Ankara24.com
close
up
Sadece paranızı hedef almıyorlar, mağdur sayısı arttı: ‘Bukalemun dolandırıcı’ tehlikesi! Bu sefer tuzak çok farklı

Sadece paranızı hedef almıyorlar, mağdur sayısı arttı: ‘Bukalemun dolandırıcı’ tehlikesi! Bu sefer tuzak çok farklı

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Dijital çağın yeni nesil dolandırıcıları artık yalnızca maddi kazanç peşinde koşmuyor; mağdurların psikolojisini hedef alan çok daha karmaşık yöntemler kullanıyor. Kimi zaman bir devlet görevlisi, kimi zaman güven veren bir aile dostu ya da ‘yardım eli uzatan’ nüfuz sahibi biri gibi davranan bu kişiler, kurdukları manipülasyon ağıyla mağdurları hem maddi hem de psikolojik bir kuşatmanın içine çekiyor.
Siber suç uzmanı Avukat Dr. Ceren Küpeli de son bir yıldır bu tip dolandırıcılık dosyaların arttığının altını çizerek bu yeni nesil yöntemi ‘bukalemun dolandırıcı’ olarak tanımladı. 
Peki bu dolandırıcılık ağında süreç nasıl ilerliyor? Mağdurlar nasıl hedef alınıyor? Nasıl bir tehlike barındırıyor?


‘GELENEKSEL DOLANDIRICILARDAN RADİKAL BİR ŞEKİLDE AYRILIYORLAR’
Öncelikle ‘bukalemun dolandırıcı’ benzetmesini tamamen failin sergilediği yüksek adaptasyon ve manipülasyon kabiliyeti nedeniyle kullandığını vurgulayan Ceren Küpeli, “Bukalemun dolandırıcı profilleri, dijital ekosistemde her kurbana özel bir kişilik ve tip geliştirme yetenekleriyle geleneksel dolandırıcılardan radikal bir şekilde ayrılıyorlar. Bu tür dolandırıcılar için tek bir yalan sıkıcı. Onlar için dolandırıcılık, kurbanın zihnini ele geçirdikleri adeta bir satranç tahtası. Her kurbanın psikolojik profilini (yalnızlık, para hırsı, adli korku veya itibar kaygısı) analiz ediliyorlar ve inanın bu konuda çok ustalar, incelediğimiz dosyalardaki mağdurların anlattıkları korkutucu” dedi.

BAZEN BİR İSTİHBARATÇI, BAZEN YÜKSEK YARGIDA TANIDIKLARI OLAN BİR BÜROKRAT, BAZEN DE DERT ORTAĞI
“Bu dolandırıcılar; A kişisi için yardımsever bir hayırsever iken, B kişisi için devletin gizli operasyonlarını yürüten vatansever bir istihbaratçı, C kişisi içinse önemli bir bürokratın çevresinde sevilen ve sayılan aile ferdi olurlar” diyen Ceren Küpeli, faillerin önce mağdurların kişisel verilerine hukuka aykırı şekilde ulaştıklarını söyledi.
Küpeli, “Fail önce kurbanın ailesi, borçları, adli geçmişi ve zaafları gibi bilgileri ele geçiriyor. Ardından bu mahrem verileri kullanarak ‘her şeyi bilen, çok güçlü bir figür’ illüzyonu yaratıyor” ifadelerini kullandı.
Küpeli, dolandırıcıların kullandığı gerçek bilgilerin mağdur üzerinde güçlü bir manipülasyon etkisi oluşturduğunu vurgulayarak, “Yasa dışı elde edilen fakat doğru olan bilgiler, failin ‘nüfuzlu’ olduğu yalanını besleyen en büyük veri haline geliyor. Mağdur, ‘Bunu bildiğine göre gerçekten devletin içindedir’ diye düşünüyor. Oysa yaratılan ‘her şeyi bilen, çok güçlü figür’ imajı, çalınan verilerin ustaca manipüle edilmesinden ibaret” diye konuştu.


