Ankara24.com
close
up
Seyyar satıcılar/lensler konuşabilseydi Agos

Seyyar satıcılar/lensler konuşabilseydi Agos

Ankara24.com, Agos kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Fotoğrafçı Berge Arabian, Agos'un kültür sanat sayfalarında kaleme aldığı 'lensler konuşabilseydi' başlıklı köşesinde, çektiği fotoğrafların hikâyelerini anlatıyor.

Kamışlı’da bizim evin önünden geçen tek sokak satıcısı sütçü Ankine değildi. Kişisel hafızamda yer etmiş, çocukluk yıllarımdan çıkagelip zihnimdeki kolektif hafızayı etkileyen tek hatıra da onunla ilgili değil elbette. Benim görsel hafızamda Ankine nasıl Çarents’in şiirindeki Nayirili kızları temsil ediyorsa, ‘Dawdekıt’ veya ‘Kıtto Dawud’ [Cüce Davut] diye anılan sokak satıcısı da kolektif hafızadaki Chaplinvari unsurları temsil ediyor. Ellili yaşlarında, çok kısa boylu bir adamdı. Şaşkın bir yüz ifadesi, kocaman, kır bıyıkları vardı. Genellikle sabahları gelirdi. Bacakları hafif çarpıktı, belki de şalvardan öyle görünüyordu. Kahke satardı. Simit benzeri bir tür tuzlu çörekti bu. Müşteri geldiğinde, bazen, kafasının üstünde taşıdığı büyük tepsiyi indirmeye üşenir, kahkeyi elindeki, sapı kavisli, incecik bambu bastonla, doğrudan tepsinin içinden alırdı. Biz çocuklar adamcağızın ismiyle ve boyunun kısalığıyla dalga geçer, arkasından gülüşürdük. Çabucak sinirlenir, mırıldanarak, küfreder gibi, birtakım anlaşılmaz sözler söylerdi. İlk kez bir Chaplin filmi izlediğimde aklıma hemen Dawdekıt gelmişti. Kafasına yumruk yedikten sonra ayakta durmaya çalışan o muhteşem berduşun, Şarlo’nun arkadan görünüşü, elinde incecik bastonuyla, başının üstündeki tepsiyi dengede tutabilmek için ayaklarını sürüyerek, yavaş yavaş yürürken şalvarının arka kısmı sağa sola sallanan, kısacık boylu Dawdekıt’ınkinden farksızdı. 

Kamışlı’da, özellikle yaz aylarında çok seyyar satıcı olurdu. Akşamüstleri başka bir kahkeci gelirdi: Tultsug [Beceriksiz] Hagop. Önce, uykulu sesinden, upuzun nidası işitilirdi: “Kaaahk…!” Çok geçmeden, bembeyaz, pırıl pırıl gömleği, paçaları kıvrılmış kahverengi pantolonu ve eskimiş sandaletleriyle kendi çıkardı ortaya. Sattığı susamlı açmalar enfes olurdu. Annem ona akrabamızmış gibi davranırdı. Tam olarak kim olduğunu hiçbir zaman öğrenemedim ama annemden dolayı, ona karşı doğal bir sevgim vardı. Onun için “yarım akıllı” derlerdi ama benim gözümde iyi yürekli, nazik bir yetişkindi. Bana hep gülümser, sevgi gösterirdi. Belki biraz Sarkis dayımı andırdığı için de seviyordum onu. Annem ondan kahke alır, parayı hep fazla verirdi. ‘Giyom Tell’ dendiğinde, bazen Hagop gelir aklıma. Giyom Tell’in yüz yıl süren uykusundan uyanıp esnediğini ve Hagop gibi, uykulu bir sesle “Kaaahk” diye bağırdığını hayal ederim.
En çok sevdiğim sokak satıcısı ise, mahallemize hem yazın hem de kışın gelen, uzun saçları ve sakalları gibi beyaz kıyafetler giyen, yaşlı bir adamdı. Kışın sahlep satardı. Onun sesini duyar duymaz evden bir bardak alıp dışarı fırlardım. Satıcı bardağa salebi doldurur, üstüne toz tarçın serperdi. Dumanı tüten salebi dökmemek için bardağı dengede tutmaya çalışarak, bir yandan da aceleyle, tarçının muhteşem kokusunu içime çeke çeke eve dönerdim. Okula gitmeden önce, tazecik ekmeği bana bana o sahlebi siler süpürürdüm. Aynı adam, yaz aylarında şerbet ve dondurma satardı. O buz gibi limon ve vişne şerbetlerinin benzerine bir daha hiçbir yerde rastlamadım. Hâlâ, ‘vişne’ kelimesini ne zaman işitsem, damağımda o müthiş lezzeti hissederim.

