonunu hızlandıracaktı.
Atina’lı emparyalistlerin Melos ve Siraküza’ya dair gerekçeleriyle Trump Yönetimi’nin Venezuela ve İran’a saldırılarına ilişkin olarak öne sürdükleri gerekçeler biribiriyle örtüşüyor. Amerikalı birçok tarihçiyse ABD’yi “Atina İmparatorluğu”na benzetiyor. Neoconlar ve liberal şahinler ABD’nin Çin ile “büyük güç rekabeti”ni ‘otokrasiler ve demokrasiler arasında mücadele’ gibi göstermeye çalışıyorlar. ABD’nin siciliyse bu iddianın sahteliğini teyit ediyor.
Keza Amerikalı yazarlar Sicilya hezimetini İngilizlerin 1915’deki “Gelibolu çıkarması”na benzetiyorlar. İngilizler karaya asker çıkarmış iseler de Atinalılar’ın Siraküza’da batağa saplandıkları gibi saplanıp kalmışlar ve nihayetinde büyük kayıplar vererek çekilmişlerdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan İran topraklarına asker sokacağına dair haberler dolaşımda. Birçok analizci böyle bir girişimin Sicilya ve Çanakkale’de olduğu gibi hezimetle sonuçlanabileceği uyarısı yapıyor. Thukydides’in kitabı ABD’de askerî okullarda okutuluyor ve askerî tarihçiler Sicilya seferini tüm boyutlarıyla analiz eden kitaplar, makaleler yayınladılar. Neocon bir renge bürünen Trump acaba bu tarih derslerine kulak verecek mi?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:96
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Mart 2026 04:48 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















