Servis esnafı yaş zorunluluğuna çözüm arıyor: Milli servet Avrupa ya akıyor
Ankara24.com, Haber7 kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
GİRİŞ 10.01.2026 11:17 GÜNCELLEME 10.01.2026 11:17
İlk Yorum Yapan Sen Ol
Facebook'ta Paylaş X'te Paylaş
Türkiye’de öğrenci ve personel taşımacılığının önemli bir parçasını oluşturan servis aracı esnafı, uzun süredir yürürlükte olan “araç yaşı” uygulaması nedeniyle zor süreçten geçiyor. Mevzuat kapsamında servis araçları belirli bir yaşa ulaştığında, teknik durumu dikkate alınmaksızın sistem dışına çıkarılıyor. Sektör temsilcileri ise bu uygulamanın güvenlikten ziyade ekonomik etkiler doğurduğunu, yerli üretimi gerilettiğini ve ithal araç ağırlıklı bir piyasa yapısını güçlendirdiğini dile getiriyor.
Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'ye konuşan Ulaş İş Servis Araçları Sendikası Başkanı Abdurrahim Barın, yıllara yayılan teknik raporlar ve sahadan elde edilen verilerle desteklenen eleştirilerin artık göz ardı edilemeyecek seviyeye ulaştığını belirtti. Barın’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde öğrenci taşımacılığı da dâhil olmak üzere yaklaşık 300 bin servis aracı faaliyet gösteriyor ve bu araçların yaklaşık üçte ikisi İstanbul’da hizmet veriyor.
SERVİS ARACINDA İTHAL MARKALARIN PAYI BÜYÜDÜ
Sahada kullanılan servis araçlarının büyük bölümü 3 yerli ve 12 ithal markadan oluşurken, yerli üreticilerin pazardaki payı her yıl daha da azalıyor. Abdurrahim Barın, “Bugün geldiğimiz noktada BMC sektörden çekilmiş durumda, Karsan servis aracı üretimini durdurdu. Ford ise ağırlıklı olarak Anadolu’da farklı yolcu taşımacılığı segmentlerine yöneldi. Servis aracı özelinde yerli üretim neredeyse yok olma noktasına geldi. Buna karşın özellikle son 15 yılda ithal markaların pazar payı hızla artıyor” ifadelerini kullandı.
YAŞA DEĞİL, TEKNİK VERİLERE BAKILSINSendikanın değerlendirmelerine göre servis aracı pazarında, özellikle iki Alman markasının öne çıktığı fiili bir tekelleşme oluşmuş durumda. Barın, bu tablonun temel nedenlerinden birinin Türkiye’de uygulanan 12 yaş sınırı olduğunu savunuyor. Mevcut düzenlemeye göre servis araçları, yaş kriteri esas alınarak ortalama 250 bin kilometrede sistem dışına çıkarılıyor.
Uluslararası uygulamaların ise bu yaklaşımdan farklı olduğunu vurgulayan Barın, “AB ülkelerinde ve ABD’de servis araçları yaşla değil, kilometre ve teknik yeterlilik esasına göre değerlendiriliyor. Bu araçlar düzenli bakım ve denetimle 1 milyon kilometreye kadar güvenle kullanılabiliyor. Türkiye’de ise teknik ve fiziki ömrünü tamamlamamış araçlar sadece yaş sebebiyle trafikten ve sistemden çıkarılıyor. Bu durum hem kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına hem de esnafın ağır bir ekonomik yük altına girmesine yol açıyor" dedi.
MİLYARLARCA LİRA AVRUPA'YA AKIYOR
Erken araç yenileme zorunluluğunun servis esnafı üzerinde ciddi bir mali baskı oluşturduğunu belirten Barın, bu süreçte ithal araç tercihlerinin artmasının döviz çıkışını hızlandırdığına dikkat çekti. Barın, “Bu sadece bir sektör meselesi değil, aynı zamanda bir ülke ekonomisi meselesi. Yerli üretim desteklenmezken, milyarlarca liralık kaynak Avrupa’ya aktarılıyor" değerlendirmesinde bulundu.
MESLEĞİ BIRAKMAK ZORUNDA KALANLAR VAR
Sektörde faaliyet gösteren bazı büyük işletmeler ve araç satıcılarının piyasayı yönlendirdiği yönündeki iddialar da tartışma konusu. Sendikanın aktardığı bilgilere göre, bazı servis esnafı sözleşmeli çalıştıkları firmalar tarafından “3 yaşında ve belirli iki markaya ait araç” kullanmaya zorlanıyor. Bu baskılar nedeniyle birçok esnafın aracını elden çıkarmak zorunda kaldığı, hatta mesleği bırakmak durumunda kaldığı ifade ediliyor.
Uygulamadaki çelişkilere de dikkat çeken Abdurrahim Barın, "Servis aracı olarak kullanımı sonlandırılan bir araç TÜVTÜRK muayenesinden geçerek şehirler arası ya da farklı bir taşımacılık türünde kullanılabiliyor. Bu durum yaş kriterinin güvenlikten ziyade ticari sonuçlar doğurduğunu açıkça gösteriyor" dedi.
Öte yandan İTÜ OTAM, uluslararası bağımsız denetim kuruluşları ve çeşitli kamu raporlarının, yaş kriterinin bilimsel ve teknik bir dayanağı olmadığını ortaya koyduğunu aktaran Barın, raporlarda kilometre ve teknik yeterlilik esaslı bir sisteme geçilmesi gerektiğinin vurgulandığını belirtti. Çözüm önerilerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına iletildiğini söyleyen Barın, henüz somut bir düzenleme yapılmadığını ifade etti.
YETKİLİLERE ÇAĞRIKalıcı bir çözüm için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının koordinasyon içinde mevzuat değişikliğine gitmesi gerektiğini vurgulayan Barın, bu konunun Hazine ve Maliye Bakanlığının tasarruf tedbirleri çerçevesinde de ele alınmasının önemine dikkat çekti.
KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ, DÜNYA
Hakan Erdi Uludağ Haber7.com - Haber Editörü
Editör Hakkında 1998 yılında İstanbul'da doğdu. Maltepe Üniversitesi Gazetecilik bölümünden 2022 yılında mezun oldu. Gazetecilik kariyerine üniversite yıllarında okurken başladı. 4 yıldır aktif olarak Gazetecilik kariyerini sürdürüyor. Meslek hayatına Kanal 7 Medya Grubu'na bağlı Haber7.com'da 'Editör' olarak devam ediyor.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
GÖNDER
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:94
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Ocak 2026 11:18 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