Biz çocukların, tekerlekli el arabalarında ve sokak tezgâhlarında satılan her yiyeceği ve içeceği almasına izin vardı – falafel hariç. Nedense herkes, sokak falafelinin, satıcılar temiz olmadıkları için insanı zehirleyeceğini düşünürdü. Ama galiba asıl neden çok ucuz bir yiyecek olması, satıcılarının da çok yoksul oldukları için hakir görülmeleriydi. Ve tabii, yasak olan ne varsa cazip gelir insana. Çocukken canım öyle çok falafel çekerdi ki... Satıcıların o köfteleri lavaşa sarıp, içine türlü çeşit garnitür ve baharat ekleyişlerini, müşterilerin o dürümü hayatta yedikleri en leziz şeymiş gibi ısırışlarını imrenerek izlerdim. Gelin görün ki, büyüklerimden ne zaman bana falafel almalarını istesem, bana bir tür iğrenme ifadesiyle, dünyadaki en tuhaf insanmışım gibi bakarlardı.

Ama işte, ilahi adalet diye bir şey var. Bir gün bize ziyarete gelen bir akrabamız bana birkaç kuruş verdi. Parayı cebime koydum; kararlıydım, falafel dürüm alıp mideye indirecektim. Kilisenin sokağından geçen falafelciyi aramaya çıktım, nihayet buldum. Adam dürümümü hazırlarken ağzım sulanmıştı. Parayı uzatıp dürümü aldığım an, birinin bana doğru koştuğunu fark ettim. Babamın kuzeni Haço’ydu; “Hey, hey, hey! Dzo, tun eşiz?” [Ulan, aptal mısın sen?] diye bağırıyordu. Ben öyle afallamış hâlde dururken geldi, mükemmel bir tekmeyle dürümü havaya savurdu. Ayağı elime değmemişti bile. Dürüm havada birkaç kez döndükten sonra inişe geçti ve yere değdiği an patladı. Hayatımda gördüğüm en acıklı gösteri uçuşuydu bu. Domatesler, marullar, soğanşar, falafel parçaları sokağın her yanına saçılmıştı; bir uçak kazasının ardından enkaza bakıyordum âdeta. Haço yakama yapışmış, öfkeyle “Salak mısın oğlum, zehir o zehir!” diye bağırıyordu. 

İlk falafel maceram işte böyle son buldu.

İngilizceden çeviren: Altuğ Yılmaz

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:100
embedKaynak:https://www.agos.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Ekim 2025 12:15 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Otomobil, traktöre arkadan çarptı: 1 ölü, 2 yaralı

29 Temmuz 2026 00:57see181

Orta Doğu ülkesini ateşe verdiler: Sokaklarda çok sert protesto!

29 Temmuz 2026 00:42see180

Avustralya nın en küçük kasabası satışa çıktı, sahibi aynı zamanda patron olacak

28 Temmuz 2026 18:01see178

Galatasaray ın istediği Can Uzun için resmi açıklama

29 Temmuz 2026 00:14see177

Orlando Bloom, Katy Perry ayrılığının ardından 21 yaş küçük sevgilisi Luisa Laemmel ile görüntülendi

28 Temmuz 2026 17:59see176

Japonya da 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından sarsıntılar sürüyor

28 Temmuz 2026 18:18see176

Şampiyonluk için toplandılar! Amigonun ettiği dua gülümsetti

28 Temmuz 2026 18:14see174

Nazlı Sabancı, ikinci kez mezun oldu

28 Temmuz 2026 19:47see170

Quick Sigorta halka arz tarihleri 2026: Quick Sigorta halka arz ne zaman, kaç lot verir, katılım endeksine uygun mu?

28 Temmuz 2026 09:50see162

Erdoğan duyurdu: Irak ile tarihi anlaşma! Günde 1 milyon varil petrol gelecek

28 Temmuz 2026 20:32see161

Nuh un Gemisi nin sırrı nihayet çözülüyor! Araştırma başladı

28 Temmuz 2026 17:08see151

2 yaşındaki Kadir ölü bulundu! Annenin acı çığlıkları yürekleri dağladı Sözcü Gazetesi

28 Temmuz 2026 19:09see150

Rumlar tatbikatta yangın çıkardı

28 Temmuz 2026 08:28see150

Terörsüz Türkiye sürecinde 10 maddelik planın detayları belli oldu

28 Temmuz 2026 16:59see149

Çankırı’da feci kaza: 3 kişi öldü, 2 kişi yaralandı!

28 Temmuz 2026 19:03see149

Merve Özbey’e doğum günü sürprizi

28 Temmuz 2026 08:31see146

AK Parti den 25. yıla özel logo! Simgeler dikkat çekti

28 Temmuz 2026 13:16see145

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geldi

28 Temmuz 2026 14:14see141

Makana Baku: Takımıma güvenim var!

28 Temmuz 2026 22:28see140

Pera Müzesi Halil Paşa’nın Stüdyosunda yaratıcı bir deneyim

29 Temmuz 2026 00:16see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları