Savcı, İstanbul Baro Başkanı Kaboğlu ve yönetimine terör propagandası ndan ceza istedi: Daha ağır cezalandırılmalılar!
T24 sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin yargılandığı davada savcılık, Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin “basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcılık, mütalaasında “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçunun da işlendiğini belirterek, “sanıklar hakkında daha ağır cezayı gerektiren” propaganda suçundan hüküm kurulması gerektiğini ifade etti.
İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin Suriye'nin kuzeyindeki bir operasyonla ilgili açıklamaları gerekçe gösterilerek açılan davaya Silivri'de devam edildi. İstanbul Baro Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu ve yönetim kurulunun yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının birinci günü bugün, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Cezaevi Yerleşkesi'ndeki 1 no’lu duruşma salonunda görülüyor.
Duruşmada İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren, Genel Sekreteri Av. Hürrem Sönmez, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Ahmet Ergin, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Metin İriz, Av. Mehmedali Barış Beşli, Av. Yelde Kocak Urfa, Av. Fırat Epözdemir, Av. Ezgi Şahin Yalvarıcı, Av. Ekim Bilen Selimoğlu ve Av. Bengisu Kadı Çavdar ile müdafileri hazır bulundu.
İstanbul Barosu yönetimiANKA'da yer alan habere göre, duruşmayı, 83 farklı ülkenin hukukçularını temsil eden 30 baro ile 17 uluslararası hukuk birliğinin, aralarında çok sayıda baro başkanı ve üst düzey yöneticinin de bulunduğu temsilcileri bizzat gözlemci olarak takip etti.
“Basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” ve “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşmasında savcı, sanıkların sadece “basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcılık, mütalaasında “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçunun da işlendiğini belirterek, “sanıklar hakkında daha ağır cezayı gerektiren” propaganda suçundan hüküm kurulması gerektiğini ifade etti.
Duruşma, İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulunun mütalaaya karşı savunmalarıyla devam ediyor.
Mütalaada yer alan ifadelerin tamamı ise şu şekilde:
“Eylemlerinde Terörle Mücadele kapsamında güvenlik güçleri tarafından etkisiz hâle getirilen terör örgütü üyelerine yönelik faaliyeti savaş suçu olarak değerlendirdikleri, PKK/KCK/YPG/YDG-H silahlı terör örgütünün nihai amacı olan bölücülük faaliyetini bilinçli olarak hem meşru gösterme hem de yayma amacı taşıdıkları, öldürülen terör örgütü mensuplarından çatışma bölgesinde katledilen gazeteci olarak bahsedilmesinin örgüt üyeliğini özendirici mahiyette olduğu, bu suretle terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstererek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde basın ve yayın yoluyla propaganda yaptıkları, bu nedenle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 (1. ve 2. cümle) maddelerinde düzenlenen Basın ve Yayın Yoluyla Terör Örgütü Propagandası Yapma suçunu işledikleri; ayrıca toplumun genelini ilgilendiren ve kamuoyu tarafından yakından takip edilen terörle mücadele faaliyetleriyle ilgili olarak, devletin kurum ve organları tarafından terör örgütü mensubu olmalarına rağmen gazeteci olarak tanıtılan Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in katledildiği yönünde, ülkenin iç ve dış güvenliği ile kamu düzenine ilişkin gerçeğe aykırı bilgilerle halkı yanıltarak algı oluşturmaya, devletin kurum ve organlarına duyulan güveni zedelemeye ve halk arasında endişe yaratmaya yönelik saikle hareket ettikleri, bu itibarla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 217/A ve 218. maddelerinde düzenlenen Basın ve Yayın Yoluyla Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma suçunu da işledikleri anlaşılmıştır. Belirtilen suçların birlikte işlenmesi suretiyle birden fazla kanun maddesinin ihlal edilmesine rağmen, sanıkların eyleminin tek olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü gereğince, sanıklar hakkında daha ağır cezayı gerektiren 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanıklar İbrahim Özden Kaboğlu, Rukiye Leyla Süren, Hürrem Sönmez, Ahmet Ergin, Metin İriz, Mehmedali Barış Beşli, Yelda Koçak Urfa, Fırat Epözdemir, Ezgi Şahin Yalvarıcı, Ekim Bilen Selimoğlu ve Bengisu Kadı Çavdar’ın iştirak hâlinde gerçekleştirdikleri eylemlerine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 (1. ve 2. cümle) maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiği...”
Duruşma, İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulunun mütalaaya karşı savunmalarıyla devam ediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ocak 2026 13:41 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















