İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin yargılandığı davada 3 kişi savunma yaptı, duruşmaya yarın devam edilecek
T24 sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile 10 yönetim kurulu üyesinin, "basın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak" ve "basın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 12'şer yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın duruşması yarına ertelendi.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, Kaboğlu'nun da arasında bulunduğu 11 tutuksuz sanık ile avukatları katıldı.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, farklı şehirlerin baro başkanları ile yöneticilerinin hazır bulunduğu duruşmada, 83 ülkenin hukukçularını temsilen 30 baro ile 17 uluslararası hukuk birliğinden baro başkanı ve yöneticiler de gözlemci olarak yer aldı.
Duruşmada söz alan Kaboğlu, savunma yapmayacağını, açıklamalarda bulunacağını söyledi.
Kaboğlu, davaya konu açıklamada ifade hürriyetinin dışına çıkan herhangi bir öge olmadığını savundu.
Duruşmada, tutuksuz sanıklar Rukiye Leyla Süren, Ahmet Ergin ve Ezgi Şahin Yalvarıcı'nın da savunmaları alındı.
Kaboğlu'nun avukatı TBB Başkanı Sağkan, savcılığın tutumunun en baştan beri bu yargılamanın siyasi bir yargılama olduğunu kendilerine gösterdiğini savundu.
Diğer illerin baro başkanlarının da beyanda bulunduğu duruşmada, bazı sanıkların avukatları da dinlendi.
Duruşma, sanık avukatlarının beyanlarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, haklarında "PKK/KCK/YPG/YDG-H silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından soruşturma yürütülen ve kamu davasında yargılanırken Suriye'de güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada etkisiz hale getirilen terör örgütü mensubu Nazım Daştan ve Cihan Bilgin'e yönelik İstanbul Barosuna ait sosyal medya hesabından açıklama yapılması üzerine soruşturma başlatıldığı aktarılıyor.
Sanıklar hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden soruşturma izni talep edildiği kaydedilen iddianamede, Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri hakkında soruşturma için izin verildiği belirtiliyor.
İddianamede, sanıkların yaptıkları açıklamayla, terör örgütü mensupları Daştan ve Bilgin'i gazeteci olarak nitelendirip, terörle mücadele kapsamında güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilen adı geçen terör örgütü üyelerine yönelik faaliyeti savaş suçu olarak değerlendirdikleri, soruşturmaya konu basın açıklamasının, örgütün nihai amacı olan bölücülük faaliyetini bilinçsel olarak meşru gösterme ve yayma amacı taşıdığı değerlendiriliyor.
Öldürülen terör örgütü mensuplarından "çatışma bölgesinde hedef alınan gazeteci" olarak bahsedilmesinin örgüt üyeliğini özendirici mahiyette olduğu belirtilen iddianamede, "Bu itibarla terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri meşru gösterilerek veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasının yapıldığı, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı 'basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapma' suçunu işledikleri"ne ilişkin ifadelere yer veriliyor.
İddianamede, Baronun resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ilgili, "Toplumun genelini ilgilendiren ve kamuoyu tarafından yakından takip edilen terörle mücadeleyle ilgili olarak devletin kurum ile organları tarafından, terör örgütü mensubu olan ancak gazeteci olarak lanse edilen Nazım Daştan ve Cihan Bilgin isimli terör örgütü üyelerine karşı savaş suçu işlendiği yönünde ülkenin iç, dış güvenliği ve kamu düzeniyle ilgili gerçeğe aykırı bilgilerle halkı yanıltarak algı oluşturmaya, devletin kurum ve organlarına duyulan güveni olumsuz etkilemeye çalışıldığına" yönelik değerlendirmede bulunuluyor.
Halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle hareket edildiği kaydedilen iddianamede, sanıkların birçok kişi tarafından görülebilme imkanı bulunan ve herkese açık sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşım karşısında atılı suçun aleniyet unsurunun gerçekleştiği, sanıkların üzerlerine atılı "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu işledikleri aktarılıyor.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talebiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, sanıkların "basın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak" ve "basın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
İddianamede, ayrıca sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen "belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" hükmünün de uygulanması isteniyor.
Bu arada soruşturmada, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri Rukiye Leyla Süren, Hürrem Sönmez, Ahmet Ergin, Metin İriz, Mehmedali Barış Beşli, Yelda Koçak Urfa, Fırat Epözdemir, Ezgi Şahin Yalvarıcı, Ekim Bilen Selimoğlu ile Bengisu Kadı Çavdar'ın görevlerine son verilmesi, yeni baro başkanı ile yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi talepli davanameyle İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmıştı.
İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Kaboğlu ile yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesine ve seçim yapılmasına hükmetmişti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:53
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ocak 2026 20:59 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