‘MAĞDURUN SORGULAMA YETİSİNİ KÖRELTİYORLAR’
“Yakın zamanda incelediğimiz dolandırıcılık vakalarının rastgele değil, belirli bir ‘operasyonel psikoloji’ çerçevesinde yürütüldüğünü görüyoruz” diyen Ceren Küpeli, “Fail, mağdurun henüz kimseyle paylaşmadığı dosya numaraları ve içerik gibi spesifik verileri kullanarak kendisini ‘mutlak bilgi sahibi’ olarak konumlandırıyor. Bu durum, mağdurda sarsılmaz bir güven ve beraberinde kaçınılmaz bir korku sarmalı yaratıyor” dedi ve ekledi:
“Failler kendilerini örneğin; ‘Ankara’da özel yetkili bir koordinatör’ gibi gerçekte var olmayan ancak yüksek otorite çağrıştıran unvanlar kullanarak kendilerini denetlenemez bir statüye büründürüyorlar. Bu aşamada mağdur, kurumsal bir çözüm değil, kişisel bir ‘kayırma’ peşine düşürülüyor.  Bukalemun stratejisinin en sofistike aşaması, tanışıklığın mağdurun hassasiyetleri ne ise örneğin milliyetçi duruşu veya dini hassasiyetleri üzerinden kurulması. Fail, kurbana göre renk değiştirerek ortak kutsal değerler ve vatanperverlik söylemleriyle mağdurun rasyonel sorgulama yetisini köreltiyor.”

MADDİ OLARAK NASIL BİR YOL İZLENİYOR?
Bu tip dolandırıcıların ‘parayı bana gönder, süreci ben yöneteyim’ şeklindeki yönlendirmelerle kendilerini sözde aracı, danışman ya da çözüm sağlayıcı gibi konumlandırdıklarını söylen Ceren Küpeli, “Ardından banka transferlerinde açıklama kısmına; gerçekte yürütüldüğü iddia edilen aracılık, hizmet veya işlem ilişkisini açıkça yazdırıyorlar” dedi ve şu önemli bilgileri ekledi:
“Failin amacı tam da bu algıyı oluşturmak. Gönderilecek tutarın hangi banka üzerinden iletileceğini, açıklama kısmına hangi işlemin yazılacağını, ödemenin neye karşılık yapılıyor gibi gösterileceğini ve transferin nasıl ifade edilmesi gerektiğini de yönlendiriyorlar. Böylece mağdur, dekont üzerinde açıkça belirtilen işlem detaylarının transferi hukuken güvenli ve meşru hale getirdiği sanrısına kapılıyor. Özellikle açıklama kısmına yazdırılan sözde aracılık, hizmet veya ticari işlem ifadeleri; mağdur açısından saklanmayan, kayıt altına alınmış ve dolayısıyla sorun teşkil etmeyecek bir işlem algısı yaratıyor. Oysa fail açısından bu yöntem, transferin sorgulanmasını zorlaştıran psikolojik bir güven mekanizması. Mağdur artık yalnızca para gönderen kişi değil; işlemin meşruluğuna kendi eliyle ikna edilmiş bir özne haline geliyor.”


BU TÜR DOLANDIRICILAR, YALAN SÖYLEYEREK OLUŞTURDUKLARI SAHTE KİMLİKLERİNİ NE KADAR SÜREYLE KULLANABİLİYORLAR?
Bu soruma “Dışarıdan bu yalan kurguya tanık olan kişilerin mağduru uyarma ihtimali olmadıysa, bu faillerin kurguladıkları sahte kimlikleri ve inşa ettikleri manipülasyon ağlarını aylar, hatta yıllara yayılacak şekilde çok uzun süre sürdürebildiklerini görüyoruz. Maalesef böyle dosyalar da var” cevabını veren Ceren Küpeli, şu bilgilerin altını çizdi:
-- Bu sürdürülebilirliğin arkasında sadece teknik bir başarı değil, çoğu zaman derin bir patolojik zemin yattığını da gözlemliyoruz. Hukuki boyutta bu süreç, zincirleme bir suç silsilesi. Zira her geçen gün nitelikli dolandırıcılık suçunun yanı sıra, kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı gibi suçlar işlenmeye devam ediyor. Ancak bu yalanların bu denli uzun süre ayakta kalabilmesinin temel sebebi, faillerin birçoğunun psikopatolojik olarak sosyopat veya psikopat spektrumunda yer almaları.
-- Kriminal eylemlere bulaşan bu kişiler, kurbanın yaşadığı maddi veya manevi yıkıma karşı tamamen duyarsızlar. Bu durum, yalanın ortaya çıkma riskine karşı duyulan kaygıyı (fear response) minimize ediyor ve soğukkanlılıklarını korumalarını sağlıyor.
“Özetle, bu kişiler empati eksikliği ve üstün manipülasyon becerileriyle birleşen psikopatolojik yönleri nedeniyle, toplum ve bireyler için tahmin edilenin çok ötesinde, kronik bir tehlike teşkil ediyorlar” diyen Küpeli, “Çünkü size vereceği her türlü zarar, kendi yalanlarının ortaya çıkmasından yeğdir. Bu vakalarda, kurbanların maruz kaldığı maddi dolandırıcılıktan öte, kendilerini bu sinsi psikolojik ağdan bir an önce kurtarmalarının çok daha büyük bir ehemmiyet teşkil ettiğini değerlendiriyoruz. Zira bu tür profiller, sadece malvarlığınıza değil, ruhsal bütünlüğünüze ve sosyal itibarınıza da kalıcı zararlar verme potansiyeline sahip” şeklinde konuştu.

PEKİ, BU KOMPLİKE YALAN AĞINA KARŞI NASIL BİR SAVUNMA GELİŞTİRİLMELİ?
Bukalemun dolandırıcıların en büyük panzehrinin şeffaf doğrulama olduğunu vurgulayan Ceren Küpeli, “Bu failler, kurdukları sistemin bozulmaması için kurbanı ‘sakın kimseye anlatma, gizli operasyon, aramızda kalsın’ diyerek izole ediyorlar. Eğer bir kişi size ait gizli bir bilgiyi önünüze koyup bunu ‘nüfuzla’ çözeceğini vaat ediyorsa, o kişi kurtarıcı değil, en azından dolandırıcılığı gerçekleştirene kadar kişisel verilere hukuka aykırı erişmiş ve nüfuz ticareti gerçekleştirmiş kesin ve net bir suç failidir” dedi.
“Teknik iz takibiyle bu kişilerin farklı maskeler altında kullandıkları ortak dijital dili ve para trafiğini tespit etmek mümkün” diyen Küpeli, “Aynı şekilde karmaşık kripto cüzdan ağları veya paravan hesaplar kullanılsa da, paranın nihai varış noktası ve transfer metodolojisi failin operasyonel profilini ele verir. Ancak ilk savunma hattı, ‘kişiye özel kurgulanan’ o parıltılı ‘yardım’ yalanına inanmamak. Bukalemun dolandırıcı, kurbanın değerlerini (din, siyaset, aile) saniyeler içinde analiz edip kurbanın aynısı oluyor. Kurban, ‘tam benim gibi biri’ dediği an savunma mekanizması çöküyor. Şüphe, sorgulama ve teyit gerekli” ifadelerini kullandı.


BU FAİLLERİN BİRDEN FAZLA SUÇUN CEZASINI GÖZE ALARAK BU KADAR CÜRETKÂR DAVRANMASINI NASIL AÇIKLAMAK GEREKİYOR? 
Psikopatolojik bireylerde ceza hassasiyetinin çok düşük olduğunu ifade eden Ceren Küpeli, “Yani yasanın öngördüğü hapis cezası, onlar için bir caydırıcı değil, aşılması gereken bir risk parametresi. Ancak burada kritik bir ayrım yapmalıyız: Bu bir hastalık değil ve kesinlikle bir cezasızlık sebebi olarak görülemez” dedi ve ekledi:
“Biz bu durumu klinik bir hastalık olarak değil, bir kişilik yapılanması ve davranış bozukluğu olarak tanımlıyoruz. Unutulmamalıdır ki, benzer kişilik özelliklerine sahip olup hiçbir şekilde suça bulaşmayan, bu enerjisini yasal ve profesyonel alanlarda kullanan pek çok birey de mevcut. Bu nedenle, suç işleme kararı tamamen failin özgür iradesiyle seçtiği bir yöntem.”

Birçok vakada bu kişilerin kendi aileleri tarafından dahi yeterince korunamadığına tanık olduğunu söyleyen Küpeli, “Dolayısıyla, bu tür faillerin çevresinde sadece bir suç şebekesi değil; bazen gerçeği göremeyen veya örtbas etmeye çalışan güçlü bir aile ve arkadaş desteği dahi görebilirsiniz. Bu ‘koruyucu aile’ zırhı, failin hem şikâyetlerden kaçmasını kolaylaştırıyor hem de suç işleme motivasyonunu besleyen bir cezasızlık alanı yaratıyor. Fakat buna karşılık ülkemizde suçluları kollayan ailelerin cezai sorumluluk yönetimleri de titizlikle ele alınmaya başladı” dedi.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:106
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Haziran 2026 16:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

30 Mayıs 2026 17:52see156

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

30 Mayıs 2026 17:04see156

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

30 Mayıs 2026 17:12see154

Ersun Yanal dan Fenerbahçe iddialarını güçlendiren hamleler!

30 Mayıs 2026 17:15see147

İşe ve okula dönüşte ilk günleri kolaylaştıracak 5 kritik öneri Sağlık Haberleri

01 Haziran 2026 00:35see146

Adıyaman da 18 yaşındaki gencin bariyerlere çarparak öldüğü kazanın görüntüleri ortaya çıktı

01 Haziran 2026 00:55see144

Duvara Bantlanmış Muz çalındı

01 Haziran 2026 00:16see141

Bu ev bize hayat gibi geldi

31 Mayıs 2026 07:08see139

500 bin metreküp tortuyla yeni bir ada inşa etmelerinin bir sebebi var Sözcü Gazetesi

01 Haziran 2026 00:24see138

Hakan Safi projelerini Bodrum da anlattı 5 pilot takım satın alacaklarını açıkladı Muğla Haberleri

01 Haziran 2026 00:00see138

Otoyolda tartıştığı sürücüyü darbetti, o anlar kamerada Bolu Haberleri

30 Mayıs 2026 17:26see137

Birlikte yaşadığı kadını sopayla döverek öldürdü

30 Mayıs 2026 17:12see137

5,3 milyon e Duruşma Gündem Haberleri

31 Mayıs 2026 06:13see136

Bakan Çiftçi: Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur

30 Mayıs 2026 17:03see135

Trump şartları zorlaştırdı Gündem Haberleri

01 Haziran 2026 04:05see134

Yakıt fiyatları elektrikli ve hibrite teşvik ediyor Otomotiv Haberleri

01 Haziran 2026 04:26see131

İstanbullular o tarihe dikkat! Meteoroloji haritayı paylaştı: Kuvvetli sağanak geliyor

30 Mayıs 2026 18:17see130

Ekonomide haziran ayı yoğun geçecek

31 Mayıs 2026 07:10see129

Kılıçdaroğlu nun Cumhurbaşkanı adayı göstereceği iddia edilmişti: İlhan Kesici den ilk açıklama Sözcü Gazetesi

01 Haziran 2026 01:06see128

72 bin hektar sulamaya açıldı

31 Mayıs 2026 07:09see128
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları