Savaşın yeni cephesinde ne durumdayız? Sözcü Gazetesi
Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Son dönemde “Üçüncü Dünya Savaşı” söylemi dillendiriliyor. Hatta bazı uzmanlar savaşın çok cepheli, düşük/orta yoğunluklu ve süreklilik arz eden bir çatışma evresi olarak fiilen başladığını savunuyor. Ukrayna–Rusya savaşı, İsrail–İran hattında tırmanan gerilimler, klasik cephe savaşlarının yerini uzun menzilli füzeler, İnsansız Hava Araçları (İHA), Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA), hassas güdümlü mühimmatlar, siber unsurların aldığı yeni bir savaş karakterini açık biçimde ortaya koyuyor.
Bu dönüşümün en kritik sonucu, sivil alanın doğrudan hedef haline gelmesi. Enerji altyapıları, ulaşım ağları, haberleşme sistemleri, şehir merkezleri ve sivil yerleşimler artık “arka cephe” değil; modern savaşın aktif ve öncelikli muharebe alanları oldu. Kafkaslardan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir kriz kuşağının merkezinde bulunan Türkiye, bu yeni güvenlik mimarisinden doğrudan etkileniyor.
SAHADA GÜÇLÜ BİR AKTÖRÜZ
Askerî kapasite açısından Türkiye; profesyonel ordusu, operasyonel tecrübesi ve gelişmiş savunma sanayi altyapısıyla sahada güçlü bir aktör. Ancak, askerî hazırlık tek başına yeterli değil. Savaşın karakteri değiştikçe, sivil alanın korunması, dayanıklılığı ve sürekliliği ulusal güvenliğin merkezî unsurlarından biri haline geldi. Bu noktada asıl soru; kamu kurumlarının, kritik altyapıların ve toplumun savaş koşullarına ne ölçüde hazır olduğudur.
2009 yılına kadar sivil nüfusun korunması, kritik ve stratejik tesislerin emniyeti, nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı hazırlık ve müdahale süreçleri gibi hayati görevler Sivil Savunma Genel Müdürlükleri tarafından yürütülüyordu. Bu yapı bünyesinde görev yapan eğitimli sivil savunma uzmanları; farklı tehdit senaryolarına yönelik planlamalar yapıyor, bunlar düzenli tatbikatlarda test ediliyordu. Bu uzman kadrolar aracılığıyla her kurum için sığınak ve korunaklı alan planlamaları hazırlanıyor, acil durum planları oluşturuluyordu.
PEKİ BUGÜN NE DURUMDAYIZ
Murat Kaya, dört yıl Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği’nde Seferberlik ve Savaş Hali Hazırlıkları Daire Başkanlığı yaptı. Emekli Tuğgeneral Kaya’ya, Türkiye’nin sivil savunma yönünden durumunun nasıl olduğunu sordum. Şunları söyledi:
“Bugün küresel ölçekte bir savaş ihtimalinin yeniden ciddiyetle ele alındığı mevcut güvenlik ortamında, Avrupa’dan başlayarak birçok devletin sivil halkını seferberlik ve savaş hâline hazırlamaya yönelik eğitim ve tatbikatlar gerçekleştiriyor. Türkiye’nin, sivil hazırlık ve toplumsal dayanıklılık açısına baktığımızda, 2009 yılında, Soğuk Savaş döneminin devlet merkezli ve klasik sivil savunma anlayışını yansıttığı gerekçesiyle Sivil Savunma Genel Müdürlüğü lağvedilmiş; sivil savunmaya ilişkin görev ve yetkiler, daire başkanlığı düzeyine indirgenerek AFAD bünyesine aktarılmıştı.
Günümüzde karşı karşıya olunan güvenlik ortamı, 2009’un stratejik bağlamından belirgin biçimde ayrışıyor. Sivil alanı doğrudan hedef alan yeni çatışma biçimleri, sivil savunmayı yeniden merkezî ve bütüncül bir güvenlik unsuru hâline getirdi. Bu kurumsal modelin, savaş ve yüksek yoğunluklu kriz koşullarında yeterli olup olmadığı ciddi biçimde tartışılmalı.”
ASKERİ GÜÇ TEK BAŞINA YETMEZ
Değişen savaş karakteri karşısında Türkiye’nin; sivil savunmayı AFAD bünyesinde savaş odaklı bir anlayışla köklü biçimde güçlendirmesi mi, yoksa savaş odaklı ayrı ve uzmanlaşmış bir sivil savunma teşkilatına yeniden ihtiyaç duyup duymadığı stratejik düzeyde ele alınmalı. Üstelik sivil savunmaya ilişkin temel mevzuatın 1960’lı yılların Soğuk Savaş koşullarında hazırlanmış olması da bu ihtiyacı daha da görünür ve acil hale getiriyor. Emekli Tuğgeneral Murat Kaya, sorumuzu şöyle cevaplandırdı:
“16 Ekim 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla bakanlıklar bünyesinde oluşturulan bağımsız ‘Acil Durum ve Savunma Planlama Daireleri’, bu alandaki boşluğun fark edildiğini göstermesi açısından önemli ve yerinde bir adımdır. Bu dairenin profesyonel bir kapasiteye kavuşturulması hayati önem taşıyor.
Günümüz savaşları açıkça göstermektedir ki askerî güç tek başına yeterli değil. Uzun menzilli ve insansız sistemlerin sivil alanı doğrudan hedef aldığı bir dönemde, güçlü bir ordu ancak hazır, örgütlü ve dayanıklı bir sivil cephe ile anlam kazanır. Aksi halde askerî üstünlük dahi, stratejik bir kırılganlığa dönüşme riski taşır.”
O HAKİM, YURTDIŞINA KAÇTI
2009 yılına kadar sivil savunma personeli, uzmanları vardı. Şimdi bunlardan ancak 40 civarında kişi kaldı. Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde “Seferlik Tetkik Kurulu” bulunuyordu. ‘Kozmik Oda’ya FETÖ’cü olduğu belirlenen savcılar girmeye çalıştı. Seferberlik Tetkik Kurulu Daire Başkanı General Selahattin Kısacık izin vermemişti. Sonuçta mahkeme kararıyla girildi. Hâkim Kadir Kayan günlerce kozmik odalarda inceleme yaptı. O hâkim şimdi nerede mi? FETÖ’cü olduğu bilinen o hâkim, yurtdışına kaçtı. Odaya girmeye çalışan savcıların bazıları yurtdışına kaçtı, bazıları cezaevinde.
Seferberlik Tetkik Kurulu, bir savaş halinde sivillerden oluşan mukavemet teşkilatı oluşturuyordu. Bunlar, il ve ilçelerde önemli görülen ve güvenilir kişilerden oluşturuluyor, bir seferberlik, savaş durumunda mukavemet teşkilatları oluşturuyor, askerle birlikte harekete geçiyordu. Bugün, Seferberlik Tetkik Kurulu da yok. Kriz anında, savaş durumunda şu anda bu işleri yapabilecek AFAD’tan başka herhangi bir teşkilat bulunmuyor.
Uzmanlar, Türkiye’nin sivil savunma ile ilgili eksikliklerini zaman geçirmeden gidermeli ve güçlü bir sivil savunma sistemi kurulması gerektiğini belirttiler.
Not: Saygı Öztürk, Adana Kitap Fuarı’nda bugün Doğan Kitap standında “Biz Teğmeniz” başta olmak üzere kitaplarını imzalayacak.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:89
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 05:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















