Ankara24.com
close
up
Savaşın ABD ve İran’daki ganimetleri ve kayıpları Yasin Aktay

Savaşın ABD ve İran’daki ganimetleri ve kayıpları Yasin Aktay

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattıkları ve alanı giderek yayılan savaş, yalnızca cephe hatlarını değil, devletlerin iç yapısını, karar alma mekanizmalarını ve ideolojik yönelimlerini de dönüştürüyor. Bu dönüşümün en çarpıcı örneği bugün ABD ve İran’da yaşanıyor. ABD’de nelere yol açtığını görmek için belki birkaç ay sonraki ara seçimlerin sonuçlarını beklemeliyiz. ABD’DE KAZANLAR KİMİN İÇİN KAYNIYOR? Trump savaşa en arkaik güdülerle kazanılacak ganimetler açısından bakıyor. Petrole çökmekten,

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattıkları ve alanı giderek yayılan savaş, yalnızca cephe hatlarını değil, devletlerin iç yapısını, karar alma mekanizmalarını ve ideolojik yönelimlerini de dönüştürüyor. Bu dönüşümün en çarpıcı örneği bugün ABD ve İran’da yaşanıyor. ABD’de nelere yol açtığını görmek için belki birkaç ay sonraki ara seçimlerin sonuçlarını beklemeliyiz.

ABD’DE KAZANLAR KİMİN İÇİN KAYNIYOR?

Trump savaşa en arkaik güdülerle kazanılacak ganimetler açısından bakıyor. Petrole çökmekten, ABD’ye en vahşi en ilkel savaş kazanımlarından söz ediyor. Ama kayıp asıl kendi saflarında oluyor. Şimdiden ABD iç siyasetinde kazanlar kaynıyor. Bu kazanlarda kim haşlanacak, nasıl bir ABD siyaseti çıkacak ve ABD’yi dünya dengeleri içinde nereye oturtacak, her türlü gelişmeye açık bir dinamik var karşımıza.

İran’da ise suikastlar, liderlik değişimleri, artan askerî baskı ve uluslararası kuşatma, İran’ı yalnızca dışarıda değil, içeride de yeniden şekillendiriyor. Savaşın başında lider değişiminin birkaç saatte Venezuela’da olduğu gibi İran’ın teslimiyetine yol açacağı hesaplanmıştı. Nasılsa hazır, ayağa kalkmış ve ABD uçaklarını selamlayacak hazır bir muhalif halk da vardı.

BEYAZ SARAY VE TEL AVİV’DEKİ HESAPLAR TAHRAN’A UYMADI

Birkaç kademeli suikast saldırılarının neticesinde İran’ın neredeyse birinci ve ikinci lider kadrosu bütünüyle tasfiye edildi. Eşi benzeri görülmemiş bir savaş biçimi bu. Ama tasfiye edilen, görüşülemeyen, uzlaşılamayan eski radikal kadrolardan sonra gelenler daha ılımlı olmak bir yana çok daha radikal bir çizgiye sahip çıktı. Niyet ve istikamet düzeyinde çok daha radikal bir kadro ile karşı karşıya İran’la ilişkisi olan herkes. Ancak yine de süreçte ortaya çıkan tablo paradoksal: İran bir yandan radikalleşiyor, diğer yandan kapasite kaybediyor. Bu ikili durum, hem savaşın seyrini hem de bölgesel politikaların geleceğini doğrudan etkiliyor.

İran’daki son gelişmeler, özellikle lider kadroların hedef alınması ve üst düzey isimlerin ortadan kaldırılmasıyla birlikte, sistem içinde ciddi bir yeniden yapılanmayı zorunlu kıldı. Bu tür durumlarda tarihsel olarak gözlemlenen eğilim burada da kendini gösterdi: yerine gelenler daha temkinli değil, daha sert oldu. Zira savaş koşulları, uzlaşma arayışlarını değil, güvenlikçi refleksleri besler. İran’da da “dini itidal” olarak tanımlanan çizginin geri çekildiği, buna karşılık Devrim Muhafızları merkezli askerî-bürokratik yapının belirleyiciliğinin arttığı görülüyor.

İRAN PARADOKSU: RADİKALLEŞME GÜÇLENME ANLAMINA GELMİYOR

Ancak bu radikalleşme, her zaman güç artışı anlamına gelmiyor. Aksine, İran’ın savaş kapasitesinde belirgin bir aşınma söz konusu. Özellikle dış operasyon kabiliyetinin önemli unsurlarını oluşturan kadroların kaybı, koordinasyon sorunları ve lojistik zorluklar, İran’ın sahadaki etkinliğini sınırlıyor. Vekil güçler üzerinden yürütülen stratejinin sürdürülebilirliği de bu bağlamda tartışmalı hâle geliyor. Yani İran’ın elindeki araçlar sertleşiyor, fakat bu araçları etkin kullanma kapasitesi zayıflıyor.

Bu durum savaşın seyrine doğrudan yansıyor. Daha radikal bir liderlik, geri adım atmayı zorlaştırır; ancak kapasite kaybı, bu radikalizmin sonuç üretmesini engeller. Böylece ortaya yüksek retorik-sınırlı etki dengesi çıkar. İran’ın söylem düzeyinde sertleşmesi ile sahadaki sınırlılıkları arasındaki fark, çatışmayı uzatan ama kesin sonuç üretmeyen bir dinamiğe yol açıyor.

ABD PARADOKSU: ÖNGÖRÜLEMEZ DÜŞMAN KAZANMAK

Bu tablo, ABD’nin savaştan beklentileri açısından da kritik bir anlam taşıyor. Washington’un temel hedeflerinden biri, İran’ı ya müzakere masasına zorlamak ya da bölgesel etkisini sınırlandırmaktı. Mevcut gelişmeler bu hedeflerin bir kısmına kısmen hizmet ediyor gibi görünse de, tablo o kadar da net değil.

Bir yandan İran’ın kapasite kaybı ve iç baskı altında kalması, ABD’nin stratejik hedefleriyle örtüşüyor. Ancak diğer yandan sistemin daha radikal bir çizgiye kayması, müzakere ihtimalini zayıflatıyor. Bu da ABD açısından klasik bir ikilem doğuruyor: zayıflatılan bir İran, aynı zamanda daha öngörülemez bir İran hâline geliyor. Bu nedenle savaş, Washington’un beklediği gibi hızlı bir “davranış değişikliği” üretmek yerine, daha karmaşık ve uzun vadeli bir istikrarsızlık doğuruyor.

İran’ın bölgesel politikaları da bu çerçevede yeniden şekilleniyor. Önceki dönemde ideolojik ve stratejik derinlik üzerinden kurulan nüfuz alanı, artık daha çok savunma refleksine dayalı bir yapıya dönüşüyor. Bu, İran’ın bölgedeki etkisinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak bu etkinin niteliği değişiyor. Daha önce genişleme ve etki kurma üzerine kurulu olan politika, giderek koruma ve tutunma eksenine kayıyor.

Bu noktada İran’ın kullandığı söylem de ayrıca önem kazanıyor. İran, kendisini hâlâ “direniş ekseni”nin merkezi olarak sunuyor. Ancak bu söylem, özellikle Arap-İslam dünyasında inandırıcılığı neredeyse tamamen yitip gitmiş bir konu. Bunun da tarihi güncel değil, İran’ın Arap Baharı sürecinde oynadığı role kadar gidiyor.

İRAN’IN SİCİLİ ASIL ARAP BAHARI’NDA BOZULDU

Arap Baharı, özgürlük, adalet ve siyasal katılım taleplerinin yükseldiği bir momentti. Bu süreçte İran’ın tutumu, kendi söylemiyle ciddi bir çelişki ortaya koydu. Filistin ve direniş söylemini öne çıkaran İran, Suriye başta olmak üzere bazı ülkelerde halk hareketlerine karşı rejimlerin yanında yer aldı. Bu durum, İran’ın “direniş” söyleminin evrensel bir özgürlük vizyonundan ziyade, jeopolitik çıkar temelli bir araç olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirdi.

Bugün savaş bağlamında yeniden yükselen İran söylemi, elbette bu geçmişten bağımsız okunamaz. İran’ın İsrail’e karşı yürüttüğü mücadele, birçok kesimde sempati uyandırsa da, Arap Baharı deneyimini yaşamış toplumlar için bu sempati sınırsız değildir. Çünkü hafıza hâlâ canlıdır: özgürlük taleplerinin bastırıldığı, devrimlerin kırıldığı ve bölgesel nüfuz mücadelelerinin halkların iradesinin önüne geçtiği bir dönem henüz kapanmamıştır.

YÜKSELEN ABD-İSRAİL KARŞITLIĞI

Buna rağmen İran’a karşı ABD saldırısının İsrail’le birlikte olması bu saldırı dolayısıyla Arap-İslam dünyasında ABD-İsrail karşıtlığı ve nefretini de had safhaya çıkarmaktadır. Bu paradoks elbette anlaşılmaz değildir. Neticede ne olmuşsa olmuştur İran ile İslam dünyasının geri kalan kısmı arasındaki mesele ABD ve İsrail karşısında bir aile içi mesele niteliği kazanmakta ve ertelenmektedir.

Sonuç olarak bugün yaşanan savaş, İran’ı üç yönden dönüştürüyor: içeride radikalleştiriyor, kapasite açısından zayıflatıyor ve söylem düzeyinde sınırlandırıyor, ama diğer yandan dördüncü bir unsur olarak İslam dünyasında Siyo-ABD karşıtlığını da güçlendiriyor. Bu üçlü dönüşüme ilave olan bu dördüncü unsur, yalnızca İran’ın geleceğini değil, bölgenin genel dengesini de belirleyecek.

ABD açısından bakıldığında bu süreç kısmi bir başarı ile stratejik bir belirsizlik arasında salınmaktadır. İran’ın zayıflaması Washington’un hedefleriyle örtüşse de, ortaya çıkan daha sert ve öngörülemez yapı yeni riskler üretmektedir. Bölge açısından ise mesele daha derindir: bu savaş, yalnızca güç dengelerini değil, özgürlük ile direniş arasındaki ilişkiyi ve kolonyal müdahale ile İslam birliği ideali arasındaki tereddütleri gidermekte ilişkileri yeniden tanımlamaktadır.

İran ise bu savaşta ya yenilecek ya kazanacak değil; dönüşecek—ve bu dönüşümün sonucu, yalnızca İran’ı değil bütün bölgeyi yeniden tanımlayacaktır.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:53
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 04:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sivasspor un transfer yasağı kalkacak mı? Taşdemir açıkladı

04 Ağustos 2026 02:10see176

Beylikdüzü’nde tartıştıkları yayaya küfredip saldıran magandalar yakalandı

03 Ağustos 2026 18:36see175

Bakan Gürlek, Bakan Işıkhan ile görüştü

04 Ağustos 2026 00:10see174

Altay da kayyım başvurusu gerçekleştirildi!

04 Ağustos 2026 00:22see174

Şara ile Barzani aynı masada! Ortadoğu da yeni diplomasi trafiği

03 Ağustos 2026 16:15see157

Şehit ve gazi ailelerinin haklarına ilişkin teklif, TBMM de

03 Ağustos 2026 19:52see154

İlker Ayrık tan üzen haber! Ev kazası sonrası kaburgaları kırıldı

03 Ağustos 2026 10:44see152

Uzak Şehir dizisine bomba bir transfer daha

03 Ağustos 2026 17:52see150

Kadın Azmağı nda doğayla iç içe yolculuk

03 Ağustos 2026 09:33see149

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Prens Selman ile görüştü

03 Ağustos 2026 20:27see148

Trump: Görüşmeler, iyi bir anlaşma imzalamak için İran ın son şansı

03 Ağustos 2026 21:24see145

Kadınlar Fransa Bisiklet Turu nda sütyen krizi

03 Ağustos 2026 19:54see141

Bodrum da kişi başı bin 500 TL, Kilis te 300 lira!

03 Ağustos 2026 21:24see140

Yaşam alanlarından uzak durulduğu sürece ayılar tehdit değil

03 Ağustos 2026 19:57see140

O şehirde ilk kez hiç CHP li Belediye Başkanı kalmadı: Hep beraber gittiler Sözcü Gazetesi

03 Ağustos 2026 19:26see140

Son dakika... Can Kolukısa için cenaze töreni

03 Ağustos 2026 17:10see139

Beşiktaş, Hradec Kralove maçının hazırlıklarına devam etti

04 Ağustos 2026 16:46see137

Emekli polisin tabancayla vurduğu komşusu, 3 günlük yaşam mücadelesini kaybetti Edirne Haberleri Habertürk Yerel Haberler

03 Ağustos 2026 09:31see137

Ünlü oyuncunun sıra dışı ritüeli! Duşta soğuk çay içiyor

03 Ağustos 2026 18:02see137

Shell ve OMV ile dev Karadeniz ittifakı: Bulgaristan onayladı, TPAO sahaya iniyor

03 Ağustos 2026 11:58see137
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları